Filistin Meselesi

15 Mayıs 1948’de BM tarafından yapılan toplantıda İsrail, devlet olarak kabul ediliyor. Bu kararın hemen sonrasında yedi Arap devleti; Mısır, Yemen, Suudi Arabistan, Suriye, Lübnan, Ürdün Emirliği, İsrail’e karşı savaş kararı alıyorlar. Özellikle İngiltere, Fransa ve bazı Batı ülkelerinin yardımıyla İsrail, yedi Arap ülkesine karşı galip geliyor. O gün İsrail olarak tanınan bu organizasyon ile bugüne kadar gelmiştir. Ali TÜRKMENOĞLU Prof. Dr. Filistin; üç semavi dinin kutsal saydığı Kudüs şehrini içinde barındıran, tarih boyunca; siyasi, dini ve kültürel mücadelelerin yaşandığı, jeopolitik açıdan da her zaman önem arz eden bir bölge olmuştur. 1897 yılında İsviçre’nin Basel şehrinde Theodor Herzlbaşkanlığında yapılan kongrede Siyonizm fikri doğmuştur. Bu kongrede…

Okumaya devam edin Filistin Meselesi

Aksa Tufanı Hangi Duvarları Yıktı

Birinci sene-i devriyesini idrak ettiğimiz Aksa Tufanı Harekâtı, bir askeri operasyon olmanın çok ötesinde “akıl-iman” ortak üretimi stratejik, siyasal, tarihsel bir gerçekliktir. Filistin direnişi bu operasyonla etrafına örülen ve boğulması/unutturulması sonucunu doğuracak birçok duvarı yıkmayı başarmıştır. Bu duvarların her birinin aslında küresel ölçekte de var olduğunu fark ettik. Bu anlamıyla Aksa Tufanı insanlık adına girişilmiş ve etkileri önümüzdeki dönemde daha da billurlaşacak bir operasyondur. Kemal Mansur Dibace Niyetine I İmkân yeryüzünden sürülmüşse, onu yeraltında yeniden yeşertir iman... Azgın muktedirlerin, şeytansı tasarımlarını derinlerde hüsranla biten bir hikâyeye döndürür inanmış yürekler. Modern menkıbeler yaşanır delik deşik edilmiş toprakta. Şehitler uzak diyarlarda yeniden diriltirler kavgayı. Zorlukların en kesif…

Okumaya devam edin Aksa Tufanı Hangi Duvarları Yıktı

Eylemsizlik Çağında Bir Şeyler Yapabilmek

Az gelişmiş ülkelerde sosyal olaylar organize etmek ve halkları kışkırtmakla meşhur olan Batı ülkeleri, kendi sınırları dâhilinde ortaya çıkan protesto eylemlerine acımasızca karşı koydular. Arkalarında herhangi bir büyük devletin olmadığı, hele hele Yahudilere karşı “cüret edilen” bu sivil toplum gösterilerini dünya sistemine karşı bir kalkışma gibi gördüler ve meydanı boş bularak içlerindeki vahşiyi salıverdiler.      Kemal KAHRAMAN Dr., Tarihçi-Yazar Gazze’de yaşananlar insanlık için bir turnusol görevi üstlendi. Dünya kamuoyunun, uluslararası örgütlerin, hukuk, insan hakları gibi kavramların esasen Batı dünyasının kendisi için kurduğu bir statükonun araçları olduğunu açıkça gösterdi. Bu gibi kavramların dayanağı sayılan ve aydınlanma çağının hediyesi olan “hümanizm” akımındaki “human” yani “insan” kavramının genel…

