Oruç ve İşlevi

Anlamlı cümle kurmanın önemsenmesi kadar ahlaki hayatın da önemsenmesi; uçurumun kenarında olan bizler için ve güya rehber olmaya çalıştığımız gençlerimiz adına hayati bir öneme sahiptir. Musatafa KELEŞOĞLU Fotoğraf: Şehnaz FINDIK ŞEYTAN Cennette süren bir hayat. Secde ile emredilinceye kadar olan her şey isteğine uygun olduğu için -o istediği için değil- hiç itirazı görülmemiş varlık. Âdem Aleyhisselâm yaratılıp, Allah ona secdeyi emredince, alemlerde ilk defa emre itaat etmeyen ve cennetten kovulup dünyaya sürgüne gönderilen varlık.             Allahû Teâlâ’dan “insanların diriltilecekleri gün”e kadar müddet isteyip, bu müddeti Allah katında ve yanında itibarının yıkılmasına sebep olan âdemoğlunun her bir ferdinin, yine O’nun yanında itibarını yıkmak için kullanır ve…

Okumaya devam edin Oruç ve İşlevi

Günler, Aylar ve Yıllar

İşbu tarih ve zaman yönetimi, hayata nizam, insana intizam katar. Örneğin namaz ibadetimiz Güneş’e, oruç ibadetimiz Ay’a, zekât ibadetimiz ise yıla bakılarak tatbik edilir. Tüm bu yoğun, günlük ve süregelen işler, göklerden müstağni kalamaz. Allah-ü Teâlâ adeta insanı göklerle sürekli irtibatlı kılmıştır. Hüseyin GÖKALP Doç. Dr., Selçuk Üni. İslami İlimler Fak. Biz zamanı “kamer” veya “erh” ile yani ay ile tayin ederdik. Arapların tekmîr ya da te’rîh dedikleri şey yani tarihin tayini, Babillilerden bu yana ayla ilişkilidir. Bu kadim milletler, tarımla uğraşmaları veya belli mevsimleri ibadetlere hasretmeleri sebebiyle muayyen vakitlerde ayı, güneşin yıllık devrine intibak ettirirlerdi. Hemen hemen tüm milletler için ay, gözlerinin önünde şekilden…

Okumaya devam edin Günler, Aylar ve Yıllar

Kulluğu ve Hürriyeti İdrak Ayı: Ramazan

Hakikaten Ramazan ayı bir rahmet, bereket ve kurtuluş vesilesidir insan için. Hırs ve tama ile dolu, doymayan gözlerden kurtulmak için bu ay bir fırsattır. Mustafa ÖZSARAY Dr., FSMVÜ İslami İlimler Fak. Gaflet perdesi gönül gözünü kör ettiğinde insan kulluğun hakikati ve zevkinin farkında olamaz. Buna karşın o haram helal demeden nefsanî arzularının peşinde koşup haz aldıkça hür ve mutlu olduğunu sanır. Oysa insan, dünyanın cazibesine kendisini kaptırınca Allah’a kulluğun hürriyeti ve huzurundan uzaklaşır. Bu durumda farkına varmadan birçok dünyevî bağla kendini bağlar. Bu bağlantıların her biri bir süre sonra onu arzularının kölesi haline getirir. Gaflet perdesi bu köleliği ona fark ettirmez. Böylece o hırsını daha…

Okumaya devam edin Kulluğu ve Hürriyeti İdrak Ayı: Ramazan

Manevî Dokumuzu İhya: Ramazan’da Kur’an’la Buluşmak

Ramazan ayı ile ilgili âyette Kur’an’ın peş peşe sıralanan üç hasleti vardır. Bunlar tesadüf olmamalıdır: 1. Kur’an insanlar için bir hidâyet kaynağıdır. 2. Hidâyete ulaştıran, hâdi olan Allah’tan bir açıklamadır. 3. Hakkı bâtıldan ayırt eden furkandır. Demek ki Ramazan ayında Kur’an okuyucusunda bunlar daha çok tebellür ediyor. Hatta Kur’an’ın hidâyeti, o kimseyi bürüyor, kalbinde nur, yolunda ışık oluyor. Allah o kula hâdi sıfatıyla tecelli ediyor ve ona Kur’an’ın anlamlarını açıp doğruya yöneltiyor. Hakkı, bâtılı, iyiliği kötülüğü gösteriyor.  Mesut KAYA Doç. Dr., Necmettin Erbakan Üni. İlahiyat Fak.   Ramazan’ın müslümanın gönül dünyasında derin çağrışımları vardır. Müslüman için Ramazan; müstesna bir zaman dilimi, manevi duyuşları daha yoğun…

