Yitik Cennet Bağlamında Sezai Karakoç’un Peygamberlere Bakışı

Beni asıl vuran ifade ise Âdem (a.s.)’ın asıl imtihanının "toprak" olduğu tespitiydi. Toprak aynı zamanda Hz. Âdem’in yaratıldığı hammaddeydi. Dolayısıyla Âdem (a.s.) toprakla imtihan edildi derken, bununla bir taraftan yaratılış maddesine, diğer taraftan da hatası sonucu çıkarıldığı “Yitik Cennet”i yeniden bulması için sürgüne gönderildiği dünyaya işaret vardır. Mülayim Sadık Kul Üstad Sezai Karakoç’un ölümüyle birlikte sevenlerinin gönlüne koca bir kor düştü. Birçok İslam düşünürü gibi Sezai Bey’i de uzaktan kitaplarıyla sevmiş, yanına yöresine yaklaşabilme imkânımız olmamıştı. Ziyaretiyle ilgili duyduğumuz haberler de hep cesaretimizi kıracak nitelikteydi. “Nasipten öte yol yok” derler ya, işte bizimki de öyle. Bundan sonra da onunla ancak, “Rahmetim gadabımı geçti” müjdesini, hakkımızda…

Okumaya devam edin Yitik Cennet Bağlamında Sezai Karakoç’un Peygamberlere Bakışı

Sezai Karakoç’un Mevlânâ’sı[1]

Karakoç’a göre Mevlânâ, Gazzâlî ve İbnü’l-Arabî ile birlikte İslam medeniyetinin sacayağından biridir. Gazzâlî, İslam medeniyetinin Yunan düşüncesiyle karşılaşması sonucunda ortaya çıkan kaostan çıkış için ilahi bir lütuftur ve Müslüman dünyanın entelektüel istikametini belirlemiştir. Ali ÖZTÜRK Prof. Dr., Trakya Üni. İlahiyat Fak.  “Ölümü düğün gecesi (Şeb-i Arûs) olarak anlayan insana tesir edecek güç var mıdır?” diye sorarak başlar Sezai Karakoç, Mevlânâ ile ilgili ilk yazısına. Sahabenin Mâverâünnehir’e taşıdığı ve zamanla hazine hâline gelen yükü, Doğu ile Batı’nın karşı karşıya gelip durakladığı, kaderlerinin düğümlendiği, altında sakladıklarının üstünde barındırdıklarından fazla olan medeniyetler tarihinin beşiğini Anadolu’ya taşıyan erenler kervanına bir çocuk olarak katılmıştır Mevlânâ: “Göklerin yükünü omzunda taşıyan bir…

Okumaya devam edin Sezai Karakoç’un Mevlânâ’sı[1]

“Ötesini Söylemeyeceğim”

Âtıf Bedir Çizgi: Vecihe Kara Sezai Karakoç’a rahmetle… Bu evler çarşılara açılır Çarşılar ki babaların en kırılgan siyahıdır Çocukların rüyasında inanılmış masallar Gözlerinde ışıldayan yusufçuk kuşları Başını okşamaya gelmiş gibi bir ses avluda Çamaşır yıkamış annelerin boyadığı sokaklara Bu evler menekşesiz afrikalara açılır Dilimizdeki bütün kelimeler yalnızdır o yüzden Öylesine kırık ki kalbi her yeri gurbet Bu dünyadan değil gibi öylesine yerli Sıladan uzak düşmüş gibi bakar göklere Bu evler susmalara açılır, kırgınlıklara Sonunda en kuytusundan bir köşe seçer insan Betonla çarpışa çarpışa kazanır savaşı Çeşmeleri mutfaklara, çiçekleri salonlara Bahçeleri balkonlara, güneşleri parklara Bu evler Allah’a açılır Nereye gitse yanında hep kuşluk vakitleri Sesinde kadim…

Okumaya devam edin “Ötesini Söylemeyeceğim”

