Sömürü, Koca Bir Acı Barındırıyor Bağrında

İnsan Hakları maddelerinden ihlal edilen ve kendilerince kılıf bulunan maddeler, özellikle de temel haklar ve bu hakları ihlal ederken Çin hükümetinin sunduğu bahaneler, evrensel boyutta olan insan haklarının ÇHC’ye göre nasıl şekil değiştirdiği, tek tek ele alınarak incelenmiş. Betül ZEYREK Doğu Türkistan’da 17. yüzyıldan itibaren Çin işgali kesintili olarak devam etmektedir. Bölge 1949 yılında Komünist Çin Hükümeti tarafından işgal edilmiştir. Özellikle 1950’li yıllardan itibaren Çin yönetimi, Doğu Türkistan halkına yönelik bir kimliksizleştirme ve asimile etme politikası uygulamıştır. Bu uygulamayı yaparken “terörizm” kullanılmış ve halka zulmü legalleştirmiştir. (65 yıllık devam eden bir zulüm)      21. yüzyıl ile Doğu Türkistan meselesi, uluslararası toplumsal bir sorun olarak değerlendirilerek…

Okumaya devam edin Sömürü, Koca Bir Acı Barındırıyor Bağrında

Vildan Serdar ile Turkuaz Gözyaşı Romanı Etrafında Söyleşi

"Halbuki Doğu Türkistan denen bir Türk yurdu vardı ve tüm coğrafyasıyla bir açık hava hapishanesiydi. Dünya bundan habersiz dönüyor ve yer küremizdeki diğer insanlar ekten püften sebepler yüzünden mutsuz olabiliyorlardı. Çünkü tüm gezegenimizi (Orta Asya Türk Cumhuriyetleri de dahil) tanıyorlar, fakat Doğu Türkistan’ı tanımıyorlardı." Vildan Serdar Söyleşi: Şakir KURTULMUŞ Vildan Serdar kimdir, bize kısaca kendinizden söz eder misiniz? 1967 yılında ailemin ilk çocuğu olarak Batı Trakya’da Gümülcine’de doğdum. Babam, Türk Azınlık ilkokullarında öğretmen, annem ise ev hanımıydı. İlkokulu Kırmahalle ve İdadiye okullarında, ortaokulu ise İstanbul’da tamamladım. 12 Eylül darbesiyle birlikte çalkantılı bir döneme giren eğitim hayatım, daha sonraki yıllarda bir kitap okuma tutkusuna dönüştü. Yüksek…

Okumaya devam edin Vildan Serdar ile Turkuaz Gözyaşı Romanı Etrafında Söyleşi

Doğu Türkistan Kitaplığı

İnsicam dergisi olarak Doğu Türkistan coğrafyasını, tarihini, toplumunu ve bugün yaşanılan insan hakları ihlallerini doğru anlamak için okumamız gereken, doğrudan bağımsızlık mücadelesinin içerisinden gelen ve/veya alanında uzman isimlerce kaleme alınmış eserlerden bazılarını sizler için tanıttık. İstifadenize. İNSİCAM 1. Doğu Türkistan Davası İsa Yusuf Alptekin (Marifet Yay., İstanbul: 1981, ss. 304) Kaşgarlı dünyaca ünlü siyasetçi, düşünür ve yazar Alptekin’in “Doğu Türkistan Davası” adıyla yayınlanan bu eseri, Doğu Türkistan'ın coğrafî yapısı, ekonomisi, nüfusu, siyasî tarihi, uğradığı istila ve zulümleri konu ediniyor. Kitapta ayrıca Rusya ve Çin’in el birliği ile Doğu Türkistan’daki soykırım faaliyetlerini, Türklerin mücadelelerini ve şahit olduğu sorunları aktarıyor. Kendi ifadesiyle “kimsesiz, mazlum Doğu Türkistan halkına…

