Kalbin Rikkati ve İhsan: Merhamet

Allah'a imanı kuvvetli insanlar elbette daha merhametli olurlar. Zira inançları gereği bir mesuliyet duygusu taşımaktadırlar. Bu sorumluluk her canlıya karşı daha dikkatli bir yaklaşımı gerektirir. Mucahid YILDIZ Üç heceden müteşekkil bir söz, merhamet. Tüm iyiliklerin kapısını açan bir hissiyattır merhamet. Rahmet kelimesi ile aynı kökten olan merhamet, Cenabı Hakkın rahmet kapılarının açılmasını sağlayan ulvi bir duygudur. Allah Teâlâ, Adem (a.s.)'ı yaratıp kendi ruhundan üfleyerek can verdiğinde, cümle insanoğluna bahşedilmek üzere kendi sıfatlarını da verdi. Bunlar arasında insanlığın huzur ve barışını sağlayan en önemli özelliklerinden birisi, merhamettir. Merhametin neticesinde kalp yumuşar ve ihsan zuhur eder. İyilikler bu suretle icra edilir. Şayet insanın kalbinde, gördükleri karşısında bir…

Okumaya devam edin Kalbin Rikkati ve İhsan: Merhamet

Gazâlî’nin Râhmân ve Rahîm İsimleri Bağlamında İlâhi Rahmet Yorumu

Anlamlı cümle kurmanın önemsenmesi kadar ahlaki hayatın da önemsenmesi; uçurumun kenarında olan bizler için ve güya rehber olmaya çalıştığımız gençlerimiz adına hayati bir öneme sahiptir. Mülayim Sadık Kul Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla başlarız her hayırlı işimize. Hadiste emrolunan bu buyruk Ataullah İskenderî’nin dilinden “başı hayır/parlak olanın sonu da hayır/parlak olur” ifadesine dönüşür. Dolayısıyla tüm işlerin hedefi, rahmete ulaşmak, rahmetten mahrum kalmamak şeklinde özetlenebilir. Öyle ya dinin vazedilme hikmeti mecellede “maslahatın celbi ve mefsedetin def’i” olarak külli bir rahmet kaidesine dönüştürülmüş değil midir? Bu bağlamda, İnsicam dergimizin bu sayısını merhamet konusuna tahsis etmiş olması pek çok açıdan isabetli bir tercih. İdrak etmekte olduğumuz rahmet…

Okumaya devam edin Gazâlî’nin Râhmân ve Rahîm İsimleri Bağlamında İlâhi Rahmet Yorumu

Psikiyatrist Prof. Dr. Kemal Sayar ile Merhamet Üzerine

Psikiyatrist Prof. Dr. Kemal Sayar ile "Merhamet", "Merhamet Kültürü", "Merhamet Eğitimi", "Merhamet Edebiyatı", "Merhametsizlik" ve merhamet hususunda merak edilen birçok konuyu sizler için konuştuk. İNSİCAM - Kıymetli hocam, merhamet kelimesi herkesi etkileyen bir kelime. Sanki insana seslenişin başka bir ifadesi gibi. Merhameti nasıl tanımlarsınız, merhamet nedir sizce? Merhamet duygusuna, bilimsel bir çıkarsama yaparak; gelişmiş canlı türlerinde rastlanan ayna nöronların yüklendiği empati duygusunun işlevlerinden birisi olarak serin bir şekilde tanım getirebiliriz. Bugün, Darvinci doğal seçilim kuramının hilafına, canlılar dünyasında iş birliği, dayanışma gibi sağ kalım stratejilerinin kök mekanizması kabul ediliyor empati duygusu. Ancak, insanın zekâsı, bilinci ve benlik algısına da istikamet veren bu his, nasıl ki…

