Üzerindeki Nimeti Hatırla/ Sen Yani Ben-Ben Yani Sen*

Güven kalesi senin. Adalet ve merhamet, senin künyene silinmez harflerle kazındı. Küçük bir rüzgârda, künyene şüpheyle mi bakacaksın? İstikametinden vaz mı geçeceksin? Yoksa donanımını gözden geçirip kararlılığını yeniden ve daha sıkı mı kuşanacaksın? Ahmet MERCAN *Ahmet Mercan, Üzerindeki Nimeti Hatırla, Umran Dergisi, Mayıs 2005, Sayı: 129, ss. 67-69. Yazıdan önce okunması gereken ayetler: “Müminler ancak, Allah’a ve Resulüne iman eden, sonra şüpheye düşmeyen, Allah yolunda malları ve canlarıyla cihad eden kimselerdir. İçleri ve dışları bir olanlar işte bunlardır.” (Hucurat Suresi, 15) “Fitne ortadan kalkıncaya ve din yalnız Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın; fakat vazgeçerlerse artık zalimlerden başkasına saldırmak yoktur.” (Bakara Suresi, 193) “Onlar öyle kimselerdir…

Okumaya devam edin Üzerindeki Nimeti Hatırla/ Sen Yani Ben-Ben Yani Sen*

Niyet: Kudüs Seferi

Her şartta hedefimiz ve niyetimiz mübarek topraklara İslam’ın nurunu götürmek. Elbette ki bizler zaferden sorumlu değiliz. Zafere götürecek seferden sorumluyuz. Sevanur CANER Niyet; Kudüs Seyahat etmenin faydalarından biri de insanın tefekkür edip öz yolculuğuna çıkmasıdır. Gidilen yer bilmeden sevilen, gitmeden gidilen; gidince dönülmeyen, sevgisi fıtrata nakşedilmiş bir belde ise havasını solumak ayrı bir lezzet veriyor. Ümmetin göz bebeği, ilk kıblemiz Mescid-i Aksa seferine üzerinde hemhâl olacağız sizlerle. Neden Gidelim? Ayetlerde ve hadislerde Mescid-i Aksa’nın mübarek topraklar olduğu bildirilmiştir. Niyet, işlerin başında gelir. Evvela yolculuğumuzun niyetini bereketli topraklara değer veren, kâinatın sahibinin rızası üzerine alıp besmele çekmeliyiz. Neyi neden yaptığımızı Allah Resulünden örnek alırsak daha şuurlu…

Okumaya devam edin Niyet: Kudüs Seferi

İlk Kıblegâhımız Olarak Kudüs ve Serencamı (2)

Osmanlı Hükümeti, 1892'de mahalli kadastroya emir vererek milliyet ayrımı yapılmadan hiçbir Yahudi'nin Filistin'de arazi satın alamayacağını ilan etti. Aynı gün Newlinsky, dostu Herzl'in projesini anlatmak üzere Padişah ile görüştü. Osmanlı borçlarına karşılık 20 milyon sterlin teklif ederek Filistin'e Yahudilerin yerleştirilmesi ve Osmanlı Devleti'ne bağlı yasal bir devlete müsaade edilmesi esasına dayanan bu proje Padişah tarafından reddedildi. Hüseyin YÜRÜK Hukukçu-Yazar Kudüs’ün Yitik Hale Gelmesi Kudüs’te siyasî alanda son dönemin en önemli problemi, yasa dışı Yahudi göçü idi. Osmanlı Devleti, Yahudi göçünü ve Yahudilere toprak satışını engelleme girişimleri çerçevesinde birçok tedbir almasına rağmen mahallî ve milletlerarası kaynaklı sebeplerden dolayı tam anlamıyla başarılı olamadı. Özellikle II. Abdülhamid döneminde…

Okumaya devam edin İlk Kıblegâhımız Olarak Kudüs ve Serencamı (2)

