Gazze’nin Boykot Devrimi

Boykotun ilk günlerinde yüzlerce marka listeleri yüzünden yaşanan kafa karışıklığına çözüm olarak bu markaların kalite ve nitelik olarak yerli yahut Siyonist çetelerin güdümünde olmayan alternatiflerinin sunulması ilerleyen zamanlarda çeşitli aplikasyonların hazırlanmasına da zemin hazırladı. İnternet sitelerinde gördüğümüz kafa karıştıran boykot malları listeleri artık telefonlarımızda uygulama şeklinde bulunabiliyor. “Boykot dedektifi”, “Boykot kafası” gibi uygulamalar şimdilik gözüme en çok takılanlardan. Gözde ÇİMEN Gazze, tüm dünyada yeni bir devrim modeli yarattı: Boykot. Son zamanlarda İsrail’in tanınmış markalarının isimlerini bir bir değiştirmesi, hatta bazı ürünlerde isim ve logoyu kaldırıp farklı sembollerle ürün pazarına çıkması boykotun ilerleyen süreçte nereye evrileceğini gösterdi. Kapitalist düzende her gün kahve bile diyemeyeceğimiz o berabat…

Okumaya devam edin Gazze’nin Boykot Devrimi

Gazze “İnsan”ı Savunuyor

Bugün bütün dünyada kalbiyle irtibatı kesilmemiş her dinden, her kültürden, her fikirden insan Gazze’yi kendi davası biliyor ve İsrail karşısında taraf oluyor. Bunun sebebi saldırıya uğrayanın ve kayıtsız şartsız savunulması gerekenin ‘insanlık’ olduğu gerçeğidir. Gökhan ÖZCAN Yazar Gazze’yi sadece belli bir bölgenin, etnik olarak Arap olan belli bir grup insanın meselesi olarak görenler dünyanın şu anda ne yaşadığına dair en ufak bir fikre sahip değiller. Gazze şu anda insanlık demek ve terörist/siyonist devlet israil sadece Gazze’de yaşayanlara değil, doğrudan insanlığa saldırıyor. Dolayısıyla Gazze’de yaşayan yiğit insanların binlerce can vererek savunduğu şey de sadece vatanları değil, bütün bir insanlıktır.  Gazze’de yaşananların ve israil’e karşı verilen destansı…

Okumaya devam edin Gazze “İnsan”ı Savunuyor

Nesiller Boyu Gazze

Böylece gelişmemişliğin bedeli olarak bu dünyada yaşamamak cezası reva görülüyor bu insanlara. Semirmiş olmak zalimleri haklı saydırıyor. Güçlü olan güçsüze, zengin olan fakire aynı cezayı reva görebiliyor. Güçsüzsen yaşama, fakirsen yok ol. Harun YAKARER Dünya, iyiler için giderek çekilmez hâle geliyor. Allah, herkesi en doğru yer ve en doğru zamanda yaratmıştır. Buna inancımız tam. Kader, her zaman ve her yerde en haklı şekilde vuku bulur. Buna da inanıyoruz. İyiler iyilik için ne kadar çalışıyorsa o, kötüler kötülük için ne kadar çalışıyorsa o. Fakat iyilerin ve iyiliğin bütün coğrafyalarda bu kadar baskı altında olduğu başka bir çağ yaşanmış mıdır dünyada, bilmiyorum. Haksızlığın güç kazandığı ve gücün…

Okumaya devam edin Nesiller Boyu Gazze

Merkezde Gazze Var Müslümanlar Nerede?

