Bir Soykırımcı Olarak Firavun

Burada o, altı sıfatla anılmıştır: Kendisini büyük görmek, halkı arasında bölücülük yapmak, insanları ezmek, erkek çocukların boğazlarını keserek öldürmek, kız çocuklarını sağ bırakmak ve bozgunculardan olmak. Mustafa ÖZEL Prof. Dr., FSMVÜ İslami İlimler Fak. Dünya tarihi acı ve tatlı, hazin ve sevinçli olaylarla doludur. Acıya, hüzne yol açanlar zalimlerdir. Bunlar insanlığın huzurunu bozarlar, kan akıtırlar, insanları yerlerinden yurtlarından ederler. Anaların gözyaşlarını akıtırlar, çocukları öksüz ve yetim bırakırlar. Varlıkları, serapa kötülüktür. Kitabımız Kur’an-ı Kerim biz insanlardan iyi ve güzel davranışlarda bulunmayı, kötü ve çirkin olanlardan ise uzak durmayı ister. Bunun için bizlere örnekler aktarır. Peygamberler iyinin, güzelin ve doğrunun örnekleri ve temsilcileridirler. Peygamberlere karşı çıkan, onları…

Okumaya devam edin Bir Soykırımcı Olarak Firavun

Afrika’da Batı Soykırımları

Berlin Konferansı’nda Afrika topraklarının Avrupalı ​​güçler arasında dağılımı Afrika'daki kültürel yapıları ve gelenekleri de bozmuştur. Berlin Konferansı’nın sonucu, Afrika topraklarını sömürgeleştiren ülkelerin değişen emperyalist etkileri nedeniyle günümüz Afrika siyasi iklimi üzerinde önemli bir etkiye sahipti. Mustafa EFE AFSAM Afrika Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Afrika’daki Batı soykırımlarının sebebi ve başlangıcı sömürgeciliktir. Coğrafi Keşifler diye masum bir ifade ile öğretilmeye çalışılan sömürgecilik harekâtı, Batı soykırımlarının ilk sistematik çalışmasıdır. Batılıların sömürgecilik faaliyetlerinde de aslında ilk hedef Afrika kıtası değildi. Batılı sömürgeciler Sahraaltı Afrika’yı asıl hedefleri olan dillere destan zenginliğiyle bilinen Hindistan’a gitmek isterken tesadüfen buldular. Bilinçli bir güzergâh seçimi değildi. Doğuya doğru gittikçe Hindistan’ın bulunacağı düşüncesiyle yola çıktılar.…

Okumaya devam edin Afrika’da Batı Soykırımları

Irkçılığın Zirvesi Soykırım

II. Dünya Savaşı’ndan sonra Batı’nın sözde barış ve huzuru temin maksadıyla kurduğu Milletler Cemiyeti, Birleşmiş Milletler, İnsan Hakları Mahkemesi, savaş suçlularını yargılamak üzere kurulan Adalet Divanı, bunların hiçbirisi tarafsız ve adil bir şekilde işlev görmediler, göremediler. Mucahid YILDIZ Yakın tarihimize yakından baktığımızda, iki büyük dünya savaşları öncesi ve sonrasında, yeryüzünde Osmanlı hakimiyetinin sonlandırılması ile üstünlük Batı’ya geçti. Batılılar Müslümanların hükmettiği yerlerde o zamana kadar diğer yerlerde yaptıkları zulüm ve katliamları yapamıyorlardı. Artık bundan sonra buralarda da meydanı boş bularak her türlü zulmü gerçekleştirmeye başladılar. II. Dünya Savaşı’ndan sonra Batı’nın sözde barış ve huzuru temin maksadıyla kurduğu Milletler Cemiyeti, Birleşmiş Milletler, İnsan Hakları Mahkemesi, savaş suçlularını…

