Bir Efsanenin Anısına: Bir İslam Öncüsü “Hurşid Ahmed”in Hayatı ve Mirası I (1932-2025)

Prof. Hurşid Ahmed sadece önde gelen bir Pakistanlı figür ve küresel çapta bir fikir önderi değil; aynı zamanda Pakistan’ın ve Müslüman ümmetin kararlı bir savunucusuydu. Bu yönüyle, ideolojik ve siyasi farklılıkların ötesinde geniş bir saygı kazanmıştır.

Halid RAHMAN

Institute of Policy Studies (IPS),

(Siyaset Araştırmaları Enstitüsü) İslamabad, Pakistan Başkanı

Yirminci yüzyılın ikinci yarısında kapitalist ve sosyalist sistemler arasındaki üstünlük mücadelesi tüm dünyayı sarsarken, İslam ekonomisinin çağdaş kavramı, ayrı ve resmî bir disiplin olarak ortaya çıktı. Ancak o dönemdeki tartışmalar henüz ilk aşamalardaydı ve İslam’ın ekonomik kavramlarına dayalı teorik boyutlara yoğunlaşıyordu. O dönemin bağlamı dikkate alınarak, İslami ilkeler üzerine kurulu bir sistemin yapısı ve kurumsal çerçevesi konusunda ise fazla ilerleme kaydedilememişti. Profesör Hurşid’in bu konudaki ilk makalesi, 1949 yılında o henüz 17 yaşındayken bir dergide yayımlandığında, çok az kişi onun önümüzdeki birkaç on yıl içinde yeni bir finansal sistem geliştirme hareketinin öncülerinden biri olacağını öngörebilirdi.[1] İlerleyen dönemde kaleme aldığı yazılar ve başlattığı girişimler, İslam ekonomisini sosyalizm ve kapitalizmden ayıran farkları açıklamaya yardımcı olmuş; modern İslam ekonomi teorisinin şekillenmesinde ve dünyanın dört bir yanındaki sayısız öğrenci, akademisyen ve aktivistin ilham almasına katkıda bulunmuştur.[2]

Her ne kadar bu hareketin önünde hâlâ uzun bir yol bulunsa da, 2021 itibarıyla küresel İslami finans varlıklarının 4,5 trilyon ABD dolarına ulaşması, elverişsiz koşullara ve “liberal” kesimlerden gelen muhalefete rağmen istikrarlı ilerlemeyi kanıtlamaktadır. 2027 yılı itibarıyla küresel İslami finans piyasalarının toplam varlık değerinin 6,67 trilyon dolara ulaşması beklenmektedir.[3] Bu sektör, ağırlıklı olarak Müslüman dünyada büyüse de, Müslüman olmayan ülkelerde de alan kazanmaktadır. İslam Ekonomisi hareketinin bu öncü ismi vefat ettiğinde (13 Nisan 2025), onun İslam ekonomik ve finansal sisteminin kurulmasında ve geliştirilmesinde öncü isimlerden biri olması şaşırtıcı olmamıştır.

Ancak İslam ekonomisi, onun aktif rol oynadığı tek alan değildir. 130’dan fazla kitap, sayısız makale ve konuşma ile yalnızca Pakistan ve İslam dünyasında değil, küresel entelektüel düzlemde de etkili bir fikir önderi olmuştur. Eserleri Arapça, Fransızca, Türkçe, Almanca, Çince gibi birçok dile çevrilmiş ve yayımlanmıştır.[4] Akademik hizmetlerinin kapsamı oldukça geniştir; medeniyet, kültür, ideolojik çatışmalar, siyasal ve stratejik meselelerden sosyo-ekonomik konulara; anayasa, hukuk ve politika alanlarından ulusal ve küresel yönetişim konularına; eğitim, insan gelişimi ve refah stratejilerine kadar pek çok sahayı kapsamaktadır.