Kutsal At

Sezai Karakoç Çeviri: Soner Akdağ Kutsal At I. Cezayir’in atları Sever çılgınca Tanrı’yı ve insanı Ne kırmızı ne kara kutsal                   Cezayir’in atı böyledir Siyah atlar ölür Al atlar ölür Cezayir’de atlar ölür                   Aşkları unutsak yeridir Kıratlar belli belirsiz Yaşar ve yaşatır yalnızca                   Cezayir süt sirkidir Yurdunu sevenlerin Gözlerini kimse bağlamaz At üstünde can verirler Atla birlik güneş doğarken                   Ve yaşar Cezayir Gelir bizim çocuklar İnsan olduğu yerden atların Atların rengi geçer Sarı ayakkabılarına II. Ölüler evlerden Çıkmaz girer Gençlik açlık masalı Kadınlar Cezayir’de                   Fransa anlamıyor Cezayir’de atların Gördüğünü kimse görmedi Kimse bu ölümlerle Cezayir’li gibi Ve Cezayir’li kadar Ölmedi                  …

Okumaya devam edin Kutsal At

Balkon “الشُّرفة”

Sezai Karakoç Çeviri: Muhittin Karahan الشُّرفة إذا سقط الطفل من الشرفة يموت خليجٌ شجاع للموت في المنازل حينما تختفي الابتسامة الأخيرة من وجوه الأطفال تكون أيدي الأمهات في حدائد الشرفات الشرفة في داخلي، وفي المنازل تحتل مكاناً بحجم التابوت فحسب تنشرون فيها غسيلَكم، كفنٌ جاهز تمدّدوا على أسرَّتكم الشاطئية، كالموتى في الأزمنة القادمة سيدفنون الموتى في الشرفات لن يرتاح الإنسان حتى بعد الموت لا تسألوني أبداً؛ إلى أين هكذا  أمضي مسرعاً… أنا ذاهب لأقبِّل جباه  المعماريين الذين يبنون البيوت بلا شرفات  (صيف 1957) ترجمة: محيي الدين قره خان

Okumaya devam edin Balkon “الشُّرفة”

Gel Gidelim Dosta Gönül

Mutluluğu, huzuru hayran olduğu Batı’da ve Batılı yaşam tarzında arayan kardeşim, ilimlerine, filmlerine bakıp özendiğin o Amerika’da, nehirlerde su yerine prozak akıyor. O tsunaminin dalgaları bizim sahillere de çoktan ulaştı, bilmem farkında mısın?  Derviş Çelebi Sevgili okur, bütün ilişkilerin fayda eksenli oluştuğu günümüzde “dost” kelimesi; belli bir yaş kuşağı üzerindekiler için ahirete yolcu ettiği, hasretiyle yandığı, ardından yürek acısına rahmet okuduğu, altındakiler için ise bir anlam ifade etmeyen, hayatlarında karşılığı olmayan, gerçek üstü bir kavrama işaret ediyor sanırım. Yürek acısı taşıyanlar için bir sözüm yok, onlar zaten bu acı ile baş edecek bir gönle de sahiptir inşallah. Sözüm dost hasreti çeken lakin bu hasretin ne…

Okumaya devam edin Gel Gidelim Dosta Gönül

Bir Suali Mesele Edinmek

İnsan, âleme ve bilhassa da kendi varlığına açıklama getirerek hayatı “hiç” olmaktan kurtarır. Hayata anlam katar. Adem CEYLAN Varlığının farkına vararak varlıklar içinde ayrıcalıklı bir konum elde etme imkânına sahip olan insanın, bu süreci başlatabilmesinin ilk ve en önemli adımı soru sorabilmekten geçer. Doğru cevaplar ise ancak sorabildiğimiz doğru sorular sayesinde kendisini açığa çıkarır. Kendisinin anlamını ararken tabiatı tanıyan, tabiatın anlamını ararken Tanrı ile yolu kesişen insan, en can yakıcı sorunun eşiğine dayanır: Ben kimim? Vereceği hiçbir cevap kalbini inşiraha kavuşturmayacağı gibi zihninin boşluklarını da gideremez. Öyleyse sorumuzdan vazgeçelim mi? Hayır, mümkündür ki cevabını aramak için atacağımız adımlar canımızın acısını tamamen bitirmese de teskin edebilecektir.…