Okumaya devam edin Doğu Türkistan Kitaplığı

Barış Yurduna Hareket: Yüceliş Manifestosu*

Kısırlaşan düşünce dünyamızda eyleme niyetli düşünsel çabanın karşılığı olma bakımından Yüceliş Manifestosu önemli bir çalışma. Yaz aylarında notlar alınarak okunacak kitabın yazarını tartışmaya davet ederek verimli bir çabayı örgütlemek mümkün. Hepimizin derdini dillendirmesi bakımından hepimizin katkı ve eleştirilerine açık bir çalışma olduğunu belirtmek yerinde olur. Ahmet MERCAN *Yazar: Temel Hazıroğlu, İz Yayıncılık, 2022, ss. 206. Barış Yurduna Hareket, Temel Hazıroğlu'nun İnsan Gerçek, Yeni Arayış ve İleri Demokrasi Fikrinin Doğuşu, Katılım Ekonomisi, Yeni Zihin Yeni İktisat eserlerinden sonra okuyucuya sunulan yeni eseri. Bir eseri tanıtırken yazarı hakkında edinilen bilginin önemine atıf yapmaya gerek yok. Kırk yıldır birlikte arkadaş grubu içinde konuşarak, tartışarak Hazıroğlu’nun öngörü ve çabaları…

Okumaya devam edin Barış Yurduna Hareket: Yüceliş Manifestosu*

Temel Hazıroğlu ile “Barış Yurduna Hareket” Kitabını Konuştuk

"İşte 'yüceliş' ve 'barış' kavramları, ortaya koyduğumuz düşünce sistematiğinin özü olduğu gibi taşıyıcı yapı taşlarından da ikisidir. Doğal olarak biz de felsefemizi ve fikriyatımızı bunlar üzerinden kurgulayıp geliştirdik ve taçlandırdık." Temel Hazıroğlu İNSİCAM S:  İsterseniz şöyle başlayalım. “Başka bir dünya mümkün” diyorsunuz. Bunu size söyleten nedir? Gerçeği söylemek gerekirse meseleye çok güzel ve önemli bir noktadan başladınız. Bu nedenle sizi kutluyoruz. Zira bu çağın can alıcı sorusunu bulmak ve buna cevap vermek durumundayız. Çünkü insanlığın mevcut hali ve genel gidişatı vicdanları yaralamakta ve bir çözüm bulunmadıkça gelecek karanlık görünmektedir. Böyle bir atmosferde yeni bir çıkış, yeni bir çığır şart olarak kendini hissettirmektedir. İşte bir insan…

Okumaya devam edin Temel Hazıroğlu ile “Barış Yurduna Hareket” Kitabını Konuştuk

Sarı Hırkalı Derviş: Asım Gültekin

Asım Gültekin, dergiciliği okul olarak görmenin yanında bir kimlik mücadelesi olarak değerlendiriyordu. Türkiye’de Müslümanların uyanışını dergilerle bağdaştırıyor ve bu uyanış sürecinin de dergilerle sürebileceğini düşünüyordu. Burak ÇETİK Başlığı, ‘dergiciler piri’ olarak da düşünmüştüm aslında zira “Asım Gültekin denilince akıllara ne gelir?” sorusu sorulsa çoğu kişinin aklına dergiciliği gelecektir. Fakat daha detaylı anlatabilmek için dervişliğine vurgu yapmak istedim. Asım Gültekin ömrünü derviş gibi yaşadı. Sarı hırkası da adeta bunu teyit eder nitelikteydi. Hırkayı dervişliğin bir alameti olarak görüyor ve adeta paradigmaya karşı çıkarcasına hırkayı giyiyordu. Bu yazıda Asım Gültekin’in hayat hikâyesine daha yakından bakacağız. 1975 yılında Amasya’nın Taşova ilçesinde doğdu. Okul için İstanbul’a gelene kadar Yeşilırmak’ın…

Okumaya devam edin Sarı Hırkalı Derviş: Asım Gültekin

Avrupa’da Müslümanların İzleri -II-

Avrupa’da Müslümanlar, radikal Hristiyan, aşırı sağcılar ve ırkçılarca istenmese de oradaki varlıkları ve eserleriyle Avrupa’nın bir parçası durumunda olmaya devam edeceklerdir.  Artık, onlar orada misafir işçi falan değiller. Her Avrupalı gibi o ülkelerin vatandaşları, iş verenleri, işçileri ve politikacıları durumundadırlar. Bundan sonra Müslümanları hesaba katmayan bir Avrupa düşünülemez. Arif ALTUNBAŞ Avrupa’ya Ulaşan Müslüman Dalgaları 1. İslami Dalga; Araplar İslam ordularının Hicaz’ın dışına çıkmaları yeni fetihlerin kapılarını araladı. Bizans İmparatorluğuna bağlı Süryani, Ermeni ve Kıpti Hristiyanların yaşadığı topraklar olan Suriye, Anadolu, Kafkaslar, Mısır ve Kuzey Afrika, Müslüman ordularca fethedilerek oralarda da İslamlaşma başladı. İslam ordularının 717 ve 718 yıllarında İstanbul’u kuşatmaları, güçlü Bizans savunması karşısında başarılı…

