Hakikati Kaybetmek ve Gazze Pusulası

Gazze bugün bir coğrafyadan daha fazlasıdır. Gazze bir testtir. İnsanlık için, inanç için, siyaset için, medya için, kurumlar ve bireyler için bir ahlak pusulasıdır. Oraya bakan herkes, hangi tarafta durduğunu görmekte ve hakikati yeniden inşa edebilmek için onu anlamak zorundadır. Çünkü Gazze’de yaşananlar, sadece zulmün değil, aynı zamanda direnişin, onurun, sabrın, adanmışlığın da hikâyesidir. Ahmet Emin DAĞ Dr. Ekim 2023’te başlayan Aksa Tufanı, yalnızca bir direnişin adı değil, hakikatin, vicdanın ve insanlığın merkezini kaybettiği bir çağın aynasıdır. Gazze’de yaşananlar artık bir çatışmanın, bir savaşın, bir operasyonun sınırlarını çoktan aşarak insanlığın tüm değerlerinin sınandığı bir imtihan haline gelmiştir. Dünyanın gözleri önünde, canlı yayınlarla, bedenlerin yanışını, çocukların…

Okumaya devam edin Hakikati Kaybetmek ve Gazze Pusulası

Zahide Tuba Kor ile Aksâ Tufanı Üzerine

"Gazze’de ateşkes planı, acaba Hudeybiye Anlaşması gibi olabilir mi, Müslümanlara güçleninceye kadar zaman kazandırabilir mi diye düşünülebilir. Korkarım ki biz Müslümanlar zilletten çıkıp bağımsızlaşıncaya ve güçleninceye kadar Evanjelik-Yahudi ortaklığı bölgesel hedefine ulaşacaktır. 77 yıldır Filistin işgal altında olduğu halde gerekli hazırlıkları yapmamışız; hamaset kolaycılığından çıkıp bundan sonra mı yapacağız?" Orta Doğu Uzmanı Zahide Tuba Kor ile Aksâ Tufanı'nı konuştuk. İstifadenize. İNSİCAM Hocam, sizce Gazze’de yaşanan felaketlerin ardından “sonrası” için mümkün senaryolar nelerdir? Maalesef olumlu bir senaryo göremiyorum. İsrail, Batı’nın tam desteğini alıp vahşeti en ileri boyutta kullanarak Gazze’yi yok etmeye çalıştı; ama Gazzelilerin iki yıldır tek başlarına ölümüne direnişi karşısında hedeflerine ulaşamadı. İsrail ilk defa…

Okumaya devam edin Zahide Tuba Kor ile Aksâ Tufanı Üzerine

Üniversitelerde Siyonist Baskıyı Aşmak: Epistemik Aksa Tufanı

Hiçbir ideolojik ayrım, Gazzeli bir çocuğun yaşam hakkından daha değerli olamaz. İbrahim Özcoşar Prof. Dr., Mardin Artuklu Üni. Rektörü Siyonizmin akademideki/üniversitelerdeki baskısı, iç içe geçmiş düşünsel ve kurumsal katmanlardan oluşmaktadır. Siyonizm, bilim ve akademiyle teorik anlamda güçlü bir ilişki düzeyi inşa ederek etki alanını genişletmeye çalışmaktadır. Siyonizm ve bilim ilişkisini, teknik ve teorik bir dille; Hakikatle epistemi arasındaki kopuşun ontolojik bir tehlikeye dönüşmesi olarak özetleyebiliriz. Bu teknik tanım şu anlama gelir: Siyonizm; bilgiyi-bilimi, hakikati ortaya çıkarmanın aracı olmaktan ziyade, hakikati örtmeye yönelik epistemik ve yıkıcı bir güce dönüştürme çabası içerisindedir. Bilimin, siyonist amaçlara hizmet edecek bir manipülasyon aparatına dönüştürülmesinin bütün insanlığı tehdit eden bir tarafı…