Bazı kulların “Dua müminin silahıdır, biz silahı doğrulttuk, ateş ettik ne var ki sonuç alamadık.” burukluğu yaşadığı, duaların karşılık bulamadığı gibi bir duygu içinde olduğu doğrudur. Fakat bu hal doğru değildir. Çünkü burada gözden kaçırdığımız şeyler var. Bunların başında sadece dil ile yetinmemek, dilden önce fiili dua; silahla, güç kullanarak harekete geçmek var. Kâmil Yeşil Her yıl Manisa’da büyük katılımlarla kutlanan Mesir Macunu Şöleni’nde dağıtılan macunun mucidi; asıl adı Musa, lakabı Merkez Muslihuddin olan Merkez Efendi'dir. Kanuni Sultan Süleyman’ın annesi Hafsa Sultan Manisa’da yaptırdığı külliyedeki hankah için Sünbül Efendi’den bir şeyh isteyince Sünbül Efendi de Merkez Efendi’yi gönderir Manisa’ya. Kanûnî bu sırada Manisa’da şehzadedir. (1526)…

Okumaya devam edin Merkezde Gazze Var Müslümanlar Nerede?

Koşu Bittikten Sonra da Koşan Atlar

Gazze’yi rüyalarımızda değil, her gün, her an hatırlamazsak, kalbimiz sızlamazsa, direnişi gündemde tutmazsak ölürüz. Kalbimizin Gazze ile canlı kalmaya her zamankinden daha çok ihtiyacı var. Nitekim şimdi bu halde “yaşıyor” olduğumuzu kim iddia edebilir? Yaşamak denir mi bu ahvale? Öznur GÖRÜR KISAR    Bu yazıyı kaleme alacağımı bilmezden bir gün evvel bir rüya gördüm. Rüyamda Gazze sokaklarındayım. Zifiri karanlıkta, bakışlarımı nereye çevirsem boğazım düğüm düğüm, gözyaşlarımı tutamadığım bir manzara ile karşılaşıyorum. Ağladığımı birlikte aynı ortamda bulunduğum insanlara aşikâr etmemeye çalışarak, şaşkın ve korku dolu gözlerle etrafı incelemeye, olan biteni anlamaya devam ediyorum. Gazze’yi ajanslardan görmeye benzemiyor o an şahit olduklarım. Korku kol geziyor; şehadetten korkmayan,…

Okumaya devam edin Koşu Bittikten Sonra da Koşan Atlar

Gazze Mektebi

Gazze’de Kur’an-ı Kerim’e olan yakınlık, pek çok Müslüman topluma göre çok ileri boyutta. Bunun gerçekliğini, devam eden savaş boyunca çok büyük yaşam zorluklarına rağmen Kur’an’ı okumaya, ezberlemeye verdikleri önemi gözlemleyerek şahit olduk. Kur’an’ın azizliğinin, onlara izzet kazandırdığını anlamak zor değil. Gazze halkının Aziz Kur’an’ı hayatlarının odağına koyması, bugün tüm dünyada duyguları, düşünceleri ve dengeleri değiştirebilecek bir role bürünmesinde en etkin faktör. En Güçlünün, En Yenilmezin kelâmıyla beslenen bir toplum, aynı özelliklerin insanî boyutunu taşır hale gelecektir biiznillah. İnci SÜMELİ Allah’a kavuşma ve cennet arzusu duyanların yurdu, Allah’ın ayetlerinin tecessüm ettiği yurt, Önce açık bir hapishane şimdi açık bir mektep olan yurt, Dünyayı, ahiret için yaşayanların…

Okumaya devam edin Gazze Mektebi

Sumud’un Tezahürü

Sumud, en güçlü ifadesini Edward Said’in tarihe not düştüğü gibi günlük yaşamı sürdürmekte bulur. Temel bir direniş biçimi olarak varlığı, küçük ölçekli bir inatçılığa dönüştürmektir, der Said. Bu görüşe göre, günlük faaliyetlerin sürdürülmesi ve bunlara yatırım yapılması, siyasi bir stratejinin yokluğunda dahi her şartta taktiksel bir direniş biçimidir. Bugün Gazze’de tezahür eden de tam olarak budur demek yanlış olmasa gerek. Elif ATABAŞ YONAR Kudüs Araştırmaları Blog Sorumlusu İlk defa Kenize Murad’ın “Toprağımızın Kokusu” kitabının satır aralarında rastlamıştım bu dik duruşa… Adını bilmeden hayran olmuştum. Nasıl bir insan, hiçbir evrakı eksik olmamasına rağmen yaptığı evinin bir değil, iki değil, üç değil, defalarca yıkılmasına dayanıp, tekrar baştan…

