Bakkal Amca

Kapitalist dünya düzeninin bizi getirmiş olduğu son noktada bakkallar varlıklarını koruma ve sürdürme çabası, hatta neredeyse hayatta kalma savaşı verir hale geldiler maalesef. Dileğimiz odur ki istedikleri kıymet ve rağbeti görmüş olurlar. Öznur GÖRÜR KISAR Çocukluk çağlarıma dair derin iz bırakmış, belki de benim için o demlerin en önemli figürlerinden bakkal Dursun amca ve aşağı mahalledeki bakkal Hüseyin amcayı, hep derin bir saygı ve hürmetle anar, hatırlarım. Onlarla geçirdiğim vakitleri hatırlamak, bana çocukluğumun gizli hazinelerine sanki yeniden ulaşmışım gibi, mutmain bir gönül huzuru yaşatır. Uzaklara, çocukluk ülkesinin sokaklarına alır, götür.    Bana katılır mısınız bilmem; fakat bakkalların kendilerine has ilginç bir kokusu vardır. Biraz şekerleme,…

Okumaya devam edin Bakkal Amca

Utanç Eşliğinde Mürebbi Keşfi

Utanç, hem başkalarının gözündeki ben ile hem de benim gözümdeki ben ile ilgili olduğundan iki yönlü etkiye sahiptir. Başkalarının nazarındaki beni aşırı önemsemede ve hatta onlara uygun hale getirme gayretinde, ciddi bir benlik yetersizliğinin varlığından bahsedebiliriz. Mustafa ESER  “Utanmıyorsan dilediğini yap!” Hz. Muhammed (sav) “Başka insanların kafaları, gerçek mutluluğun bir yer  edinip oturabilmesi için pek zavallı yerlerdir.” Schopenhauer “Sen yabancı değilsin.” beyanı ile başlayan konuşmada ne anlaşılsın istenmektedir? Bu cümle kurulduğunda, ardından gelecek cümleleri, muhatap hangi donanımla dinlemelidir? Bunlara cevap verebilmek için yabancıya yüklenen anlam üzerinde düşünülmelidir. Yabancı yaban kelimesinden türer. Farsça olan bu kelime sözlükte; verimsiz, faydasız, boş anlamlarına gelir. Yabancı da bu bağlamda…

Okumaya devam edin Utanç Eşliğinde Mürebbi Keşfi

Öğrenmenin Sonu Yok mudur?

Fakat “inanmak” statik bir kelimeye dönüştürülürse bir adım ötesi yoktur. İnanmak kendi odasına çekilmiş, hayatla irtibatını kesmiştir artık. İnancın eyleme taalluk eden tarafları hayattan bir karşılık bulamayınca kitaplarda, konferanslarda ve gece yarılarına kadar süren tartışmalarda kendine bir yaşam alanı bulmaya çalışacaktır. Hüseyin AKIN Şair-Yazar İnsan adına hayat denen pratik yaşamdan kovmak istediği şeyleri yazıya konu edip tanımların insafına terk eder. Yaşanan şeyler mevzubahis olmaktan çıkmış fiil halini almıştır. Bir kavramı ya da mefhumu doğru düzgün bir yere yerleştirememişseniz onun yersiz yurtsuzluğunu tescilleyip evsizleştirmekten başka çareniz kalmamış demektir. Sözgelimi bugün “iktisat” diye bir kelimeyi çarşıda pazarda dolaştırıp serbestçe kamuya açabilirken “İslam iktisadı” ya da “İslam’da İktisat”…

Okumaya devam edin Öğrenmenin Sonu Yok mudur?

