İlahi Bir Emir Olarak Adalet

Arapça “adl” kökünden türeyen adalet; denge, doğruluk ve hakkaniyet anlamlarını taşır. Kur’an’da sıkça zikredilen “kıst” kavramı ise adaletin uygulamadaki tezahürüdür. Râğıb el-İsfahânî’nin tespitine göre; “adl” daha çok soyut ilkeyi ve dengeyi, “kıst” ise bu ilkenin somut hayata, paylaşıma ve hukuka yansımasını temsil eder. Bu ayrım, adaletin teorik bir değerden ibaret kalmayıp, fiilî bir sorumluluk olduğunu kanıtlar. Ahmet POÇANOĞLU Emekli Konya İl Müftüsü İslam düşüncesinde adalet; yalnızca teknik bir hukuk ilkesi değil, iman, ahlak ve toplumsal düzenin merkezinde yer alan ilahi bir emirdir. Kur’an-ı Kerim, adaleti insanın vicdanına bırakılmış izafi bir değer olarak değil, Allah’a karşı sorumluluğun vaz geçilmez bir gereği olarak ele alır. Bu çerçevede…

Okumaya devam edin      İlahi Bir Emir Olarak Adalet

Hukuk ve Vicdan Arasında Türkiye: Adaletin Bir Bilinç Olarak İnşası

Adalet arayışının sadece modern çağın bir ürünü olmadığını gösteren en sarsıcı örnekler, İslam düşünce geleneğinde mevcuttur. Hz. Peygamber’in uygulamaları, adaletin yalnızca bir hüküm değil; bir tavır ve temsil meselesi olduğunu ortaya koyar. Toplumdaki statü sahibi kişilerin "ayrıcalık" taleplerine karşı O’nun verdiği cevap, adeta evrensel bir hukuk manifestosudur: “Sizden öncekileri helak eden şey; güçlüler suç işlediğinde görmezden gelinmeleri, zayıflar işlediğinde ise cezalandırılmalarıydı.” (Buhârî, Hudûd, 12; Müslim, Hudûd, 8) Musa MERT Dr., Eğitimci Adalet, kanunların yazdığı değil; vicdanın kabul ettiği şeydir. Kuralların Sınırı, Vicdanın Çağrısı Adalet, insanlığın tarih boyunca peşinden koştuğu en eski, bir o kadar da nazenin hakikatidir. Zira adalet, sadece kâğıt üzerindeki mürekkebe değil, o…

Okumaya devam edin Hukuk ve Vicdan Arasında Türkiye: Adaletin Bir Bilinç Olarak İnşası

Türkiye İkinci Yüzyılına Girerken Yeni Bir Anayasa İhtiyacı

Şimdi, Cumhuriyetimiz 2. yüzyılına girerken milletin uzun zamandır beklentisi ve umudu olan, bir nevi vatandaşlık sözleşmesi olacak yeni bir anayasaya ihtiyaç vardır. Arif ALTUNBAŞ Giriş Türkiye Cumhuriyeti, 1923’teki kuruluşundan günümüze kadar geçen ilk yüzyılında, iç ve dış dinamiklerin etkisiyle batıya dönük yüzüyle önemli dönüşümler yaşamıştır. Bu süreçte ortaya çıkan başarılar ve başarısızlıklar ayrı bir tartışma konusu olmakla birlikte, toplumsal ve siyasal düzlemde çözüm bekleyen birçok sorun hâlen varlığını sürdürmektedir. Bu makale, Türkiye’nin ikinci yüzyılına girerken karşı karşıya olduğu temel sorunları, evrensel hukuk ilkeleri ışığında yeni bir anayasa ihtiyacına katkı sunmak ve yeniden yapılanmak için yeni bir yapılanmanın gerekliliğini ve zaruretini vurgulama çabasının ürünüdür. Tarihsel Arka…

Okumaya devam edin Türkiye İkinci Yüzyılına Girerken Yeni Bir Anayasa İhtiyacı

İstanbul 2 Nolu Barosu Başkanı Yasin Şamlı ile Adalet Üzerine: Türkiye’de Kim, Kimi Yargılar?

