Gazze Usulü Kek Tarifi

Bir başka videoda, küçük bir kız çocuğunun bulduğu pet şişenin içinde soğuk kahve yapıp tarifini verdiğini izliyorum. Her fırsat bulduğunda başka tarifler veriyor bu kız ve her defasında şöyle başlıyor tariflerini anlatmaya: “Şimdi size Gazze usulü …. tarifini vereceğim”. Çadırın arka tarafında, savaşın gölgesinde çocukça bir neşe ve huzurla içeceğini hazırlıyor. Bu sahneler, insanın kalbine dokunuyor. Zorlukların ortasında dimdik ayakta duran Filistinli kadınlar ve çocuklar, aslında çok daha derin bir insanlık dersini gözlerimizin önüne seriyorlar. Zehra TUNÇ Yazılmayan hiçbir şey kalmadı, söylenmeyen... Yine de aklımızın hiç ermediği, derinliğini kavramakta zorlandığımız bir coğrafya: Filistin. Her şeyi görünenle izah etmek mümkün mü? Bazı şeyler idrak sınırlarını zorluyor,…

Okumaya devam edin Gazze Usulü Kek Tarifi

Zülfikar Kınında Ağlar

Zalimin sevinç gözyaşları kendilerine insan sureti vermek için yaptıkları ağır makyajı paçalarından akıtırken; “polyannacılıktan” gözü yaşarmayan Müslüman dünya ise Hollywood’dan ödül üstüne ödül almaya doyamadı. Nihal PAKIRDAŞI Nice zamandır dünyanın dört bir yanında Müslüman kanı akıyor. Ümmetin damarlarından süzülen bu kan özgürlüğümüzün soluğunu kesiyor. Zalim, zulümden yonttuğu neşteriyle ümmetin ciğerini deşmeye devam ederken, sinemizdeki yaraya merhem olmak için ise ne bir yiğit kılıç çekiyor ne bir at kişniyor ne de toz dumana katılıyor. Şimdilerde ise, asırlardan beri Müslümanların bu çaresizliğinden ümit devşirerek dünyaya hâkim olma arzusuyla, mazlumların üzerinde bilenen ABD ve Batı patentli o bıçak, İsrail’in eliyle ümmetin şah damarına dayanmış bulunuyor. Gazze’nin gerçek sahipleri…

Okumaya devam edin Zülfikar Kınında Ağlar

Atıf Ebu Seyf ve Gazze’nin Direnişi: “Biliyorum Bir Gün Bir Ülkemiz Olacak”

Filistinli şair Mahmud Derviş’in "Biliyorum, Bir Gün Bir Ülkemiz Olacak" sözüyle müsemma olan “Gazze Günlükleri”, Filistin halkının tarihsel ve toplumsal direnişini anlatan güçlü bir anlatı sunar. Seyf, Filistin’in işgal altındaki topraklarında yaşamaya devam eden halkının acılarını, umutlarını ve direnişini çarpıcı bir şekilde yansıtır. Seyf’in bizatihi yaşadıklarını aktardığı bu eser, Filistin halkının her gün karşılaştığı zorlukları ve buna rağmen yılmadan sürdürdükleri direnişi somutlaştırır. Yakup ÇETİNKAYA Araştırmacı-Yazar Atıf Ebu Seyf’in “Biliyorum Bir Gün Bir Ülkemiz Olacak” isimli günlüğü, Filistin halkının acılarla dolu tarihini, toplumsal direnişini ve bireysel trajedilerini derin bir şekilde ele alan bir yapıt olarak öne çıkıyor. Seyf’in hayatı ve yazınsal kariyeri, Filistin'in zengin kültürel mirasına…

Okumaya devam edin Atıf Ebu Seyf ve Gazze’nin Direnişi: “Biliyorum Bir Gün Bir Ülkemiz Olacak”