Bu çeşitlilik, onun insan hayatını bütüncül bir yapı olarak görmesinden kaynaklanmaktadır. Her insanî sorunun kendine özgü bir kimliği ve nedeni olabilir; ancak bu sorunlar, yalnızca hayatın daha geniş ve bütüncül bir çerçevesi içinde, yani İslam’ın yaşam paradigması kapsamında tam olarak anlaşılabilir ve çözülebilir. Prof. Ahmed, ilahî rehberliğe dayalı bir sistemin kurulmasının, dünya genelinde barış, güvenlik, adalet ve hakkaniyetin sağlanması için elzem olduğunu savunmuştur. Bu bağlamda, insanların Allah ile yaratılanlarla ve birbirleriyle olan ilişkilerini Yaradan’ın belirlediği temeller üzerine kurmaları gerektiğini vurgulamıştır. Öte yandan, Batı’nın seküler yaşam paradigmasını ve bunun örtülü tehlikelerini eleştirmiştir. “Western Philosophies of Research and Fundamentals of Islamic Paradigm” başlıklı makalesinde şu görüşe yer verir[5]:

“İslami ve seküler paradigmalar iki ayrı yaklaşımdır, ancak İslami paradigmanın üstünlüğü kapsayıcılığındadır. Seküler paradigma sınırlı, seçmeci ve parçacı olduğu için başarısız olmuştur; oysa İslami paradigma ilahî kaynakla temellenir, sezgiyle desteklenir, akıl ve mantığı epistemolojik araç olarak kullanır ve deneysel yöntemi vazgeçilmez bir unsur olarak benimser. Bu dört yöntem birbiriyle çatışmaz; her biri kendi yerinde değerlidir. Bu organik bütünleşme sayesinde, seküler paradigmanın ulaştığı noktalar da dikkate alınarak, insan aklı adalet temelli daha iyi bir dünya düzeni için kaynakları geliştirebilir ve yönlendirebilir. Seküler ile kutsalın birleşimi, hilafet kavramına—yani insanın yeryüzündeki sorumluluğuna—götüren İslamî paradigmanın temel özelliğidir.”

Genellikle âlimlerin hayatı okumak, yazmak ve düşünmekle sınırlı kalır. Hiç şüphesiz Prof. Ahmed’in yaşamındaki en büyük tutkusu, kitaplar ve araştırmaya olan bağlılığıydı. Ancak o, hayatının sonuna kadar davet, eğitim, örgütsel, siyasal ve sosyal faaliyetlerde de aktif olarak yer aldı. Pek çok önemli araştırma, eğitim ve davet kurumunun kuruluşunda öncü oldu. En dikkat çekici yönlerinden biri, bu girişimleri sürdürülebilir temeller üzerine inşa etme kararlılığıydı. Bu nedenle bireylerin eğitimi, kurum inşası ve kişisel/kolektif vakıfların oluşturulması onun stratejisinde temel unsurlar hâline geldi. Bu sistemlerin sürekliliği için gerekli kaynakları güvence altına alacak kalıcı yapılar kurmaya odaklandı. Akademik ve entelektüel hizmetlerinden dolayı birçok prestijli ödüle layık görüldü. Malaya Üniversitesi (1982), Loughborough Üniversitesi (2003) ve Uluslararası İslam Üniversitesi Malezya (2006) tarafından fahri doktora unvanları verildi. Ayrıca İslam Kalkınma Bankası’nın en yüksek ödülü (1989), Kral Faysal Ödülü (1990) ve Pakistan’ın en yüksek sivil nişanı olan Nishan-e-Imtiaz (2010) gibi birçok onurla taltif edildi.[6]

İslam’a ve onun ilahî ilkelerine olan derin bağlılığına rağmen, diğer ideolojilere de açık bir kalple yaklaştı, tartışmalara imkân tanıdı. Ancak bu diyaloglarda temel ilkelerden asla taviz vermezdi. Yine de görüş ayrılıklarına rağmen, ortak noktalar arayarak kolektif ve stratejik çaba ile ilerlenebileceği inancını her zaman korudu. İslam karşıtı söylemleri bertaraf etmek ve Batı’daki önyargılara karşı İslam’ı anlatmak amacıyla dinler arası etkileşimi teşvik eden yazılar kaleme aldı.[7]

