O Geceden Altı Yıl Sonra

15 Temmuz'da darbecilerin istismar ettikleri ve kendilerini dayandırmaya çalıştıkları bir başka zemin de toplumumuz nezdinde dine verilen değerdir. Toplum nazarında kendilerini meşrulaştırma aracı olarak dini, dinin kimi değerlerini ve kavramlarını ilk günden itibaren istismar eden bir topluluk tarafından bu darbe girişimi organize edildi. Sinan ÖZYURT 15 Temmuz'un üzerinden tam altı yıl geçti. O gece, bu ülkenin tarihinde önemli dönüm noktalarından biri olarak yerini aldı. Yüz yıllık Cumhuriyet tarihini aynı zamanda bir darbeler tarihi olarak da okumak mümkündür. Demokrasiye geçişle birlikte sistemin perde arkasındaki bir aktör olarak silahlı kuvvetler neredeyse her on yılda bir gidişata balans ayarı yapmaya çalıştı. Halka güvenmek, olacak iş değildi. Halkı kendi…

Okumaya devam edin O Geceden Altı Yıl Sonra

Başarısız Son Darbe, Darbeler Rejiminin Sonunu Getirdi

Son yapılan darbe yine bu rejimin ayakta kalabilmesi için gerçekleştirildi. Ancak bu sefer görev; sözde İslam'ı kendisine referans olarak aldığını söyleyen, ancak İslam ile uzaktan yakından ilgisi olmayan bir “cemaat”e verildi. Ve yüce Rabbimize sonsuz şükürler olsun ki bu güruh emeline ulaşamadı. Mucahid YILDIZ Bin dört yüz yıllık tarihi birikimimizi ortadan kaldırmak maksadıyla kurulmuş rejim, bir türlü sağlam bir zemine oturamamış ve darbelerle ayakta kalmayı başarabilmişti. Sonuncu darbe ise baskıcı zalimler için tam bir hüsranla nihayete erdi. Bu satırların sahibi, acizane daha önce de darbe mevzu bahis olduğunda, dünyanın hiçbir yerinde bunların müspet sonuç vermediğini, darbeye maruz ülkelerde bu sayede hiçbir zaman ilerlemenin mümkün olmadığını…

Okumaya devam edin Başarısız Son Darbe, Darbeler Rejiminin Sonunu Getirdi

Temmuz Ebabilleri

16 Temmuz sabahı iki yüz kırk sekiz şehit, binlerce gazi ile 15 Temmuz’un karanlık yüzü yenilmişti. Kelimeler, evet kelimler, bu zaferin silahı; yürekler mermisi olmuştu. İstanbul’da, Ankara’da Malatya’da halkın öz yurdunda paryalık olmaz sözü, nakış nakış işlendi şehitlerin kanıyla…  İdris ŞEKERCİ Eğitimci-Yazar Bir taziye akşamıydı. Üzerinden bir hafta ancak geçmişti, ömrünü milletin çocuklarına ve gençlerine adamış, üzerimde emeği olan akrabam kadar değer verdiğim bir yakınımın cenaze evindeydik. Vakit akşam, saat 22:00 sularıydı. Bir mesajla irkildim. Boğaziçi Köprüsü tanklarla kapatıldı diyordu mesaj. İlkin ne olduğunu anlamaya çalıştık hep birlikte. Kimimiz terör saldırısı ihbarı vardır diyor, kimimiz acaba bu bir tatbikat mı diyordu. Lakin içimi kemiren bir…

Okumaya devam edin Temmuz Ebabilleri

Bir Halkın Özgürlük Yazısı: 15 Temmuz

Arkadaşlar ne yapmalıyız sorusu somut bir cevap buluyor. Meydanlara çıkmalıyız. Hemen toplu mesaj listelerine kurumsal hesaplardan mesaj atılıyor. Odağında peygamber olmayan bir çıkış özgürlükten bahsedebilir mi? Merkezinde Amerika olan bir kalkış özgürlükten bahsedebilir mi? Adem CEYLAN “Denilmiştir ki irade, menfaat inancı veya zannıdır. Bunu söyleyen, pek çok Mu’tezile kelâmcısıdır. Onlar şöyle demiştir: Kudretin fiilin iki tarafına nispeti eşittir. İki taraftan biri hakkında menfaat inancı veya zannı meydana geldiğinde kudret sahibi kimse nezdinde o taraf diğerine baskın gelir ve onun kudreti o şeye tesir eder. Denilmiştir ki irade sözü edilen inanç veya zan değildir, aksine bu, saik/dâiye denilen şeydir. İrade ise o inancı veya zannı izleyen…

