İslamcılık Ne Demektir?

Bizim anladığımız şekliyle “İslamcılık” işte tam da bu şekilde mü'min olmanın farklı bir ifadesidir. Batı literatüründe İslamcılık daha farklı mecralara çekilmek suretiyle, birçok mefhumda olduğu gibi aslından uzaklaştırılmıştır. Mucahid YILDIZ Her şeyden önce biz Allah'ın varlığına ve birliğine, Hz. Muhammed (s.a.v.)'in O'nun kulu ve resulü olduğuna iman eden mü'minleriz. Mü'minin amentüsünü de bilmeyenimiz yoktur herhalde. 'Ey iman edenler iman ediniz!' (Nisa Suresi, 136) emri mucibince İslam'a sımsıkı sarılıp emir ve yasaklarını harfiyen yerine getirmek için azami gayret göstererek ancak gerçek Müslüman ve mü'min olabiliriz. Bizim anladığımız şekliyle “İslamcılık” işte tam da bu şekilde mü'min olmanın farklı bir ifadesidir. Batı literatüründe İslamcılık daha farklı mecralara çekilmek…

Okumaya devam edin İslamcılık Ne Demektir?

Cevat Özkaya ile İslamcılığın Dünü, Bugünü ve Yarını Üzerine

Cevat Özkaya, 1954 yılında Samsun Çarşamba’da doğdu. Perşembe Öğretmen Okulu’ndan mezun oldu. 1974 yılında Türkçe Eğitim Enstitüsü’nden mezun oldu. Birkaç ay Trabzon Öğretmen Okulu’nda öğretmenlik yaptı. Pınar dergisi yazı işleri müdürlüğü yaptı. 1976 yılında basın hayatına atıldı. 1978 yılında kapattığı Pınar dergisini 1980’li yıllarda Pınar Yayınları olarak yeniden kurdu. O günden bu güne yayıncılık ve vakıf işleriyle uğraşıyor. İNSİCAM Siz İslamcılığı nasıl tanımlıyorsunuz? İslamcılık 19. yüzyıl ortalarında ortaya çıkmış, Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılma sürecine girmesiyle beraber nasıl devleti kurtarabiliriz zihniyeti ile yani Türkçülük, İslamcılık, Osmanlıcılık gibi düşüncelerle ortaya koyulmuş. En azından bizim coğrafyamızda, Mısır’da Cemaleddin Afgani ile birlikte İslam’ı bütün unsurlarıyla beraber yaşatmaya çalışmış, Said Halim…

Okumaya devam edin Cevat Özkaya ile İslamcılığın Dünü, Bugünü ve Yarını Üzerine

Âkif Emre’nin İslâmcılık Anlayışına Dair Notlar

Âkif Emre bu tanım ve girişle aslında zannedildiği gibi İslâmcılığın salt reaksiyoner ve refleksif bir tavır olmadığını izah etmiştir. Evet İslâmcılığın reaksiyoner ve refleksif bir yapısı vardır. Fakat bu yapı, düşüncenin tamamı şeklinde okunamaz. Reaksiyoner yapısının temelinde uzun süreli bir oluşum ve dünyadaki farklı anlayışlardan beslenen bir birikim mevcuttur. Bu birikim anlaşılmadıkça ve konuşulmadıkça yapılan analizler eksik kalacaktır. Burak ÇETİK Editör-Yayıncı Âkif Emre’yi vefatından sonra tanıyanlardanım. Bu durumdan her ne kadar mahzun ve mustarip olsam da hâlâ kendisini tanımayanların olduğunu düşününce, sonradan tanımanın da önemli bir nimet olduğunun farkındayım. Türkiye’yi, dünyayı ve Müslümanları çok iyi okuyan, yaptığı tespit ve eleştirilerle ufuk açan, klas duruşunu hiç…

Okumaya devam edin Âkif Emre’nin İslâmcılık Anlayışına Dair Notlar

Ontolojik Olarak Seküler Müslümanlık Mümkün mü?

