Bir Hayali Cemaatin Peşinden: Nerede O Eski Marşlar?

Birçok grubun ortak meseleleri yüklenmeleri ve problematik haline getirebilmeleri anlamında müzik en önemli taşıyıcılardan birisi olmuştur. Bir anlamda bu yıllar müziğin en önemli aktarıcısı olduğu büyük bir hayali cemaatin gözlenmesine imkân sağlayan yıllar olarak kendisini göstermektedir. Mehmet BİREKUL Prof. Dr., Necmettin Erbakan Üni. Sosyal ve Beşeri Fak. Sosyoloji Bölümü Gündelik hayatımızı derinden etkileyen alanlarından birisidir müzik. Hayatın içinden süzülüp gelen melodiler, zamanı ve mekânı taşıdığı gibi duygusal eylemlerimize de yön verebilmektedir. Zira insanların bedenlerini nasıl düzenlediklerinden nasıl davrandıklarına, geçen zamanı nasıl deneyimlediklerinden enerji ve duygu bakımından kendilerini, başkalarını ve karşılaştıkları durumlar hakkında ne hissettiklerine kadar pek çok şeyi etkileyebilen müzik; bir toplumda mitolojik, dinsel, askeri,…

Okumaya devam edin Bir Hayali Cemaatin Peşinden: Nerede O Eski Marşlar?

“Kan Kokusunda Beyrut’un”: Marş ve Ezgilerden Yükselen Coğrafya Bilinci

Marş ve ezgiler, İslâmcı düşünce ve edebiyatın müzik alanındaki uzantısıdır. “İslâmcı” kelimesini burada özellikle tercih ediyoruz, zira başka herhangi bir kavram bu düşünce, edebiyat ve müziği diğerlerinden ayırt etme niteliğinden yoksundur. Vejdi BİLGİN Prof. Dr., Uludağ Üni. İlahiyat Fak., Felsefe ve Din Bilimleri Böl., Din Sosyolojisi 1987’de Ömer Karaoğlu ve arkadaşları tarafından çıkarılan ilk müstakil marş albümü Gün Batıdan Doğmadan’da “Kaktüsü koklayan ben kan kokusunda Beyrut’un/ Kardeşimin gözlerinde ölümün sıcaklığını hisseden” sözleri yankılanır. “Yeryüzü bana mescit kılındı” dizesiyle başlayan bir başka marşta ise Azerbaycan, Kudüs, Arabistan, Türkistan, Cezayir, Senegal’in isimleri geçer. “Bir türkü işliyor nakşını kalbimin üstüne/ Bir ucundan dünyanın öbür ucuna” denilir sözlerin arasında.…

Okumaya devam edin “Kan Kokusunda Beyrut’un”: Marş ve Ezgilerden Yükselen Coğrafya Bilinci

İslami Marş ve Ezgilerin Tarihsel Seyrine Kısa Bir Bakış*

Ezgi ve marşların insanların ilgilerini bir konuya toplamak ve bu konu etrafında duygusal-duyusal bir ortam ve hareket oluşturmak amacıyla seslendirildiği söylenebilir. Bu anlamda kolektif bir hareketin inşa edilmesi ve sürdürülmesinde müziğin toparlayıcı, birleştirici şekilde işlevsel bir konuma taşındığı açıktır. Sümeyye AYDIN BULUT Dr., Ondokuz Mayıs Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi *Bu yazı 2019 yılında Prof. Dr. Erkan Perşembe danışmanlığında tamamlanan “İslami Marş ve Ezgilerde Araçsallaşma Sorunu” başlıklı doktora tezinden üretilmiştir. Müzik, tarihi seyir içerisinde kendisini doğrudan ele veren, kavramlara indirgenemeyen ve daima özel bir dil olduğu düşüncesini beraberinde getiren ontolojik bir boyuta sahip olmuştur. (Shukaitis, 2015: 236-237) Ancak müzik, ontolojik düzlemde insanlara doğrudan ulaşan bir sanat türü…

