Ezgi-Marş Kültürümüzde Filistin ve Kudüs

Filistin direnişi hakkında Türkiye’de birçok kesim şarkılar söylemiş. Bu yazıda İslamcı çizgide müzik yapan sanatçıların söylemiş olduğu Filistin ezgi ve marşlarına değineceğim. Filistin direnişi için epik müzik ve duygusal müzik türünde birçok eser yapılmış. Burak ÇETİK Dijital Medya Editörü Her direnişin bir şarkısı vardır. O şarkılar göğü çınlatan özgürlük ve umut çığlıklarıdır. Yeryüzünü aydınlatan meşalelerdir. Filistin direnişinin de birçok şarkısı vardır. Kimi zaman işgalciye hücum ederken söylenir, kimi zaman bir şehidin ardından söylenir. Filistin direnişi hakkında Türkiye’de birçok kesim şarkılar söylemiş. Bu yazıda İslamcı çizgide müzik yapan sanatçıların söylemiş olduğu Filistin ezgi ve marşlarına değineceğim. Filistin direnişi için epik müzik ve duygusal müzik türünde birçok…

Okumaya devam edin Ezgi-Marş Kültürümüzde Filistin ve Kudüs

Müziğin Öyküsünde Yerimiz

Türkiye’nin öyküsünde darbelerin on yıllık ritimleri, müziği etkilemekten geri kalmadı. 12 Eylül İhtilali ile birlikte sağ-sol çatışması durdu. Türkiye askeri vesayet altına girdi. Yeni yasaklar, kısıtlamalar hayatın her alanını etkiledi. Sanat da bundan payını aldı. Kimi sanatçılar yasaklı hale gelirken, sahnelenecek her etkinlik denetime, başka deyimle keyfiliğe açılmış oldu. Ahmet MERCAN Müzik ve İnsan Sözün güçsüz kaldığı, merama hurufatın yetmediği durumda, insanı şiir ve daha ziyade de müzik ifade eder. Yoğun acı, hüzün, sevinç, coşku hallerinde kendiliğinden ortaya çıkan ifade tarzı, adeta iç sıkışıklığı farklı bir formda ortaya koyarken, dinlenip tekrarlanacak güçlü iletişim hâsıl olur. İnsan hallerinin ifadesi olan müzik tarihinin, bu itibarla insanla yaşıt…

Okumaya devam edin Müziğin Öyküsünde Yerimiz

Serencâm-ı Ezgi

O zamanlar, altyapı, beste, güfte, sound gibi müziği oluşturan ana unsurlara itiraz ve eleştiriler yapılmamakta, yapılsa dahi bunlar müziği gerçekten bilen çok az sayıda kişiden gelmekteydi. Abdülbaki KÖMÜR İslamcı kesimin müzik olgusuyla ciddi bir biçimde ilgilenişi, yaklaşık 80 yılların öncesine dayanmakta. İlk olarak bant tiyatrolarında rastladığımız ezgiler, kısa bir süre sonra kaset haline gelerek yeni bir akım başlatılmış oldu. 80'li yılları her yönüyle göz önüne getirmeden salt “müzik” değerlendirmesi yapmak, “İslami müzik” diye nitelendirilen müziğin ortaya çıkışını, beslendiği kaynakları ve bugün geldiği son noktayı sağlıklı değerlendirmek mümkün değildir. 12 Eylül darbesine kadar ciddi anlamda bir İslamcı gençlik hatta İslamcı kesim yoktu… İslamcı denilebilecekler, hala “sağcı”lık…

Okumaya devam edin Serencâm-ı Ezgi

Seksenlerin Ezgileri Ya Da Bir Yol Hikâyesi

Gençlere gelince onlar zannedildiği (ve hatta kendilerinin zannettikleri) kadar başka değiller. Araçlar, teknikler, koşullar farklılaşsa da insana dair değişen bir şey olmadığı kanısındayız. Detaylar değişebilir ancak esaslar değil. Ömer KARAOĞLU Kırk yıla yaklaşan bir hikâye bizim müzik yolculuğumuz. Gençlik yıllarında Hicret adlı bant tiyatrosu için besteleme cüretini gösterdiğimiz birkaç eserle dinleyiciyle buluşmuştuk. Ulvi Alacakaptan’ın yönettiği İbrahim Sadri’nin kaleme aldığı çalışmayı, esasında hiç tasarlamadığımız (en azından bizim) yeni çalışmalar izledi. Yapımcı Zaman Yayıncılık’tı. Bizden kısa bir süre önce Mute Destanı ve Musab bin Umeyr adlı eserler ilk iki örnekti. Ardından diğer çalışmalar geldi.  Bu yeni eserler, Tevbe, Hudeybiye, Mekke’nin Fethi gibi adlarla aynı formatı izlerken Gün…

