Diriliş Önderi Büyüğümüze Selam Olsun!

Sezai Karakoç gibi bir tefekkür abidesi hakkında benim gibi bir fakirin daha çok kelam etmesi haddini aşmak olur. Acizane ben, daha çok böyle bir büyüğümüzün hatıratına yakışanın, dile getirdiği diriliş mücadelesinin devam ettirilmesi gerektiğine dikkat çekmek isterim. Bunun gerçekleşmesinin en güzel yolu, ilmi çalışmaların onun açtığı çığır üzerine bina edilerek genişletilmesidir. Mucahid YILDIZ Fotoğraf: Şehnaz Fındık Vefat haberini okuduğumda ilk aklıma gelen söz, ‘Türkiye namütenahi bir büyüğünü kaybetti.’ olmuştu. Zira Sezai Karakoç gibi büyük önder şahsiyetler nadide bulunan çok değerli cevherler gibidir. Ancak bizim talihsizliğimiz, maalesef böyle değerli insanlar hayatta iken kıymetine vakıf olamayışımızdır. Sezai Karakoç gibi bir deryanın büyüklüğünü anlamak için birkaç kitabını okumak…

Okumaya devam edin Diriliş Önderi Büyüğümüze Selam Olsun!

Sezai Karakoç’ta ‘Biz’deki ‘Ben’e Ağıt ya da Batılılaşma Paradoksu

Var olan her şeyin bir manaya işaret edebilmesinin o şeyin diri olmasıyla bağlantı olduğunu düşünen Karakoç için her şey, ancak Allah ile diri olabilir. Hayy olan Allah her şeyi diri kılarken ancak O’na imanla insan diriltici bir hâle gelebilir. Muhammed Enes KALA Doç. Dr., Ankara Yıldırım Beyazıt Üni. İnsan ve Toplum Bilimleri Fak. Sezai Karakoç, güçlü bir tarihin içerisinde, çağın sorunlarına sadra şifa olabilecek imkânlar manzumesinin saklı olduğuna gönülden inanan bir mütefekkirdir. O, bu imkânların ‘ben’lerin içerisine sirayet etmiş bizlik şuuruna da yansıdığına inanır. O halde öncelikle üzerinde ciddi şekilde düşünülmesi gereken meselelerimizden birisi ‘biz şuuru’nun yitimidir. Tarih, coğrafya üzerinde insanla tezahür eder. O halde…

Okumaya devam edin Sezai Karakoç’ta ‘Biz’deki ‘Ben’e Ağıt ya da Batılılaşma Paradoksu

Mağlup görünen, fakat her zaman galip olan derviş ruhlu şair

Sezai Karakoç’un Düşünce Dünyasında Tasavvufun Yeri Karakoç’un düşünce dünyasında medeniyet kavramının öncelikle vurgulandığı yaygın bir görüştür.  Bu kanaat doğru fakat eksiktir.  Karakoç’un tüm eserlerinde kanaatimizce en merkezî kavram metafiziktir.  Bir medeniyet dirilişini hedefleyen Karakoç için bu medeniyetin en temel niteliği, güçlü ve özgün bir metafizik inancına sahip olmasıdır. Ömer ÖZGÜL Dr., DİB Atama 1 Daire Başkanı Sezai Karakoç son dönem Türk edebiyat ve düşüncesi için bir dönüm noktası olmayı başarabilmiş ender şahsiyetlerdendir. Güçlü bir şair olması yanında büyük bir fikir ve dava adamı olan Sezai Karakoç, tüm eserlerinde inandığı kültür ve medeniyet davasını insanlara aktarmak peşinde olmuştur. Onun şiiri ile tefekkürünü, sanatı ile mücadelesini birbirinden…

