EPİSTEMOLOJİK BAĞIMSIZLIK İÇİN YENİ BİR EĞİTİM PARADİGMASI İHTİYACI

Fikir oluşturma sürecinin ilk ve en önemli basamağıdır bilgi. İnsan evvela bilgi edinir. Daha sonra edindiği bilgileri akıl yardımıyla “ilişkilendirerek(bağ kurarak)” fikir haline getirir. Bilinçli eylemler ve yorumlar bu fikirler doğrultusunda hayat bulur. Kamil Ergenç Eğitimci-Yazar Eğitim, modern sosyal bilimciler tarafından genel olarak, davranış değiştirme süreci olarak tanımlanır. Bu sürecin başarıya ulaşabilmesi için, kişinin bile isteye sürece dâhil olması gerektiği ifade edilir. İcbara dayalı eğitim süreçlerinin zahiren bazı davranış değişikliklerine vesile olduğundan söz edilebilirse de, icbar ortadan kalktığında tekrar eski hale dönme durumu ihtimal dâhilinde olduğundan, içselleştirilmiş davranış değişikliğinden söz edilemez. Otoriter/cebri/müstebit/despotik yönetim biçim(ler)inin cari olduğu toplumlardaki öz bilinç yoksunluğunun en önemli sebebi de budur. …

Okumaya devam edin EPİSTEMOLOJİK BAĞIMSIZLIK İÇİN YENİ BİR EĞİTİM PARADİGMASI İHTİYACI

Yeni İnsan, Eski Okul

Modern toplum ve modern devletin ortaya çıkışında ve sürekliliğinin sağlanmasında eğitimin rolünü konuşmamak, meseleyi idrak etmemek demektir. Adem Ceylan Son iki yıldır yaşadığımız olağan dışı günlerin hayatımıza ilk dokunan kısmı, okulların kapanması oldu. İki hafta arayla başlayan sürecin uzamasıyla birlikte okul, eğitim, öğretmenlik gibi birçok kelime günlük konuşmaların en çok kullanılan kelimeleri haline geldi. Kapanmanın uzamasına paralel biçimde öğrenciye ulaşma ve ders aktarım enstrümanlarını çeşitlendiren bakanlığın uygulamalarıyla birlikte yükseköğretim kurumlarının da eğitimlerini uzaktan devam ettirmesi, eğitimi bütün veçheleriyle yeniden değerlendirmeyi zorunlu hale getirdi. Odağında insan olan eğitimi ve eğitimin planlamasını düşünmek, eğitimi planlayan iradenin; insan, evren, hakikat algılarından bağımsız düşünmenin mümkün olmadığını söylemek, izahtan vârestedir.…

Okumaya devam edin Yeni İnsan, Eski Okul

Öğretmeni Nesneleştiren Eğitim Anlayışını Tartışmanın Zamanı Gelmedi Mi?

Uzaktan eğitim ile geçen sürecin çıktısına bakıldığında, Türkiye’nin en başarılı okullarından birisinde çalışan bir öğretmen arkadaşın tespitiyle de ifade edecek olursak, "okuldan/öğretmenden uzak geçen bu süreç, kayda değer öğrenme kayıplarına neden olmuştur." İdris ŞEKERCİ Eğitimci-Yazar Aytaç Açıkalın,  “eğitim sisteminin kara kutusu” olarak tarif ediyor okulu. Devamında, bu karmaşık sistemi okuyan, açımlayan, bütün unsurları öğrenime yönelten saygın makamın temsilcisi olarak tarif ediyor, okul yöneticisini ve öğretmeni. Öğretmenin, eğitimin öznesi, okul yöneticisinin ise eğitim ortamının fiziki alt yapısını hazırlayan, temizliğinden güvenliğine kadar bir dizi gereksinimini karşılayan taraf olduğu okul ve öğretmen merkezli eğitimin kıymeti, öğretmene ve okula hasretle geçen bir buçuk yıl süren pandemi şartlarının icbar ettiği uzaktan…

Okumaya devam edin Öğretmeni Nesneleştiren Eğitim Anlayışını Tartışmanın Zamanı Gelmedi Mi?