Okumaya devam edin Üniversitelerde Siyonist Baskıyı Aşmak: Epistemik Aksa Tufanı

7 Ekim Sonrası Filistin Meselesinin Küreselleşmesi

İsrail’in çatışmayı bölgeye yayma noktasında açık niyet ve politikaları, küresel sonuçları olabilecek bölgesel güvenlik riskleri ortaya çıkarmıştır. Nitekim Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın henüz 25 Ekim 2023’te yaptığı “Ya büyük bir savaşa, ya büyük bir barışa gideceğiz” sözleri, meselenin küresel riskleri açısından erken ve önemli bir öngörü olmuştur. Ahmet Hüsrev Çelik Doç. Dr., Düzce Üni. Filistin meselesi, yüz yılı aşan ve kesintisiz devam eden en uzun sorunlardan birisidir. Son yüzyılı aşkın zamandır, sorunun seyri önemli kırılma noktalarıyla, önemli hadiselerle farklı safhalar içerisinde devam etmiştir. 1917’de bölgenin Osmanlı’nın elinden çıkmasından 1948’de İsrail’in kurulmasına kadar geçen dönem, kendine özgü koşullarıyla bir safhayı oluşturmuştur. 1948’de İsrail’in kurulduğunun ilanı, meseleyi…

Okumaya devam edin 7 Ekim Sonrası Filistin Meselesinin Küreselleşmesi

Gazze Soykırımı

Yaptıkları araştırmalarda, Gazze'de yaşanan soykırım için somut delil bulamadıklarını duyurdular. İsrail, yaklaşık 70 bin sivili katletti; yüz binlerce masum yaralandı, her gün insanlar açlıktan can verirken, İngiltere devlet olarak Gazze'de yaşananlara dair somut delil bulamamış. Aslan BALCI Gazeteci-Yazar Gazze Direnişi Maskeleri Düşürdü Üçüncü yılına giren Aksa Tufanı Direnişi, bütün teknolojik ve stratejik hesaplamaları altüst etti. Küçük bir topluluk, kendini “süper güç” zanneden tiranlara karşı cesurca mücadele ederek, onların yenilebileceklerini bir kez daha dünyaya göstermiş oldular. Ayrıca Gazze destanı, dünyadaki birçok maskeyi düşürdü. Soykırım karşısında küçücük çocukların metaneti ve konuşmaları, tarih kitaplarında ders olacak nitelikte olduğuna şahit oluyoruz. 365 kilometrekare olan Gazze’yi işgal etmeye çalışan barbar…

Okumaya devam edin Gazze Soykırımı

Konvansiyonel Savaş ve Kaybolan İmaj İkileminde İsrail

Bu metotta İsrail’in yenilmezlik mitini, güvenlik açığını göstermek birincil hedefti. İsrail’in dış ilişkilerinde hata yapmasına, panikle kendi taşlarını ortada oynamasına imkân tanıyacak bu zafiyet, tünellerin dibindeki birkaç cesur ve atik savaşçının elinde projelendi. Şehnaz FINDIK İNAN 7 Ekim 2023 tarihinde işgalci yerleşimcilere yönelik başlatılan Aksa Tufanı Harekâtı, İsrail’in asimetrik bir saldırıya karşı koymadaki kırılganlıklarını gözler önüne serdi. İsrail, “savunma kuvvetleri” olarak adlandırdığı işgal ordusunun meşruiyetini ve imajını korumak için uluslararası kamuoyuna “terörle mücadele” tezlerini sundu. Bu anlamdaki kavramları teorik çerçeveden sıyırarak kendince yeniden tanımlayan işgal devleti, savunma kuvvetlerinin Gazze’den gelecek hemen her saldırıya karşı daima hazır, teknolojik olarak donanımlı ve sözde insancıl olduğunu anlatmada epey…

Okumaya devam edin Konvansiyonel Savaş ve Kaybolan İmaj İkileminde İsrail

Leyla Al Arian ile Filistin, Kültür ve Medyayı Konuştuk

Kamera tanıklık eder. Yalanlar ve çarpıtmalar karşısında gerçeği muhafaza eder. Gazze’deki soykırım sırasında Filistinlileri gayrimeşru, insanlık dışı ve şeytanlaştırılmış göstermek için sistematik bir kampanya yürütüldüğünü gördük. Röportaj: Mehmet YETİM S: Merhaba Leyla Hanım, röportaj talebimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Çalışmalarınızı yakından takip ediyoruz ve çok değerli, anlamlı bir mücadele yürüttüğünüze inanıyoruz. Duyarlılığınızı ve çabanızı takdir ediyoruz. İçinden geçtiğimiz bu zor zamanlarda sizinle bir röportaj yapmak istedik. Bir insanın kendi hikâyesini anlatması hiçbir zaman kolay değildir; ancak sizinle buradan başlamak istiyorum. Leyla Al-Arian kimdir? C: Benim adım Leyla Al-Arian. Washington DC’de bulunan Al- Jazeera English’in ödüllü belgesel programı Fault Lines’ın yapımcısıyım. 1948’de İsrail kurulduğunda evlerinden…

