Allame Muhammed İkbal ve Doğu Türkistan

Üstad Muhammed İkbal, Doğu Türkistan’a o kadar gönül vermiş ki, çoğu kez Doğu Türkistan’ın tarihi, kültürü ve o dönemdeki durumu hakkında kıymetli değerlendirmelerde bulunmuş, basın açıklamaları yayınlamış, hatta 12 Kasım 1933’de bağımsızlığını ilan eden Kaşgar merkezli “Doğu Türkistan İslam Cumhuriyeti” kısa süre sonra tekrar Çin’in işgaline uğradığında, Hindistan’a hicret etmek zorunda kalan efsane lider Mehmet Emin Buğra (12 şubat 1901- 29 Nisan 1965) ile Lahor’da buluşmuş ve uzun uzun fikir alışverişinde bulunmuştur Mir Kamil Kaşgarlı Son dönemlerde Pakistan devleti üst düzey yöneticilerinin Çin ile ilişkilerini iyi tutmak için Çin işgali altındaki Doğu Türkistan Müslümanlarına yönelik peş peşe yaptığı düşmanca açıklamalar, Uygurları ümmetin ve İslam dünyasının…

Okumaya devam edin Allame Muhammed İkbal ve Doğu Türkistan

Asimilasyona Karşı Direnç: Çağdaş Uygur Edebiyatı

Doğu Türkistan’da edebî eserler, sadece bir sanat ürünü olarak kalmamış, aynı zamanda halkı uyandırmak ve bilinçlendirmek için hizmet etmiştir. 1920’li yıllardan 2016 yılına kadar yazılan bazı örnek şiirler incelendiğinde bu durumu açık ve net bir şekilde görmek mümkündür. Raile A. KAŞGARLI Doç. Dr., İstanbul Üni., Edebiyat Fak. Çağdaş Uygur Edebiyatı’nın Tarihî Süreci Çağdaş Uygur Edebiyatı; İslamiyet öncesi (Maniheizm, Budizm Devri) Uygur klasik edebiyatı ve İslamî Devir Uygur klasik edebiyatından sonra, XX. yüzyılın başlarında oluşan ve günümüze kadar devam eden Uygur edebiyatını ifade etmektedir. Çağdaş Uygur Edebiyatı, 1910 yılından sonra Çağatay edebiyatının devamı olarak çeşitli siyasi ve sosyal atmosferlerde varlığını ve gelişimini sürdürerek farklı edebî türlerin…

Okumaya devam edin Asimilasyona Karşı Direnç: Çağdaş Uygur Edebiyatı

Doğu Türkistan’da Çin Devleti Tarafından Yürütülen Soykırım

Çinliler Doğu Türkistan’da ilk defa soykırım uygulamıyor. Ellerine geçen her fırsatta, Doğu Türkistan’ı Çinlileştirmek için soykırım da dahil olmak üzere her yolu denemişlerdir. Abdullah OĞUZ İsa Yusuf Alptekin Vakfı Genel Sekreteri Çinliler, 2016 yılından beri Doğu Türkistan’da açık bir soykırım uygulamaktadır. Önce Doğu Türkistan’ı izole ederek başlayan bu soykırım, kitlesel gözaltılar, toplama kampları, yargısız infaz, işkence ve diğer insanlık dışı uygulamalar, etnik ve kültürel asimilasyon, gözetim ve izleme, ailelerin ayrılması, çocuk kampları, zorlayıcı dil değişikliği, dini kısıtlamalar, zorla çalıştırma, doğum kontrol gibi yöntemlerle bugüne kadar devam etmektedir. Günümüzde konunun en çok merak edilen yönlerinden bir ise Çinlilerin bu uygulamalarının arkasında yatan motivasyondur. Konuyu anlamak için…