Okumaya devam edin Seksenlerin Ezgileri Ya Da Bir Yol Hikâyesi

Ezgilere Dâir

Asım Köksal’ın İslâm Tarihi o yıllarda yazılıyor, cilt cilt yayınlanıyor, her cilt çıkınca ciddi bir okur kitlesi tarafından hemen alınıp kısa zamanda okunuyordu. İslâm Tarihi’nin Mute Gazası’nı anlattığı cilt yayınlanınca, ilk senaryoya ilham verdi. Kenan YABANİGÜL Kenan Yabanigül kimdir? 09.01.1956 yılında, Sivas’ta doğdu. İlk ve orta öğrenimini orada tamamladı. Lise yıllarında MTTB ile tanıştı. 1972-1973 yılları arasında teşkilatın muhasebesine baktı. Yükseköğrenimini İstanbul Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliğinde tamamladı. Talebelik yılları Milli Türk Talebe Birliği’nde geçti. 1976-1977 yıllarında icra konseyi başkanlığı yaptı. Askere gidinceye kadar mühendis olarak çalıştı. Askerden sonra ticarete atıldı. Tabii talebeyken de mezuniyetten sonra da gençlik ile irtibatı son hızla devam etti. Gençlerin…

Okumaya devam edin Ezgilere Dâir

Bir Hayali Cemaatin Peşinden: Nerede O Eski Marşlar?

Birçok grubun ortak meseleleri yüklenmeleri ve problematik haline getirebilmeleri anlamında müzik en önemli taşıyıcılardan birisi olmuştur. Bir anlamda bu yıllar müziğin en önemli aktarıcısı olduğu büyük bir hayali cemaatin gözlenmesine imkân sağlayan yıllar olarak kendisini göstermektedir. Mehmet BİREKUL Prof. Dr., Necmettin Erbakan Üni. Sosyal ve Beşeri Fak. Sosyoloji Bölümü Gündelik hayatımızı derinden etkileyen alanlarından birisidir müzik. Hayatın içinden süzülüp gelen melodiler, zamanı ve mekânı taşıdığı gibi duygusal eylemlerimize de yön verebilmektedir. Zira insanların bedenlerini nasıl düzenlediklerinden nasıl davrandıklarına, geçen zamanı nasıl deneyimlediklerinden enerji ve duygu bakımından kendilerini, başkalarını ve karşılaştıkları durumlar hakkında ne hissettiklerine kadar pek çok şeyi etkileyebilen müzik; bir toplumda mitolojik, dinsel, askeri,…

Okumaya devam edin Bir Hayali Cemaatin Peşinden: Nerede O Eski Marşlar?

“Kan Kokusunda Beyrut’un”: Marş ve Ezgilerden Yükselen Coğrafya Bilinci

Marş ve ezgiler, İslâmcı düşünce ve edebiyatın müzik alanındaki uzantısıdır. “İslâmcı” kelimesini burada özellikle tercih ediyoruz, zira başka herhangi bir kavram bu düşünce, edebiyat ve müziği diğerlerinden ayırt etme niteliğinden yoksundur. Vejdi BİLGİN Prof. Dr., Uludağ Üni. İlahiyat Fak., Felsefe ve Din Bilimleri Böl., Din Sosyolojisi 1987’de Ömer Karaoğlu ve arkadaşları tarafından çıkarılan ilk müstakil marş albümü Gün Batıdan Doğmadan’da “Kaktüsü koklayan ben kan kokusunda Beyrut’un/ Kardeşimin gözlerinde ölümün sıcaklığını hisseden” sözleri yankılanır. “Yeryüzü bana mescit kılındı” dizesiyle başlayan bir başka marşta ise Azerbaycan, Kudüs, Arabistan, Türkistan, Cezayir, Senegal’in isimleri geçer. “Bir türkü işliyor nakşını kalbimin üstüne/ Bir ucundan dünyanın öbür ucuna” denilir sözlerin arasında.…