Terörün Değişen Doğası: Örgütlü Yıldırma, Korkutma ve Zorbalık

Terör örgütlerinin değişen doğası ile tanımlandıkları “terör” damgası artık işlevsel değil. Bu gibi silahlı, amaçlı ve eylemsel yapıların zararlı olmadıklarını, aksine çıkarlarına hizmet ettiği sürece kullanışlı birer ticari-askeri şirket olduklarını söylüyorlar. Şehnaz FINDIK Güçlü devletler, kamu mallarını halkına ulaştırmada; vatandaşlar için makul güvenlik/adalet şartlarını ve temsil, siyasi katılım ve temel özgürlükleri sağlamada başarılı olan devletlerdir. Öte yandan güçlü devletler; siyasi ve cezai şiddete karşı yüksek düzeyde güvenlik sağlayan ve meşru şiddet tekelini elinde bulundurmada sorun yaşamayan devletlerdir. Siyasi ve sivil özgürlükleri sağlayıp ekonomik fırsatların büyümesine elverişli ortamlar yaratırlar. Hukukun üstünlüğü hâkimdir. Yargıçlar bağımsızdır. Genel olarak, güçlü devletler kıskanılacak bir barış ve düzene sahiptir. Peki, ya…

Okumaya devam edin Terörün Değişen Doğası: Örgütlü Yıldırma, Korkutma ve Zorbalık

LGBT+İQA Sorunlarına Genel Bir Bakış -1-

Lobileşen bu yapı kendilerini normal görüyor. Heteroseksüel olan kişileri anormal görüp, çocukları kendileri gibi olmaya dayatma veya teşvik etmeleri çok büyük sıkıntı ve tehdit oluşturmaktadır. Okullarda örgütlenen bu yapı, eşcinsel olan öğrencilerin diğer öğrencilere karşı akran zorbalığına varan davranışları örnek olarak verilebilir. Şimdi okul idarecileri ve öğretmenler çığ gibi büyüyen bu sorunla nasıl baş edeceğini bilmiyor. Hatice BALİN Uzm. Sosyolog Günümüzde çok tartışılan konular arasında bulunan farklı cinsel kimlik yönelimi ve LGBT.Batı toplumlarında kendini LGBT olarak tanımlayan bireylerin görünürlüğünün arttığını ve toplumsal kabul edilebilirliklerinin artışına şahit oluyoruz. Dünyada giderek “normalleştirilmeye” çalışılan bu durumun Türkiye’deki yansıması da çok iç açıcı görünmemektedir. Son yıllarda LGBT lobilerinin saldırgan…

Okumaya devam edin LGBT+İQA Sorunlarına Genel Bir Bakış -1-

İnci Mercan Gerdanlığı -25-

Ebu Mûsâ El-Eş'arî (R.A.) Ashâb-ı Kirâmı tanımak Rasulullah’ı (s.a.v) tanımak demektir. O’nun hayatını, tebliğini, davasını, sünnetini, fetihlerini ve hatta İstanbul’un fethini anlamak demektir. Ahmet POÇANOĞLU Emekli Konya İl Müftüsü      Ebu Musa El-Eşa’ri (Radıyallahü Anh), Abdullah İbn-i Kays İbn-i Slim İbn-i Hdar İbn-i Harb şöyle dedi:      “Nebi (s.a.v) ile bir gazaya çıktık. Biz altı kişi idik. Bir devemiz vardı, nöbetleşe biniyorduk. Ayağım delinmiş, tırnaklarım dökülmüştü. Bunun için ayaklarımıza bez parçası sarıyorduk. Ayaklarımıza bez parçası sardığımız için bu gazaya Zat’ür-Rika gazası denildi.’’      Ebu Musa bu hadisi rivayet etti. Sonra bunu hoş görmedi ve “Ben bunu zikretmeyi doğru bulmazdım.” dedi. Sanki o amelinden bir şeyi…

Okumaya devam edin İnci Mercan Gerdanlığı -25-

Kırk Kandil -25-

Talha bin Ubeydullah Basra Valisi Abdullah b. Amir’in ısrarı üzerine Mekke’deki muhalefet cephesi gittikleri Basra’da Hz. Ali’nin ordusuyla karşılaştılar. Burada iki ordu arasında Cemel Savaşı olarak bilinen çarpışma meydana geldi ve Talha bu savaşta yaklaşık 64 yaşında öldü. Rıza SAVAŞ Prof. Dr., Dokuz Eylül Üni. İlahiyat Fak. Emekli Öğretim Üyesi Kureyş’in Teym oğulları koluna mensup olan Talha b. Ubeydullah, hicretten yaklaşık 28 yıl önce Mekke’de doğdu. Ticaret için gittiği Busra’da karşılaştığı bir rahipten Hz. Muhammed’in peygamberliğini öğrenince Mekke’ye döndü ve İslâmiyet’i kabul edip ilk Müslümanlar arasında yerini aldı. Vahiy katipliği de yapan Talha, az sayıda okur yazar olan Mekkelilerden biri idi. Suriye’de bulunduğu dönemde gerçekleşen…