İslâm-Batı İlişkileri Çerçevesinde Medeniyet Meselesi*

İslam yaşam tarzının kendi nefsinden önce karşındakini terci etme bilinci; Batı Avrupa’dan zuhur eden ve tüm insanlığa dayatılan modern dünyada ise; insanların kendisini ve çıkarlarını koruması ve bunun için yaşaması şeklinde bir üst ilke olarak karşımıza çıkar. Nihal PAKIRDAŞI Haşr Suresi’nin “Kendileri ihtiyaç içinde olsalar dahi başkalarını kendi nefislerine tercih ederler.” ayetinin nüzul sebebi olarak gösterilen Hz. Ebu Talha el-Ensari (r.a), Asr-ı Saadet zamanında îsâr; yani kendi ihtiyacı varken elindekini Allah için verme alicenaplığını gösteren eşsiz yücelikte bir sahabi. Allah’ın son elçisi Efendimizin (s.a.v) getirdiği İslâm’ın ahlâkı ile ahlâklanmış, ihtiyaç sahibi karşısında gösterilen bu yüksek nezaketli verme biçimini zamanı geldiğinde “Eline bir şey geçerse şükretmek,…

Okumaya devam edin İslâm-Batı İlişkileri Çerçevesinde Medeniyet Meselesi*

İyi Gelir

En sevdiği yazarın, şairin kitaplarını özenle alsa, içlerine kendi el yazısı ile notlar yazsa, kimi zaman en çok sevdiği şiirleri. Sonra postacının getirdiği paketten bir bahar gülüşü değse sevdiğinin bakışlarına, parlasa yüzündeki gülüşleri, çehresi bir anda aydınlanıverse. Çok iyi gelebilirdi. Öznur GÖRÜR KISAR Eğitimci Dinlediği türkü onu çok eskilere götürdü. Tam da artık sanki iyiden iyiye iyileşiyor, kabuk bağladı neredeyse diye düşündüğü zamandı. İyileştiğini sanmış olduğu yarasını, yeniden hoyratça acıtıp, dağlayıp, kanatmıştı. Türkünün sözleri, tınısı, söyleyenin içli, yanık sesi. “Düz dara yâr, düz yâra, Yâr zülüfün düz dara, Doksan dokuz yârem var. Sen açtırdın yüz yara. Oy aman aman, Burası Adıyaman. Alem düşman kesilir. Seni…

Okumaya devam edin İyi Gelir

Bilinç, Bağlam, Ölüm

İnsan, hayatının her bir kolunu bir yerlere bağlar. Anlamlılık, bağlamdadır. Anlamın aktarımı bağlamdadır. Anlamın sürdürülmesi bağlamdadır. Bağlam yoksa kompozisyon, bütünlük ve ahenk yok demektir. Mustafa ESER Bilme edimi şeylerin ne olduğunu bilmek kadar ne olmadığını da bilmektir. Hatta bazen ne olmadığını bilmek daha kıymetlidir. İnsan bilebilecekleri içinde en çok kendinin ne olduğunu bilme derdindedir. Ne olduğunu ve ne olmadığını bilme gayreti ömür boyu sürecek varoluşsal anlam arayışının cephanesi olarak kişiye eşlik eder. Bilme ediminin gayesi, bilinç oluşturmaktır. Çünkü ancak bilinç ile kişi kendini bilmeyi becerebilir. Bilinç ise bilmenin ardından anlamayı, tanımayı, inanmayı ve hatta hissetmeyi de içerimler. Bilinç hem şeyler hakkında hem de kendisi hakkında…

Okumaya devam edin Bilinç, Bağlam, Ölüm

Etik ve Mühendislik

İnsanın kendisi sınırlarını belirleyememektedir. İnsanın anlamı ilişkide ortaya çıkar. Ahlak, ilişkide görünüşe çıkar. İnsanın, cansız nesnelerle, bitkilerle, çevre ile hayvanlarla insan ile toplum ile ilişkisi bozulmuştur. Durmuş GÜNAY Prof. Dr., Maltepe Üni. Öğretim Üyesi ETİK ve AHLAK Etik terimi, eski Yunancada örf, adet anlamına gelen ethos sözcüğünden türemiştir. Zaman zaman birbiri yerine kullanılan etik ve ahlak kavramlarının ayrımını öncelikle ortaya koymak gerekir. Etik, ahlakın felsefesidir (teorisidir), ahlak etiğin uygulamasıdır (pratiğidir). Varolan, varolma tarzlarına göre, zihinde varolan, dilde varolan ve dış dünyada varolan şeklinde kategorize edilmektedir. Varolan, algılanabilir ve gösterilebilir olan her şeydir. Etik, dilde varolan, ahlak dış dünyada varolandır. Etik görünüşe çıktığında ahlak olur. Doktorun…