Çocukluğundan itibaren Cemaat-i İslami’nin kurucusu Mevdudi (1903–1979) ile tanışıktı. Henüz genç yaşta, Mevdudi’nin 1941’de kurduğu Cemaat-i İslami’ye katıldı ve ön saflarda yer aldı.[8] Bu bağlılığı ona büyük bir şükran duygusu kazandırdı; ancak bu bağlılık, muhalif kamplarla olan saygılı ilişkilerini engellemedi.[9]

Cemaat-i İslami adına Pakistan Senatosu’nda görev yaptı.[10] Bu süreçte, en zıt ideolojik rakipleri bile onun katkılarını ve kişisel ilişkilerini takdir etmiştir.[11] Parlamentodaki rolü sadece kendi seçim bölgesiyle sınırlı kalmadı; ulusal meseleler, uluslararası ilişkiler ve İslam dünyasını ilgilendiren konular her zaman gündeminin merkezinde yer aldı. Bu meseleleri zamanında ve belgelerle destekleyerek gündeme taşıması, halkın eğitimi ve bilinçlenmesine katkı sağladı. Parlamentoda en çok önerge ve soru yönelten üyelerden biri olarak ülkesine hizmette kararlılığını ortaya koydu.[12]

Mevdudi’nin fikirleri onu derinden etkilemiş olsa da, Pakistan’ın kurucusu Muhammed Ali Cinnah (1876–1948) ve büyük şair-fikir adamı Allame İkbal’e (1877–1938) de büyük hayranlık duymuştur. Yazılarında ve konuşmalarında sıkça onlara atıfta bulunmuştur. Ayrıca Muhammed Ali Cevher (1878–1931)’in düşüncelerinden de derin biçimde etkilendiğini söylemiştir. Bununla birlikte, anne ve babasını, İslam’a olan sevgisini ve araştırmaya olan ilgisini aşılayan ilk kişiler olarak sıklıkla anmıştır.

Prof. Hurşid Ahmed sadece önde gelen bir Pakistanlı figür ve küresel çapta bir fikir önderi değil; aynı zamanda Pakistan’ın ve Müslüman ümmetin kararlı bir savunucusuydu. Bu yönüyle, ideolojik ve siyasi farklılıkların ötesinde geniş bir saygı kazanmıştır.[13] Aynı zamanda İslam dünyasındaki birçok lider ve âlimle yakın kişisel ilişkiler sürdürmüştür. Ölümünden sadece birkaç ay önce yayımlanan son kitabı, İslam’ın ve Müslümanların ortak meselelerini ilerletmek adına güçlü bağlar kurduğu, vefat etmiş Müslüman liderler hakkındaki yazılarını içermektedir.[14] Bu isimlerden biri de Türkiye’nin eski Başbakanı Necmettin Erbakan’dır (1926–2011).

Erbakan ve onun hareketiyle olan bağlantısının ötesinde, Türkiye ile özel bir saygı ve ilişki içindeydi. Bu bağ, hem geçmişteki İslam halifeliğini sahiplenişiyle hem de gelecekteki İslami uyanıştaki rolüne dair inancıyla şekillenmişti. Ayrıca annesi aracılığıyla Türkiye ve Hilafet ile kişisel bir aile bağı da bulunmaktaydı.[15] Türkiye’nin eski Cumhurbaşkanlarından Turgut Özal (1927–1993) ile de bağlantıları vardı. Turgut Özal da tıpkı Erbakan gibi, Türkiye’nin ekonomik ve finansal sisteminde İslami ilkeleri teşvik etme arzusuyla tanınmaktadır. Özellikle, Hurşid Ahmed’in Economic Development in an Islamic Framework adlı kitabının, bu disiplinin henüz gelişme aşamasında olduğu dönemde Türkçeye çevrilmiş olması dikkat çekicidir. Aynı zamanda Erbakan sonrası İslamcı liderliği – Cumhurbaşkanları Recep Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu – üzerinde de ilham kaynağı olmuş ve onlar tarafından büyük saygı görmüştür.[16]

