Cahit Zarifoğlu Şiirinde Mazlum Coğrafyalar

İşaret Çocukları bir bakıma işaret edilen, gösterilen, seçilen çocuklardır. Bunlarda birtakım manevi yetenekler vardır. Bunlar büyürler ve “Güzel Adamlar” olurlar. “Yedi Güzel Adam” başlıklı kitap içinde yer alan şiirler, bu güzel adamları anlatır. Fakat bunlar âdeta dünyevî, maddi bir mücadele içindedirler. Âtıf Bedir Kardeşim dedim sana Acılarıma da kardeş olur musun[1] Cahit Zarifoğlu, kendi şiirinin güzergâhını daha 1968 yılında öğrenci harçlığı ile yayımladığı ilk kitabı İşaret Çocukları’ndan itibaren çizmiş bir şairdir. Sanki sırayla nasıl şiirler yazacağı ve sonunda nereye varacağı en baştan bellidir. Bu, önceden planlı yapılmış bir şiir yolculuğu gibi dursa da her şey kendiliğinden ve doğal mecrasında gelişmiş ve nihayete ermiştir. Ölümünden bir…

Okumaya devam edin Cahit Zarifoğlu Şiirinde Mazlum Coğrafyalar

Sezai Karakoç’un Hızırla Kırk Saat İsimli Kitabıyla Cahit Zarifoğlu’nun Yedi Güzel Adam İsimli Kitabının “Metinlerarasılık” Bağlamında Karşılaştırılması Denemesi

Metinlerarası ilişkiyi, dil ve düşünce beraberliğinin müşahhas verisi olarak edebiyatın olmazsa olmazlarından biri olarak görürsek, hem Karakoç’un hem de Zarifoğlu’nun ortak bazı eserlerden, metinlerden ve hikâyelerden yola çıktıklarını teşhis edebiliriz. Ali SALİ Sezai Karakoç ve Cahit Zarifoğlu, 1950 sonrası Modern Türk Şiiri olarak tavsif edilen / adlandırılan şiir tarzının en önemli şairlerinden / yazarlarından iki kalem erbabıdır. Üstelik her iki şair de aynı “kesimde” yer alan ve şiirlerinin yanı sıra nesir yazıları ve hikâyeleri de aynı kesimin edebiyatı içinde değerlendirilen kalem erbaplarıdır üstelik. İlk örneklerinden sonra Muzaffer Erdost tarafından İkinci Yeni olarak tesmiye ettiği / adlandırdığı şiir yazma tarzının ilk ve en önemli çığır açıcı…

Okumaya devam edin Sezai Karakoç’un Hızırla Kırk Saat İsimli Kitabıyla Cahit Zarifoğlu’nun Yedi Güzel Adam İsimli Kitabının “Metinlerarasılık” Bağlamında Karşılaştırılması Denemesi

Bir Aslan ile Tilki Hikâyesi: Katıraslan

Bu konuda bir dostum, kitap, Mavera’da bölüm bölüm yayımlanırken, Erdem Bayazıt’ın, önüne gelen metni gözden geçirdikten sonra, bunun çocuklar tarafından değil, ancak ergenler tarafından anlaşılabileceği söylemesi üzerine, Cahit Zarifoğlu’nun, “Evet, anlamak için biraz gayret etsinler” dediğini hatırlıyor. Mehmet KAHRAMAN Dr. İlk yayımlandığında okuduğum ve üzerinde düşünülmesi gereken birçok açılım taşıdığını  hatırladığım Cahit Zarifoğlu’nun Katıraslan kitabını bugünlerde bir kez daha okudum. O günkü kanaatim, bugün de değişmedi. Rahmetli Cahit Zarifoğlu, bu kitabında, etrafımızda dönen bazı dolapların farkına varmamıza kapı aralayacak görüntülere yer veriyor. Demek istediğim şu: Kitap çocuk kitabı olarak yayımlanıyor; ancak aslına bakılırsa, büyükler için daha önemli tespit ve göndermeler taşıyor. Bu konuda bir dostum,…