Okumaya devam edin Sumud’un Tezahürü

Tek Kapıda Yakarış

Yâ Selâm! Mübarek kıldığın selam şehrin, Aksa için can veren kullarını selamete çıkar. Sen onları ve bizleri her türlü tehlikeden muhafaza eyle. Bâkî âleme göçen kardeşlerimizi, selamınla müjdele. Bu, müjdelerin en büyüğüdür. Selamların en güzeli Sendendir. Selamınla nasiplendir bizi. Sevanur CANER Günlerdir bu yazıyı yazmaya cesaret edemedim. Başladım, başladım, yarım bıraktım. Esasında gönlümüzden, aklımızdan ve günümüzden çıkarmamamız gereken acımız; Gazze'yi düşünmeye, kaleme almaya cesaret edemiyorum. Şu kara kara küçük harfler yan yana dizildikçe, vicdanım vücut buldukça yüreğim harlanıyor. İnsan olmama, aciz olmama, çaresiz olmama çarpıp çarpıp duruyorum. Teslim olduk Allah'ım, aciziz Allah'ım! Gidecek başka hiçbir kapı, hiçbir yönetici, hiçbir lider yok. Güç ve kudret ancak…

Okumaya devam edin Tek Kapıda Yakarış

İnci Mercan Gerdanlığı -39-

MEYMUNE BİNTİ HARİS ميمونة (Radıyallahü Anha) Bazı evliliklerinde siyasî hedefler de güden Hz. Peygamber’in bu evliliğiyle, yetmiş kadar sahâbînin şehid düştüğü Bi’rimaûne olayından sonra Meymûne’nin mensup olduğu Arabistan’ın güçlü kabilelerinden Âmir b. Sa’saa ile akrabalık kurmak istediği anlaşılmaktadır. Ahmet POÇANOĞLU Emekli Konya İl Müftüsü    39. HADİS حديث ميمونة زوْجِ النَّبِيِّ بنت الحارث بن حزن بن بجير بن الهزم بن رويبة بن عبد الله بن هلال بن عامر بن صعصعة، الهلالية أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - ،قَالَ: "مَنْ لَمْ يَأْتِ بَيْتَ الْمَقْدِسِ يَصَلَّى فِيهِ فَلْيَبْعَثْ بِزَيْتٍ يُسْرَجُ فِيهِ"    Rasulullah (s.a.v)’nin hanımı; MeymuneBint’il Haris İbn-i Hazn İbn-i Büceyir İbn-il Hazm İbn-i Ruveybe…

Okumaya devam edin İnci Mercan Gerdanlığı -39-

Dua, Direniş ve Sorumluluk: Gazze’nin Sesi Olmak

Ellerimizi açıp dua ettiğimizde, bu duaların bizi harekete geçiren bir güce dönüşmesi gerekiyor. Dualarımız, kalplerimizi uyandırmalı, vicdanlarımızı harekete geçirmeli. Bugün Gazze’de yaşananlar, sadece oradaki insanların değil, bütün dünya Müslümanlarının sorumluluğundadır. Bizim dualarımız aynı zamanda Gazze halkının yanında, aktif bir duruş sergilememizin de temeli olmalıdır. Sinan ÖZYURT Resulullah (s.a.v), yakasını bırakmayan borçlar yüzünden sıkıntı yaşayan ensardan Ebu Ümâme’ye, “Sana bir söz öğreteyim mi? Onu söylediğin zaman Allah (cc) kederlerini giderir ve borcunu ödeme imkânı sağlar.” buyurmuş, sabah ve akşam şu cümlelerle Allah’a sığınmasını tavsiye etmişti: “Allah’ım! Gam ve kederden sana sığınırım, çaresizlik ve tembellikten sana sığınırım, korkaklık ve cimrilikten sana sığınırım, ağır borç altında kalmaktan ve…

Okumaya devam edin Dua, Direniş ve Sorumluluk: Gazze’nin Sesi Olmak