Akademik liderliğinin yanı sıra Hurşid Ahmed, İslami hareketin küresel ölçekteki öncülerinden biri olarak da kabul edilmiştir. Dünya çapında faaliyet gösteren Müslüman organizasyonlar, hareketler ve kurumlar ondan ve çalışmalarından ilham almıştır. Ne zaman imkân bulsalar, ona danışmak istemişlerdir. Bu bağlamda, bu hareketlerle ilişkili kişiler arasında ortaya çıkan politika ve strateji farklılıklarında istişare ve uzlaşı için rehber ve eğitici (mürebbi) rolü üstlenmiştir. Bu rol, bölgesel veya küresel Müslüman meselelerinde ortak bir tutum ve anlatı inşa edilirken de geçerli olmuştur.

Sadece İslami hareketlerde değil, Müslüman devletler ve yönetim yapıları arasındaki kutuplaşmaları aşmak için de yapıcı bir rol üstlenmeye çalışmıştır. Müslümanların farklı bölgelerdeki özgürlük mücadelelerine olan bağlılığı dikkat çekiciydi. Keşmir ve Filistin’e ilişkin duruşu açıktı: Yerli Keşmir ve Filistin halkı, yasa dışı işgalci hükümetlere karşı özgürlüklerini kazanmak için her türlü yolu kullanma hakkına sahiptir. Bu hak, uluslararası hukuk tarafından da tam olarak desteklenmektedir.

Profesör Hurşid Ahmed’in hayatının tamamı, derin bir amaç duygusuyla yönlendirilmiştir – başkalarını yüceltmeye, toplumuna, milletine, İslam ümmetine ve küresel entelektüel topluluğa hizmet etmeye adamış bir yaşam… Geride bilgi, hikmet, eleştiri ve hizmetle dolu zengin bir miras bırakmıştır.


[1] “Sanırım ilk yazım Lahor’da Pakistani Economist adlı bir dergide yayımlandı. Ulusal bütçeyle ilgiliydi; içinde fırtına gibi bir şey yoktu. Ama yazmaya karşı bir tutkum vardı.” Kyoto Bulletin of Islamic Area Studies 4, no. 1&2 (2011).

[2] İslam ekonomisi alanındaki önemli çalışmalarından bazıları şunlardır: Studies in Islamic Economics, Editor and Contributor (Leicester: Islamic Foundation,1980, 1981,1982, 1986); Towards Monetary and Fiscal System of Islam, (Islamabad: Institute of Policy Studies, 1981); Economic Development in an Islamic Framework (Leicester: Islamic Foundation, 1979); Islamic Approach to Development: Some Policy Implications (Islamabad: Institute of Policy Studies, 1994); The Contemporary Economic Challenges and Islam (Islamabad: Institute of Policy Studies, 2002), https://islamiceconomicsproject.com/2025/04/14/prof-khurshid-ahmad/.

[3] Amna Puri-Mirza, “Total Value of Islamic Finance Assets Worldwide from 2012 to 2022 with a Projection for 2027,” Statista.com, Mar 14, 2024, https://www.statista.com/statistics/1090815/worldwide-value-of-islamic-finance-assets/.

[4] IPS, “Obituary: Professor Khurshid Ahmad (23 March 1932 – 13 April 2025),” IPS, April 14, 2025, https://www.ips.org.pk/obituary-professor-khurshid-ahmad-23-march-1932-13-april-2025/.

[5] Khurshid Ahmad, “Western Philosophies of Research and Fundamentals of Islamic Paradigm,” Policy Perspectives10, no. 1 (2013): 45-62(60), DOI: 10.2307/42909297.

[6]  IPS, “Obituary: Professor Khurshid Ahmad (23 March 1932 – 13 April 2025).”

