Sezai Karakoç’un Hâtıralar’ında Necip Fazıl -II-

Sezai Karakoç Mülkiye son sınıfta iken Büyük Doğu’nun hazırlanmasına yardım eder. Bu sırada birçok kişiyi tanır. Bunlar arasında Asaf Halet Çelebi, Mustafa Şekip Tunç gibi şairler ve ilim adamları vardır. Mustafa ÖZEL Prof. Dr., FSMVÜ İlahiyat Fak.  (Geçen sayıdan devam) Üstad’ın hapisten çıktığı gün, birlikte bazı yerleri dolaşırlar, sonra mimar yeğeninin ofisine uğrarlar. Bir süre Necip Fazıl’ın azlettiği avukat Danyal Kayalıbay gelir, elinde bir hediye paketi vardır. Paket açılınca içinden içki şişesi çıkar. Üstad kızar ve avukatı azarlar. Avukatın üzüldüğünü görünce de pişman olur. Sezai Bey bu durumu, kaderin bir ironisi olarak görür. Hayatını İslam davasına adamış birine tebrik için içki getirilmiştir. Her şeye rağmen…

Okumaya devam edin Sezai Karakoç’un Hâtıralar’ında Necip Fazıl -II-

“Müslümanlık” Değil, Tırnaksız Olarak Müslümanlık

Büyük sanatçı olabilmek için aslında kendi geleneğinin içinde yeniliklere gitmek ve yeni şeyler üretmek gerekir. Geleneğin dışına çıkılarak, belli bir kesimin sanatını taklit ederek büyük sanatçıdan söz etmek doğru olmayacaktır. Betül ZEYREK Dünyanın kalbini dinle geliyor adım adım Dallar meyvaya dursun toprak tohuma dursun İnsan barışa dursun selama dursun zaman Sabır savaş zafer. Adım: MÜSLÜMAN Bu mısralar Erdem Bayazıt'ın "Sürüp Gelen Çağlardan" şiirinden. Bu şiir ile neden başladım, çünkü bu eser ismini bu şiirin son dizesinden alıyor: "Adım Müslüman". Kitap, Prof. Dr. Vejdi Bilgin Hoca tarafından kaleme alınmış. Beyan Yayınları tarafından Ekim 2020’de İstanbul’da yayımlanmış. Eserin tam olarak adı: “Protest Dini Müziğin Edebi ve Sosyo-Politik…

Okumaya devam edin “Müslümanlık” Değil, Tırnaksız Olarak Müslümanlık

Düş Kurmadan Düşünmek Mümkün Mü?

İnsanoğlunun tarihi, bir hayaller/düşler tarihidir dersek bir miktar abartmış olabiliriz ama gerçeğin de çok uzağına düşmeyiz! Kemal Mansur Toprak ve üfürülmüş ruhun bileşkesi olan insan, geniş bir değerler spektrumunda seyr-ü sefer etmektedir. Ahsen-i takvim ile esfel-i safilin arasındaki uzun menzilli bu sarkaç insanın ıstırabı olduğu kadar imkânıdır da. Yüce kitabın insan tavsifine baktığımızda bu varoluşsal gerçeği apaçık görüyoruz. “Yer”e ait olan ama yerle yetinmeyen bir varlık insan. Dünyada konumlandırılışının süreli sınırlı bir dilim olduğunun ayrımında olması onu her anlamda telaşlandırmaktadır (acul). Çünkü aslında ebedi bir yurdun geciktirilmiş namzedidir. Ruhunu kuran dinamikler bu verili âlemin değil, ebediyetin dinamikleridir. Onun metafizik ilgisi hatta takıntısının temelinde bu yatar.…

Okumaya devam edin Düş Kurmadan Düşünmek Mümkün Mü?