Okumaya devam edin Eylemsizlik Çağında Bir Şeyler Yapabilmek

Nakba’ya Karşı İnsan Kalma Gemisi*

O gün bugündür dünyanın bütün emperyal güçlerini arkasına alan İsrail, uluslararası hukuka asla uymadı. Filistin Devleti kurulması için ayrılan toprakları da işgal etti. Tek taraflı olarak Kudüs’ü başkent ilan etti. İşgal topraklarına gözyaşlarına aldırmadan sürekli yeni yerleşim yerleri yaptı. Utanç duvarı, tel örgüler ve bombaların ardına saklandı. Filistinlilerin her şeyini çaldı. Sayısız katliam yaptı. Yıldız RAMAZANOĞLU Yazar 14 Mayıs 1948 İsrail Devleti’nin ilan edildiği gün. BM haksız bir şekilde Filistin topraklarının yarıdan fazlasının üzerinde bir Yahudi devletinin kuruluşunu oylamaya sunarken yanında Filistin Devleti kurulmasını da öngörmüştü. Bugünlere dönünce bir fotoğraf sergisinde rastladığım 40’lı yıllara ait fotoğraflar canlanıyor gözümde. Gemilerle Avrupa’daki mezalimden kaçan Yahudiler, Filistin sahillerine…

Okumaya devam edin Nakba’ya Karşı İnsan Kalma Gemisi*

Rifat el-Arîr: Soykırım Günlükleri*

6 Aralık 2023'te bir İsrail hava saldırısında öldürülen Filistinli şair, profesör ve üstat Dr. Rifat el-Arîr’in aşağıdaki yazıları daha önce herhangi bir yerde yayınlanmamıştır. Bu yazılar, Yousef M. Aljamal'ın giriş yazısıyla derlenen ve OR Books tarafından yayınlanan el-Arîr eserlerinden oluşan bir seçki olan Ölmem Gerekirse: Nazım ve Nesir'de de yer alacaktır. el-Arîr The Electronic Intifada'ya diğer pek çok yazısının yanı sıra, devam eden soykırım sırasında yaşadıklarını anlattığı iki yazıyla katkıda bulunmuştu: “İsrail uyarı yapmadan evimi bombaladı“ 22 Ekim 2023'te yayınlandı, “İsrail'in bir çocuk hastanesindeki ‘terörist faaliyet’ iddiaları yalandı” ise 19 Kasım 2023'te yayınlandı. Çeviren: Abdülkerim DAYAN el-Arîr ayrıca soykırımın başlangıcında yapılan The Electronic Intifada canlı…

Okumaya devam edin Rifat el-Arîr: Soykırım Günlükleri*

Öne Çıkan Aktörleriyle Aksa Tufanı

Bu çalışma, 7 Ekim 2023’ten bu yana Aksa Tufanı sürecinde bizatihi süreci inşa eden, yöneten ve uzak yakın demeden destekleyen kilit aktörleri tanıtmak için yapılmıştır. Hazırlayan: Mehmet YETİM Ebu Ubeyde Ebu Ubeyde'nin erken dönem yaşamına ilişkin ayrıntılar sınırlı. 2005 yılında bir muhabire konuşan Ebu Ubeyde, ailesinin 1948 yılında Siyonist milisler tarafından tarihi Filistin topraklarından zorla sürüldüğünü ve Gazze Şeridi'nde adını vermediği bir köye geldiklerini söyledi. Aynı röportaj sırasında 20'li yaşlarının başında olduğunu ima etti, ki bu da 1980'lerin başında ya da ortasında doğduğunu gösteriyor. HAMAS, Ebu Ubeyde'nin adını, yüzünü ve kişisel bilgilerini hiçbir zaman açıklamadı. Biz ise O’nu, işgalcilere haddini bildiren işaret parmağından tanıyoruz. Saldırılar…

Okumaya devam edin Öne Çıkan Aktörleriyle Aksa Tufanı

İbn Hacer’in Hemşehrisi: İsmail Heniyye

İsrail’in Gazze’deki sivil halka uyguladığı soykırımın en şiddetli biçimde devam ettiği bir zaman dilimine denk gelen saldırı, Müslüman dünyada hem şiddetli bir öfkeye hem de içinde bulunulan acziyet durumuna yönelik haklı bir isyana yol açtı. Tahran’da kılınan ilk cenaze namazının ardından Katar’ın başkenti Doha’ya nakledilen Heniyye’nin cenazesi, burada on binlerce Müslümanın katıldığı bir merasimle defnedildi. Taha KILINÇ İran’ın başkenti Tahran’dan 31 Temmuz 2024 sabahı gelen bir haber, bütün dünyada şok etkisi meydana getirmişti: İslâmî Direniş Hareketi’nin (Hamas) lideri İsmail Heniyye, konakladığı misafirhanedeki odasına düzenlenen bombalı saldırı sonucu hayatını kaybetmişti. Bilahare netleşen ayrıntılar, Heniyye’nin yatağının altına yerleştirilen patlayıcı düzeneğinin uzaktan kumandayla infilak ettirildiğini ortaya çıkaracaktı. İsrail’in…

