İslâmî İlimler ve Tebliğ Dili

Belâgat sahibi olan insan, sadece güzel konuşan insan değildir. Neyi nerede ve nasıl söyleyeceğini bilen ve bunu iyi ifade kalıbına döken insandır. M. Şerafeddin KALAY Dr. Rabbimizin kuluna bahşettiği ifade kabiliyeti dünya malı ile ölçülemeyecek derecede kıymetli bir kabiliyettir. Rahmân Sûresinin ilk âyetlerinde insanın yaratılışı ile ona bahşedilen beyan kabiliyeti yan yana zikredilir ve «İnsanı yarattı.  Ona beyanı öğretti.» (Rahman 55/ 3-4) buyrulur. İnsana böyle bir nimet sunulmuştur ve kendisine bu nimeti istediği şekilde kullanma, geliştirme imkânı da verilmiştir. Tıpkı koşma, ağırlık kaldırma, yüzme ve bunları geliştirme kabiliyeti verildiği gibi… Verilen bu beyan kabiliyeti sadece dille ifade kabiliyeti de değildir. Harfler, dillere tercüman olmuş, söylenecekleri kelimelere,…

Okumaya devam edin İslâmî İlimler ve Tebliğ Dili

Nasıl Anlattım?

Unutmamalıdır ki İslam ümmetinin tarihte sahip olduğu huzura kavuşması ve yeniden adaletin tesis edilmesi Müslümanların tevhid ve vahdette, rahmet ve merhamette buluşmasından geçer. Ahmet POÇANOĞLU Emekli Konya İl Müftüsü    ‘Nasıl bir din dili’ sorusuna; öğretmen, hoca, vaiz, müftü olarak yaklaşık kırk yıl cami kürsülerinden din-i mübin-i İslam’ı anlatma çabası içinde olan bir insan olarak gözlemlerim ve tecrübelerimle cevap vereceğim.    Cuma öncesi mübarek vakitte titiz bir hazırlık sonrası, kürsüye oturunca abdestli tertemiz simaların sekinet içinde sizi dinlemeye hazır görmek insana büyük bir heyecan verir. Hele Konya Kapu Camii kürsüsünde iseniz yüzlerce hafız, yüzlerce hoca, yıllarca vaaz dinlemeyi ‘kulağından sulanmak’ ve ‘kalbini sohbetle mamur hale…

Okumaya devam edin Nasıl Anlattım?

Nasıl Bir Din Dili?

Rahmetin tecellisi, ilâhî kelâmın insan seviyesine indirilerek onun anlayabileceği dilde gelmesidir. Bu rahmetin diğer bir tecelli yönü de, toplumun ahlak ve karakter noktasında en mükemmel olanlarının bu mesaja aracılık etmesidir. Mülayim Sadık Kul Bu soruya “Kur’an ve sünnete uygun bir dil” diyerek kestirmeden cevap verilebilir. Ama bu cevap, problemi çözme noktasında doğru adrese işaret etse de sorun ortadan kalkmış olmaz. Zira bu soruyla kastedilenin, bundan daha öte ve özel bir durum olduğu aşikârdır. Birçok meselede olduğu gibi burada da sadece bu iki temel kaynağa işaret etmek, sadra şifa olmaz. Bilindiği gibi bu kaynaklara dayalı olan din dilinin ne olması gerektiği hakkında binlerce farklı yorum getirilebilir.…

Okumaya devam edin Nasıl Bir Din Dili?