Okumaya devam edin Mağlup görünen, fakat her zaman galip olan derviş ruhlu şair

Sezai Karakoç’a Göre Halk Anlatıları: Millet Ülküsünün Sembolik Özleri

Biz neden bir milletin bilinçaltı demek olan ve hemen bütün kültürünün en zengin hazinesi olan bu ürünleri derlemede, yayınlamada, önemini fark etmede bu kadar ihmalkâr davrandık? Kâh önemini anlamadığımızdan, kâh ciddiye almadığımızdan, kâh etkisini fark edemediğimizden. Dursun Ali TOKEL Doç. Dr., FSMVÜ, Edebiyat Fak. Sezai Karakoç’un masal, efsane, mit vb. halk anlatıları üzerine yaptığı etütleri; bu anlatıların insanlık, milletler ve kültürler için fevkalade önemi üzerine dikkatimizi çektiği yazıları, bunlar olmaksızın kökleri derinlerde bir milli bilinç oluşturulamayacağına dair tespitleri, bizleri, çok ihmal ettiğimiz ve halen de ihmal etmeye devam ettiğimiz halk anlatılarının önemi üzerinde daha ciddi düşünmelere davet ediyor. Onun olağanüstü dikkatleri halk anlatılarını sıradan bir…

Okumaya devam edin Sezai Karakoç’a Göre Halk Anlatıları: Millet Ülküsünün Sembolik Özleri

Sezai Karakoç’un Gerisine Düşmemek İçin Ne Yapmalıyız?

Belki de gençlikteki güç, irade, umut ve dinamizmimizden dolayı kapılmadığım o meşum umutsuzluğa kapılıyorumdur. Sezai Karakoç ise yirmili yaşlarından itibaren yazdığı şiirlerde ve yazılarda o meşum ve meşhur karanlığa hiç kapılmadı. Umutludur o bütün yazdıklarında. M. Nezihi PESEN Çizgi: Mafirat Eraslan Uğursuz bir gölge tarafından kuşatıldığımızı hissediyorum. Sezai Karakoç o gölgeyi üstümüzden kaldırmak için ömrü boyunca mücadele etti. Şimdi O yok bu dünyada fakat kelimeleri, mısraları, fikirleri, eserleriyle bize bir çıkış yolu göstermeye devam ediyor. İslam bütün gölgelere, karanlıklara, yapaylıklara, sahteliklere karşı mücadele etmemizi, savaşmamızı isteyen ilk ve son hak dinin adıdır. Sezai Karakoç, İslam’ın bir diriliş eri olarak tanımladı kendisini. O yüzden sevdim onu.…

Okumaya devam edin Sezai Karakoç’un Gerisine Düşmemek İçin Ne Yapmalıyız?

Sezai Karakoç’un Afrikası

Şiirlerinde yakın arkadaşı Cemal Süreya’nın şiirlerinde olduğu gibi terim olarak “Afrika” geçmez. “Ötesini Söylemeyeceğim” şiiri, bir çocuğun gözünden Cezayir direnişi için yazılmış bir şiirdir. İbrahim Tığlı Gazeteci-Yazar Sezai Karakoç, emsalleri içerisinde Afrika’ya yakın olan düşün adamlarından biridir. Bu yakınlık Fransız aydınlarında olduğu gibi entelektüel bir yakınlık değildir. Sanki bütün şiirlerini Afrika insanı için yazmış gibidir. Şiirlerinde yakın arkadaşı Cemal Süreya’nın şiirlerinde olduğu gibi terim olarak “Afrika” geçmez. “Ötesini Söylemeyeceğim” şiiri, bir çocuğun gözünden Cezayir direnişi için yazılmış bir şiirdir. Karakoç, gazete yazılarında ise daha fazla yer verir Afrika’ya. İslam’ın Dirilişi adlı eserinde Afrika’ya daha geniş yer ayırır. Fakat Afrika ile ilgili Batılı yazarlarda olduğu gibi…

Okumaya devam edin Sezai Karakoç’un Afrikası

Gül Muştusu ve Sezai Karakoç’un Şiir Dili Üzerine

Muştu; tahmin edilen, gelmekte olan bir iyiliğin, güzelliğin, tahakkuk eden müspet bir hadisenin, doğum, hastalıktan kurtuluş veya askerlik benzeri ağır ve mübarek bir vazifenin muvaffakıyetle tamamlanışı gibi sevinçli haberler için kullanılan bir iyi haber duyurusudur. Mustafa BALCI Prof. Dr., İstanbul Üni. Edebiyat Fak. Çizgi: Kemal Özyurt Türkçe şarkın anlatma kültürüne yaslanan büyük bir edebî dildir. Asırlar boyu bu geleneğin ürettiği metinlerle işlenmiş, büyük şairler yetiştirmiş ve muazzam metinlere sahip olmuştur. Kerem ile Aslı, Âşık Garib, Tahir ile Zöhre gibi aşk konulu veya Köroğlu, Hz. Ali Cenkleri, Battal-name gibi kahramanlık konulu halk hikâyeleri ile toplumda ortak duygu ve hassasiyetlerin oluşması sağlanmış, böylece Türkçe bütün toplum kesimlerinde…