COVID-19 PANDEMİ SÜRECİNİN ÇOCUKLAR / ERGENLER ÜZERİNDEKİ FİZİKSEL ve PSİKOLOJİK ETKİLERİ

Pandemi,  tüm dünyada etkileri görülen salgınlara verilen isimdir.  Bedensel sağlık üzerindeki etkileri sıklıkla vurgulanmasına karşın, pandeminin psikolojik etkilerinin görece geri plana atıldığını söyleyebiliriz. Bekir EMİROĞLU Dr. Öğretim Üyesi, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi 2019 yılı itibari ile yeni tip bir korona virüs  (COVID-19),  Çin’in Wuhan eyaletinde ortaya çıkmış ve hızlı bir şekilde yayılarak binlerce can kaybına neden olmuştur.  Çin’de başlayarak çok hızlı bir şekilde tüm dünyaya yayılması sonucu, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) 2020 Ocak ayının sonlarına doğru mevcut hastalığın, tüm dünyada halk sağlığını tehdit edecek seviyelere ulaştığını duyurarak acil durum ilan etmiş ve bu durumu pandemi olarak nitelemiştir. Bu ilanın hemen sonrasındaki süreçte…

Okumaya devam edin COVID-19 PANDEMİ SÜRECİNİN ÇOCUKLAR / ERGENLER ÜZERİNDEKİ FİZİKSEL ve PSİKOLOJİK ETKİLERİ

GÜNÜMÜZDE İMAM HATİP LİSELERİ

İmam Hatip Okullarımızda, günümüzde değişen şartlar ve ihtiyaçlar doğrultusunda Din Öğretimi Genel Müdürlüğümüzün planlamaları çerçevesinde, öğrencilerimize doğru inanç, doğru bilgi, doğru düşünce ve doğru davranış kazandırmayı hedefleyen çeşitli programlar geliştirilerek uygulanmaktadır. Hasan UYAR Eğitimci Merhum Celaleddin Ökten hocamızın öncülüğünde “Asrın ihtiyaçlarını müdrik, doğuyu ve batıyı iyi bilen, münevver, dindar görüneceğim diye mutaassıp olmayan, aydın desinler diye de dinden taviz vermeyen, tavizsiz fakat müsamahakâr bir gençlik” yetiştirmek gayesiyle kurulan İmam Hatip Liseleri, tarihten günümüze önemli süreçler geçirmiştir. Değişik kırılmaların yaşandığı, önemli tecrübelerin oluştuğu bu süreçler neticesinde İmam Hatip camiası içinden âlimler, akademisyenler, entelektüeller,  iş adamları, siyasetçiler yetişmiştir. İmam Hatip Okullarımızda, günümüzde değişen şartlar ve ihtiyaçlar doğrultusunda…

Okumaya devam edin GÜNÜMÜZDE İMAM HATİP LİSELERİ

İlahiyat Fakülteleri Üzerine Birkaç Mülâhaza

İlahiyat Fakültesi mezunlarının hizmet ve istihdam alanlarının çeşitliliğine bakıldığı zaman hizmet öncesinde verilen tek bir program yeterli değildir. Bir taşla otuz kuş vurmaya çalışmak sadece kaynak israfı ve başarısızlığa neden olmaz, çok daha önemlisi mezun olan gençlerde yetersizlik duygusuna neden olabilir. Muhammed Esat ALTINTAŞ Doç. Dr., Erciyes Üniversitesi İlahiyat Fakültesi, Din Eğitimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Bu yazıda Türkiye’de yüksek din öğretiminin yakın dönem tarihî serencamına dair ana noktaları ele aldıktan sonra bu kuruma ilişkin bazı temel meseleler mülâhaza edilecektir. İstanbul Darülfünunda 1924’de açılıp 1933’te kapatılan İlahiyat Fakültesi’nin Ankara’da yeniden kuruluşunun üzerinden 70, YÖK kanunu ile bir süre sonra İlahiyat Fakülteleri’ne dönüşecek olan Yüksek İslam…

Okumaya devam edin İlahiyat Fakülteleri Üzerine Birkaç Mülâhaza

İlahiyat Eğitiminin Problemleri

Din eğitimi veren kurumlara da personel kaynağı olan ilahiyatlar bir döngünün içerisinde yer alır. Fakültelerden din eğitiminde kalifiye mezunlar vermek demek aynı zamanda fakültelere kaliteli öğrenci gelmesi demektir.  Bu sebeple alan yeterliliğinin yanı sıra bir de işin pedagoji eğitimi boyutu bulunmaktadır. İsmail ERKEN Dr. Öğretim Üyesi, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi İlahiyat/İslamî ilimler fakülteleri Türkiye’de yüksek din eğitimi ve öğretimi veren kurumlardır. İlahiyatın tarihini Dârülfünûn-ı Şâhâne’deki Ulûm-i Âliye-i Dîniyye Şubesi ile başlatmak mümkün olsa da günümüzde var olan fakülteleri düşünürsek daha çok 21 Kasım 1949’da kurulan Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi ile başlatmak daha doğru olacaktır. Cumhuriyet tarihi içerisinde açılan ve daha sonra ilahiyat…

