Çünkü’nün Terbiyesi

Merak şehveti bizi kuşattığında akıldan ziyade duygular devrededir. Duygularını ıslah etmemiş bir bünyeden sadır olan ilk soru tahrip edebilir, meseleyi bir enkaza dönüştürebilir. Dolayısıyla duyguları ıslah etmekten başka yol yok erdemli oluşta. Bu ıslahın ilk adımı da duyguların kabulüdür elbette. Bu duyguların varlığının ve ıslaha ihtiyacının nedenliği, nasıllığı sorgulanmalıdır. Dışarıya da sorulabilir ama asıl sorulması gereken mecra içerisidir. Başlama da oradadır zira bitiş de. Mustafa ESER “Ölür çünkü babalar” Mihemed Şarman “Babam bir bahçıvandı. Şimdi bir bahçe.” Georgi Gospodinov, Bahçıvan ve Ölüm İnsan meseleleri anlamak için pek çok soru sorar. Soruları karşısındakine ise biraz daha kolaydır işi. Ama soruları kendine ise epeyce zorlanır. Zira soru…

Okumaya devam edin Çünkü’nün Terbiyesi

Yetişkinler İçin Abdest İlmihali

“Gençleri yaşadığınız zamana göre değil; onların yaşayacağı zamana göre yetiştirin.” diyen Hz. Ali bize mukayesenin sahih yolunu işaret ediyor. Mustafa Eser “Cân illerinden gelmişem fânî mekânı neyleremOl mülke meylim salmışam ben bu cihânı neylerem 'Aşkın şerâbın içmişem dil gülşenine göçmüşemBen varlığımdan geçmişem nâm ü nişânı neylerem Dünyâya geldim gitmeye 'ilm ile hilme yetmeye'Aşk ile ân seyretmeye ben în u ânı neylerem…” Erzurumlu İbrahim Hakkı “Ben zina etmek istiyorum.” diyen bir gence Efendimiz Aleyhisselam’ın tavrını hatırlayalım: “Yaklaş!” diyerek önüne çağırır genci. Fiziksel yakınlığı ruhsal yakınlıkla itmam eder tabi. Dokunur hem göğsüne hem de gönlüne. Makul, mantıklı ve hisli bir soru sorar: “Böyle bir şeyi annen için…

Okumaya devam edin Yetişkinler İçin Abdest İlmihali

İnanın!

İnsanlığın ortak müktesebatının makbul olması ayrı makul olması ayrıdır. Bazıları hem makul hem de makbul olabilir bittabi. Makbuldür ama “şimdi ve burada”dan bir değerlendirme yapıldığında makul olmayabilir ya da makul görünen, icra edildikçe makbul görülmeyebilir. Mustafa ESER Yazar “Şayet sıfatını bilmezsen, bilirsin ve cahil olursun. Amel edersin ve sende kalan ilmin miktarınca da amelden kesilirsin. Amel edersin sana ârız olan cehalet miktarınca da ameli ter edersin.” Abdülcebbar en-Niferî – Mevâkıf İnsan aklı, akl-ı selim olunca doğru bilginin muteber bir kaynağı, algılayıcısı, taşıyıcısı ve işleyicisi haline gelir. Zaten diğer bilgi kaynakları olan salim duyular ve sadık haber de ancak selim akıl marifeti ile kaynaklık yapmış olurlar.…

Okumaya devam edin İnanın!

Cinayetten Beraat: Evde Kıyam

Gazze cihadının karşısında insanların ne yaptığından ziyade, Müslümanların ne yaptığı ve ne yapamadığını daha çok gündeme taşımalıyız, erenler. Mustafa ESER Yazar-Eğitimci  “Çünkü yaşam nereye tutunursa oraya tutunur. Kayanın nemli çukurunda oluşur yosun. Çölün ilk kuru yelinde ölmeye yargılıdır. Ama hiç ölmeyecek olan tohumlarını saklar. Öyleyse, bu yeşillik belirtisinin yararsız olduğunu kim öne sürebilir?” Antoine de Saint Exupéry— Kale Alışmak cinayettir. Zira alıştığınıza şükredemez olursunuz. Şükredemez olduğunuz gibi, alıştığınıza öfkelenemez de olursunuz. İnsan alıştıkça çürür. Hayranlık bir makamdır sanki. Ümmi olanlar ve ümmi kalanlar, hayranlık makamında demlenirler. Hayranlığın mümkün olması için hayret gerekir. Hayret, bilmek ile sönebilir ama bilgelikle gürbüzleşir. Bilmek için çok malumata ihtiyacınız varken,…

Okumaya devam edin Cinayetten Beraat: Evde Kıyam

İyi Olma Ödevimiz

Yolları ne ile ne için yürümektedir yolcu? Keramet yolda değil, yolcunun niyetindedir. Aklı olan bu niyeti; damıtılmış, her damıtmada da dualarla bezenmiş bir silsilenin niyetinden ilhamla alır. Nihayetinde yine irade devrededir. Kastedilen, kuru bir taklit değildir; bilakis, örnek alma makamıdır ki bu, orijinal şeyler yapmaktan daha zor bir durumdur. Tevazu ister, dinlemek ve anlamak ister; ezcümle, ömürlük emek ister. Bazıları yol açmaya pek meraklıdır; hâlbuki meziyet, yol açmak değil, yolcu olabilmektir. Mustafa ESER “Gölgem kayboldu gönlüm dolunca” İbrahim Yurtören İyi olmak ile mükellefiz. Zira iyi olmak bir tercihtir. İyiliğin getireceği mutluluk da öyle. Modern dünya, mutlu olmak denince hedonist bir anlayışla haz merkezli bir biyolojik…

Okumaya devam edin İyi Olma Ödevimiz

Küllü Men Aleyhâ Fân!