Okumaya devam edin İslami Marş ve Ezgilerin Tarihsel Seyrine Kısa Bir Bakış*

Müzik Kültürümüz Üzerine Bazı Mülâhazalar

80’li yılların sonu ve 90’lı yılların başlarında tanıştığımız bu yeni müzik kültürünün kimlik inşa edici bir misyon gördüğü tartışmasız bir gerçektir. Birçok insan İslam’la, İslami değerler ve İslami mücadeleyle, örnek şahsiyetler ve kavramlarla bu müzik kültürü vasıtasıyla tanışmış veya imanını muhafaza/takviye edecek bir motivasyonu bu müzik kültüründe bulmuştur. Mehmet Ali ASLAN Rabbimiz insanı fıtraten güzele meyyal olarak yaratmıştır. Güzelin/cemalin kaynağı O’dur ve insanoğlu için güzeli bir nimet kılmıştır. Kâinatı sonsuz güzellikte yaratmış; sözü en güzel biçimde söylemiştir. Göğü ‘süs’lemiştir, örneğin Rabbimiz; inciler, mercanlar, atlar ve daha birçok nimeti ‘zinet’ unsuru olarak insanlığın istifadesine sunmuştur. Bununla birlikte güzel ile olan ilişkisinde insan için birtakım hudutlar çizmiş…

Okumaya devam edin Müzik Kültürümüz Üzerine Bazı Mülâhazalar

Ne Dediler?

Ezgiler ve marşlar uzunca bir dönem Türkiye’deki Müslüman camianın sesi oldu. Siyasi, iktisadi, içtimai ve ahlaki sorunların; dönüşüm taleplerinin yüksek sesle ifadesi olmasının yanı sıra iman ve ibadet yönüyle de günlük hayatımıza tesir eden sözlü ürünler olarak nesilden nesle aktarıldı. Birçok albümün müzik yönetmenliğini, aranjörlüğünü, söz yazarlığını ve yorumunu yapan sanatçılara ezgilerin doğuşunu, topluma etkisini ve günümüze yansıyan yönlerini sorduk. İNSİCAM -I- Hakan AYKUT S: Sayın Aykut, ortaya konan ürünlere farklı adlandırmalar yapılıyor. Siz yaptığınız çalışmaya ne isim veriyorsunuz ve bu akımın oluşumu hakkında ne söylersiniz? Öncelikle zamanla galat-ı meşhur olmuş, “Ezgiler” adlandırılmasıyla ilgili konuşalım. “Ezgi”, melodi manasındadır. 80’li yıllarda yapılan bant tiyatrolarının arasında yer…

Okumaya devam edin Ne Dediler?

Müzik Kültürümüz ve “Ezgiler”

Bir toplumda kültür için dil ne ise müzik de aynı öneme sahiptir. Her kültürün kendi değerleri içerisinde müzik mühim bir unsur olarak karşımızda durmaktadır. Çünkü müzik, bir kültür için müşterek düşünme, hissetme ve paylaşmanın vazgeçilmez vasıtasıdır. Ender DOĞAN Cumhurbaşkanlığı Türk Müziği Korosu Ses Sanatçısı Kültür, sanat ve estetik değerlerimiz medeniyetimizin temel yapı taşlarıdır. İnsan, psikolojisiyle sosyolojisiyle, bireysel yaşamı veya toplumsal yaşamıyla belirli ölçü, ahenk ve dengeler prensibi üzerinde hayatiyetini sürdürebilir bir varlık olarak yaratılmıştır. İç ve dış dünyamızda ahenk ve uyum içinde yaşamak bize medeniyetin yolunu açmıştır, medeni olmak iç ve dış dünyamızda ölçüyü gözetmek demektir. Beşerden insan olmağa doğru yürünen yolda eğitim, kültür, sanat…

Okumaya devam edin Müzik Kültürümüz ve “Ezgiler”

Eşref Ziya Terzi ile Ezgileri Konuştuk

"Müzik hep vardı, yaradılışta var, kâinatta var. Doğarken sağımıza solumuza okunan ezan ve kâmette, ölürken okunan salâda var. Kâinat, kocaman bir orkestra. Biz sadece üstünü araladık, hepsi bu." Eşref Ziya TERZİ İnsicam dergisi olarak Eşref Ziya Terzi'ye ezgileri, müziği ve albümleri hakkında merak edilenleri sizin için sorduk. İNSİCAM Eşref Ziya - İsterseniz sizi önce kısaca tanıyalım. - 1969, İstanbul doğumluyum. Sarıyer İmam Hatip Lisesi ve Marmara İlahiyat mezunuyum. Otuz yılı aşkındır müzikle iştigal ediyorum. 15’den fazla solo albümüm var. Yüzlerce albümde emek sahibiyim. Marmara FM’in kuruculuğunu yaptım. Hal-i hazırda Marmara Müzik’in sahibiyim. Müzik faaliyetlerime firma üzerinden devam ediyorum. Evliyim, iki erkek bir kız olmak üzere…