Okumaya devam edin İlahiyat Eğitiminin Problemleri

LİSANSÜSTÜ EĞİTİM ÜZERİNE

Lisansüstü eğitim-öğretimin iyileşmesini, niteliğinin artmasını sağlamak için belirli bir program dâhilinde üniversitelerin ve onlara bağlı olarak enstitülerin belirli alanlara yönelmesi, buralarda yoğunlaşması, uzmanlaşması gerekir. Mustafa ÖZEL Prof. Dr., FSMVÜ İslami İlimler Fakültesi Üniversitelerde eğitim üç şekilde gerçekleşir: Ön lisans, lisans ve lisansüstü. Ön lisans programları iki yıl gibi kısa sürelidir, lisans dört ila altı yıl arasında değişken bir yapıya sahiptir. Lisansüstü eğitimin süresi yüksek lisansta iki-üç yıl, doktoradaysa dört-yedi yıl arasındadır. Ön lisans programlarında gaye, ara insan gücü yetiştirmektir. Buralarda eğitim-öğretim, Meslek Yüksekokulları’nda verilir. Lisans eğitimi ise Fakültelerde gerçekleştirilir. Lisansüstü eğitim-öğretim, üniversitelere bağlı olan enstitüler tarafından yapılır. Enstitüler, araştırmacı, bilim adamı, uzman yetiştiren kurumlardır. Lisansta,…

Okumaya devam edin LİSANSÜSTÜ EĞİTİM ÜZERİNE

Gençlik ve Edebiyat

Televizyon dizilerinde oyuncuları kitap okurken, şiir okurken veya bir edebi metne gönderme yaparken göremiyoruz maalesef. Romanlarımızdan uyarlanan diziler de orijinal metinden çok uzağa savruluyor; iletisi abartılı görsellerde kayboluyor. Raif NAS Eğitimci Bu yazıda orta dereceli okullarımızda edebiyat eğitimini değerlendireceğiz. Zaman zaman ülkemizde kitap satışlarına veya kitap okuma oranlarına dair istatistikler yayınlanır, biz de dünya ölçeğindeki yerimize bakıp hayıflanırız. Edebiyat eğitimi ve ilgisinin bir iklim/mecra meselesi olduğunu düşünüyorum. Sadece müfredata ders koymak veya şiir, hikâye, kompozisyon yarışmaları düzenlemenin yeterli olmadığı gelinen noktayla hepimizin malumudur. Müfredata baktığımızda haftalık ders saati olsun, içerikler olsun oldukça doyurucu ve yeterli miktardadır. Ancak gerek öğretmenin tarzı gerekse öğrencinin ilgisizliği bu imkânları…

Okumaya devam edin Gençlik ve Edebiyat

Türkçe-Edebiyat Öğretimiyle Gönüller Yapmak

Muallim Naci’den Mehmet Akif’e, Necip Fazıl Kısakürek’ten Tevfik Fikret’e, Yahya Kemal’den Ahmet Hamdi Tanpınar’a, Faruk Nafiz Çamlıbel’den Reşat Nuri Güntekin’e, Ahmet Haşim'den Halide Nusret Zorlutuna’ya daha nice büyük edebiyatçı vardır ki edebiyat öğretmeni olarak çalıştıkları dönemde en az okurları kadar öğrencilerinde de iz bırakmış; onlara hayallerine ulaşma yolunda sanata tutunmanın yöntemini öğretmiştir. Gülcan CELAYİR 15 Temmuz Şehitleri Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi (İzmir), Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni “Ormanda karşıma iki yol çıktı. Ben en az kullanılmış olanı seçtim.” Robert Frost’a ait olan bu sözü pek çoğumuz “Ölü Ozanlar Derneği”nden hatırlayacaktır. N. H. Kleinbaum tarafından yazılan kitap, bir kuşağın okul algısına damga vurmuş bir eserdir.…

Okumaya devam edin Türkçe-Edebiyat Öğretimiyle Gönüller Yapmak