İrşad ve Davetin Kur’an’î Kodları

Bu manada asıl problemlerden birisi -belki de en önemlisi- erdemli bireyi, erdemli toplumu ve erdemli dünyayı oluşturacak faziletlerin insanlara aktarımı, bilgilendirilmesi ve pratiğe dökülmesi konusunda ikna edilmesi meselesidir. Özkan KERİMOĞLU Dr., Gümüşhane Üni. İlahiyat Fak. Sokrates, Platon, Aristoteles gibi antik çağın öncü düşünürleri, Müslüman filozoflar, Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam gibi vahyin inşa ettiği dinler, aklın ürünü olan felsefi, ahlaki ve ideolojik sistemler de dâhil hemen her öğretinin temel hedeflerinden birisi mutluluk ve mutluluğun elde edilmesidir. Mutluluğu elde etme yolunda ilk çağ düşünürlerinin bilgi, insanın kendini tanıması, tutkuların esiri olmama, duyusal ve tensel hazları tek ölçü olarak kabul etmeme gibi bazı kriterler belirlediğini görmekteyiz. Ahlaki öğretilerde…

Okumaya devam edin İrşad ve Davetin Kur’an’î Kodları

Cesur Yeni Dünyaya Yeni Din Dili

Her din, içinde bulunduğu kültürün dil dünyasında gerçeklik kazanır. Din, bu dünyayı hem mukayyet hale getirir hem de bu kayıtlı dünyayı belli bir söylem düzeni içinde inşa eder. Adem CEYLAN Her şey akıyor. Hem öyle bir hızla akıyor ki akmak kelimesi yaşadığımız serüveni ifadede yetersiz kalıyor. İnsanlık tarihini bir akarsuya benzetecek olursak sükunetle akan binlerce yıldan sonra mütemadiyen artan bir hızın ardından, insanlık debisi en uç noktasına mı vardı, sorusunu sormaktan kendimizi alamıyoruz. Seyl-i huruşan tabiri, son yılları adlandırmada dakikliğini yitiriyor. Mahvımızın, nefret ettiğimiz şeylerin eliyle olacağını öngören Orwell yanılıyor, sevdiklerimize müptela olmanın ibtilasında boğulacağımızı öngören Huxley haklı çıkıyor. Yeni dünya gerçekten çok cesur çıkıyor.…

Okumaya devam edin Cesur Yeni Dünyaya Yeni Din Dili

Dini Tebliğde Nebevi Üslup

Efendimiz bazı hallerde soru yönelterek söze başlar, bazen karşılıklı konuşma ile muhatabı ikna ederdi. Bazen de hiçbir şey demez, fiili olarak kişiye yaptığının yanlış olduğunu öğretirdi. Kâmil ABDULLAHOĞLU İstanbul Bağcılar İlçe Müftülüğü Uzman Vaiz Dinin insanlara ulaştırılmasına “tebliğ” denir. Din, Allah tarafından insanlığın dünya ve ahiret mutluluğunu sağlayacak inanç ve yaşam biçimidir. Bütün peygamberler Allah’tan aldıkları mesajı eksiksiz olarak muhataplarına ulaştırmışlar ve bunun karşılığında dünyevi bir beklenti içinde olmamışlardır. “(Resulüm) De ki: Buna karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum. Ve ben olduğundan başka türlü görünenlerden de değilim.”[1]Ayeti, dünyevi beklenti düşüncesini kaldırmaktadır. Din tebliğ edilirken kullanılan üslup çok önemlidir. Tüm peygamberler dini anlatırken “kavlen leyyina” yani…

Okumaya devam edin Dini Tebliğde Nebevi Üslup

Nebevî Bir Davet İçin

Allah’ın dinine çağıran kimselerin hayatında hiçbir leke olmamalıdır. İslam davetçisi neyi temsil ettiğinin şuuru içinde yaşamalı, sözleri ve fiilleriyle emin bir hayat sürmelidir. Mutlu BİNİCİ Temiz bir mazi Resûl-i Ekrem Efendimiz, Safâ tepesinden davetini ilan ettiğinde kendisini merakla izleyenlere şöyle sormuştu: “Şu dağın ardında size saldırmak üzere olan bir düşman ordusu var desem, bana inanır mısınız? Bu ömrü boyunca kimseyi aldatmamış, şakayla bile olsa hiç yalan söylememiş yüce bir zatın sorusuydu. O, yirmi yaşlarında Hılfu’l-Fudûl teşkilatına katılmış, çevresine güven ve huzur aşılamış, Kâbe’nin tamiri sırasında yaşanan anlaşmazlığı tüm tarafların takdir ettiği bir şekilde çözmüş, Mekke’nin Emîn’i olmuştu. Zeyd b. Hârise kendisini hürriyetine kavuşturup memleketine götürmek…

Okumaya devam edin Nebevî Bir Davet İçin

Davet: Kime, Nasıl?