Okumaya devam edin Eşref Ziya Terzi ile Ezgileri Konuştuk

“İslamcı Müzik” Meselesine Dair

Belli bir tarihten sonra bu konuyla ilgili epey akademik, entelektüel metin söz konusu. Gerçi çok uzun yıllar Süleyman Uludağ Hocanın “İslam Açısından Musıki ve Sema” kitabı başvurulabilecek tek kaynaktı ama o da modern zamanlara ilişkin pek bir şey söylemiyordu. Selçuk KÜPÇÜK Yazar-Şair-Ses Sanatçısı-Besteci 1960 sonrası Türkiye toplumunu yeniden dizayn eden siyaset, sadece sosyolojik bir işleve sahip değildir. Edebiyattan sinemaya ve müziğe kadar estetik formların da yeniden yorumlanmasına kapı araladı. Özellikle sosyalizmin bütün dünyaya vaat ettiği umuttan(!) hareketle TİP çevresinde toplanan ve ağırlık olarak alevi kimliğini taşıyan halk ozanlarının politikleşen müzikal tercihlerine paralel aynı dönem Türk sağının köklerini inşa eden hareketlerden CKMP çevresinde de benzer biçimde…

Okumaya devam edin “İslamcı Müzik” Meselesine Dair

“İklim Krizi” İçin Yeni Bir Ezgi!

Müslümanın, iklimi ile mevsimlere, çevresine, haritasına ve halitasına, hakikatin rengini veren insan olduğu kanaatindeyim. İsmail HALİS Kişisel kanaatim odur ki, nostalji ve romantizm belki de en büyük kayıpların girişini oluşturan duygudur. İnanırım ki nostalji ve romantizm, hem o duyguyu taşıyan insanın, çevrenin, toplumun alacağı yolu ve yolları kapatır hem bir zamanlar var olan gerçekliği dondurur ve yok eder. Ayrıca o gerçekliği geçici bir duygulanıma dönüştürerek buharlaştırır.   Nostalji ya da romantizmin duyguyu aşarak bir olguya, bir zemine ve hatta genel kabul ve kanaate evrilmesi, karşılaşılabilecek büyük krizlerden biridir. Ve bu krizin adı da tam olarak “iklim krizi”dir. Burada sözünü ettiğim “iklim krizi”, BM zirveleri, Greta Thunberg…

Okumaya devam edin “İklim Krizi” İçin Yeni Bir Ezgi!

Bir Umuttur Ezgiler ‘Rahim Olan Adında’

Pop müzik arşivime bakıp, ‘yahu bunlar ne boş sözler, ne boş duygular, ne geçici hevesler…’ diyerek bir Ömer Karaoğlu parçasıyla duygu tazelenmesi yaşayıp, yine ‘Ey Şehid’ ile gözyaşı döküp, Filistin için bir ağıtla yüreğimin pasını siliyordum. Bu, bugün de öyledir. Nuriye ÇAKMAK ÇELİK Gazeteci-Yazar 80’lerin sonu, 90’lı yılların başına denk çocukluğumda teknolojik aletlere erişim imkânı haliyle oldukça düşüktü. Kasetlerin kapakları okunmaktan aşınır, içerisindeki isimler hafızaya kazınır, kasetler sık sık kule biçimindeki dizilimleri bozulmasın diye kontrol edilirdi, adettendi. Kaset almak, bulmak bir beceriydi. İkinci yol ise kaset alışverişiydi. Bu en ciddiyet gerektiren takas usulüydü. Herkes cömertçe çevresindekilere elindeki kasetleri çoğaltmaları için verir, kendisi de elinde olmayan…

Okumaya devam edin Bir Umuttur Ezgiler ‘Rahim Olan Adında’