Okumaya devam edin Manevî Dokumuzu İhya: Ramazan’da Kur’an’la Buluşmak

Hatim ve Mukâbele

Niyet Allah rızası olursa, Kur’an ile hangi açıdan meşgul olunursa olunsun salih amel ve ibadet olarak kabul edilir. Kamil ABDULLAHOĞLU İstanbul Bağcılar İlçe Müftülüğü /Uzman Vaiz Kur’an, Yüce Allah’ın kelamı ve bir zikir (öğüt veren) kitaptır. Hiçbir söz buna denk değildir. Kur’an ister muhteva ister nazım bakımından olsun eşi ve benzeri olmayan bir kelam-ı ilahidir. “Kur’an Allah’tan başka her şeyden faziletlidir. Kur’an’ın diğer kelama olan üstünlüğü aziz ve celil olan Allah’ın yaratıklarına üstünlüğü gibidir.”[1] hadisi, Kur’an’ın insan sözüyle mukayese edilmesinin doğru olamayacağını ifade etmektedir. Kur’an, hem lafız hem de mana açısından, yani her açıdan mucizevi bir kitaptır. Niyet Allah rızası olursa, Kur’an ile hangi açıdan…

Okumaya devam edin Hatim ve Mukâbele

Ay’ın Seyri ve Seyredilmesi ile Ramazan

Ay’ı ihmal etmek demek, zamanın akışını ıskalamak demektir. Bu kaçırış, telafisi zor olan bir israfın adıdır. İlk inen pasajlardan olan Müzzemmil suresinin işlediği ve emrettiği gece kalkış ameliyesini yani uykunun terbiyesini ve tanzimini; gece kalkış vaktinin ayrıntılı tarifini anlayabilme, ancak Ay’ı okuyabilme kabiliyetine haiz birinin becerebileceği bir durumdur. Mustafa ESER                                                                        “Ben size gerçeği söylüyorum: benim gitmem faydalıdır. Zira ben gitmeyince tesellici size gelmez.”  Yuhanna 16:7 Takvim, kıymetlendirme ve değerlendirme anlamına gelen bir kelimedir. Tam da anlamına muhalefet edilerek maalesef takvimin sebebi olan zaman, en çok kıymetsizleştirilen ve bir türlü layıkıyla değerlendirilemeyen; dolayısıyla en çok israf edilip, zulmedilen değer olmuştur. İnsan vaktini kıymetlendiremiyorsa takvimsizdir. Takvimsizlik,…

Okumaya devam edin Ay’ın Seyri ve Seyredilmesi ile Ramazan

Vakit Yeniden Bismillah Demenin Vaktidir

Kur’an, sadece Peygamber Efendimizin dönemine ait bir kitap değil, kıyamet sabahına kadar gelecek tüm zamanlara ait olan bir kitaptır. M. Fesih KAYA Değerli şairimiz İsmet Özel beyin ‘’Her şey ben yaşarken oldu bunu bilsin insanlar’’ demesi gibi son çeyrek yüzyılda dünyamızdaki gelişmeler, insanlık tarihi yekûnunda gerçekleşenlerle neredeyse eşdeğerdir. Yaşadığımız hayatta çok şeye şâhit olduk pandemide. İlk kez Kâbe’nin tavafa kapatıldığını, umrenin ve hacın yapılmama kararının alındığını, camilerde namaz ve cumanın kılınamadığına şâhid olduk. Ramazan’ın gelişi ilk kez bizde bu kadar yürek burkulmasına neden oldu. Hâlbuki Ramazan, kutsal misafir, üç aylara girişle birlikte tüm küreyi arzda bir heyecana ve sevince neden olurdu. Hamdolsun o günler geride…

Okumaya devam edin Vakit Yeniden Bismillah Demenin Vaktidir

“Sonunda Hep O’nun Dediği Olur!”