Hikmet ile davet, muhatapların durumlarını ve şartlarını göz önünde bulundurmayı, her defasında ne kadar anlatılmasının uygun geleceğine, ağır gelip gelmeyeceğine dikkat etmeyi, insanların bünyeleri hazırlanmadan, onlara yükümlülükler yağdırmamayı, onlara nasıl hitap edileceğini, iyi seçmeyi, şartlara ve durumlara göre bu hitap yöntemlerini ve yollarını çoğaltmayı gerektirir Fesih KAYA İMH Teşkilat Başkanı اُدْعُ اِلٰى سَبٖيلِ رَبِّكَ بِالْحِكْمَةِ وَالْمَوْعِظَةِ الْحَسَنَةِ وَجَادِلْهُمْ بِالَّتٖى هِىَ اَحْسَنُ اِنَّ رَبَّكَ هُوَ اَعْلَمُ بِمَنْ ضَلَّ عَنْ سَبٖيلِهٖ وَهُوَ اَعْلَمُ بِالْمُهْتَدٖينَ      “(İnsanları) Rabbinin yoluna hikmetle, güzel öğütle davet et. Onlarla mücadeleni en güzel (tarik) hangisi ise onunla yap. Şüphesiz ki Rabbin, O, yolundan sapan kimseyi en çok bilendir. O, hidayete ermişleri de en iyi…

Okumaya devam edin Davet: Kime, Nasıl?

Dinin Dili Lisanı Hâl

Her an ağzımızda olduğundan mıdır nedir, lisanımızın kıymetini tam olarak bildiğimiz söylenemez. 'Ya hayır söyle ya sus!' hepimizce bilinen bir hadis-i şeriftir. Yalnızca hayır söyleyen lisan, imanın, ameli salih ve ahlakın ifadesidir Mucahid YILDIZ Çizgi: Hasan Aycın Son yıllarda memleketimizde olduğu gibi dünyanın her yerinde başta internet vasıtasıyla olmak üzere, medya kullanılarak bütün diller üzerinde dehşet verici bir cinayet işlenmektedir. Bu cinayetle toplumların kendi manevi yapısını tahrip ederek, tüm insanları tek tip birey haline getirmek istiyorlar. Yeryüzündeki hâkim kapitalist güç, insanların en az ve en basit kelimelerle yalnızca temel ihtiyaçlarını ifade edebilecekleri bir lisan ile yetinmelerini istiyor. Dili yozlaştırılan, zayıflatılan toplumlar netice itibariyle onları bu…

Okumaya devam edin Dinin Dili Lisanı Hâl

Batı’da İslam Dili

Batı’da ve Avrupa’da yaşayan Müslümanlar buralarda dinlerini anlatırken nelere dikkat etmeleri gerektiğini makalemizde irdelemeye çalıştık. Eğitim faaliyetlerinde başarılı olmayı hedefliyorsak, planlı ve programlı çalışmamız kaçınılmaz. Erkan ERDEMİR Viyana İslam Din Eğitimi Yüksek Okulu Öğretim Üyesi Köln DITIB Camii Giriş Batı’da İslam nasıl anlatılmalı? Din dili nasıl olmalı? Bu makalemizde bu sorulara yanıtlar aramaya çalışacağız. 1980’den itibaren Avrupa’nın ortasında, önce Almanya’da daha sonra da Avusturya’da ikamet etmekteyiz. Bu 42 yıl içinde hem temel eğitimimizi hem de üniversite eğitimimizi buralarda aldık, şu anda da hem din dersi öğretmeni olarak liselerde hem de öğretim üyesi olarak Viyana Din Eğitimi Yüksek Okulu’nda görev yapmaktayız. Bir Müslüman fert olarak gençliğimizden…

Okumaya devam edin Batı’da İslam Dili