Okumaya devam edin Psikiyatrist Prof. Dr. Kemal Sayar ile Merhamet Üzerine

Necip Fazıl: Sonu Olmayan Maraton

Bedel ödemek sözünün Necip Fazıl kadar yakıştığı bir yazar, düşünür var mıdır bilemiyorum. Kendisi yazdıklarından daha fazlasını yaşayacak kadar hayatın tam ortasında yer almıştır. Kemal KAHRAMAN Dr., Tarihçi-Yazar Atletizmde çeşitli branşlarda yarışlar yapılır; koşu, yüzme, yüksek atlama, binicilik, okçuluk vesaire. Sporcular kendilerini bir alanda yetiştirip “müsabakalara” katılır, derece almaya çalışır. Bir de pentatlon diye bir kategori vardır ki bunda yarışmacılar yüzme, atıcılık, binicilik, eskrim ve 3000 metre kros yarışlarına katılır. Beş kategoride kendilerini yetiştirmek zorundadırlar. Her alandaki derecelerinin ortalaması başarıyı belirleyecektir. Bu herkesin yapabileceği bir iş değildir. Çok yönlü özelliklere, yeteneklere ihtiyaç vardır. Necip Fazıl deyince aklıma bu spor dalının gelmesi bir rastlantı değildir. “Cumhuriyet…

Okumaya devam edin Necip Fazıl: Sonu Olmayan Maraton

Necip Fazıl Demişken

Necip Fazıl’ın bastonu, mendili, robdöşambırlı hali ve üzerine yakıştırmasını bildiği kıyafetleriyle yaşayan bir örnek olması müthiş şekilde ilgimi çekiyordu. Hüseyin AKIN Şair-Yazar Necip Fazıl ismi ile ortaokul üçüncü sınıfta tanıştım. İmam Hatip öğrencisiydim. Kitap yazmış, eli kalem tutmuş herkes bana mübarek şahsiyet gibi gelirdi. Sadece kendi çevremdeki insanları yadırgardım. Çevrem dedimse sokağımı, mahallemi kastettiğimi anlayın. Öğretmenlerim Necip Fazıl ismini ne zaman ansa bu dünyaya sığmayan bir insan canlanırdı gözümde. Kısık gözleriyle sigara içen, dumanı yüzünün bir tarafını yalayıp geçen sakallı bir fotoğrafı vardı odamda. Bu fotoğrafa ne zaman baksam günahlarım hafifler ve moralim yerine gelirdi. Sigaranın neredeyse içki mesafesinde görüldüğü bir ortamda geçmişti öğrencilik yıllarım.…

Okumaya devam edin Necip Fazıl Demişken

Üstad

Bilindiği gibi, Necip Fazıl, 25 Mayıs 1983’te vefat etti. Necip Fazıl vefat ettiğinde bu yazıların yazıldığı Diriliş gazetesi günlük olarak çıkıyordu. Gazete, 26 Mayıs 1983 günkü sayısında, bu vefat haberini şu başlıkla verdi: “Üstad Necip Fazıl, Bu Fani Âlemden Göçtü”. Gazetenin, bir gün sonra ise, 27 Mayıs 1983 günkü sayısı ise, “Üstad Necip Fazıl, O’nu Seven Milletinin Elleri Üzerinde Manevi Ülkemiz Eyüp Sultan’a Uğurlandı.” başlığıyla çıktı. Muhammet Sani ADIGÜZEL Doç. Dr., Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Eğitim Fakültesi Haza Üstad’dı o. Akif İnan Sezai Karakoç, Necip Fazıl hakkında yazdığı son yazıya, hatıralar istisna tutulursa, “Ve Necip Fazıl” başlığını koyar. Bu başlıktaki “ve” bağlacının Karakoç’un diğer…

Okumaya devam edin Üstad

Ağaç ve Üstad

Necip Fazıl Kısakürek’in milli ruhçu ve Anadolucu görüşü benimseyen Ağaç mecmuası, Üstad’ın dergicilik ve sanat hayatının da mukaddimesidir. Ağaç’a gelinceye kadar birçok dergi, edebiyatımıza farklı damarlar açmış, bu dergiler çevresinde çok önemli isimler ortaya çıkmıştır. Özcan ÜNLÜ Necip Fazıl Kısakürek’in milli ruhçu ve Anadolucu görüşü benimseyen Ağaç mecmuası, Üstad’ın dergicilik ve sanat hayatının da mukaddimesidir. Ağaç’a gelinceye kadar birçok dergi, edebiyatımıza farklı damarlar açmış, bu dergiler çevresinde çok önemli isimler ortaya çıkmıştır. Fakat adı geçen dergilerden çok farklı bir yerde duran Ağaç mecmuası, Doğu ve Batı dengesini iyi kurmuş, edebiyattan sanata, fikirden felsefeye çok ciddi yazılarla farklılığını ortaya koymuştur. Derginin kaptan köşkünde oturan Necip Fazıl…

