Ezgilerle Büyüdük

Dar zamanda ezgilere sarıldık, zor zamanda ezgi söyleyerek umutlandık. Faruk EŞLİK Seksenli yılların sonu, doksanlı yılların başıydı. Toyduk, farkındalıktan uzaktık, bazılarımız çocuk, bazılarımız da hayatın baharında gencecik delikanlılardık. Küçük dokunuşlara ihtiyacımız vardı. Çoğumuz İmam-Hatip Lisesi sevdasıyla sıkıntılar çekerek okuma gayretindeydik; “Yeşerdik çiçek açtık hayatın baharında, ne havaya ne suya gönle düşen cemreyiz. Ilık bir imbat gibi kara kış ortasında, ne havaya ne suya gönle düşen cemreyiz.” diye başlayan ezgiler duymaya başladık. Cemre düşen gönül rahat durmuyordu artık; “Ezgi Okulu”na başlamıştık. Teknolojik iletişim kanallarının bugünkü kadar güçlü ve etkili olmadığı bir dönemde kulağımıza İslam coğrafyasında olup bitenleri mırıldanıyordu ezgiler:           “Kudüs” diye başladık derslere; Aykut Kuşkaya…

Okumaya devam edin Ezgilerle Büyüdük

Dönem Müziği mi, Dönemin Müziği mi?

İslamî kimliğin 1980’lerden sonra artan kamusallığı ve yaşanan hızlı toplumsal değişimi anlamlandırma ve toplumsal üretimin “İslamî”sini üretme arayışları, pek çok kavramın tartışılmasına sebep olmuştur. Adem CEYLAN Adı konulamadı ilkin. Kimilerine göre “yeşil pop”, kimilerine göre “İslamî müzik” kimilerine göre ise “İslamî özgün müzik” olmalıydı adı. Adı olmayanın türü nasıl olsundu! Hem yapanları hem tanımlayanları türünü tespitte mutabakata varamadı. Kimileri onu popüler bir müzik türü olarak gördü. Nasıl görmesindi! Literatüre sadık kalmak isteyenin sığdıracağı bir başlığa benzemiyordu. Kimileri onu aslında bir müzik bile kabul etmiyordu. Ezgi mi marş mı tartışması bir yandan sürerken protest bir ruhtan beslendiğinden mülhem “protest müzik” diyenleri oldu. “Alt sınıfların kente ve…

Okumaya devam edin Dönem Müziği mi, Dönemin Müziği mi?

Şarkı-Türkü-Ezgi

Dilden dökülen sözlere, meşhur şiirlere besteler yapılmaya başladı. Bu çalışmalar kimi zaman taklit, kimi zaman özgündü. Bu özgün olan sözlere ve bestelere bir isim koymak gerekiyordu. Yukarıda zikrettiğimiz endişelerden dolayı sakınma vardı. Yusuf ÖCALAN İnsan, konuşan varlıktır. Düşüncesini, bilgisini kelimelere yükleyip anlamlı cümleler kurarak ifade eder. Bu uzayıp giden cümlelerin kolayca anlaşılması için isimler koyar, bir kavram oluşturur ve zihinlerde kolayca yer bulup anlaşılmasını sağlar. Müzik dünyasında bizim kuşak için (1980 sonrası İslami bilinçlenme dönemini yaşayan gençlik) duyduğumuz isimlerden hareket edip bir akış oluşturarak durum değerlendirmesi yapmaya çalışacağım. Batı Müziği: Tamamen Batı tarzı ve yabancı dilde söylenen müzik. Ecnebi müzik, yabancı müzik. Uzak durduk, öteki…

