İbrahim Özcoşar ile Kudüs ve Filistin Dersleri Üzerine

"Ben özellikle Gazze Şüheda Defteri Projesi’ni çok önemsiyorum. Çünkü bu proje akademik üretimle toplumsal hafızayı buluşturuyor. Gazze’de yaşanan insani ve tarihsel kırılmaları belgelemeye, kayıt altına almaya çalışıyoruz. Bu, hem bir vicdan borcu hem de bilimsel bir sorumluluk. Akademisyenlerimiz ve öğrencilerimiz birlikte çalışıyor; dolayısıyla bu proje aslında üniversite olarak ortaya koyduğumuz duruşun somut bir özeti gibi." Prof. Dr. İbrahim Özcoşar Mardin Artuklu Üniversitesi rektörüdür. 1975 yılında Diyarbakır’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Diyarbakır’da tamamladı. 1998 yılında Dicle Üniversitesi Eğitim Fakültesi Tarih Bölümünden mezun oldu. 2000 yılında Dicle Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde Yüksek Lisans derecesi aldı. 2000 yılında Dicle Üniversitesinde öğretim görevlisi olarak çalışmaya başladı. 2006 yılında…

Okumaya devam edin İbrahim Özcoşar ile Kudüs ve Filistin Dersleri Üzerine

Filistin Topraklarının İşgali: Nedir Bu Transfer Meselesi?

Tüm bu sürece dönemin süper gücünün bölgede araştırma yapması için gönderdiği Peel Komisyonunun transferi destekleyen önerileri de eşlik etmektedir. Komisyon başkanı Lord Peel, tavsiyelerini sunmadan önce 1937 yılında Filistin'i üç kez ziyaret etti. Komisyon, Filistin'in Ürdün'e ilhak edilmesini ve en az 225.000 Arap’ın kurulması planlanan sözde devletin merkez şehirlerinin dışına çıkarılmasını tavsiye ediyordu. Elif ATABAŞ Yazar, https://balkandays.blogspot.com/ İnsicam Dergisi 58.Sayı ile başlamış olduğumuz Filistin Tarihi makale çalışmasına bu sayıda transfer konusu ile devam ediyoruz. “Ben zorunlu nakli destekliyorum. Bunda gayri ahlaki hiçbir şey görmüyorum.” David Ben-Gurion 19. yüzyılda Batı’da çoğu ülkede özgürlükler adı altında arşiv belgelerinin gizliliğinin kaldırılmasından sözde İsrailli yetkililer de etkilenmiş, 1980’lerin sonunda çok…

Okumaya devam edin Filistin Topraklarının İşgali: Nedir Bu Transfer Meselesi?

Filistin Topraklarının İşgali: Aliya – עלייה Nedir?

Zira sözde İsrail kurulmadan çok önce başlayan bu göçlerin bilinmesi, işgalin arkasında yatan zihniyeti anlamak adına oldukça önemlidir. Modern Siyonist hareketin temelini oluşturan ve Filistin coğrafyasındaki demografik yapıyı değiştirmek amacıyla başlatılan Yahudi göç dalgaları, literatürde “Aliya” ya da “Aliyah” olarak ifade edilmektedir. Elif ATABAŞ Yazar, https://balkandays.blogspot.com/ İnsicam Dergisi 58. sayı ile başlamış olduğumuz Filistin Tarihi makale çalışmasına bu sayıda Filistin topraklarına yapılan Yahudi Göçleri yani Aliya’lar ile devam ediyoruz. Bu ayki konumuz, bir önceki makalede bahsetmiş olduğum üzere Siyonizm’in kurumsallaşma sürecinin en büyük destekçisi olan Theodor Herzl’ın gençlik yıllarına denk gelen (1860-1904) Yahudi göçleri yani Aliya’lar.  Zira sözde İsrail kurulmadan çok önce başlayan bu göçlerin bilinmesi,…

Okumaya devam edin Filistin Topraklarının İşgali: Aliya – עלייה Nedir?

