Cihad bölgelerine hakimiyeti ve cihad gündemini yakinen takibi de özeldi Akif Emre’nin. Cihad bölgelerinden bilgi ve sağlam tahliller aktarır, bölgenin fotoğrafının çözünürlüğünü artırırdı. Müslümanın gündeminde ve dilinde cihadın nasıl yer alacağına dair berrak bir örnekliği oldu. Romantik bir cihad edebiyatı yerine sahici yorumlar ile bir görüş kazandırdı. Kazandırana da müstefid olana da cesaret olsun!
Mustafa ESER

“Ölen hayvan imiş aşıklar ölmez!”
Yunus Emre
Tespit yapmanın üstenciliğini reddedip çözüme dair hem fikir hem de eylem üretmiş bir insan güzelidir Âkif Emre. Dertli bir derviş, kaliteli bir fikir işçisi, ince zevk sahibi bir edip ve vefalı bir dosttur. Gezmiş, sormuş, dertlenmiş, sahiplenmiş, bedel ödemiş ve hep hayatın içinde yer almış bir âdemdir. Mekânı cennet, makamı ali olsun!
Tarihin kurgulandığını, medyanın bir manipülasyon aracı olduğunu, köksüzlüğün ve gelenekten kopmanın bizi nasıl savurduğunu her fırsatta dillendiren, yazan ve pek çok biçimde ifade eden Âkif Emre, arkasında hem bir bilinç hem de ciddi bir emek bırakarak göç eyledi bu fani dünyadan. Ardında kalanlar olarak, çalışkanlığına ve velut kalemine özenmeden gayrı bir şey gelmiyor elimizden. Özenenlere selam, özenilene rahmet olsun!
Müslüman bir dertlinin güncel siyasetle meşguliyetinin nasıl olacağının bir örneğidir Âkif Emre. Kiri gören ve gösteren ama kirlenmeyen bir duruşun sahibi olmak zor iştir. “Bizden” deyu örtbas etmeyen; “onlardan” deyu çamur atmaktan imtina eden adilane tutum, pek aziz bir tutumdur. Âkif Emre bu tutumu gözlere sokmadan yaşadı; samimiyetle yaşadı. Biz de buna şahit olduk. Görenlere de görünene de aşk olsun!
Mekâna dair, şehre dair, topluma dair, mimariye dair bu kadar şümullü bir ufkunun olması hususen takdire şayandır. Emanet fıkhından haberdar, çağdaş sorunları gören bir bakışı olan Âkif Emre ayakları yere basan teklifleri ile çözüm odaklı bir fikriyat koydu bu alanda da. Hem dünyadan hem de Türkiye’den meseleleri anlaşılır bir dille, Müslümanca bir akılla anladı, anlattı, aktardı. Anlatana da duyana da muhabbet olsun!
Cihad bölgelerine hakimiyeti ve cihad gündemini yakinen takibi de özeldi Akif Emre’nin. Cihad bölgelerinden bilgi ve sağlam tahliller aktarır, bölgenin fotoğrafının çözünürlüğünü artırırdı. Müslümanın gündeminde ve dilinde cihadın nasıl yer alacağına dair berrak bir örnekliği oldu. Romantik bir cihad edebiyatı yerine sahici yorumlar ile bir görüş kazandırdı. Kazandırana da müstefid olana da cesaret olsun!
Hayatının bütün yoğunluğuna, sık seyahatlerine rağmen entelektüel donanımı son derece tatmin ediciydi. Âkif Emre sadece kendini yetiştirmekle kalmadı; mevcut entelektüel ortamlara dair de çözümlemeler de yaptı. Üniversiteden aydınlara, sivil düşünceden eğitim müfredatlarına kadar farklı entelektüel katmanlara dair meselelerde de fikir üretip yazmaktan geri durmamıştır. Geri durmayana da bunu görebilene de ufuk olsun!
Batı’yı ve Doğu’yu bu denli sarih okuyabilen nadir gözlerdendi insan güzeli Âkif Emre. Doğu’nun hikmetini tarihsel envantere dökecek kadar bilen, Batı’nın mevcuttaki sömürgeciliğine itiraz eden; tarihindeki kan gölünü ve ilkelliğini de çekinmeden söyleyen ama bazı meselelerdeki iş kabiliyetini de anlayan bir nazarı vardı. İdeolojik körlükten ziyade hikmetli bir okuma yapma gayretinde olan merhum bunda da muvaffak olmuştur, diyebiliriz. Bu muvaffakiyetin aktarılabilmiş olmasına şükürler olsun!
Sanatsal zevki de damıtılmıştı Âkif Emre’nin. Sanata dair fikirleri, bu alanda da kendini beslediğine işarettir. Tempolu bir yaşamın içinde bu denli damıtılmış sanatsal okuyuşa sahip olmak, ayrı ve özel bir kabiliyettir zannımca. Güzel insanın güzele dair fikirleri de sağlam ve örneklik mesabesindedir. Aynı çağda yaşamış olmaklığımıza binlerce kere hamdolsun!