Diken ve Karanfil

Kitap, işgale maruz kalmış bir vatan olarak Filistin’i savunma ve kurtarma çabasının yanında dini değerlerin, Müslümanlığa ait esasların da üzerinde durmuştur. Sinvar dini değerleri, milli ve yerel değerlerin üzerinde tutmuş ve o şekilde yansıtmıştır. Betül ZEYREK “Okyanustan körfeze, hatta okyanustan okyanusa kadar, gönülleri İsra ve Miraç mucizesinin diyarı Kudüs’e ve Aksa Mescidi’ne bağlı olanlara” ithafen…  “Diken ve Karanfil” Yahya İbrahim Sinvar tarafından kaleme alınmış ve Vahdettin İnce tarafından çevirisi yapılarak Ekin Yayınları’nın hazırladığı baskı ile biz okuyuculara sunulmuştur. İlk baskısını Nisan 2024’te İstanbul’da yapmış ve hemen arkasından mayıs ayında 3. baskıya girmiştir. Yahya İbrahim Sinvar, 1948 yılında Nekbe felaketinde, Askalan’dan Gazze Şeridi’ne hicret eden Filistinli…

Okumaya devam edin Diken ve Karanfil

“Ben Böyle Değildim; Yaşarken Oldum”

Baktık onca yıl sevdik olmadı, aldandık deriz en nihayetinde. Teslim oluruz rıza-i ilahiye. Sevmeye gönlü olmayanlar utansın. En azından denedik deriz karınca misali. Bizim böyle düşünmemiz ne ifade eder bilemiyorum ama karınca misali önemli olan o yolda olmak, o istikamet üzere olmak deriz, gönlümüzü eğleriz. Sevdik kardeşim suç mu der çekiliriz. Sevmek; bizi insan kılan en zayıf ve iyi ki en güçlü yanımız deriz. Öznur GÖRÜR KISAR Bu dünya denilen garip yer insanlarla yaşarken çok zor değil mi cancağızım ? Şimdi insansız bir dünya mümkün mü dediğini duyar gibiyim. Bir ara eski bir tanıdık “Ben insan sevmiyorum” derdi. Garipserdim fakat onun nevi şahsına münhasır biri…

Okumaya devam edin “Ben Böyle Değildim; Yaşarken Oldum”

Acı

Acı; ilk anda sanılabileceği gibi sevinmeye, mutlu olmaya asla engel olmaz. Kibre, gurura, şımarıklığa perde olur. Aksine acı çeken, mutluluğun kıymetini bilir. Çünkü küçük şeylerden bile mutluluk (aslında şükür) devşirebilecek olgunluğa acı çeken bir kalp daha kolay erişir. Kendini, hayatı, insan oluşunu ve insan onurunu kaybettirecek “çılgın” sevinçlere prim vermez acıyla bir kez olsun kavrulmuş yürek… Zeynep YÜCEL Ciğeri yakan gerçek bir acı, insanı hakikatle buluşturma potansiyeline sahiptir. İflas eden, her şeyini kaybeden kişi yeniden doğrulmayı hedefleyebilir. Çünkü buna benzer kayıplar telafi edilebilir türdendir. Ama sevdiğini kaybetmenin acısı böyle midir? Değildir elbette… İlkinden farklı olarak, elemin hafiflemesi, katlanılır olması ancak uhrevi bir yönelişe muhtaçtır. Ya…

Okumaya devam edin Acı

Düğümü Beslemek

Her çağın her türlü müşkülüne, İslam ve dolayısıyla Müslümanlar cevap ve çözüm üretmekle mükelleftir. Bu mesuliyet de yetkinliği zorunlu kılar. Yetkinlik için kuşatıcı bir okuma, tarihi tecrübelere yani müktesebata hâkimiyet ve bunları harmanlayabilecek bir kabiliyet gerekir. Mustafa ESER “Çetinliği kabul edenlere selam.” Sezai Karakoç Herhangi bir meselede kaliteli mesai harcanıyor, üzerinde çeşitli mülahazalar yapılıyorsa o meselede derinleşilir. Pek çok soru sorulur ve onların cevapları araştırılır. Yapılan mülahazalar, zamanın tarafsız süzgecinden geçer ve yeni zihinlere tevarüs ederler. Bu, hem bakış açılarını çeşitlendirir hem posasını arındırıp damıtır hem de o mefulün aktarılabilirliği üzerinden mukavemetini artırır. İşte böylece o mesele bir ilme dönüşür. O ilimde yetkinlik için; yani…