"Baromuzun çeşitli merkez ve komisyonları mevzuat çalışmaları yapmaktadır. Bu çalışmalar hem bizzat Adalet Bakanımıza hem de TBMM’ye sunulmaktadır. Örnek kabilinden ifade etmem gerekirse; Adalet Bakanımızın baromuzun bir programında müjdesini verdiği, gayrimenkul alım satımlarında avukat bulundurma zorunluluğu ve belli bir meblağın üzerindeki sözleşmelerde avukat imzası bulunması zorunluluğu, baromuzun projelerinden yalnızca iki tanesidir." Röportaj: Av. Muhammed Fatih YALÇINKAYA S: Sn. Şamlı, bize vakit ayırdığınız için çok teşekkür ediyoruz. Sorumuza kritik bir sorundan başlayalım. Türkiye’de yargıya güvenin son yıllarda ciddi biçimde tartışıldığını görüyoruz. Sizce bu güven kaybının temel nedenleri neler ve bu tabloyu tersine çevirmek için ilk atılması gereken adım ne olur? Yargıya güven her dönemde tartışılan bir…

Okumaya devam edin İstanbul 2 Nolu Barosu Başkanı Yasin Şamlı ile Adalet Üzerine: Türkiye’de Kim, Kimi Yargılar?

Adaletin Tahakkuku

Hak kelimesinin kapı menteşesinin yuvasına tam oturması gibi fiziki uyumluluğu ifade eden bir anlamı var.  Tam uyumlu olması dolayısıyla kemiklerin eklem yerleri de bu kelime ile ifade ediliyor. Yerli yerindelik, demek yani. Uyum olgusunun ifadesi. Mustafa ESER Eğitimci-Yazar “Asil insan idrak ettiği bir öz sebebiyle saygı duyar, hayran kalır ve sever iken, bayağı insan bir araz sebebiyle küçümser ve aşağılar; kutsal duygusu küçümseme içgüdüsüne karşıttır; İncil “alaycılardan” yergiyle bahseder. Kutsal duygusu tüm meşru saygının özüdür; biz meşruluk üzerinde ısrar ediyoruz, çünkü mesele rastgele her şeye saygı duymak değil, bilakis saygıdeğer olana saygı duymaktır; “hakikatin hakkından daha üstün bir hak yoktur.”” Frithjof Schoun, Akıl ve Karakter…

Okumaya devam edin Adaletin Tahakkuku

Devleti, Cemiyeti ve İnsanı Adalet Yüceltir

Aslında fıtraten insan adil ve merhametli olarak dünyaya gelir. Ancak Allah'ın emrine karşı gelerek Hz. Âdem (a.s.)'a secde etmeyen Şeytan (aleyhillane) insanları yoldan çıkarmak, fıtratından uzaklaştırmak için Cenabı Hak'tan kıyamete kadar mühlet istedi. İşte ebeveynin, cemiyetin ve devletin nesli muhafaza etmek için şeytan ve hizmetçilerine karşı çocuklarını muhafaza etmek mecburiyeti vardır. Bu hak-batıl savaşında insan kendini savunmayı önce ana-babasından öğrenir. Mucahid YILDIZ ''Adalet mülkün temelidir.'' Hz. Ömer (r.a.) İnsan münasebetlerinin en temel hususiyeti, birbirlerine karşı adil davranmalarıdır. Bunun ölçüsü eşitlik midir? Yani bir insanın muhatab olduğu her kişiye karşı eşit muamele etmesi midir? Bu mümkün müdür? Elbette bizim için evvel emirde müracaat edeceğimiz ölçü Kur'an…