İlk Ramazan - İlk Savaş İşte biz de arifesinde olduğumuz Ramazan ayı için ya da hayatımızın tüm safhalarında hep bir şeyler planlıyoruz, ümit ediyoruz ve peşinde koşuyoruz. Ancak olanla, bizim peşinde olduğumuz her zaman aynı olmuyor. O zaman kendi hayatımız için seçimlerimiz ve gayretlerimiz hep Allah Teâlâ’nın rızasına uygun olsun. Ömer Faruk TAŞDELEN İMH Teşkilat Sekreteri Allah, bir şeyin olmasını dileyince bütün sebepleri onu gerçekleştirecek şekilde seferber eder. Burada şaşırtıcı olan şudur: Söz konusu sebepler arasında insanlar da vardır ve insanlar, Allah'ın muradını, kendi hür iradeleriyle gerçekleştirirler. Onlara zorlama yapılmaz. Kur'an'daki bütün kıssalar, derinlemesine okunduğunda aslında hep bu olaya göndermeler yapıldığı görülür. Kur’an’daki kıssaların tümü…

Okumaya devam edin “Sonunda Hep O’nun Dediği Olur!”

Pakistan’da Ramazan

Pakistan, 1947’deki kuruluşundan itibaren Ramazan’ın ne zaman başlayıp biteceği konusunda yaşanan karışıklıklardan dolayı Zülfikar Ali Butto döneminde kurumsal bir adım atmış ve Millet Meclisi onayıyla ayın hareketleri ve dolayısıyla da Ramazan’ın başlayıp bitmesi hususunda Hilal’in gözetlenmesi için 1974 yılında Din İşleri Bakanlığı bünyesinde, Merkezi Ruyet-i Hilal Komitesi “Central Ruet-e-Hilal Committee (مرکزی رویتِ ہلال کمیٹی)” oluşturulmuştur. Mahmut OSMANOĞLU Müslümanlar için “rahmet ve mağfiret ayı” olarak bilinen Ramazan, bazı ülkelerde 2 Nisan Cumartesi bazı ülkelerde ise 3 Nisan Pazar günü başladı. Ramazan ayı tüm Müslüman dünya için ruhi arınmanın yanında sosyal dayanışma ve toplumsal bağların güçlenmesi için önemli bir enstrüman görevi de görüyor. Biz bu yazımızda Müslüman dünyanın…

Okumaya devam edin Pakistan’da Ramazan

Ey Mübarek Ay, Hoş Geldin!

Namaz sonrası, camiden hemen dağılmıyordu cemaat. Ekseriyeti gruplar halinde oturup çay vs. içiyorlar, sohbet ediyorlardı. Küçük paketlerdeki hurmalardan satın alanlar, bunları getirip grubun ortasına koyuyor, arkadaşlarına ikram ediyordu. Mucahid YILDIZ Memleketten ayrılıp gurbet ellere geldiğim 1985 yılındaki yolculuğum, Ramazan ayında idi. İstanbul Topkapı'dan Avusturya'nın Salzburg şehrine kadar bir Türk otobüsü ile daha sonra da Almanlardan kiralanan bir otobüsle Münih merkez istasyonuna geldik. Çok çetin üç günlük bir yolculuktu. Tabii develerle çöl aşmamıştık. Ancak üç gün boyunca sıcak bir yazla birlikte, yolculuk boyunca insanların otobüste sürekli, hazırladıkları nevaleleri yemekle meşgul olduklarından otobüsün içine ağır bir koku yayılmış, sıcaklık da hayli artmıştı. Yolcular otobüs sahibinden klimayı açmasını…

Okumaya devam edin Ey Mübarek Ay, Hoş Geldin!