Okumaya devam edin Irkçılığın Zirvesi Soykırım

Asimilasyondan Kıyıma: Doğu Türkistan Soykırımı

Çin devletinin Doğu Türkistan’da yürüttüğü demografi, göç ve doğum politikaları bölgenin doğal unsuru olan Müslüman Doğu Türkistan halkının, bölgeye sonradan göç ettirilen Han Çinli nüfusun içinde erimesini hedeflemektedir. Feyza Pınar YAŞAR Araştırmacı, Doğu Türkistan İnsan Hakları İzleme Derneği (ETHR) Doğu Türkistan’da süren zulüm ve baskı ele alınırken, bölgede uygulanan politikaların uluslararası hukuk açısından incelenmesi ve doğru kavramlar ile tartışılması özel bir önem taşır. Doğu Türkistan topraklarının Çin devleti tarafından işgal edilmesinden bu yana bölgede yaşayan Müslüman Türki halklar politik, dini ve milli kimlikleri sebebi ile sistematik bir şekilde baskıya maruz kalmış ve Çin devletinin temel doktrinlerinden biri olan Çinlileştirme politikası doğrultusunda asimilasyona zorlanmıştır. Bununla birlikte…

Okumaya devam edin Asimilasyondan Kıyıma: Doğu Türkistan Soykırımı

Sessiz Soykırım: Arakan

Burmalılar (Myanmarlılar), Arakanlı Müslümanların etnik temizliğinin kendi iktidarlarının devamı açısından zaruri bir “politik tedbir” olarak görüyor. 2000’li yılların başında Myanmar’da iktidara geçen cunta yönetimi de tıpkı öncekiler gibi tarihsel bir tehdit olarak gördükleri Arakanlı Müslümanlara karşı sert politik tedbirler aldı. Rejim güçlerinin istenmeyen grupları toplumdan tasfiye etmek için yaptığı bu soykırım, Arakanlıları bir kez daha yoğun olarak göç ettikleri Bangladeş, Tayland ve Malezya gibi komşu ülkelere itmiş oldu. Şehnaz FINDIK Yaklaşık 2 milyona yakın nüfusuyla Arakan (Rakhine), eski adı Burma olan ve 1989 yılında adını değiştiren Myanmar Birliği Cumhuriyeti’nin yedi eyaletinden biri. Bu bölgede yaşayan Müslüman halka Rohingyalar (Arakanlılar) deniliyor. “Rohingya” kelimesi, “lütfetme” ve “merhamet…

Okumaya devam edin Sessiz Soykırım: Arakan

Namibya ve 20. Yüzyılın İlk Soykırımı

19. yüzyılın sonlarına doğru tüccar, yerleşimci, misyoner ve askerlerden oluşan Alman sömürgecilerin Namibya topraklarına ayak basmasıyla bu topraklarda yaşayan yerli halkın kaderini değişmeye başlamıştır. Toprakların istilası ile başlayan bu yeni süreç karşısında yerli halk direnmeye çalışmış ancak Almanların yoğun şiddet içeren bastırma girişimleri karşısında büyük bir yok oluş ve parçalanma yaşamışlardır.    Serhat ORAKÇI Dr., Araştırmacı, İnsani ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (İNSAMER) Güney Afrika’nın Uluslararası Adalet Divanı’nda açtığı soykırım davasına İsrail lehine Almanya’nın müdahil olmak istemesi üzerine Namibya devleti Almanya’ya karşı kibar bir uyarıda bulunarak Almanya’nın öncelikle kendi işlediği soykırım suçları için gereğini yapmasını istedi. Almanların Namibya’da işledikleri insanlık suçları “20.yy’ın ilk soykırımı” olarak bilinir.…

Okumaya devam edin Namibya ve 20. Yüzyılın İlk Soykırımı

Sudan İç Savaşı ve Hızlı Destek Kuvvetleri

Sudan'ın içinde bulunduğu krizin gün geçtikte derinleşmesi, Dünya’daki en az gelişmiş ülkelerden biri olmasının hem sebebi hem de sonucu olarak ifade edilebilir. Ülke daha öncesinde de 1983 yılında başlayan ve 2005’e dek süren; sonuç olarak 2011 yılında Güney Sudan’ın, Sudan’dan ayrılarak bölünmesine sebebiyet veren bir iç savaş sürecini atlatmıştır. M. Said DURAN Giriş Sudan’da 15 Nisan 2023 tarihinde patlak veren çatışmalar ülke içerisinde bir iç savaşa dönüşmüş, bu savaştan ise şu ana dek milyonlarca sivil vatandaş etkilenmiştir.  Sudan Silahlı Kuvvetleri ile Hızlı Destek Kuvvetleri arasında yaşanan çatışmalar sürmekteyken güncelliğini koruyan olayları daha iyi anlayabilmek için tarihsel süreç hakkında bir bilgilendirme yapmak hedeflenmektedir. Darbe ve İç…