Kırk Kandil -14-

Hz. Peygamber’in İstişare Ettiği Eşi: Ümmü Seleme Uhut savaşında aldığı yaranın iyileşmemesi sonucu şehit olan Ebu Seleme’den sonra çok üzülen eşi Ümmü Seleme yine sabretmeye devam etti. Rıza SAVAŞ Prof. Dr., Dokuz Eylül Üni. İlahiyat Fak. Emekli Öğretim Üyesi Kureyş kabilesinin Mahzum oğulları koluna mensup olan Ümmü Seleme’nin adının Hind olduğu kaydedilmiştir. Büyük oğlu Seleme sebebiyle bu künye adının önüne geçmiştir.  Mahzum oğullarından Ebu Seleme ile evli olan Ümmü Seleme kocasıyla beraber ilk Müslüman olanlar arasına katıldılar. On bir ve on ikinci sırada İslam’ı kabul eden ve Kur’an’ın “ilk öncüler” dediği Müslümanlar grubuna katılan bu aile, Hz. Peygamber’in en büyük düşmanlarından olan Ebu Cehil’in oymağı…

Okumaya devam edin Kırk Kandil -14-

İnci Mercan Gerdanlığı -13-

Abdullah ibn-i Abbas (R.A.) Bayram namazları kadın, erkek ve çocukların katılımıyla kılınırdı. Hz. Peygamber önce namazı kıldırır ve ardından da hutbe okurdu. Hz. Peygamber, “Birinizin eşi mescide gitmek için kendisinden izin istediğinde ona engel olmasın” diyerek hanımların mescide gelmelerini ve hutbeyi dinlemelerini istemiştir. Ahmet POÇANOĞLU Emekli Konya İl Müftüsü Abdullah İbn Abbâs İbn-i Abdülmuttalib İbn-i Haşim İbn-i Abd-i Menaf İbn- Kusay İbn-i Kilab İbn-i Mürre İbn-i Ka’b İbn-i Lüey İbn-i Galib İbn-i Fihr İbn-i Nadr (Kureyş) İbn-i Kinane İbn-iHuzeyme İbn-i Müdrike İbn-i İlyas İbn-i Mudar İbn-i Nizar İbn-i Ma’d İbn-i Adnan Hadisi:     “Ramazan Bayramı namazında Allah'ın peygamberi (s.a.v), Ebu Bekir, Ömer ve Osman ile…

Okumaya devam edin İnci Mercan Gerdanlığı -13-

Seramik Saksıdan Merhametin Zaferine Uçmak

Evet, elbette kanadı kırık kuş merhamet ister! Kuş hangi şartlarda kanadı kırılmış sayılır peki? Ve acaba merhamet tam da vaktinde ulaşır mı o kuşa? Zehra TUNÇ İMH Genel Sekreter Yardımcısı Galiba insanoğlunun en çok pörsüttüğü kavramlardan biri "merhamet". Sorsan herkes merhametli; ağaca, böceğe, kurda, kuşa, sokaktaki köpeğe, karnı aç sırtı açık kimsesizlere! Peki, ya dostuna? İnsanın birine merhametle davranması için muhakkak elle tutulur gözle görülür bir yoksunluğu, bir yoksulluğu olmalı sanıyoruz. Oysa adalet ve dürüstlük olmadan merhametin yavan bir acıma duygusundan ibaret olduğu bir gerçek. Ve bu sizi daha çok yaralar muhakkak. Size yalan söyleyen biri ne kadar merhametli olabilir? Gerçeğin üstünü örtmekle Allah'ın Rahman…

Okumaya devam edin Seramik Saksıdan Merhametin Zaferine Uçmak

Kişinin Kendine Merhameti

Merhamet, tebessümle, baş okşamakla, karın doyurmakla, affetmekle ilgili olduğu kadar kişinin kendi istikbali ve ahireti için yapacağı her türden hayır ve güzellikle de ilgilidir. Şehnaz FINDIK Çizgi: Hasan Aycın Merhametin ihtiva edindiği manalara daima “öteki” olana karşı bir vicdan duygusu üzerinden yaklaşılır. Oysa merhamet, bir anlamda da insanın kendi şahsiyetinden başlayarak mevcudata karşı adalet ve ihlasla muamele etme halidir. Merhamet, tebessümle, baş okşamakla, karın doyurmakla, affetmekle ilgili olduğu kadar kişinin kendi istikbali ve ahireti için yapacağı her türden hayır ve güzellikle de ilgilidir. Ancak söz konusu merhamet olduğunda diğerkâmlık, fedakârlık ve samimiyet duygularını daima ikinci şahıslar üzerinden düşünüyor ve kendimizi bu merhametin muhatabı olan ana…

