Tesettürü Gardırobun Dışında Aramak

Tanım ve uygulamada ‘örtmek’ anlamı ön plana çıksa da tesettür, paradoksal olarak esas itibarıyla bir setrederek görünür kılma eylemidir. Bu anlamıyla tesettür, salt bir giyim tercihi değil hayatı kavrayış manifestosudur. Bu kavrayışın temel referansı tabii ki tevhid bilincidir. Kemal MANSUR İnsanlığın, vahşi bir cahili dijital savruluş tuzağına sürüklendiği tesettürü konuşmak; salt bir giyim-kuşam meselesini konuşmak değil, yok edilmeye çalışılan benliğin/fıtratın savunusunu da üstlenmek anlamına gelmektedir. İnsanlığın ontolojik kodlarından biri olan örtünme, Âdem (a.s.)’den bu yana değişik biçimi, anlamı ve amacı farklılık gösterse de geleneksel hayatın ana unsurlarından biri olmuştur. Giyim-kuşam pratiklerinin, ferdi boyutunun ötesinde, içtimai karakteri ağır basan bir özelliğe sahip olduğunu gözlemliyoruz. Geleneksel hayat…

Okumaya devam edin Tesettürü Gardırobun Dışında Aramak

O Kadar Açıldı ki Gözden Kayboldu

Erkeğin tesettürü problemi, herkesin kadının tesettürüne yoğunlaşması neticesi neredeyse unutuşa terk edilmiştir. Erkek cinsini mesuliyet dışına iten bu arızalı bakış, kadın bedenini denetleyici müfettiş olarak yine erkekleri görevlendirmiştir. Bugün inanmış erkeklerin açılması, mesture kadınların açılmasından daha hızlı ve daha derindir. Hüseyin AKIN Şair-Yazar Tesettür kelimesi, Arapça örtmek, gizlenmek, kuşanmak gibi anlamlara gelir. İnsanın günlük hayatını idame ettirmek için açıkta tutması gereken el, yüz, ağız, göz gibi organları, yaratılış itibarıyla bedeninin en görünür yerlerine ikame edilmiştir. Kur’an’da, mümin kadınların kendiliğinden görünen yerlerin haricinde ziynet yerlerini açığa vurmaması direktifi (Nisa 31) bu doğal ve de hilkate yönelik tarafı işaret etmektedir. Zira bütün bedeni örtmek ve tüm organları…

Okumaya devam edin O Kadar Açıldı ki Gözden Kayboldu

Alev Erkilet ile Örtünmenin Sosyolojik Dönüşümünü Konuştuk

"Batı’da kapitalizm ve modernitenin yol açtığı aşırı tüketim ve teşhir sorunsalını yabancılaşma bağlamında analiz eden çok parlak zihinler var. Fromm gibi, Bauman gibi, Byung-Chul Han gibi. Müslüman dünyada da özellikle tevhit düşüncesi çerçevesinde yeni eleştirilerin, analizlerin ve sistem alternatiflerinin ortaya konulması; mevcut olanların da pratik/kurumsal karşılıklarının detaylandırılması gerekiyor." İNSİCAM Kıymetli hocam, Cumhuriyetle birlikte başörtüsüne atfedilen mana ve rol ne gibi değişimlere uğradı? Başörtüsü yeni bir sosyo-politik kimliğin taşıyıcısı konumuna mı evirildi? Bu dönüşüme dair neler söyleyebilirsiniz? Örtünmenin sosyolojik dönüşümünü anlamak / anlamlandırmak elbette önemli ancak bu dönüşümlerden bahsetmeden önce onun değişmeyen, evrensel değer temeline ya da özüne vurgu yapmak gerekir. Kanaatimce, örtünmenin Kur’anî ve insani…

Okumaya devam edin Alev Erkilet ile Örtünmenin Sosyolojik Dönüşümünü Konuştuk

Sinoptikon ve Omniptikon ile Teşhircilikte Kaybolan Tesettür

Küreselleşmenin getirdiği ulaşım ve iletişim olanaklarının artması ve bunun sonucunda toplumlar arası etkileşimin yoğunlaşması; sermayenin uluslararası dolaşımı, teknolojinin reklam ve pazarlama ağıyla tüm toplumlardan geçişi gibi unsurlar kültürel dönüşümü hızlandırmıştır. Teşhir toplumu da bu kültürel değişimin bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Hatice BALİN Uzm. Sosyolog, Mutlu Aile Mutlu Çocuk Der. Başk. “Dış görünüşüme göre karar verenler olsa olsa sığ insanlardır. Dünyanın gerçek gizemi, görünende değil, görünmeyen olandadır.”                                                                                                                               Oscar Wilde 20. yüzyılın sonlarına doğru ortaya çıkan postmodern söylemler arasında beden, en çok tartışılan konulardan biri haline gelmiştir. Bazı düşünürler, modern dönemin katı, disipline edilmiş ve sürekli denetlenen beden anlayışının, postmodern düşünceyle birlikte özgürleştiğini öne sürer.…