Okumaya devam edin Bir Suali Mesele Edinmek

Bakış ve Algı Arasındaki Bereket

Modern insan, hareketli insandır. Tarihte görülmemiş biçimde yer değiştirme, hareket etme, seyahat etme kabiliyetine kavuşmuştur. Onun için kar, tutsaklıktır, beyaz kâbustur, esarettir. Mustafa ÖZEL Prof. Dr., FSMVÜ İslami İlimler Fak. Eşyaya, doğaya, insana bakışımız büyük ölçüde kültüre dayanır. Sahip olduğumuz kültür, mensubu olduğumuz din, içinden çıktığımız millet zihnimizi oluşturur, gönlümüzü yoğurur. Bizi, biz yapar. Ülke olarak cumhuriyet sonrasında büyük bir dönüşüm ve değişim yaşadık. Yüzyıllardır insanımızın kişiliğini, kimliğini inşa eden, ihya eden, muhafaza eden değerler silsilesi zoraki olarak kıyıma tâbi tutuldu. Süreç zecrî uygulamalarla birçok şeyi ilga etti, yok etti. Ancak bunların yerine bir şey koyamadı. Bu yerine koyamayış, köksüz, kimliksiz, kişiliksiz nesillerin zuhuruna yol…

Okumaya devam edin Bakış ve Algı Arasındaki Bereket

Kırk Kandil -12-

HABBAB B. EL-ERET (R.A.) Müslüman olduğunu açıktan söyleyen ilk yedi kişinin Hz. Peygamber, Hz. Ebubekir, Habbab, Suheyb, Bilal, Ammar ve Ammar’ın annesi Sümeyye olduğu ve Mekke müşriklerinin saldırılarına maruz kaldıkları gelen rivayetlerden anlaşılmaktadır. Rıza SAVAŞ Prof. Dr., Dokuz Eylül Üni. İlahiyat Fak. Emekli Öğretim Üyesi İslam’i ilk kabul eden sahabilerden biri. Temîm kabilesinden olduğu kabul edilen Habbab b. Eret’ın esir olarak Mekke’de Huzaa kabilesinden Ümmü Enmâr isimli kadının ya da oğlu Sabit’in kölesi olduğu, sonra azat edildiği ve Mekke’de yaşadığı rivayet edilmektedir. İslam geldikten sonra Habbab’ın bu dine giren yirminci Müslüman olduğu rivayet edilmiştir.    İslam’ın ilk eğitimcilerinden kabul edeceğimiz Habbâb b. Eret’in okuma yazma…

Okumaya devam edin Kırk Kandil -12-

İnci Mercan Gerdanlığı -11-

ABDULLAH İBN MESUD (R.A.) Abdullah b. Mesud, Hz. Peygamber zamanında yapılan hemen hemen bütün savaşlara katılmıştır. Bedir Savaşı’nda, savaştan önceki gece keşif kolunda görev almış ve savaş sonunda yaralı olarak bulduğu Ebû Cehil'i öldürmüştür. Ahmet POÇANOĞLU Emekli Konya İl Müftüsü 11. Hadis      Abdullah b. Mesud b. Ğafil b. Habib b. Şemh b. Far b. Mahzum b. Sahile b. Kahel b. Haris b. Temim b. Sa’d b. Hüzeyl b. Müdrike b. İlyas b. Mudar b. Nizar (r.a.) şöyle anlatıyor:      Nebi (s.a.v.) bana, “Bana Kur'an oku!” dedi. Ben, “Ya Rasulallah, Kur'an sana indirilmişken ben mi sana okuyayım?” diye sorduğumda Nebi (s.a.v.) bana, “Ben Kur'an’ı başkalarından…

Okumaya devam edin İnci Mercan Gerdanlığı -11-