Okumaya devam edin Ağaç ve Üstad

Bir Geçiş Dönemi Aydını Olarak Necip Fazıl

1960’lı yıllardan itibaren derginin muhalefet ekseni, dönemin dış tehdit algısına uygun bir şekilde komünizme karşı şekillenmiş ve anti-komünist propagandalara ağırlık verilmiş görünmektedir. Vahdettin IŞIK Dr., İbn Haldun Üni. Türkiye’nin ulus-devlet dönemi birçok alanda olduğu gibi entelektüel ve toplumsal önderlik profilinde de ciddi bir değişime yol açtı. Nitekim 1850’li yıllara kadar toplumda bilginin üretim merkezi, büyük ölçüde medreseydi. Medreseden yetişen alim de gerek toplumsal ilişkilerde bir müracaat mercii gerekse de siyasi sistemde bir özne idi. Devletin kendini yeniden yapılandırma ihtiyacının sonrasında açtığı mekteplerde yetişen yahut Avrupa’da okuttuğu kişiler ise hem birer bürokrat yani devlet adamı oldular hem de her alanda söz söyleme mevkiine geldiler. O tarihlerden…

Okumaya devam edin Bir Geçiş Dönemi Aydını Olarak Necip Fazıl

Günlük Defteri

Ahmet Haşim’in bile “Çocuk sen bu sesi nereden buldun” diyerek, hayranlığını açık ettiği Üstad için şiirimizde kendinden önceki kalıpları bir kenara bırakıp, duyuş ve derinlik açısından yepyeni bir söyleyiş getirdiği saklanamaz, görmezden gelinemez bir hakikattir. Seyfettin ÜNLÜ 24.5.2019 Üstadımızın hatırasına için Ümraniye’de güzel bir sergi açıldı. Aile hatırası notlar, şiir çalışmalarının eskizleri ve fotoğraflar yer alıyor. Ayrıca çalışma masası, hapishane yıllarının tanığı olan mendili, bastonu, kıyafetleri, klasik müzik sevgisini gösteren Çaykovski, Puccini ve Verdi plakları… Sesi biraz babasının ses tonunu andıran oğlu Osman Kısakürek ile selamlaştım. Osman Kısakürek, sergideki eşyalara baktığında çocukluk yıllarının aklına geldiğini belirterek şöyle dedi: “O kadar çok şey var ki burada.…

Okumaya devam edin Günlük Defteri

Sezai Karakoç’un Hâtıralar’ında Necip Fazıl -I-

Konuya doğrudan girmeden önce Sezai Karakoç’un Üstad Necip Fazıl Kısakürek’e karşı nasıl bir tutum ve davranış içinde olduğuna bakalım. Bunun temelinde olağanüstü denebilecek nitelikte bir ihtiram vardır. Hâtıralar’da kendisinden bahsederken kullandığı Necip Fazıl Bey, N.  Fazıl Bey, Üstad N. Fazıl, Üstad Necip Fazıl Bey gibi ifadeler bunu çok iyi gösterir. Çok ender N. Fazıl, Necip Fazıl demiştir. Bunlar sanırım yazının bağlamından ileri gelmiştir. Mustafa ÖZEL Prof. Dr., FSMVÜ İslami İlimler Fak. Tarihte ve günümüzde insanın birçok tanımı yapılmıştır. Herkes kendi zaviyesinden, bulunduğu, baktığı yerden tanımlamıştır onu. İnsan tabiatı gereği çevresinden, sosyal ve doğal çevresinden etkilenen bir varlıktır. Anne karnında başlayan bu etkilenme, ölünceye kadar devam…

Okumaya devam edin Sezai Karakoç’un Hâtıralar’ında Necip Fazıl -I-