Kıymetli okuyucularımız, 2025 yılının son sayısıyla huzurunuzdayız.

Karşınıza çeşitli konuları; bazen İbnülemin Mahmud Kemal İnal, Âkif Emre gibi kültür hayatımızda mühim yeri olan şahısları bazen aile, tesettür, sosyal adalet ve yoksulluk gibi sosyal konuları bazen de Suriye gibi coğrafyamızın sorunlu bölgelerini dosya konusu olarak işlemeye çalıştık. Gelenek haline getirdiğimiz “yeni dönemimizin ilk sayısını (mart sayısını) özel sayı olarak çıkarma”yı, bu yıl Cahit Zarifoğlu ile sürdürdük. Geçen yıl yaptığımız gibi bu sene yine ekim sayımızı Gazze Özel Sayısı olarak çıkardık. 7 Ekim 2023 Cumartesi günü başlayan Aksâ Tufanı münasebetiyle hemen hemen her sayımızda Gazze’ye, Filistin’e yer vermeye gayret ettik. Bunu bir görev, bir sorumluluk ve bir yükümlülük addettik.

Dergimizin Aralık 2025 sayısının dosya konusunu yine toplumsal bir meseleyi seçtik ve son yıllarda belirgin bir şekilde sosyal bir sorun haline gelen Ev Gençleri olarak belirledik. Gençlik, her zaman her toplumun en mühim meselesi olmuştur. Değişen ve gelişen şartlar, ekonomik dalgalanmalar, iş gücü imkânları ve imkânsızlıkları, hercümerç haline gelen aile yapımız, sosyal medya araçları ve benzeri birçok unsur gençlerimizi doğrudan ve dolaylı olarak kalıcı bir biçimde etkilemektedir.

Bütün bunlar toplum ve aile olarak daha önce hiç tanımadığımız, hiç bilmediğimiz tavırlara, tepkilere yol açmaktadır. Burada bireyler olarak ebeveynlere ve çocuklara/gençlere, toplum olarak çeşitli kurumlara, gerekli sosyal, kültürel ve ekonomik düzenleme ve iyileştirmeler yapma hususunda devlete büyük sorumluluklar düşmektedir. Bu meselelerin üstesinden ne bireyler ne toplum ne de devlet tek başına gelemez. Bütün ilgililerin ve tarafların, azami düzeyde çaba göstermesi, planlı ve programlı bir biçimde, eşgüdüm içinde çalışması elzemdir. Yoksa yarın çok geç kalmış olacağız.

Dünyanın siyaseten büyük kırılmalar yaşadığı bir evreden geçmekteyiz. İslam coğrafyası yeniden şekilleniyor, daha doğrusu yeniden şekillendirilmeye çalışılıyor. Ümmet-i Muhammed’e yön veren âlimlerin, münevverlerin, önde gelen şahısların, kanaat önderlerinin, çeşitli resmi ve sivil kurumların bunun farkında olduğunu söylemek pek kolay değil. Aslında her lokal sorun, küresel bir hareketin parçası. Duygusallığı bir yana bırakarak tarihi tecrübeyi dikkate alıp yeni bir kültürel bakış açısı, yeni bir gelecek tasavvuru oluşturup ufuklara doğru kararlı adımlarla yürümek gerekiyor. Zaman, İslam dünyasının aleyhine işliyor. Kişisel çıkarlar, ülkesel menfaatler Ümmet-i Muhammed’in varlığından ve geleceğinden çok daha fazla önemseniyor. Hiçbir Müslümanın, hiçbir İslami kurum ve kuruluşun tek başına bir şey yapma imkân ve gücü yok. Bu hakikat, kalkış noktamız olmalı.

Ve Gazze.

Maalesef ve maalesef son zamanlarda gündemden düştü Gazze’miz. Bu bağlamda ne tür sebep ve gerekçe ileri sürülürse sürülsün hakikat bütün çıplaklığıyla gözümüzün önünde duruyor. Siyonaziler ve destekçileri, konuyu zamana yayarak ilgisizliğe mahkûm etmede başarıya ulaşmış görünüyorlar.

2026 Ocak sayımızda buluşmak temennisiyle Rahmân ve Rahîm olana emanet olunuz.

Mustafa ÖZEL

Genel Yayın Yönetmeni