Bağımlılık: Bir Neden Değil, Karşılanmamış Hayatların Yankısı

Emek veremeyen birey, hazza yönelir. Çünkü haz hızlıdır, emeksizdir ve anlıktır. Dijital bağımlılıkların bu kadar yaygınlaşması tesadüf değildir: Emek isteyen hayat yerine, emeksiz tatmin sunan ekranlar vardır. Metin AYDIN Uzman Klinik Psikolog Bağımlılığı çoğu zaman yanlış yerden konuşuyoruz. Onu irade eksikliği, karakter zayıflığı ya da “kendini tutamamak” gibi bireysel kusurlarla açıklıyoruz. Oysa bağımlılık nadiren bir neden, çoğu zaman uzun süredir karşılık bulamamış ihtiyaçların yankısıdır. İnsan bağımlı olduğu şeye değil, aslında onsuz kaldığı hayata tutunur. Psikiyatrist Gabor Maté bu gerçeği çarpıcı bir cümleyle özetler: “Bağımlılığın asıl sorusu ‘Neden bırakmıyor?’ değil, ‘Neden acı çekiyor?’ olmalıdır.” Bağımlılık, insanın acıyla baş etme biçimidir. Bir tür duygusal protezdir; yürüyemeyen yere…

Okumaya devam edin Bağımlılık: Bir Neden Değil, Karşılanmamış Hayatların Yankısı