Okumaya devam edin Bir Aslan ile Tilki Hikâyesi: Katıraslan

Cahit Zarifoğlu’ndan Bir Mektup ve Hatıra

Şair, duyarlığının esin kaynaklarına bağlı kalmak yerine, kendi tarzını oluşturmasının ne kadar mühim olduğunu, günlük hatıraların yüzeysel anlatım içinde kıymetsiz duracağını; fakat zihnin derinliklerinde yoğrulup süzüldükten sonra kalan birikimin yazılmasının esas sanat değeri taşıyacağını, sanatın ve edebiyatın her sahasında gezinmektense, acele etmeden sahih bir ruh haliyle tek bir sahada mükemmel olanı elde etmenin yüceliğine vurgu yapıyordu Zarifoğlu. Seyfettin ÜNLÜ Kitaplığımda edebiyat arşiv dosyalarımı tasnif ederken, neredeyse tarih olmuş bir mektup ile karşılaştım. Tam 42 yıl önce, 29 Eylül 1983’te İstanbul’dan Cahit Zarifoğlu’nun şahsıma yolladığı bir hazineydi bu. Hazine diyorum, çünkü Anadolu’da henüz 18 yaşına girmiş bir gencin muhatap alınıp, şairin kimi eski hatıralarını da satır…

Okumaya devam edin Cahit Zarifoğlu’ndan Bir Mektup ve Hatıra

İşaret Çocukları

Bir sonbahar mevsimi, bir yaprak dökümü zamanı geldi ve gönlümün hüzünlü yanı yine uyanıp beni rahatsız etmeye başladı. Balkona çıkıp temiz havayı çektim içime ama bir şey eksik gibi geldi. Kitaplığıma gidip bir kitap seçtim; elime İşaret Çocukları geldi. Betül ZEYREK Zarif adamdan zarif cümleler dokundu kalbime. Gönlümün hüzünlü yanı bazen o kadar ağır basıyor ki ne yaparsam yapayım, sığamıyorum bulunduğum yere. Böyle zamanlarda şiire kaçıp sığınmak yapabileceğim en güzel şey oluyor. Bir tek şiir okuyunca içimdeki hüzünlü yanın doyduğunu hissediyorum. İnsanın sadece mutlu yanı değil, hüzünlü yanı da doymak istiyor. Benim en hüzünlü yanım ise zaman zaman önü alınamayacak kadar yükseliyor. Bir sonbahar mevsimi,…

Okumaya devam edin İşaret Çocukları

Haritadan Pusulaya Varlıktan Sorumluluğa

Mevcudiyetin bir neticesi, yani daha geniş çerçevede bir anlamı olmalıdır. Anlam, amaçtır, diyebiliriz. Çünkü bütün anlam katmanlarının bir zemini ve  bu zeminden aktığı bir yer vardır. Zemin de aktığı yer de akışın kendisi de amaçla izah edilebilir, kabul edilebilir, aktarılabilir ve nihayet anlaşılabilirdir. Mustafa ESER “İnsanda, bireysellik ve her türlü ayrışmanın ötesine geçebilen tek şey  salt “Bilinç” değil, aynı zamanda salt “Varoluş”tur.  Nefs terbiyesi, insanın varoluşsal yönünü ve böylece  dolaylı olarak da aklî yönünü arındırır.” Frithjof Schhuon Mevcudiyetimle ilgili bir idrake sahip olmalıyım, değil mi? Eğer varsam, bu neyi zorunlu kılar? Varlığımın bedeli nedir? Mevcudiyetim bir sonuç mu, yoksa bir sebep mi? Varlığımın en kolay…

Okumaya devam edin Haritadan Pusulaya Varlıktan Sorumluluğa

İmam Gazâlî’nin Kavramlarla Din Anlayışımız Arasında Kurduğu İlişki

Malumdur ki İmam Gazâlî,  muhteşem bir giriş yazısının ardından ele aldığı ilk konu İlim başlığıdır. Mukaddimesini okuyan biri, aslında kitabın ana fikrini ve gayesini anlamış olur. Akide bölümünden önce ilim konusunu ele alması,  onun bilgiye atfettiği önemi gösterir. İman ancak bilgi üzerine bina edilebilir; bir insanın bilmediği bir şeye iman etmesi söz konusu olamaz. Mülayim Sadık Kul Besmele, hamdele ve salveleden sonra, İmam Gazâlî ile  başladığımız İnsicam yazıları, araya giren güncel konular sebebiyle yön değiştirerek inkıtaya uğramış oldu. Bu vazifemizi yerine getirmek adına, güncel konuları erbabına bırakarak tekrar kaldığımız yerden devam etmek istiyoruz. Bazen şartların zorlamasıyla kendi kulvarımızdan çıkmış gibi olsak da netice itibariyle hepimizin…