Okumaya devam edin Etik ve Mühendislik

Kırk Kandil -24-

Abudullah ibn Mesud (R.A.) Mekke’de diğer Müslümanlarla birlikte o da müşriklerin eziyet ve işkencelerine maruz kaldı ve bundan kurtulmak için Habeşistan hicretlerine katıldı. Kabe’de Kur’an okuyan ilk sahabî olan Abdullah b. Mes‘ud, aynı zamanda Medine’ye ilk hicret edenler arasında yer aldı. Rıza SAVAŞ Prof. Dr., Dokuz Eylül Üni. İlahiyat Fak. Emekli Öğretim Görevlisi ABDULLAH B. MESUD Abdullah b. Mes‘ud, Taif taraflarında yaşayan Huzeyl kabilesindendir, Abdullah’ın babası Mesud, cahiliye döneminde Kureyş kabilesinin Zühre oğullarına mensup  Abd b. el-Haris b. Zöhre ile anlaşma yaptı.  Abdullah b. Mes‘ud, Ukbe b. Ebu Muayt’ın sürülerine çobanlık yaptı. O, Hz. Peygamber ve Hz. Ebubekir’in kendisiyle konuşmasından sonra ilk Müslüman olanlar arasına…

Okumaya devam edin Kırk Kandil -24-

İnci Mercan Gerdanlığı -24-

Ebu Ümâme (R.A.) Bâhile kabilesine mensup olan Ebû Ümâme, hicretten 12 yıl önce doğdu. Ne zaman Müslüman olduğu hakkında yeterli bilgi yoktur. Uhud Savaşı’na katılması hususunda ihtilaf vardır. Hicret’in 7. yılında yapılan Rıdvan Bey’atı’na katılmıştır. Ahmet POÇANOĞLU Emekli Konya İl Müftüsü      Ebu Ümâme radıyallahu anh. Suday İbn-i Aclan (Beni Sehmden) İbn-i Amr İbn- Sağlebe İbn-i Ğanem İbn-i Kuteybe İbn-i Ma’n İbn-i Malik İbn-i U’sur El Bahili Hadisi: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem:       “Ümmetimden bir topluluk daima hak din üzere birbirine yardım etmeye ve düşmanlarına kesin bir şekilde üstün gelmeye, -Allah’ın emri gelinceye dek (Kıyamet kopuncaya kadar)- devam edeceklerdir. Şiddetli geçim sıkıntısına düşmeleri durumu hariç…

Okumaya devam edin İnci Mercan Gerdanlığı -24-

Filistin’de Yahudiler*

Müteakiben Weizmann'ın Yahudilerin Filistin'i kurtarmak için vuku bulan mesâîsine nakl-i kelâm ederek bunların serâpâ yalan olduğunu beyan ediyor. Asırlardan beri Arabların Filistin'i muhafaza ettiğini ve şimdiye kadar nasıl muhafaza ettilerse Yahudilerden de aynı surette muhafaza edeceklerini söylüyor. Sadeleştiren: Ahmet GEÇER Hat: Ahmet Geçer Ahvâl-i harbiyye dolayısıyla Filistin'den ordumuzun çekilmesini müteakib Yahuda devletini tesis etmek fikri matbûâtta intişâr eder etmez Arab dindaşlarımızın, bilhassa İtilafçılardan hayır umanların ne elim bir sukût-i hayâle dûçâr olacaklarını, ne müşkil bir vaziyet muvâcehesinde bulunacaklarını takdir ederek vakâyi'in inkişafına intizâr eylemiştik. Ahîren Paris'de el-Müstakbel nâmıyla intişâr eden Arapça bir gazetede okuduğumuz makalelerde Arab dindaşlarımızın Yahudilerin icrâât-ı mütehakkimânelerinden ne kadar müşteki olduklarını gördüğümüz…

Okumaya devam edin Filistin’de Yahudiler*