Okumaya devam edin İbn Hacer’in Hemşehrisi: İsmail Heniyye

Haysiyet Dolardan Daha Değerlidir

İsmail Heniye’yi güzel hasletleri ile anabileceğimiz pek çok hadiseye bizatihi şahit olduk. Kendisi genel itibariyle direniş liderliği bağlamında ele aldığımız bir isim olarak, hayatının diğer yönleri de muhakkak anlatılmalı kanaatindeyim. Zira, bugün modern dünyanın ileri hedefi olan coğrafyanın ortasında izole edilmek istenen bir halkın ilk seçilmiş başbakanıydı İsmail Heniye. Ahmet Faruk ASA İsmail Heniye, yaşamı boyunca işgale ve işgalciye karşı net bir tavır sergiledi. Bu tavrın neticesinde elim imtihanlar da Heniye’nin hayatında hep yer aldı. İmtihan da mükafat gibi hayatın bir parçası muhakkak. İmtihan karşısında gösterilecek duruş, insanın göğsünde taşıdığı mutlak bir haysiyet sembolü haline gelir bazen. İsmail Heniye, haysiyetine şahit olduğumuz şekilde ayrıldığı bu…

Okumaya devam edin Haysiyet Dolardan Daha Değerlidir

Bir Dava Adamı Olarak Yahya Sinvar

Genç yaşlarda Filistinli hareketlerde yer alan Sinvar, HAMAS’ın güvenlik kolunun kurulmasında kilit rol oynamış ve bu yapı, HAMAS’ın İsrail ile olan savaşında stratejik bir önem kazanmıştır. Filistinlilerin, Müslümanların ve vicdan sahibi her insanın gözünde Sinvar, işgal altında olan topraklarını kurtarmaya çalışan bir direniş kahramanıdır. İsrail ve destekçileri ise bu imajı yıkmak için onu dünyaya terör eylemlerinden sorumlu bir figür olarak göstermeye çalışmaktadır. Ayşe SÖYLEMEZ Yahya Sinvar, 1962 yılında Gazze’de doğmuştur ve hâlihazırda Filistin tarihinin önemli figürlerinden biridir. Ailesi, 1948 Arap-İsrail Savaşı sırasında Aşkelon’dan kaçmak zorunda kalmıştır. Pek çok Filistinli gibi Sinvar da yerinden edilme ile erkenden tanışmış, mültecilik daha dünyaya gelmeden hayatının bir parçası olmuştur.…

Okumaya devam edin Bir Dava Adamı Olarak Yahya Sinvar

Ebu Ubeyde’nin Konuşmaları

Konuşma metinleri, iyi hazırlanmış metinlerdir. Hatta edebi yönünün baskın olduğunu dahi söyleyebiliriz. Cihad muhtevalı olması hasebiyle heyecan, enerji, motive edici yönü oldukça belirgindir. Gazzelilerden ve Filistinlilerden söz edilirken gayet saygın, siyonistlerden, işgalcilerden, destekçilerinden bahsedilirken gayet sert kelimeler sert tonlamalarla ifade edilmektedir. Bilindiği gibi sünnete uygun bir konuşma besmele, hamdele ve salvele ile başlar. Bunlarda Allah ve peygamberinden bahsedilirken cihadla, şehadetle alakalı kelime ve sıfatların tercih edildiği oldukça belirgindir. İlk konuşmalarda Ebû Ubeyde’nin sağ elini, hassaten işaret parmağını çeşitli şekillerde kullanması, konuşmasına ayrı bir anlam ve etki katmaktadır. Mustafa ÖZEL Prof. Dr., FSMVÜ İslami İlimler Fak. Çeşitli olaylar vesilesiyle, ilgili kurum, kuruluş ve kişilerin kamuoyunu bilgilendirmesi…

Okumaya devam edin Ebu Ubeyde’nin Konuşmaları