Okumaya devam edin Leyla Al Arian ile Filistin, Kültür ve Medyayı Konuştuk

Birinci Dünya Savaş’ında Osmanlı Ordusunda Görev Yapan Gazzeli Subaylar

Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı ordusunda mücadele eden Arap askerlerin bir kısmı da Gazze doğumluydu. Bu askerlerin içinde general rütbesinde subaylar olduğu gibi, er rütbesinde de yüzlerce asker bulunmaktaydı. Celil BOZKURT Doç. Dr., Düzce Üni. Osmanlı ordusu, Yeniçeri Ocağı’nın 1826 yılında kaldırılmasıyla birlikte büyük oranda Anadolu’daki Türkmen aşiretlerine dayanmaya başladı. Azınlıkların, gerileme döneminde yürüttükleri ayrılıkçı isyanlardan sonra Osmanlı ordusunda gayrimüslim askerlerin istihdamı kısıtlandı. Gayrimüslim askerler, sadece geri ve tali hizmetlerde orduda görevlendirildi. Birinci Dünya Savaşında Osmanlı ordusu, ağırlıklı olarak Anadolu Türkleri ve Arapların yoğun olduğu diğer Müslüman unsurlardan oluşmaktaydı. Osmanlı Devleti, Müslüman milletler içinde Arapları “kavm-i necip” diye onurlandırıp onları ayrıcalıklı bir statüde değerlendiriyordu. Osmanlı sultanları,…

Okumaya devam edin Birinci Dünya Savaş’ında Osmanlı Ordusunda Görev Yapan Gazzeli Subaylar

Şiir Gazze’den Sonra Değil, Gazze ile Birlikte Yazılır!

Gazze’den sonra hiçbir şey olmayacaktır. İnsanlığın vicdanı, öyle bir milada izin vermeyecektir. Gazze vardır; düşmanları sevindirecek bir sonrası yoktur. Gazze henüz bitmedi ve bitmeyecektir —henüz kâğıda geçmemiş, yüreğe oturan şiir gibi. Gazze’den sonra değil, Gazze ile birlikte destan yazmak, direnişin türküsünü söylemek, olup bitenin oldubittiye gelmesine izin vermeyen hülyaların filmini çekmek gerekiyor. Hüseyin AKIN Yazar-Şair Yahudi asıllı Alman filozof Theodor Adorno, Nazilerin memleketini ele geçirmesi üzerine uzun süre ABD’de yaşamak zorunda kalmıştır. Çok alıntılanan “Auschwitz’den sonra şiir yazmak barbarlıktır.” sözü ona aittir. Auschwitz, Nazi Almanyası’nın 4,5 yıl içinde işgal ettiği Polonya’nın Güney Oswiecim kenti yakınında kurduğu toplama kampının adıdır. Bu kampta 1,1 milyonu aşkın kişinin…

Okumaya devam edin Şiir Gazze’den Sonra Değil, Gazze ile Birlikte Yazılır!

İzzeddin el-Kassam’ın Mirası: Fikir ve Aksiyon

Kassam’ın metodu, cehaletle mücadele, sosyal adalet arayışı ve işgalcilere karşı cihad üzerine kuruluydu. Bugünkü Filistin direnişinde bu üç eksenin izlerini görmek mümkündür. Hamas’ın silahlı kanadı olan Kassam Tugayları, adını onun mirasından alırken yalnızca ismen değil, yöntemsel olarak da ona müntesip olduklarını göstermek ister. Eğitim faaliyetleri, toplumsal dayanışma çalışmaları ve silahlı direniş pratikleri, Kassam’ın bütüncül yaklaşımını günümüzde de yaşatan unsurlardır. Abdullah KOÇ “Bizde teslimiyet asla ve asla yoktur, zira bu Allah yolunda cihaddır.” - İzzeddin el-Kassam Filistin direnişinin en bilinen unsurlarından biri olan Kassam Tugayları’nın ismi, kökenini Suriye’nin Cebele şehrinde doğmuş bir ilim ve mücadele adamı olan İzzeddin el-Kassam’a dayanır. Onu sıradan bir biyografik figürden ayıran…

Okumaya devam edin İzzeddin el-Kassam’ın Mirası: Fikir ve Aksiyon