Okumaya devam edin Gül Muştusu ve Sezai Karakoç’un Şiir Dili Üzerine

Taha

Karakoç, Müslümanların son birkaç yüzyıldır yaşadığı sorunları ele alırken kolay çözümler peşinde koşmaz. O, sorunların kaynağına gitmeye çalışarak daha bütüncül bir bakış açısıyla sorunlara çözüm önerileri üretmeye çalışır. Adem CEYLAN Tanrı-insan, Tanrı-evren ve insan-evren ilişkisine dair tüm düşünce sistemleri “insan nedir?” sorusuna verdikleri cevapla yola çıkmışlardır. Zira insanın ne’liğine dair verdiğimiz cevap; “dikey düzlemde ilahi olanla beşerî olan arasındaki ilişkinin nasıl olacağına dair zemini kurarken, yatay düzlemde hem evrenle hem de diğer insanlarla ilişkinin teorisine de kaynaklık eder” demiştik bir önceki yazımızda. Varlığın, yaşamın anlam ve değeri insanla birlikte vardır. İnsanı varlık alanından çekip çıkardığımızda, geriye kalanın kendi başına bir anlamı olmasından nasıl söz edebiliriz…

Okumaya devam edin Taha

Sezai Karakoç Düşüncesinde Kur’an

Karakoç, Kur’an’ın öğrenilmesi ve anlaşılması konusuna da temas eder. Ona göre herkes kendi gücü çerçevesinde onu öğrenmeye, anlamaya çalışmalıdır. En yetkililerin eserlerinden, derslerinden faydalanarak yapmalıdır bunu. Sonra da müslüman, “ruhunu bir nevi Kur’an şehri” haline getirmelidir. Mustafa ÖZEL Prof. Dr., FSMVÜ İslami İlimler Fak. İslam’ın temel kitabı olan Kur’ân-ı Kerîm, inananların sadece ibadet hayatını, sosyal hayatını, belirleyen, düzenleyen bir kitap değil aynı zamanda kültür sanat hayatlarının da ana referansıdır. Müslüman kültür sanat adamlarının asıl esin kaynağıdır o. Şiirden ebruya, minyatürden hat sanatına kadar bütün sanatçılar hem Kur’ân’dan beslenmişler hem de kendilerince onu yorumlamışlardır. Son yüzyılın en mühim düşünce ve sanat adamlarından olan merhum Sezai Karakoç,…

Okumaya devam edin Sezai Karakoç Düşüncesinde Kur’an

Hatıralar ve İdealler Arasında Bir Yol Açıcı İmge: Sezai Karakoç Şiirinin Kaynaklarından Çocukluk -1-

Hemen belirtmek gerekir ki çocukluk, Karakoç şiirinde zengin bir imgesel depoyu işaret etmektedir. Bu yazıda ele almak istediğimiz çocukluk, Sezai Karakoç’ta bireysel bir inşa ile kültürel bir tasavvurun kaynaştırıcı dinamiği durumundadır. Yılmaz DAŞÇIOĞLU Prof. Dr., Sakarya Üni. Fen Edebiyat Fak. “Kaynar o yaz akreplerinin izi Kelimelerime ve şiirime hep o Çocukluğun zehri Kurtaran zehir karışır Tutkal gibi yapışır” Sezai Karakoç Sezai Karakoç’un edebiyatımızdaki düşünür-şair, mütefekkir-şair sıfatı taşıyan son örneklerinden birisi olduğunu söyleyebiliriz. Klasik Türk şiiri Yunus’ta, Fuzûlî’de, Bâkî’de, Şeyh Galip’te ve başka birçok örnekte düşüncenin şiir formunda dile getirilişine tanık olduğu gibi; Şinasi ile başlayan yeni dönemde de Namık Kemal, Tevfik Fikret, Mehmet Âkif, Yahya…

Okumaya devam edin Hatıralar ve İdealler Arasında Bir Yol Açıcı İmge: Sezai Karakoç Şiirinin Kaynaklarından Çocukluk -1-