Okumaya devam edin Sudan İç Savaşı ve Hızlı Destek Kuvvetleri

Zulümden Başı Dönen Dünya

Taş taş üstüne baş baş üstüne bırakmamaya and içmiş İsrail, ABD ve diğer müttefikleri kadın erkek, genç yaşlı demeden, en çok da Firavunvari bir hınçla çocukları gece gündüz hiç durmadan 118 gündür katlediyor. Nihal PAKIRDAŞI Haydar-ı Kerrâr Hz. Ali, bir savaş esnasında düşmanı olan yiğitle epeyce vuruşarak sonunda onu yere yıkıp öldürmek üzereyken o düşman askeri Hz. Ali'nin mübarek yüzüne tükürdü. Bunun üzerine Hz. Ali düşmanını bırakarak ayağa kalktı: -Yürü git, seni öldürmekten vazgeçtim, serbestsin, dedi. Savaşçı bu duruma şaştı: -Beni alt edip öldürmek üzereyken neden vazgeçtin. Seni ne alıkoydu? diye sordu. Hz. Ali cevap verip şöyle dedi: -Ben seninle Allah yolunda ve sırf Allah'ın…

Okumaya devam edin Zulümden Başı Dönen Dünya

İsmail Kara ile Yeni Kitabı “Resimli Cumhuriyet Din Kitabı” Üzerine

"Bu kitap hayli farklı; her şeyden önce bir asırlık Cumhuriyet tarihi boyunca geniş mânasıyla dinle, Müslümanlıkla, laiklik politikalarıyla, din-siyaset ilişkileriyle, mevzuatla, dinî yaşantıyla alakalı bütün meseleleri bir şekilde ve birbiriyle irtibatlı olarak ele alması hedeflenmiştir. Onun için laiklik gibi, din eğitimi, Diyanet gibi ana konular yanında cami mimarisi de var, Medeni Kanun ve türbeler de var, başörtüsü yanında medeniyet ve Avrupa fikri de, hilafet ve İslâm dünyası yahut Kudüs meselesi de var. 70 başlık…" Prof. Dr. İsmail KARA ile yeni kitabı "Resimli Cumhuriyet Din Kitabı"nı konuştuk. İstifadenize. İNSİCAM S- Kıymetli hocam evvela böyle abidevi bir eser ortaya koymanızdan dolayı teşekkürlerimizi sunarız. Okuyucular nezdinde ilgi ve…

Okumaya devam edin İsmail Kara ile Yeni Kitabı “Resimli Cumhuriyet Din Kitabı” Üzerine

Depremin En Uzun Yılı

Şehirlerde gördüğümüz manzara gerçekten ne filmlerdeki, ne de fotoğraflardaki gibiydi. Hemen hemen her şey başkalaşmış, yabancılaşmış bir şey olarak karşımızda duruyordu. Karşımızda duran şeyin nasıl bir etkiyle nasıl bir hareketle oluştuğunu anlamamızsa oldukça güçtü. Necip EVLİCE 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depreminin üzerinden bir yıl geçti. İstanbul’dan gelen bir grup arkadaşımızla Ankara’da buluşup, depremin onuncu gününde Kahramanmaraş’a doğru yola çıktığımızda, gittiğimiz yerlerde neyle karşılaşacağımızı, nasıl bir yıkımla karşılaşacağımızı sadece televizyon ve basımdan gördüklerimizle kestirmeye çalışıyorduk. Kahramanmaraş’a vardığımızda bu büyük yıkımı algılamak için televizyonların gösterdiklerinin ya da gazetelerdeki fotoğraflarda gördüklerimizin yetmeyeceğini hemen anlamıştık. Depremde şehirler büyük ölçüde yıkılmıştı ama asıl yıkım kelimenin tam anlamıyla yapılardan öte insanların…

Okumaya devam edin Depremin En Uzun Yılı