Din, sadece akıl ile tecrübe edilemez. Herkesin kendi aklını tanrısallaştırdığı seküler dünyada çatışma üstüne çatışma doğması şaşırtıcı değil. Seküler dünyanın hastalıkları günden güne artarken hayatın içinde dinamik kalması zorunlu olan İslam anlayışını yeni bir durummuş gibi lanse etmek onu hafızasızlaştırmaktır. Gözde ÇİMEN İnkâr Etmek Yerine Etkisiz Kılmak İnsanın anlam arayışında felsefi akımlar, düşünceler hayatımızın bir parçası. Bu çaba mutlaka olacak ve olmalıdır da. Hepimiz kendimize illa ki bir yol seçeceğiz ve bu yollar, kimi için hazzın peşinden koşarak istikbalini çizdiği, kimi için de kendini ve yaratıcısını tanımak için bir sebep olacak. Sekülerizm bu yollar içerisinde modern dünya için en önemlisi. Kamusal alanın dini olan her…

Okumaya devam edin Ontolojik Olarak Seküler Müslümanlık Mümkün mü?

“Türkiye’nin İslamcı Düşünürleri”*

Ahmet Cevdet Paşa’dan Ali Bulaç’a kadar anlamlı bir küme oluşturmaya çalışan yazar, Türk modernleşmesinin soru işaretlerini, düşünürlerin temel savunuları üzerinden açmaya çalışmıştır. Düşünürler arasındaki sürecin iki yüz yıla tekabül etmesi ise her düşünürün kendi çağında yeniden kritik edilmesine alan açmıştır. Betül YAVUZ Çağdaş Türk Düşüncesi, İslamcılık, Türk Siyasi Hayatı, İdeolojiler ve Kültür üzerine çalışmaları olan Ercan Yıldırım, yeni kitabı Türkiye’nin İslamcı Düşünürleri ile okuyucusunu selamlıyor. Kendi yazı serüveninde İslamcılığın modern dönem fikriyatı ile diyalektiğini inceleyen yazar, 2022 yılında yayınlanan İmparatorluk’tan Ulus Devlete İslâmcılık eseriyle 18. yüzyılda Batı medeniyetinin güç kazanıp Müslümanlara karşı kurduğu üstünlüğü, hem devlet hem de İslâm âlemi mütefekkirlerinin yapması gerekenler olarak tartışmaya…

Okumaya devam edin “Türkiye’nin İslamcı Düşünürleri”*

(Gül Muştusu’ndan)

... Yetiş ayağının tozu olduğumuz peygamber Yetiş her zaman diri olan varlığınla Yetiş yak lâmbamızı Yetiş aydınlat karanlığımızı Yetiş yeşillendir çöllerimizi Yetiş dirilt insanımızı Seni sevenin ismiyle yetiş bize Yetiştir bize Günahlarımızı kül edecek ateş harmanını Verim yağmuru insin ülkemize Mekke'ye Medine'ye Şam'a Kudüs'e Bağdat'a İstanbul'a Semerkand'a Taşkent'e Diyarbekir'e Yetiş Peygamber imdadı yetiş Yetiş Allah'ın izniyle Yetiştir erlerini Diriliş bayraklarını taşıyan Şehit gömleklerini peşin giymiş Ateşten, sudan geçer gibi geçen Allah önünde her varı yok gören Dağların üstünde erip Kentlere şafaklar gibi ağan Küçük askerlerini Gül diksinler diye yeni topraklarına İnsanın ta gönlüne Yetiştir erenlerini Allah'ım Âmin (1969) Sezai Karakoç (Gün Doğmadan, syf. 403-404)

Okumaya devam edin (Gül Muştusu’ndan)

Yusuf’un Yolunu Gözleyen Kuyu

Lakin umut kesilmez elbet, kim bilir belki bir sonbahar yağmuru ıslatır da kurumuş duvarlarını, bir kabul olmuş duaya rastlar yakarışların. Bir Yunus’un teri damlar bağrına da onun hatırına akar kuruttuğun çoban çeşmesi. Belki o çeşmeden damlalar dolar bağrına da bilirsin o vakit. Bu Yunus da nereden çıktı, nereden gelir, nereye gider. Hakikatte Yusuf kimdir, ya ben kimim? Kenan neresi? Derviş Çelebi Çizgi: Hasan Aycın Kendinizi kör kuyu gibi hissettiğiniz oldu mu hiç? Öyle ki içine atılan küçük bir çakıl taşının yankısını bile kendine saklayıp geri vermek istemeyecek kadar hasis, duvarlarında yeşermeye çalışan bir tutam yosundan bile yoksun, bir kurbağa sesine olsun muhtaç. İçinde var olan…