Okumaya devam edin Kişinin Kendine Merhameti

Merhametin Rahmeti

Merhamet etmek, değer vermektir bir de. İlişkinize emek harcayabilmektir. Kaliteli vakit geçirebilmektir merhamet ettiğinizle. Özellikle en yakınımızdakilerle. Onlara bize verilmiş birer emanet nazarı ile bakabilmek ancak merhamet ile mümkün olabilecek bir basirettir. Mustafa ESER  “Allah’ım, Sen kavmimi bağışla! Çünkü onlar bilmiyorlar.” Aleyhisselatüvesselam Nereye baksanız, orada bir lütuf görürsünüz. El-Latif, Rahman ve Rahim olan Allah’tır. Varlık, merhamete bulanmıştır. Rahmet kelimesi ile akraba olan merhamet, “Allah’ın ahlakı ile ahlaklanmak” amacının duru görünümlerinden biri. İnsanlar arası ilişkide de insan eşya ilişkisinde de bütün şifalı duyguların anası merhamet değil midir? İnsan rahmet nazarı ile bakınca âleme, dili de eli de köşelerinden arınıyor. Arzı incitmeden adımlıyor. Kendini ötekinden üstte görmez…

Okumaya devam edin Merhametin Rahmeti

Merhamete Yolculuk

Hz. Yusuf'u merhamete doğru yolculuğuna çıkaran, sadece Habil'in umudu değildi elbette. Küçük yaşından beri aşinaydı seyahate. Kendisini kuyudan çıkaranlarla yaptığı yolculukta, kardeşlerini kuyunun karanlığına atan abileri için, kalbinde kin ve intikam değil, af ve merhamet büyütüyordu. Rahime YÜKSEL İMH Anadolu Teşkilatlanma Başkan Yardımcısı Çizgi: Hasan Aycın Bütün sözlüklerimizin ve ansiklopedilerimizin “m” harfine ayrılan kısmı hep çok kabarıktır. “M” ile başlayan sözcüklerin çokluğundan zannederiz. Oysaki onları pamuk gibi kabartan, içlerinde sakladıkları “merhamet” sözcüğüdür. O sözcük gittiği her yeri, geçtiği her coğrafyayı, yazıldığı her kâğıdı, solunduğu her havayı, sirayet ettiği her kalbi yumuşacık eder. Öyle bir hafiflik verir ki nüfuz ettiği sözcüklere, hepsi uçmamak için birbirine tutunur. Sözlükten…

Okumaya devam edin Merhamete Yolculuk

“Başkasına Uzattığın El, Sana Uzanan Yardım Elidir”

Mutluluğun formülü de aslında bu nebevi müjde de saklı. Kişisel mutluluklar geçici oluyor. Birlikte mutlu olmak daha anlamlı ve kalıcı. Yine bir atasözünde söylendiği gibi “mutluluklar paylaştıkça çoğalır, üzüntüler paylaştıkça azalır”. Selahaddin SEMİZ Uzm. Dr., Afiyet Hastanesi Başhekimi                                                                                         “Asra Yemin olsun ki, insanoğlu ziyandadır. Ancak iman edenler, salih amel işleyenler ve birbirine hayrı ve sabrı tavsiye edenler müstesna (Asr Suresi) “Başkasına uzattığın el, aslında sana uzanan yardım elidir” sözünü ilk defa Nurullah Genç hocanın hatıralarını anlattığı Omuzlarımda Dünya kitabında okumuştum. Nurullah Genç’in kitabında anlattığına göre dedesi Bekir Ağa, I. Dünya Savaşı günlerinde uzun yıllar Sibirya’da Rus esaretinde kalmış, çileler çekmiş. Esaret yıllarında bile her…

Okumaya devam edin “Başkasına Uzattığın El, Sana Uzanan Yardım Elidir”