Okumaya devam edin “Kan Kokusunda Beyrut’un”: Marş ve Ezgilerden Yükselen Coğrafya Bilinci

İslami Marş ve Ezgilerin Tarihsel Seyrine Kısa Bir Bakış*

Ezgi ve marşların insanların ilgilerini bir konuya toplamak ve bu konu etrafında duygusal-duyusal bir ortam ve hareket oluşturmak amacıyla seslendirildiği söylenebilir. Bu anlamda kolektif bir hareketin inşa edilmesi ve sürdürülmesinde müziğin toparlayıcı, birleştirici şekilde işlevsel bir konuma taşındığı açıktır. Sümeyye AYDIN BULUT Dr., Ondokuz Mayıs Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi *Bu yazı 2019 yılında Prof. Dr. Erkan Perşembe danışmanlığında tamamlanan “İslami Marş ve Ezgilerde Araçsallaşma Sorunu” başlıklı doktora tezinden üretilmiştir. Müzik, tarihi seyir içerisinde kendisini doğrudan ele veren, kavramlara indirgenemeyen ve daima özel bir dil olduğu düşüncesini beraberinde getiren ontolojik bir boyuta sahip olmuştur. (Shukaitis, 2015: 236-237) Ancak müzik, ontolojik düzlemde insanlara doğrudan ulaşan bir sanat türü…

Okumaya devam edin İslami Marş ve Ezgilerin Tarihsel Seyrine Kısa Bir Bakış*

Müzik Kültürümüz Üzerine Bazı Mülâhazalar

80’li yılların sonu ve 90’lı yılların başlarında tanıştığımız bu yeni müzik kültürünün kimlik inşa edici bir misyon gördüğü tartışmasız bir gerçektir. Birçok insan İslam’la, İslami değerler ve İslami mücadeleyle, örnek şahsiyetler ve kavramlarla bu müzik kültürü vasıtasıyla tanışmış veya imanını muhafaza/takviye edecek bir motivasyonu bu müzik kültüründe bulmuştur. Mehmet Ali ASLAN Rabbimiz insanı fıtraten güzele meyyal olarak yaratmıştır. Güzelin/cemalin kaynağı O’dur ve insanoğlu için güzeli bir nimet kılmıştır. Kâinatı sonsuz güzellikte yaratmış; sözü en güzel biçimde söylemiştir. Göğü ‘süs’lemiştir, örneğin Rabbimiz; inciler, mercanlar, atlar ve daha birçok nimeti ‘zinet’ unsuru olarak insanlığın istifadesine sunmuştur. Bununla birlikte güzel ile olan ilişkisinde insan için birtakım hudutlar çizmiş…

Okumaya devam edin Müzik Kültürümüz Üzerine Bazı Mülâhazalar

Müzik Kültürümüz ve “Ezgiler”

Bir toplumda kültür için dil ne ise müzik de aynı öneme sahiptir. Her kültürün kendi değerleri içerisinde müzik mühim bir unsur olarak karşımızda durmaktadır. Çünkü müzik, bir kültür için müşterek düşünme, hissetme ve paylaşmanın vazgeçilmez vasıtasıdır. Ender DOĞAN Cumhurbaşkanlığı Türk Müziği Korosu Ses Sanatçısı Kültür, sanat ve estetik değerlerimiz medeniyetimizin temel yapı taşlarıdır. İnsan, psikolojisiyle sosyolojisiyle, bireysel yaşamı veya toplumsal yaşamıyla belirli ölçü, ahenk ve dengeler prensibi üzerinde hayatiyetini sürdürebilir bir varlık olarak yaratılmıştır. İç ve dış dünyamızda ahenk ve uyum içinde yaşamak bize medeniyetin yolunu açmıştır, medeni olmak iç ve dış dünyamızda ölçüyü gözetmek demektir. Beşerden insan olmağa doğru yürünen yolda eğitim, kültür, sanat…

Okumaya devam edin Müzik Kültürümüz ve “Ezgiler”