Küçümsemek hem bir sorumluluk engeli hem de bir kişilik zedelenmesi halidir. Erdemin küfüdür. Küçümsemek, şeytan eylemidir. Akletmiş bir kalp küçümsemez. Küçümsemek diğer taraftan ise emek üşengeçliğinden kaynaklı acziyet halidir. İnşa ve ihya gayreti çekmek istemeyen nefis küçümseyerek makamını âli kılmaya azmeder. Ama elbette bu bir aldanıştır. Mustafa ESER Eğitimci-Yazar Her şeyin bir hakkı olduğu söylemek her şeyin doğru ve isabetli bir oluş biçimi olduğunu ve buna ilaveten Allah’ın, Hakk’ın karşısında bizim görevimizin de bunu kabul edip ona göre davranmak olduğunu söylemek demektir. İlahi Hak, yaratılmış haklar olarak kendisini uygun biçimlerde izhar ederek bizden istekte bulunur. Vücud, kendisi olan “varlık”tan ibaret değildir, aynı zamanda tam doğası…

Okumaya devam edin Küllü Men Aleyhâ Fân!

Hakikat Örtülüdür

İnsanın şahsiyet inşasında; bedeni, akli ve kalbi sınırlara ihtiyaç vardır. Fıkıh ve irfan geleneği bu sınırlara dair pek çok hikmetli neticeler damıtmışlardır. Yemek meşrudur ama her şeyi yemek meşru değildir. Ticaret meşrudur ama herkesle, her yerde, her zaman ve her şeyin ticareti meşru değildir. Meşruiyet sınırlarla mümkündür. Sınırsızlık, varlığın fıtratı gereği mümkün değildir. Mustafa ESER Eğitimci-Yazar "Hoşça kal," dedi tilki. "Sana bir sır vereyim.çok basit bir sır: insan ancak yüreğiyle baktığında doğruyu görebilir.gerçeğin özü gözle görülmez.""Gerçeğin özü gözle görülmez..." diye tekrarladı küçük prens, unutmasın diye."Gülünü neden bu kadar özel bulduğunu şimdi anlıyorsun, değil mi?""Çünkü ona emek verdim..." dedi Küçük Prens."İnsan, gönül bağı kurduğu her şeyden…

Okumaya devam edin Hakikat Örtülüdür

Ümmileşmekten Kurbiyyete Hacc Makamları

Tavaf, vecd eden kalplerin ahengi ile yeryüzünün ruhunu mülaki kılarak muhteşem bir şölene dönüştürür kendisini. Kevniyatın döngüsel raksı ile Kâbe avlusundaki tavaf birbirlerine selam ederek bütünlüklerini ve bir oluşlarını; yani tevhidi ve vahdeti ilan ederler. Kurulan rabıtanın mukavemeti ölümsüzleştirir imanın lezzetini.  Her dönüş, başkası ile değil; şimdiki kendimizle bir önceki dönüşteki kendimizi mukayese etme virdidir. “Ben bilmem, ben bilmem, ben bilmem” diyerek makamlardan makamlara geçilir. Âlimlikten arifliğe ötekini kınayarak değil; kendi nefsini kınayarak geçilir, der adeta, tavaf bize. Âşıkların ölmeyeceğini bilme idraki ile aşkımızı mühürleriz her şavtta. Mustafa ESER  “…Ey sorumlu insan! Koşuştur! İsmail’in susamış, Sen, ey aşık insan, Dile! Aşk mucize doğurur! Sen ey…

Okumaya devam edin Ümmileşmekten Kurbiyyete Hacc Makamları

Âkif Emre, Sana Aşk Olsun!

Cihad bölgelerine hakimiyeti ve cihad gündemini yakinen takibi de özeldi Akif Emre’nin. Cihad bölgelerinden bilgi ve sağlam tahliller aktarır, bölgenin fotoğrafının çözünürlüğünü artırırdı. Müslümanın gündeminde ve dilinde cihadın nasıl yer alacağına dair berrak bir örnekliği oldu. Romantik bir cihad edebiyatı yerine sahici yorumlar ile bir görüş kazandırdı. Kazandırana da müstefid olana da cesaret olsun! Mustafa ESER “Ölen hayvan imiş aşıklar ölmez!” Yunus Emre Tespit yapmanın üstenciliğini reddedip çözüme dair hem fikir hem de eylem üretmiş bir insan güzelidir Âkif Emre. Dertli bir derviş, kaliteli bir fikir işçisi, ince zevk sahibi bir edip ve vefalı bir dosttur. Gezmiş, sormuş, dertlenmiş, sahiplenmiş, bedel ödemiş ve hep hayatın…

Okumaya devam edin Âkif Emre, Sana Aşk Olsun!

Salaha Talep

Salah, süreklilikten güç alır. Az da olsa devamlı olan, ruhu ve bedeni terbiye eder. Dingin bir akış, berrak bir değişim demektir. Tıpkı sessizliğin gerçek ses olması gibidir bu durum. Süreklilik ise tecrübe ile mümkün olur. Zira terbiye ile elde edilmesi beklenen salah, insan ömrünü aşabilir. Mustafa ESER “Ey muhterem Aziz! Bil ki tâlip olan kimse ve sâdık müritten istenilen en öncelikli ve önemli husus, talep ve irade; yâni hak ve hakîkati istemesidir. Tâlip, talep yolunda ısrar ederse talebi kendine yüz gösterir. Tâlip, izzet cemâlinin perdesini kaldırıp yüzünün peçesini açtığında onu öyle yağma ederler ki talep eden kimseden geriye hiçbir şey kalmaz, hatta tâlip olup olmadığının…

Okumaya devam edin Salaha Talep