Filistin Topraklarının İşgali: Dreyfus Davası ve Theodor Herzl

Bu hikâyenin trajikomik tarafı, Herzl Yahuda’ya sadece yarım saatini ayırır ve görüşmenin ardından tarihe geçen şu sözleri söyler: “Ben-Yahuda isimli heyecanlı bir genç, bugün benimle görüşmeye geldi. İbranicenin konuşma dili olabileceğini düşünecek kadar çılgın.” Ayrıca hikâyenin can alıcı kısmı ise tüm bu olumsuzluklara rağmen Yahuda, sonraki zamanlarda Herzl’ı her daim desteklemeyi sürdürmüş, onun “deli saçması” dediği çalışmalarına ara vermeden devam etmiştir.   Elif ATABAŞ Yazar, https://balkandays.blogspot.com/ (İnsicam Dergisi 58.Sayı ile başlamış olduğumuz Filistin Tarihi makale çalışmasına bu sayıda Dreyfus Davası ve Theodor Herzl ile devam ediyoruz.) Siyonizm fikri ilk olarak kendisinden çıkmamış olsa da Theodor Herzl (1860-1904), mevcut ideoloji parçalarını uluslararası bir harekete dönüştürmeyi başaran kişi…

Okumaya devam edin Filistin Topraklarının İşgali: Dreyfus Davası ve Theodor Herzl

Filistin Topraklarının İşgali: Mısır’dan Çıkış

Siyonizm’in ortaya çıkışından önce Yahudilerin dönüşünü devletle ilişkilendirmek, 16. yüzyıla dek bir Hristiyan ve daha sonra da özgül bir biçimde bir Protestan projesiydi. Elif ATABAŞ Yazar, https://balkandays.blogspot.com/ 1516 yılında, Yavuz Sultan Selim zamanında Osmanlı yönetimine giren Filistin toprakları, dört yüz yıl Osmanlı idaresinde kaldı. Tıpkı bugün bu satırları yazdığım ve içinde sinagog, cami ve kiliselerin bir arada bulunduğu ve bu nedenle de “Avrupa’nın Kudüs’ü” olarak anılan Saraybosna’da olduğu gibi, Filistin topraklarında da Hristiyan, Yahudi ve Müslüman halk barış içinde yaşamaktaydı. Bu yüzden de o zamanlar Yahudilerle ilgili bir mesele yoktu. Ta ki Avrupa ve Rusya’dan gönderilen Yahudiler kendilerine ait bir toprak arayışına girinceye kadar. Bugün medya…

Okumaya devam edin Filistin Topraklarının İşgali: Mısır’dan Çıkış

Filistin Davası Bir Toprak Meselesi Değil: Vahdettin Işık ile Özel Söyleşi (Üçüncü Bölüm)

"Gazzeliler iki önemli başarı elde etmiştir: Birincisi, Batının nasıl bir sömürü, barbarlık ve zulüm odağı olduğunu dünyaya açıkça göstermişlerdir. İkincisi ise bu sistemden mağdur olan insanların vicdanlarını ortaklaştırıp harekete geçirmişlerdir." Röportaj: Dr. Nour Alhila Nour Alhila: Batı medeniyetinden söz ediyorduk; günümüzde Batı medeniyetine ilişkin genel algılar ve değerlendirmeler nasıl şekillenmektedir? Vahdettin Işık: Batı medeniyetinin maskesinin bu kadar açıkça düştüğü, kitlesel düzeyde görülmemişti. Geçmişte derslerde Batı medeniyeti üzerine konuşurken bu konudaki eleştirilerimiz bazen “ideolojik” olarak nitelendiriliyor ve öğrencilerimiz de bu durumu anlamakta zorlanıyordu. Ancak bugün artık çoğu gence Batı’nın medeni bir dünya olduğu anlatılamaz. Bu noktada binlerce âlimin, akademisyenin ve kurumun başaramadığını Gazze halkı gerçekleştirmiştir. Gazzeliler…

Okumaya devam edin Filistin Davası Bir Toprak Meselesi Değil: Vahdettin Işık ile Özel Söyleşi (Üçüncü Bölüm)

7 Ekim Sonrası Filistin Meselesinin Küreselleşmesi

İsrail’in çatışmayı bölgeye yayma noktasında açık niyet ve politikaları, küresel sonuçları olabilecek bölgesel güvenlik riskleri ortaya çıkarmıştır. Nitekim Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın henüz 25 Ekim 2023’te yaptığı “Ya büyük bir savaşa, ya büyük bir barışa gideceğiz” sözleri, meselenin küresel riskleri açısından erken ve önemli bir öngörü olmuştur. Ahmet Hüsrev Çelik Doç. Dr., Düzce Üni. Filistin meselesi, yüz yılı aşan ve kesintisiz devam eden en uzun sorunlardan birisidir. Son yüzyılı aşkın zamandır, sorunun seyri önemli kırılma noktalarıyla, önemli hadiselerle farklı safhalar içerisinde devam etmiştir. 1917’de bölgenin Osmanlı’nın elinden çıkmasından 1948’de İsrail’in kurulmasına kadar geçen dönem, kendine özgü koşullarıyla bir safhayı oluşturmuştur. 1948’de İsrail’in kurulduğunun ilanı, meseleyi…