Okumaya devam edin İmam Gazâlî’nin Kavramlarla Din Anlayışımız Arasında Kurduğu İlişki

Birinci Dünya Savaşı’nda Suriye ve Lübnan’da Açlık Felaketi

Cemal Paşa, Cebel-i Lübnan'ın Hristiyan fukarası için Marunî Patriği vasıtasıyla Papalık makamından yardım istedi. Harbiye Nazırı Enver Paşa, Papa’nın İstanbul temsilcisine yardım masraflarının Osmanlı Hükümeti tarafından karşılanacağı, yardımların Papa'nın belirleyeceği yetkililerin refakatinde dağıtılacağı ve bu yardımların Türk ordusu için kullanılmayacağı garantisini verdi. Fakat Papalığın defalarca yardım girişiminde bulunmasına rağmen İngiltere buna izin vermedi. Celil BOZKURT Prof. Dr., Düzce Üni. Akçakoca Bey Siyasal Bilgiler Fak. Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’na katılması ve birçok cephede mücadele etmesi, devlet ekonomisinin çökmesine ve farklı felaketlerin yaşanmasına neden olmuştur. Çanakkale Savaşları’nda alınan insanüstü zafere ve Kutü’l-amare ile Gazze’de İngilizlere vurulan büyük darbelere rağmen savaş, Osmanlı Devleti’nin çöküşüyle sonuçlanmıştır. Büyük Savaş’ın…

Okumaya devam edin Birinci Dünya Savaşı’nda Suriye ve Lübnan’da Açlık Felaketi

ABD ile İlişkiler Paralelinde Türkiye

Ortadoğu İlişkileri ve ABD’nin Trump’ın Liderliğinde Beklenen Yönelişlerinin ve Suriye Devrim Sürecinin  Ortadoğu Odaklı Jeopolitik Yansımaları -I- Türkiye’nin Ortadoğu’daki Arap ülkeleriyle olan ilişkilerinde yeni bir dönemin kapıları açılır. O sırada koalisyon hükümetinde Başbakan Yardımcısı pozisyonunda olan Necmettin Erbakan’ın Arap ülkeleri yöneticilerine hitapta kullandığı önde gelen motif ise, doğal olarak “İslâm kardeşliği” motifidir. Yusuf Yazar Yusuf Yazar, Ortadoğu –Değişen Dengeler- (1991), Enerji İlişkileri Bağlamında Türkiye ve Orta Asya Ülkeleri (2011); Ortadoğu’nun Son Yüzyılı (1901-2017) –Ateş Sarmalında Kaosun Yükselişi- (2017); ve Başlangıcından Bugüne Ortadoğu –Önemli Dönüm Noktaları Üzerinden- (2020) kitaplarının yazarıdır.              Birinci Dünya Savaşı sonrasında,  Osmanlı hükümranlığı altında görünen Ortadoğu[1] toprakları, savaşın  galipleri tarafından belirlenen  sunî…

Okumaya devam edin ABD ile İlişkiler Paralelinde Türkiye

İç Savaş Yıllarında Türkiye’nin Suriye Politikası

Eylül 2011’de, diyalog çağrılarına yanıt vermeyen Suriye yönetimi, Türkiye tarafından meşruiyeti olmayan bir yönetim olarak nitelendirilmiş ve muhaliflerin korunması ve desteklenmesi süreci başlatılmıştır. Bu doğrultuda, İstanbul’da Suriye direnişinin sivil-siyasi tabanında el-Meclis el-Vatani Suri adlı silahsız bir direniş grubu kurulmuş ve bu yapı, Esed yönetimini devirerek yeni bir düzen tesis etmeyi amaçlamıştır. Şehnaz FINDIK İNAN Şubat 2011’de Mısır, Tunus ve Libya'daki protestocuların demokrasi ve reform taleplerine destek vermek amacıyla Suriye’de çeşitli protestolar başlamış, Suriye güvenlik güçleri tarafından kontrol altına alınan gösteriler bir dizi tutuklamayı beraberinde getirmiştir. Mart 2011’e gelindiğinde güneydeki Dera kentinde, Suriye polisi hükümet karşıtı duvar yazıları yazdıkları gerekçesiyle 15 çocuğu tutuklamış ve onlara işkence…

Okumaya devam edin İç Savaş Yıllarında Türkiye’nin Suriye Politikası