Okumaya devam edin Doğu Türkistan’da Çin Devleti Tarafından Yürütülen Soykırım

Kaşgar’dan Yükselen İlim-İrfan Yıldızları

Yusuf Has Hacib-Kaşgarlı Mahmud Türkistan coğrafyasında zamanı ve mekânı aşan eserlerin ortaya çıktığı en önemli kültür ve medeniyet merkezlerinden biri Kaşgar’dı. Karahanlılara başkentlik yapan bu kadim şehir, İslam dünyasının en doğusunda bulunuyordu. Eskiden beri kültürlerin ve dinlerin buluşma noktası olan Kaşgar, Karahanlılarla birlikte İslam uygarlığı çerçevesinde şekillenen Türk uygarlığının da başkenti hâline geldi. Erkan GÖKSU Prof. Dr., Dokuz Eylül Üni. Edebiyat Fak. Tarih Bölümü Türk düşüncesinin zaman ve mekân yolculuğunun en önemli kavşak noktalarından biri, Türklerin İslamiyet ile tanışmalarıdır. Gerçekten de Türklerin İslamiyet’i kabulü, Türk düşünce tarihinin gelişim sürecini etkileyen, hatta belirleyen bir faktördür. Zira genellikle teolojik veya dinî bir mesele olarak ele alınan din…

Okumaya devam edin Kaşgar’dan Yükselen İlim-İrfan Yıldızları

Doğu Türkistan’da Medreseler

X. asrın ikinci yarısından XI. asrın sonlarında Kaşgar’da bütün ihtişamıyla ayakta duran Saciye Medresesi, Hamidiye Medresesi, Mahmudiye Medresesi gibi medreseler o zamanda İslam’ın yayılması hareketinin tesiriyle Doğu Türkistan’da yapılan büyük medreselerin örnekleridir. Muhammed ÇUÇAK Dr., Osmaniye Korkut Ata Üni. İlahiyat Fak. Doğu Türkistan halkı, İslam’ı kabul ettikten beri İslam’ın doğru şekilde anlaşılması için tarih boyunca medreseler inşa etmeye önem vermişlerdir. Doğu Turkistan’daki medreserlerden bahsederken medreselerin, Türkistan halkının İslam’ı kabul ettikten sonra ta ki kızıl Çin istilasına kadar Türkistan'da yapılan medreseler ve Çin istilasından sonra doksanlı yılların başlarına kadar olan medreseler olmaz üzere iki başlıkta ele alınmasında fayda vardır. Zira aşağıda görüleceği gibi bu iki dönemdeki…

Okumaya devam edin Doğu Türkistan’da Medreseler

Doğu Türkistan’da Sinemanın Dünü, Bugünü ve Yarını

Doğu Türkistan’da ilk sinema denemeleri 1950'lerden itibaren başlamıştır. 1962 yılına kadar olan zaman zarfında Urumçi Film Stüdyosu (1959 yılında Şincang Film Stüdyosu olarak değiştirilmiştir) bünyesinde “Bostanlıktaki Şenlik” (Şanhay Film stüdyosu ile birlikte, 1958), “Uzaktaki Kıvılcımlar” (1960), “Anarhan” (1961) gibi filmler çekilmiştir. Alimcan İNAYET Prof. Dr., Ege Üni., Türk Dünyası Araştırmaları Enst. Deniz yollarının keşfiyle eski işlev ve önemini kaybeden tarihi ipek yolunun kavşağındaki Doğu Türkistan, Çin işgaline maruz kaldıktan sonra egemen güçler tarafından kapalı kutu haline getirilmiş, cahil toplumu yönetmek kolaydır anlayışıyla Uygur Türklerinin dış dünya ile teması kesilmiş, 20. yüzyılın 20’li yıllarına dek Batı medeniyeti ile ilişki kurmaları engellenmiştir. Dolayısıyla Batı dünyasında 1894 yılında…

Okumaya devam edin Doğu Türkistan’da Sinemanın Dünü, Bugünü ve Yarını

Kafkaslardan Esen Yeller Türkistan’a Selam Söyler

Çin'de milyonlarca yerli halktan insanlar Müslümandır ve bunların camiye gitmelerine, namaz kılmalarına, oruç tutmalarına vs. hiç karışmıyor. Onları bu konuda bir zamanların komünist baskısı altına almıyor. Yani onlar Çin rejimini devirmek istemedikleri sürece herhangi bir tehlike teşkil etmiyorlar. Amma rejime karşı duran Çin muhaliflere ise Doğu Türkistan'daki Müslüman Uygurlara gösterdiği aynı vahşi tavrı sergiliyor. Mucahid YILDIZ Çocukluk ve gençlik yıllarımda sevdiğim bir marş vardı; Çırpınırdı Karadeniz. O marşın sözleri arasında “Kafkaslardan esen yeller Türkistan'a selam söyler” cümlesi de bulunuyordu. Ülkücüler böyle söylerken biz İslamcılar da Medine'ye selam gönderirdik bu marşla. Emperyalistler her yerde olduğu gibi burada da Türkistan'ı doğu ve batı olmak üzere ikiye bölüp…

Okumaya devam edin Kafkaslardan Esen Yeller Türkistan’a Selam Söyler

Güzel Türkistan Sana Ne Oldu?