Okumaya devam edin 7 Ekim Sonrası Filistin Meselesinin Küreselleşmesi

Vahdettin Işık ile Özel Söyleşi: Filistin Davası Bir Toprak Meselesi Değil –I-

İslam dünyasının kanayan yarası haline gelen Filistin meselesi, sadece bölgesel değil, küresel bir vicdan sorunu olmayı sürdürüyor. Özellikle son yıllarda artan çatışmalar, sivil ölümleri ve uluslararası tepkiler, bu sorunun daha geniş kitlelerce yeniden sorgulanmasına neden oldu. Tarihsel arka planı, uluslararası hukuk boyutları ve sosyopolitik etkileriyle Filistin meselesi, akademik dünyada da yoğun ilgi odağında. Bu çerçevede, konuya derinlemesine bakmak ve olayları daha geniş bir perspektiften değerlendirmek üzere, İbn Haldun Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Vahdettin Işık ile bir araya geldik. Hem tarihi köklerine hem de güncel gelişmelere ışık tutan bu söyleşide, Filistin meselesinin arka planını ve geleceğe dair olasılıkları konuştuk. Söyleşinin devamı ilerleyen sayılarda yer alacaktır.…

Okumaya devam edin Vahdettin Işık ile Özel Söyleşi: Filistin Davası Bir Toprak Meselesi Değil –I-

İşgal 101: Susturulmuş Çoğunluğun Sesi (Occupation 101)

Apartheid kelimesi “ayrılık” anlamına gelir. Bu sistem, beyaz azınlığın siyah çoğunluk üzerinde sosyal, ekonomik, siyasi ve coğrafi kontrolünü kurumsallaştırmayı amaçlamıştır. Bu sistemde nüfus “beyaz”, “renkli” (melez), “Hintli” ve “siyah” olarak dört ana kategoriye ayrılmıştır. Her bir grubun nerede yaşayacağı ve çalışabileceği, kiminle evlenebileceği ve hangi kamu hizmetlerine erişebileceği yasalarla belirlenmiştir. Elif ATABAŞ (Viyana Ekonomi Üniversitesi mezunu. Okumayı ve yazmayı seven bir blog yazarı. https://balkandays.blogspot.com/ ) İnsicamın bu ayki sayısında sizlere Filistin tarihiyle ilgili bir belgesel tanıtmak istiyorum. Eski bir yapım olmasına rağmen şu ana kadar izlediğim belgeseller arasında tarihi arka planı doğru bir şekilde anlatması ve bunu Filistinlilerin hayatlarından önemli örneklerle birleştirmesi açısından izlenmeye ve üzerinde konuşmaya…

Okumaya devam edin İşgal 101: Susturulmuş Çoğunluğun Sesi (Occupation 101)

“Kudüs’te Bir Ayak İzi: Sessizlik İhanet, Varlık Direniştir”

Çünkü Aksa’ya sahip çıkmak; sadece bir mekâna değil, bir mirasa, bir davaya, bir kıbleye sahip çıkmaktır. Sevdenur BAL (Çizgi: Hilal Özder) Yolum yine Kudüs’e düştü. Daha önce de gitmiştim… Bir değil, üç değil, beş değil… Her defasında başka bir yönünü sevdim, başka bir yaranın kabuğunu kaldırdım bu mübarek şehrin. Ama bu defa başkaydı; hem de bambaşka. Kudüs, eskiden beri tutsaktı. Ama şimdi çok daha yalnızdı. Bunu ilk adımda değil, ilk bakışta anlıyorsunuz. Önceki ziyaretlerimde, aynı anda en az 10 Müslüman tur grubuyla buluşurduk Aksa’nın avlusunda. O topraklar tekbirlerle dolardı. Peki bu kez? Sadece biz… Bir avuç Müslüman. Tüm Mescid-i Aksa avlusunda sadece bir tur grubuyduk.…

Okumaya devam edin “Kudüs’te Bir Ayak İzi: Sessizlik İhanet, Varlık Direniştir”