[7] 1974-1978 yılları arasında Berlin ve Londra, Birleşik Krallık’ta düzenlenen Avrupa’daki Yahudiler, Hıristiyanlar ve Müslümanlar Daimi Konferansı’nın Başkan Yardımcısıydı. Ayrıca 1976’da İsviçre Chembasey’deki Hıristiyan-Müslüman Diyalogu’nun Eş Başkanıydı. Ayrıca 1976-1978 yılları arasında Birmingham, Birleşik Krallık’taki Selly Oak Kolejleri, İslam ve Hıristiyan-Müslüman İlişkileri Çalışmaları Merkezi’nin Danışma Kurulu Üyesiydi. Ürdün, Amman’daki Kraliyet İslam Medeniyeti Akademisi’nin ve Nijerya, Zaria’daki İslam Merkezi’nin Mütevelli Heyeti Üyesiydi. “Prof. Khurshid Ahmad’ın Hayatı ve Eserleri”, İslam Ekonomisi Projesi, 14 Nisan 2025, https://islamiceconomicsproject.com/2025/04/14/prof-khurshid-ahmad/.

[8] 1950’lerin başında Pakistan’ın en büyük öğrenci örgütü olan İslami Cemiyet-i Talaba’ya başkan olarak liderlik etti. Örgüt, Mevdudi’nin düşüncesinden ilham aldı ve JIP ile yakın bir ilişki içindeydi. Daha sonra JIP’e katıldı ve kısa süre sonra en yüksek karar alma forumu olan merkezi Şura’nın üyesi oldu.

[9] 1950’lerin başında Pakistan’ın en büyük öğrenci örgütü olan İslami Cemiyet-i Talaba’ya başkan olarak liderlik etti. Örgüt, Mevdudi’nin düşüncesinden ilham aldı ve JIP ile yakın bir ilişki içindeydi. Daha sonra JIP’e katıldı ve kısa süre sonra en yüksek karar alma forumu olan merkezi Şura’nın üyesi oldu.

[10] “Prof Khurshid Ahmad–Condolence Message from Mushahid Hussain Syed (Former Senator),” IPS TV, May 2, 2025, https://www.youtube.com/watch?v=ZP1Fyn1cPEA; Prof Khurshid Ahmad–Condolence Message from Farhatullah Babar (Former Senator),  IPS TV, April 28, 2025, https://www.youtube.com/watch?v=NLQxF7LbPcg; and  “Prof Khurshid Ahmad–Condolence Message from Dr Shireen Mazari (Former Minister),” IPS TV, May 5, 2025, https://www.youtube.com/watch?v=r4EkSj73nNc.

[11] A.g.e.

[12] IPS, “Obituary: Professor Khurshid Ahmad (23 March 1932 – 13 April 2025).”

[13] “Prof Khurshid Ahmad–Condolence Message from Mushahid Hussain Syed (Former Senator),” IPS TV; Prof Khurshid Ahmad–Condolence Message from Farhatullah Babar (Former Senator), IPS TV; and “Prof Khurshid Ahmad–Condolence Message from Dr Shireen Mazari (Former Minister),” IPS TV.

[14] Bu kitap, aralarında Güney, Güneydoğu Asya, Arap Dünyası ve Orta Doğu’nun da bulunduğu ülkelerden İslami hareketlerde etkili rol oynamış şahsiyetleri konu alıyor. Hurşid Ahmed, Onların Anıları, Bizim Düşüncelerimiz [Yaadein Unki, Baatein Hamari] (İslamabad: IPS Press, 2024).

[15] Türk kökenli Sahibzada Faizullah Efendi’nin kızıydı. Büyükbabası Sahibzada Yakub, Delhi’deki Osmanlı Temsilcisiydi.

[16] “Turkish Politicians Pay Tribute to Legacy of Professor Khurshid Ahmed,” Muslim Network TV, April 15, 2025, https://www.muslimnetwork.tv/turkish-politicians-pay-tribute-to-legacy-of-professor-khurshid-ahmed/.