Okumaya devam edin Düğümü Beslemek

İnci Mercan Gerdanlığı -38-

ÜMMÜ HANİ (Radıyallahü Anha) أمّ هانئ Peygamber Efendimiz, kadını susturmazdı. Verdiği kararı yeniden düşünmesini isteyerek ısrar eden ya da söylediklerine şaşırarak ikna olmayı bekleyen kadınları bile sükûnetle dinledikten sonra cevap verirdi. Kadının fikrini almaktan ve tercihine saygı duymaktan rahatsız olmazdı. Ahmet POÇANOĞLU Emekli Konya İl Müftüsü 38. HADİS حديث أُمَّ هَانِئٍ بنْتَ أبِي طَالِبٍ عبد مناف بن عبد المطلب بن هاشم. الهاشمية المكية ،قالت: ذَهَبْتُ إلى رَسولِ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عليه وسلَّمَ عَامَ الفَتْحِ، فَوَجَدْتُهُ يَغْتَسِلُ وفَاطِمَةُ ابْنَتُهُ تَسْتُرُهُ، قالَتْ: فَسَلَّمْتُ عليه، فَقالَ: مَن هذِه، فَقُلتُ: أنَا أُمُّ هَانِئٍ بنْتُ أبِي طَالِبٍ فَقالَ: مَرْحَبًا بأُمِّ هَانِئٍ، فَلَمَّا فَرَغَ مِن غُسْلِهِ، قَامَ فَصَلَّى ثَمَانِيَ رَكَعَاتٍ مُلْتَحِفًا في ثَوْبٍ…

Okumaya devam edin İnci Mercan Gerdanlığı -38-

Bekâ Şartı: Büyümek

İslam ülkelerinde, Batılı entelektüellerin etkisiyle zihinleri işgal edilmiş sömürge aydınları, hayranları ile birlikte görünür görünmez işbirliği yapmaktadır. Topraklarını işgal eden ve bu toprakların sahiplerine soykırım, zulüm ve katliam uygulayan “müstevlilere” karşı ülkesini savunanlara “terörist örgüt” olarak nitelendirecek kadar idraki iflas etmiş sözde aydınlar var. Durmuş Günay Prof. Dr., Maltepe Üni. Öğretim Üyesi İbn Haldun'un Adalet Çemberi Genelleme Teknoloji, özellikle savaş teknolojisi, büyüdükçe, devletler küçülmekte, sonunda yok olmaları veya asimile olmaları kaçınılmaz hale gelmektedir. Bir devletin varlığını sürdürebilmesi (bekası), büyüme ve teknoloji geliştirme şartına bağlıdır. Bazı olaylar öyle aşikârdır ki aydınlığının şavkından görünmez olur sanki. Son yarım asırdır yaşananlara bakıldığında, gözlerinin önünde olup bitenlere rağmen İslam…

Okumaya devam edin Bekâ Şartı: Büyümek

Kur’an ve Yönetim

İslam medeniyetinin yönetim ufkunun yeniden keşif ve inşası sorumluluğunu daha fazla iliklerimizde hissetmemiz gereken bir vasata doğru yol alıyoruz. Tüm parıltılı haliyle modernitenin bizi getirdiği menzilin, maksudumuza uygun bir menzil olmadığını yaşadığımız her bir hadise ve müşkil günbegün göstermekte. Abdullah TURHAN Dr., Burdur Mehmet Akif Ersoy Üni. Öğretim Üyesi Kur’an Müslümanların hayatını tanzim etmek üzere inzal olmuş vahyi ilahidir. Kur’an akıl, kalp, düşünce, duygu kaynaklarını vahiyle besleyerek; tezkiye edilmiş bir nefisle adil bir toplumsal düzen hedefler. Bir Batılının yerinde tespitiyle “sosyo politik ve ahlaki” bir düzendir bu. Tarih boyunca Müslümanlar bu düzeni tesis etmek için vahyi merkeze alarak, pergel metaforuna uygun olarak karşılaştıkları kültürlerden de…

Okumaya devam edin Kur’an ve Yönetim