Okumaya devam edin Avrupa’da Müslümanların İzleri -II-

Nehrin Dibinden Üflenen Nefes

Şehrin kendisi ve çevresinin maddi manevi güzelliklerinin yanı sıra Mostar hâlâ zaman zaman yoğunlaşan kaosuyla Müslümanların zorluklarla karşılaştığı bir belde. Zübeyir ŞEKERCİ Fotoğraf: Zübeyir Şekerci Konjic’te durmuş, şehrin meşhur çileğini tatmış ve şehri ufak bir gözlemleme fırsatım olmuştu.  Savaş sonrası “Gazi Camii” diye anılmaya başlanmış ve buna istinaden kasıtlı olarak onarılmamış minaresiyle Vardacka Camii ziyaret edilmeliydi. Savaşın tüm acımasızlığı ve düşmanın nefreti insanların dışında önem atfedilen yapıları da vurmuştu. Havan topuyla vurulan bu caminin vurulma amacını ekibimizin tarihçisi, yandaki kiliseyle ilgili olabileceğine dair rivayetten söz etmişti. Nitekim böyle komplekse sahip olduklarını Mostar’da tepeye dikilen haçtan anlamıştık. Oysa Bilge Lider’in işaret ettiği gibi “hilal” gökteydi ve…

Okumaya devam edin Nehrin Dibinden Üflenen Nefes

(Av)rupa Yolunda Av Olmayın

Endişem, koca koca insanların, profesörlerin kimi anket firmalarına inanarak “Geliyor gelmekte olan! Her şey güzel olacak.” çığlıkları atıp da bir türlü gel(e)memesi gibi, sizin de Avrupa’yı şereflendirememeniz. Halil ÇAYAN Son zamanlarda ‘’Türkiye’yi terk ediyorum. Avrupa’ya gideceğim.’’ gibi cümlelerle yaşadığı topraklardan şikâyetçi olan, halkını küçük görenlerin, kibirli cümlelerle, çektiği videolar sosyal medyada sıkça yer alır oldu. Ortaokul, lise yıllarımızda bir yolunu bularak köyden şehre inmek hayali revaçtaydı; bugünlerde ise Türkiye’yi terk etmek, bir şekilde kapağı Avrupa’ya atmak. Konuşurken ‘’r’’ harflerini yaya yaya, cümleleri yabancı dil aksanıyla kurmayı marifet zanneden bu eğitimli(!) insanlara “Sultan Vahdettin hakkında ne düşünüyorsun?” diye sorsanız, muhtemelen padişahın hainliğinden girer, İngiliz gemisiyle ülkeyi…

Okumaya devam edin (Av)rupa Yolunda Av Olmayın

Küreselden Yerele; Kalkınma Stratejilerine Farklı Bir Bakış

Sanırım büyük bir çoğunluğumuzun gelecek planlamasında kültürel, sosyal içerik mevcut değil. Zaman akıp giderken. Yaratılış gayemize uygun nasıl bir gayretimiz var? Derviş Çelebi Dergimizin bu sayısına hükümetin yeni açıkladığı Türkiye’nin yeni yüzyılı çerçevesinde, ülkemizin kalkınma stratejisine naçizane bir katkımız olsun babından bir yazı kaleme alayım, dedim. Bizim Köroğlu attığım başlığa şöyle göz ucuyla bakıp, “Bey sen ne anlarsın kalkınma stratejilerinden, bir de bunun küresel olanına niyet etmişsin, Allah akıl fikir vere!” deyince… Şöyle bir durdum. Yahu hanım, sen ki bunca yılın aşçısısın, masterchef yarışmasına girsen oradaki şefler, “Gurban olim teyzem şu sarmanın tarifine ver deyü sıraya girer mi girmez mi?” deyince gözlerinin içi güldü, hemen…

Okumaya devam edin Küreselden Yerele; Kalkınma Stratejilerine Farklı Bir Bakış