Okumaya devam edin Bir Halkın Özgürlük Yazısı: 15 Temmuz

Kuşları Kıskandıran Özgürlük

“Vatansız” olmayı özgür olmanın bedeli diye düşünürdü hep. Şimdi geceden onuru ve hürriyetiyle çıkan bu cesur millete bakınca, aslında vatan ve hürriyetin birbirine ne kadar yakıştığını fark etti. Rahime YÜKSEL İMH Anadolu Teşkilatlanma Başkan Yardımcısı           “Yaz akşamları, şu tatlı boğaz havası gibisi yok!” diye düşündü, iyice alçalıp kanatlarını hafifçe suya değdirirken. Islaklığın da, hafif esen rüzgârın da, iyot kokusunun da tadını çıkarıyordu. Süzülüp kıyıda bir köşe buldu kendine, küçücük bir kuş köşesi. Şöyle bir silkindi. Kanatları kabardı, biraz gurur biraz da zevkle pırıl pırıl tüylerine baktı. Bir yandan boğaz trafiğini seyrediyor, bir yandan da, bu memleketi, bu şehri neden bu kadar sevdiğini düşünüyordu. Bu…

Okumaya devam edin Kuşları Kıskandıran Özgürlük

FETÖ’nün Güç-İktidar Arzusu ve Postmodern Dindarlık Anlayışı

Bu darbe süreci göstermiştir ki, ülkemizde ve küresel düzlemde ortaya konulan FETÖ vari postmodern dindarlık anlayışı sadece Müslümanları değil, aynı zamanda örgütlendikleri diğer ülkelerde diğer din mensuplarının da duygularını suiistimal etmiş ve onları kullanmıştır. Muhammed Garip CESUR İnsanlığın tarihi, dönüştürdüğü yapı ve malzemeyle yakın ilişkilidir. Materyalist/positivist tarih anlayışı insanlığın ilk dönemlerini taş, tunç, bakır ve demir gibi çeşitli maddelere göre sınıflandırmıştır. Temel belirleyici olgu, kullanılan yapı malzemesinin/ araç ve gereçlerin niteliğinin insan hayatında önemli rolü ve işlevi olsa gerek. Bilginin öneminin kavranması ve bilgi ile gücün ortak hareket etmesi, tarih boyunca hakimiyet/iktidar meselesi dediğimiz temel durumu doğurmuştur. Süreç itibariyle bilgiyi/gücü/teknolojiyi elinde bulunduran iktidarı da elinde…

Okumaya devam edin FETÖ’nün Güç-İktidar Arzusu ve Postmodern Dindarlık Anlayışı

Dadaşlar Diyarında 15 Temmuz Gecesi

Ümmetin köşe taşı olan büyük medeniyet bakiyesini unutmadan ve kendimize fiili duaları yoldaş ederek dünya yolculuğumuzdaki hikâyemizi iyi tamamlamak nasip olur inşallah! Memet GÖZÜTOK Eğitimci-Yazar Evliya Çelebi’ye atfedilen “On bir ay yirmi dokuz gün Erzurum’da kaldım, halk hâlâ yaz gelecek diyordu.” sözü, Erzurum’da yaşanan hava durumuna ironik bir bakış açısı olarak durmaktadır. Bu sözü bir Erzurumlu olarak ilk duyduğumda çok şaşırmıştım. Okudukça ve gezdikçe şaşkınlığım giderek azaldı. Çünkü bizde yaz gibi görülen aylar, güzel ülkemizin bence şükrünü eda etmesi gereken cennet gibi köşelerinde bahara denk geliyordu.  Erzurum’da yaz ayları, ılıman iklime sahip illere göre bahar ayı gibidir. Ilıman iklime sahip illerde mart ayı ile başlayan…