Okumaya devam edin Yusuf’un Yolunu Gözleyen Kuyu

Önü ve Arkası ile Yargı

Ön yargı yapısı dolayısıyla bir prangadır. İnsanın kör noktasını artırır. Keşfe engel olması dolayısıyla akla törpüdür. Pratik olması dolayısıyla cazip olsa da sinsi tahribatında müdavimdir. Pek çok alanda bağımsızlık için meseleler ile ilk mülaki oluşta mümkün olduğunca ön yargısız bir temas şarttır. Mustafa ESER “ ‘İlerleme’ Batı modernitesinin “köşe taşı”dır. Modernizasyon, ilerleme adına gerçekleştirilir. Kalkınma, ilerlemeye hizmet eder, yapım ve yıkım projeleri, beş yıllık planlar, dramatik değişimler vs. hepsi de “ilerleme” olarak nitelendirilen sihirli varlık adına yapılır. Kahire’nin küçük bir kasabasının dar bir sokağındaki adama veya New York’un geniş bir caddesindeki küçük bir çocuğa, Paris’te bir bulvardaki yaşlı adama veya Çin’de otobanda kamyon süren bir…

Okumaya devam edin Önü ve Arkası ile Yargı

İnci Mercan Gerdanlığı -28-

İrbâd b. Sâriye (R.A.) Rasulullah’ın ilk tavsiye ettiği şey takva oldu. Takva, ahiret azığıdır. İnsanı ebedi azaptan kurtarır, cennete ulaştıran en hayırlı elbisedir. Takva, Allah’a saygı duymak, yasaklarına düşmekten sakınmak, korunmak, emirlerine sımsıkı sarılmak, O’nun rızasına nail olmayı ümit ve azabına maruz kalmaktan endişe etmektir. Büyük bir dikkat ve itina ile sırat-ı müstakim üzere yürümektir ve insanların en üstün olanları, kim olurlarsa olsunlar ve nerede bulunurlarsa bulunsunlar, takva sahibi olanlardır. Ahmet POÇANOĞLU Emekli Konya İl Müftüsü                                                                                                                                                 28. HADİS  حديث عرباض بن سارية: حدثنا عبد الرحمن بن عمرو السلمي، وحجر بن حجر، قالا: أَتَيْنا العِرْباضَ بنَ ساريةَ -وهو ممَّن نزَلَ فيه:  {وَلَا عَلَى…

Okumaya devam edin İnci Mercan Gerdanlığı -28-

Kırk Kandil -28-

Ümmü'l-Müminin Sevde Bint Zem'a Sevde’nin Hz. Peygamber’le evlendiği sırada yaşlı bir kadın olduğu rivayetleri, yanlış değerlendirmeler yapmaya yol açmıştır. Sevde, Hz. Peygamber’le evlendiği sırada onunla aynı yaşlarda hatta belki de ondan daha genç bir hanımdı diyebiliriz.  Rıza SAVAŞ Prof. Dr., Dokuz Eylül Üni. İlahiyat Fak. Emekli Öğretim Üyesi Kureyş’in Amir b. Lüey oğulları boyuna mensup olan Sevde’nin annesi Medine asıllı Neccar oğullarındandır. İlk Müslüman olanlardan olan amcasının oğlu Sekran b. Amr ile evlendi. Mekke’de Müslüman olarak yaşama imkânı kalmayınca bu aile ikinci kafile ile Habeşistan’a hicret etmek zorunda kaldı. Bu aile gibi Sevde’nin kardeşi Malik b. Zem’a da eşi Umeyra ile beraber bu hicrete katılmış…

Okumaya devam edin Kırk Kandil -28-