Okumaya devam edin Şarkı-Türkü-Ezgi

Yürekten Gelen Sesler

Yolculuklarımızda arabamızın teyp kasetleri bu ezgileri söylerdi. Her şeyden önce Kur'an ve Sünneti öğretmek için gayret ettiğimiz evlatlarımızı, ilaveten bu ezgilerin sözleriyle büyüttük. Mucahid YILDIZ Ezgiler sözünü işittiğimde, merhum Bahattin Yıldız abimiz tarafından kurulan yeni adıyla Özgün Yayıncılık ilk adıyla Rahmet Yayıncılığın çıkardığı kaset hatırıma gelir. Zannedersem bizim camiada ezgiler ya da marşlar içeren ilk teyp kaseti oydu. Seksen darbesinden önce, milletin başına bela olan derin devlet illetinin türlü oyunları sonucu ülke baştan başa çatışmalarla kaynıyordu. Her gün mutlaka sağ-sol kavgalarında ölen ve yaralananların haberleri gündemi işgal ediyordu. Tarafların kıraathaneleri, dernek lokalleri vs. makinalı tüfeklerle taranıyor, kardeşler birbirlerine vurdurtuluyordu. Böyle bir atmosferde damarlarında deli kan…

Okumaya devam edin Yürekten Gelen Sesler

Benim Marşlarım

O yıllarda dinlediğim marşlar ve ezgiler ruhumda derin izler bıraktı. Bir aidiyet ve sorumluluk bilinci kazanmamda çok etkili oldu. Hangi dünyaya ait olduğumuzu, dostumuzu ve düşmanımızı nasıl tanıyacağımızı öğretti. Sinan ÖZYURT Eğitimci-Yazar 1990 yılında İmam Hatip Lisesi dokuzuncu sınıf öğrencisiydim. O yıllarda bir öğretmen teknolojik cihaz olarak sınıfa en fazla kasetçalar, radyo veya televizyon getirebilirdi. Adil hocamız da bunu yaptı. Bir gün siyer dersinde sınıfa elinde kasetçalarla geldi. Acaba ne yapacaktı, bize ne dinletecekti. Herkesi bir merak ve heyecan sarmıştı. Hocamız yoklamayı aldıktan sonra, arkadaşlar şimdi sizinle dersimizle ilgili bir bant tiyatrosu dinleyeceğiz diyerek kasetçaların oynatma tuşuna bastı. “Mute Destanı” isimli bant tiyatrosu çalmaya başladı.…

Okumaya devam edin Benim Marşlarım

Yit(mey)en Sevda

Ümmetin hâline çok üzülüyoruz ancak elimizden de bir şey gelmiyor. Sonunda, bir kaset çıkarıp satma, kârını Filistin’e gönderme fikri geliyor aklımıza. Kasette marşlar/ ezgiler, aralarında da konuşmalar olsun diyoruz. Musa MERT 1987-1988 eğitim öğretim yılı. Isparta Merkez İmam Hatip Lisesi son sınıftayız. Bir kısmımız devlet parasız yatılı öğrencisi. Gündüzlü olanlarımız çoğunlukta. Yatılı son sınıf öğrencileri olarak üç ayrı yatakhanede kalıyoruz. Üçüncü yatakhane bizim. Kendimizi “Dava Adamı” olarak görüyoruz. Birinci ve ikinci yatakhanede kalan arkadaşlarımızı beğenmiyoruz. Kutlu bir idealleri olmadığını, hayattaki tek amaçlarının yaşamak olduğunu düşünüyoruz. Onların İslami yönünü zayıf(!) buluyoruz. Yoğun tebliğ çalışmalarımız arasında zaman zaman onları da yeniden inanmaya davet ediyoruz(!). Okuldan kafa dengi…

Okumaya devam edin Yit(mey)en Sevda

Ezgiler, Kabul Edilen Dua Mavi Marmara

Ezgilerimiz bizi biz yapan şeylerin terennümü, birçok özlü sözün tefekkürü ve Rabbe minnet duyan kalplerin teşekkürüdür. Erol DEMİR İMH İstanbul Teşkilat Başkanı Ezgiler, bir inancın, bir davanın ve yol yürüyüşün simgesidir aslında. Hep bir ağızdan dillerden dökülen nağmeler, aynı inanç ve hedef için yola revan eder yolcuyu. Ordu cihat için yola çıkacağı zaman hep birlikte söylenir marşlar, bu şecaat ve cesareti artırır her zaman. “Omuz omuza verince yol mu dayanır hey dost” der bir adam ve “alev alan ateş söner mi hiç “diye haykırır hep bir ağızdan meydandaki koro. Bir bilinci oluşturur, bir davayı pekiştirir, bir nesli yetiştirir ve bir gönlü güzelleştirir ezgilerimiz. Düşüncenin vücut…

Okumaya devam edin Ezgiler, Kabul Edilen Dua Mavi Marmara

Hello İmam Hatiplim!