Okumaya devam edin Dadaşlar Diyarında 15 Temmuz Gecesi

“15 Temmuz” FETÖ ve Laiklik İlişkisi

15 Temmuz, Müslüman Anadolu halkının yıllarca maruz kaldığı ezilmişliğe, dışlanmaya, hor görülmeye karşı içine atıp biriktirdiği öfkenin, patlayıp bir sele dönüşmesidir. Tek parti iktidarından 27 Mayıs darbesine, Menderes ve arkadaşlarının idamından 12 Eylül darbesine kadar yapılan zulümlere karşı sessiz kalma utancının bir dışa vurumudur. İsa ÖZÇELİK Altı sene önce gerçekleşen 15 Temmuz darbe girişiminin nedenleri ve sonuçları üzerine çok sayıda görüş dile getirildi ve getirilmeye devam ediliyor. Darbe girişiminin etkilerinin hâlâ sürmesinden ötürü bu meşum tezgâhın hangi sosyal, kültürel, dini, ekonomik ve siyasal neticeleri olacağı noktasında daha nitelikli ve kapsamlı analizlerin yapılması ve geleceğe dönük öngörülerin tartışılması; krizin daha az hasarla atlatılıp fırsata çevrilebilmesi için…

Okumaya devam edin “15 Temmuz” FETÖ ve Laiklik İlişkisi

Vatanını Müdafaa Eden Sivil Halkın Gücü 15 Temmuz Destanı

Yalnız gençler değil, tüm vatandaşlar canları pahasına yıllardır yaşadıkları önceki darbeler gibi evlerinde kalan pısırık korkak halk değildi. Ölümü kendine şiar edinmiş, şehitlik mertebesine ulaşmak isteyen koskocaman yüreği olan insanlar ordusuydu. Hatice BALİN Uzm. Sosyolog Temmuz ayının bunaltıcı sıcağında sıradan bir gündü. Eşim ve iki oğlum memlekete gitmişti. Kızım yaz okulunun kampındaydı. Evde yalnızdım. Ben de Bahariye Mevlevihanesi’ndeki görevimin başındaydım. Ekibim ile toplantı yapmam gerekiyordu. Gönüllü çalışan arkadaşları telefonla aramaya başladım. Neredeyse herkes ile görüşmüştüm. Çengelköy’de oturan gönüllümüz kalmıştı. Onu da aradım. Arkadaş telefonda bana askeri kuleli lisesinde boydan boya Türk bayrağının asılı olduğunu söyledi. Bayram değil seyran değil niye asılı diye konuştuk. Konuşmalarımız ikindi…

Okumaya devam edin Vatanını Müdafaa Eden Sivil Halkın Gücü 15 Temmuz Destanı

Mevlâna İdris Zengin’i Yakın Arkadaşı Şair-Yazar Şaban Abak Anlattı: “Uyanıkken Rüya Gördüren Yazar”

Geçtiğimiz günlerde vefat eden Üstadımız Mevlâna İdris Zengin’i kıymetli dostu şair-yazar Şaban Abak’a sorduk. 1966 yılında Erzurum’da doğan Abak’ın ilk şiir kitabı "Bağdat'tan Dönen Şiirler" 1990 yılında yayımlanmıştır. Şaban Abak, Nasrettin Hoca hikayelerinin yorumu ve klasik türkülerin sözlerinden hareketle yaptığı tahlillerle de dikkat çekmiştir. İNSİCAM S- Efendim Mevlâna İdris’in sizdeki çağrışımı nedir? Zihninizde, gönlünüzde nasıl bir fotoğraf var? C- Edep ve nezaket;  Mevlâna İdris, önce bu ikisidir. İnce ruhlu, nahif ve muzip bir insandı. Çok zekiydi. Anlayış ve kavrayışı yüksekti fakat sezgi gücü daha yüksekti. 35 yıllık yakın arkadaşımdır, öğrenciyken birlikte ev tutmuştuk. Evlendikten sonraki yıllarda da ailece görüşürdük. Ben onun hiç gıybet ettiğini, hiçbir…

Okumaya devam edin Mevlâna İdris Zengin’i Yakın Arkadaşı Şair-Yazar Şaban Abak Anlattı: “Uyanıkken Rüya Gördüren Yazar”