Okumaya devam edin Sinoptikon ve Omniptikon ile Teşhircilikte Kaybolan Tesettür

Hakikat Örtülüdür

İnsanın şahsiyet inşasında; bedeni, akli ve kalbi sınırlara ihtiyaç vardır. Fıkıh ve irfan geleneği bu sınırlara dair pek çok hikmetli neticeler damıtmışlardır. Yemek meşrudur ama her şeyi yemek meşru değildir. Ticaret meşrudur ama herkesle, her yerde, her zaman ve her şeyin ticareti meşru değildir. Meşruiyet sınırlarla mümkündür. Sınırsızlık, varlığın fıtratı gereği mümkün değildir. Mustafa ESER Eğitimci-Yazar "Hoşça kal," dedi tilki. "Sana bir sır vereyim.çok basit bir sır: insan ancak yüreğiyle baktığında doğruyu görebilir.gerçeğin özü gözle görülmez.""Gerçeğin özü gözle görülmez..." diye tekrarladı küçük prens, unutmasın diye."Gülünü neden bu kadar özel bulduğunu şimdi anlıyorsun, değil mi?""Çünkü ona emek verdim..." dedi Küçük Prens."İnsan, gönül bağı kurduğu her şeyden…

Okumaya devam edin Hakikat Örtülüdür

Kırmızı Kirazlı Beyaz Tülbent

Tesettür bedenimizin görünen yerlerini örter, fakat iffet buna anlam katan değer. Tevazu bununla birlikte, nezaket keza, incelik, letafet, zarafet. Hepsi bir bütün ve evet en çok da kadınlarda güzel. Zira hazine o. İnci mercan o. Zehra TUNÇ Annesinin eteğinde, karşı komşusunun evindeki sohbete giden bir kız çocuğu... İlk başörtüsü; ortası beyaz, kenarlarında kırmızı kiraz desenleri olan ve ona göre de itinayla, elbette el emeği ile, oyalanmış bir tülbent. Ah, ne severdim onu ben. Apartmanımızın neredeyse her dairesi neredeyse bir Kur’an evi gibiydi. Hanım teyzeler, bey amcalar, hafız teyzeler, hoca dedeler... Komşular bir evden diğerine, başka bir sohbet halkasından ötekine  koşuştururdu. Mübarek günler ve gecelerde, aminlerin…

Okumaya devam edin Kırmızı Kirazlı Beyaz Tülbent

Sadelikten Gösterişe: Bir Tesettür Muhasebesi

Ne kadar ironik, değil mi? El birliğiyle, inanç temelli tesettür algısını yavaş yavaş insanların kalbinden söküp attık. Sizce bu yanlış bir düşünce mi? Düşününce, tesettürün özündeki mahremiyet, sadelik, gizlenmek ve tevazu gibi kavramlarla tesettürün çeliştiğini fark etmek zor değil. Artık tercih edilen kıyafetler “dikkat çekmemek” için değil, “ön planda olmak” için tasarlanıyor. Daha fazla nasıl dikkat çekerim kaygısıyla şekilleniyor vitrinler. Betül ZEYREK Moda, dışımızdan içimize sızan bir istila. İlk bakışta masum bir kumaş, zarif bir dikiş, estetik bir duruş gibi geliyor insana. Moda adı altında sunulan her şey beğeniyle parlatılıyor. Popüler olana uymak destekleniyor. Ve biz fark etmeden tercihlerimiz, yavaş yavaş inanç temelli özümüzden başka…

Okumaya devam edin Sadelikten Gösterişe: Bir Tesettür Muhasebesi

İkna Odasında Beş Dakika

Türkiye’de başörtüsünün geçmişe yönelik temsillerinden sonra günümüze geldiğimizde, meselenin eskisinden çok daha karmaşık olduğunu görürüz. Başörtüsü dizilerde, haber bültenlerinde, reklamlarda, üniversitelerde, devlet dairelerinde, vitrinlerde, sokakta hemen her yerde karşımıza çıkıyor. Tıpkı Kızılcık Şerbeti dizisinin ilk bölümündeki o çok ses getiren  sahnede söylendiği gibi “Bunlar da her yerdeler…” Bu görünürlük, yalnızca bir imaj politikası değil; toplumsal gerçekliğin ta kendisidir. Başörtüsü artık geçmişte olduğu kadar kamusal alandan dışlanmıyor, fakat kamusal alan onunla yeniden şekilleniyor. Ancak burada durmak, bu dönüşümü anlamak için yeterli değil. Çünkü görünürlük, her zaman özneleşmeyi beraberinde getirmez. Elif Çevik Ne zaman bir filmde yahut dizide, başörtüsünü çözmek üzere aynanın karşısına geçen bir Müslüman kadını…

Okumaya devam edin İkna Odasında Beş Dakika