Şimdi hala böylesi ezgiler marşlar çıkabiliyor mu, bilmiyorum. Belki bir takım yoksunluklar daha üretken yapıyor sanatçıları. Acısını beraber çektiklerimiz yüreğimize işliyor belki. Harçlıklarımı biriktirip aldığım kasetleri hâlâ sakladığım doğru; çok kıymetli zîrâ. İnsan ne dinlediğine, kulaklarını neye açtığına dikkat etmeli, gönle bir yol da oradan gidiyor. Dua dua, ilmek ilmek hayatımızı ördükleri gerçeğini inkâr edemeyiz dinlemeyi seçtiklerimizin. Zehra TUNÇ İMH Genel Sekreter Yardımcısı “Tarih onunla yazılacak yeniden Can bulacak vatan, millet, Türkiye’m Davası uğruna hayatını verebilen Nesil olacak Eyüp İmam Hatipli” Bu dizeleri haykırarak koridorlarda gezindiğimizde 90'lı yılların ilk yarısı; ortaokul ve lise çağlarımızdı. 11 yaşında okula başlayan küçük kız lisedeki ablalarına onlar gibi olmak…

Okumaya devam edin Hello İmam Hatiplim!

İnsan Nisyan ile Malul, Ezgiler Hariç

Bosna, Afganistan ve Çeçenistan mücadelesinden ilham alan şehit ve şehadet ezgileri, o zaman şehadet dualarına eşlik ediyordu; şimdi barış ve sükûnet içinde sağ omzuna kondu. Halbuki, 'kalbimiz savaşa girmiş, bin yara almış, ne denli acı varsa arayıp bizi bulmuştu.' Hepsini, bütün ezgileri özenle topladı, gençliğine sarıp güzelce paketledi. Rahime YÜKSEL İMH Anadolu Teşkilatlanma Başkan Yardımcısı           Odanın karanlığı etrafı görmeyi güçleştirince, uzun zamandır koltukta oturduğunu fark etti. İkindi namazını kılmış ve düşünceden düşünceye gezerken, havayı karartmıştı. Bu dalgınlıkta Reyyan'ın annesinden gelen telefonun etkisi büyüktü. Uzun zamandır konuşmadıkları için, gelen telefona şaşırmış, biraz da korkmuştu. Kötü bir haber olabilir miydi?           Birkaç sene önce lise ve…

Okumaya devam edin İnsan Nisyan ile Malul, Ezgiler Hariç

Bir Teselli Ver’den Mor Salkımlı Sokaklar’a Arabeskin 90’ları

Arabesk müzik, aydın ve entelektüel kesimlerce “yoz müzik”, “dejenere” ya da “aşağı kültür” olarak görülmekten kurtulamamıştır. Devlet tarafından yasaklanmasına, kentli yerleşik insanlar ve aydınlar tarafından da yoz bir müzik olarak görülmesine ve kültürün dejenerasyonu olarak itham edilmesine rağmen milyonlarca insanın arabesk müzikle iç içe olması engellenememiştir. Aşkın YILDIZ 90’lı yıllar aslında hem bireysel hem de toplumsal olarak bir geçiş dönemini ifade etmektedir. Tüm dünyada yaşanan internet, bilişim, teknoloji gibi alanlardaki gelişmeler bu yıllarda ivme kazanmış ve hemen herkesi kuşatmıştır. Haberleşme, yayıncılık, radyo ve televizyon dünyasına dair gelişmelere, toplumların adaptasyon hızı yüksek bir uyum gösterdiği söylenebilir.  90’lı yıllar, analogdan dijitale, manuelden otomatiğe ve yerelden küresele baş…

Okumaya devam edin Bir Teselli Ver’den Mor Salkımlı Sokaklar’a Arabeskin 90’ları