Okumaya devam edin Kırk Kandil -25-

Oryantalistlerin İslam Sunumu

Eski Oryantalistler Doğu’yu değişmez ve durağan bir dünya, bunun karşısında ise Batı’yı değişimci ve yenilikçi bir dünya olarak resmederken, yeni-Oryantalistler Doğu’yu değişmez bir dünya olarak görmezler, bilakis son iki yüzyılda hızla değişen ve bu bakımdan da bilgilerin sürekli güncellenmesi gerektiğini düşünen dinamik bir Doğu algısına sahiptirler. Kadir CANATAN Prof. Dr., İstanbul Sabahattin Zaim Üni. Öğretim Üyesi Batılı bilimsel disiplinler içinde yer alan Oryantalizm hem tanımı hem de işlevleriyle önemli bir tartışma konusudur. Son iki yüzyıl içinde geçirdiği değişimler dikkate alınarak “Oryantalizm nedir?” sorusuna beş farklı tanım yapılmıştır. İlk olarak, Oryantalizm akademik anlamda “Doğu'nun dilleri ve metinlerinin bilimsel çalışması” olarak tanımlanmaktadır. Denebilir ki Oryantalizm Batı’nın Doğu’ya…

Okumaya devam edin Oryantalistlerin İslam Sunumu

Muhacir İmamlar: Avrupa’da Dini Bilgi ve Pratiklerin Güncellenmesi

İmamlara gelen meseleler, ana hatlarıyla üç başlık altında tasnif edilebilir; ibadetlerle ilgili sorular, aile meseleleri, gençlikle ilgili konular. Fatih OKUMUŞ Dr., Sütçü İmam Üni. İlahiyat Fak. Giriş İslam her toprakta yaşayan, her mevsim açan bir gül. Kokusunun notaları, renginin tonları hava, su ve toprağın özelliklerini aksettirir. Gül aynı gül, koku aynı kokudur. Avrupa’da Müslüman olmak veya Avrupalı Müslüman olmak, dini bilgi ve bir kısım pratiklerin güncellenmesi sonucuna kendiliğinden yol açmaktadır. Mecelle kaidesidir: “Ezmânın teğayyürü ile ahkâmın teğayyürü inkâr olunamaz.” Zamanın değişmesi, hükümleri etkileyebilir. Müslümanların azınlık olarak bulundukları yerlerde hükümlerin değişip değişmeyeceği tartışılmış, genellikle bir kısım hükümlerin, yer ve zamana göre değişebilir olduğu söylenmiştir.[1] Batı’da dini…

Okumaya devam edin Muhacir İmamlar: Avrupa’da Dini Bilgi ve Pratiklerin Güncellenmesi

28 Şubat ve Avrupa’da İslam

Avrupa’da Müslüman kimliğinizle yaşamaya çalışmak, bazı açılardan, İslam coğrafyalarında zalim idareciler veya baskıcı rejimler altında yaşamaktan daha kolay olsa da buranın her konuda hak ve hürriyetlerin korunduğu bir cennet olduğunu düşünmek ham hayalden öte bir şey değil. Mülayim Sadık Kul      Başlık, ilk bakışta, o dönemi yaşamamış olanlara, “Ne alaka?” diye bir soru sordurabilir. O günleri, ailece yaşamış bir fert olarak, bu ilişkinin ne manaya geldiği, yazımızın temel konusu. Kısaca söylemek gerekirse, o dönemin mağdur ve mazlumları için tüm çıkış yolları tıkanınca Avrupa’ya yönelmekten başka çare kalmamıştı. Her kardeşimiz bu kadar şanslı olmasa da başörtüsü mağduru pek çok bacımız, eğitimlerini Avrupa’da, özellikle Avusturya’da tamamlayabilmek için…

Okumaya devam edin 28 Şubat ve Avrupa’da İslam