Okumaya devam edin Devleti, Cemiyeti ve İnsanı Adalet Yüceltir

Ontolojik Bir Zorunluluk Olarak “Adalet”

Hakikatin Tecelligâhında Doğruluk, Liyakât ve Eşitlik Aristotelesçi anlamda dağıtıcı adalet (distributive justice), toplumsal ödüllerin ve görevlerin yetenek ve erdemle mütenasip bir şekilde paylaştırılmasını öngörür (dedikoduyla değil yani). Liyakâtin esas alınmadığı bir düzende, toplumsal vasat bir kast sistemine dönüşür. İltimas, akrabalık bağları veya ideolojik yakınlıklar üzerinden kurulan tahakküm ilişkileri, liyakât ilkesini aşındırarak toplumsal sözleşmeyi kadük bırakır. Adalet burada bir ‘terazi’ vazifesi görür; bu terazi, liyakati tartan, yetkinliği tescil eden ve toplumsal mobilizasyonu adil bir rekabet zeminine oturtan yegâne mekanizmadır, şirazesi kaymadıysa. Zehra TUNÇ İnsanlık tarihinin kadim labirentlerinde, toplumsal nizamın ve bireysel tekâmülün koordinatlarını belirleyen en merkezî mefhum kuşkusuz "adalet"tir. Ancak adalet, seküler hukuk normlarına indirgenemeyecek kadar…

Okumaya devam edin Ontolojik Bir Zorunluluk Olarak “Adalet”

Avukat Fatih Yalçınkaya’ya Hukuk Akademi’yi Sorduk

İnsan ve Medeniyet Hareketi Hukuk Birimi sorumlusu ve Hukuk Akademi Programı Genel Koordinatörü Avukat Fatih Yalçınkaya ile Hukuk Akademi’yi ve hukukçu gençlerin adalet ve hukuka dair beklentilerini konuştuk. İNSİCAM S: Öncelikle Hukuk Akademi Programına katılan genç hukukçulara ve programda emeği geçenlere teşekkür ederek başlayalım. Yolları açık olsun. Sn. Yalçınkaya, okurlarımız için kısaca Hukuk Akademi nedir? Nasıl teşekkül edildi ve programın amaçları nelerdir, kısaca bahsedebilir misiniz? Bizler de bu röportajda teveccüh göstererek düşüncelerimizi paylaşma imkânı sunan İnsicam ekibine ve emeği geçen herkese teşekkür ederiz. İkinci yılını tamamlamak üzere olduğumuz ve ilk mezunlarını verecek Hukuk Akademi, hukuk fakültesi öğrencilerine yönelik olarak İnsan ve Medeniyet Hareketi bünyesinde hayata…

Okumaya devam edin Avukat Fatih Yalçınkaya’ya Hukuk Akademi’yi Sorduk

Mevsim Kara Kış

Tabii platformunda yayınlanan, yönetmen koltuğunda Levent Onan’ın oturduğu Kara Kış dizisinin senaryosu Meriç Demiray, Cenk Boğatur ve Ahmet Kurt imzasını taşıyor. Başrolünde ise Murat Yıldırım’ın yer aldığı sekiz bölümlük yapım, 1939 Erzincan depremi ile başlayıp Türk siyasi tarihinde önemli bir yere sahip olan Savcı Yusuf İzzet Akçal'ın gerçek hayat hikayesini takip ederek yakın tarihimize ışık tutuyor. Elif ÇEVİK “İşte bir zavallı yürüyor. Nereye gidiyor? Şimali, şarkı, cenubu yani hiçbir mabedi olmayan şehirde nereye gidiyor?”[1] 1939 Erzincan depremine dair kaydedilen görüntülerde, yıkık dökük binaların arasında karla kaplı yollarda beliren bir adamcağızı, anlatıcı böyle tarif ediyor. 27 Aralık gecesi 7,9 şiddetiyle tam elli iki saniye boyunca sallanan…

Okumaya devam edin Mevsim Kara Kış