Türkistan coğrafyası bizim yüreğimizi kanatan ve elimizi kolumuzu bağlayan bir mesele. Elimizden bir şey gelmiyor diyebilir miyiz peki? Tabii ki hayır. Elimiz varsa bir taş atabiliriz, dilimiz varsa zulmü haykırabiliriz, kalbimiz varsa buğzedebiliriz. Edebiyat bizim buğzumuza aracı olabilir. Burak ÇETİK Doğu Türkistan denilince boğazımızda bir düğüm oluşuyor. Yiyeceğimiz yemek yenilmez, içeceğimiz su içilmez oluyor. Elimizden bir şeyin gelmemesi en acısı. Aslında elimizden gelen bir şeyler var. Zulmü duyurmak. Peki bu zulmü nasıl duyuracağız? Doğu Türkistan’da soykırım var diye dört bir yanda bağırsak da zulme engel olamayacağız belki. Bu söylediğim ses çıkarmayalım demek değil. Karşı olduğum şey, konformist yaklaşım. Konformist yaklaşım derken arada bir toplanarak bağırıp…

Okumaya devam edin Güzel Türkistan Sana Ne Oldu?

Ağlamak Yasak!

Çin felsefesine göre “farklılık tehdittir.” Kabalıkları ve işkenceleri ise dünyada yeni değil. Bu konuda köklü mazileri mevcut.  Bilge Kağan’ın unutulmasın diye Orhun kitâbelerine kazıtılmasını emrettiği, Çin’in tavır ve tutumuna karşı uyarı mahiyetinde yazılmış meşhur öğüt, günümüzde de güncelliğini koruyor. Gözde ÇİMEN Evet, yasak. Doğu Türkistan’da Çin zulmü altında ne kadar ağır işkencelere maruz kalırsanız kalın; gözlerinizden yaş akmasına dahi izin yok. Gelin birbirimizle dürüstçe dertleşelim. Uygur Türklerinin uzun yıllardır rejim tarafından ezilmesinden habersizdik. İlk Ramazan ayında, güç bela da olsa yaşadıklarını sosyal medya üzerinden duyurmalarıyla girdiler hayatımıza. Hatta yanlışlıkla Çinli diye Uygur Türklerinin dövülmesiyle bir parça bıyık altı espriler de yaptık. Ramazan ayı baskıcı rejim…

Okumaya devam edin Ağlamak Yasak!

Çin Seddi mi Daha Büyük Çin Zulmü mü?

Çin’in değerler sisteminde farklılık, tehdit kelimesiyle eşit olarak görülmektedir. Bu düşünce sistemi üzerine inşa edilen Çin; sürekli kendinden olmayanı şiddet ile baskılayarak, kendine benzeterek varlığını devam ettirmektedir. Nihal PAKIRDAŞI Doğu Türkistan; Çin’in, katliam, zulüm ve entrikalarıyla adını, dinini, milli kimliğini unutturmaya çalıştığı; insanlarının ağlama ah etme lüksünün olmadığı, kan kustum kızılcık şerbeti içtim deyiminin dile geldiği mahzun coğrafya. Gerek konumu gerekse yer üstü ve yeraltı zenginlikleriyle her devirde, Türk düşmanlarının saldırılarına ve zulümlerine maruz kalan Doğu Türkistan’ın, ezeli ve ebedi düşmanlarının başında Çin gelmektedir. Asya’nın merkezinde olan Doğu Türkistan’a hâkim olmanın bir anlamda Asya’ya, yani dünyanın en stratejik ve en zengin bölgesine hâkim olmak demek…

Okumaya devam edin Çin Seddi mi Daha Büyük Çin Zulmü mü?