Terbiye ve Ahlak Ocağı Olarak Tasavvuf

Yöntem ve meşreb farkından dolayı pek çok tarikat mevcuttur. Diyanet İslam Ansiklopedisi’nde bunlardan 340 tanesinin ismi zikredilmiş ve zikredilmeyen daha pek çok tarikatın varlığından söz edilmiştir. Maarif ve meşhur olanlar ve özellikle Türk âleminde yaygın olanların 12 olduğu ifade edilir. Bunlar Kadiriyye, Yeseviyye, Rifaiyye, Kübreviyye, Medyeniyye, Desûkiyye, Bedeviyye, Şazeliyye, Ekberiyye, Mevleviyye, Nakşibendiyye, Halvetiyye. Ali Rıza TEMEL Dinin şeklinden ziyade ruhunu ve derinliğini ifade eden tasavvuf, insanın manevi arınmasını, ahlaki meziyetlerle süslenip insan-ı kâmil olma yolunda ilerlemesini hedefleyen bir disiplindir. Bazıları tasavvufa “bâtıni fıkıh” olarak da tanımlamıştır. Dini ve ahlaki açıdan kalbin temizlenmesi insanın ahlaki meziyetlerle süslenmesini esas alan ilk zahit ve sûfiler insanların fiillerini bedenin…

Okumaya devam edin Terbiye ve Ahlak Ocağı Olarak Tasavvuf

Tasavvuf: Vuslat Yolculuğu

Tasavvufun gayesi nedir? Bu soruyu tasavvufun tariflerinden hareketle şu şekilde cevaplamak mümkündür: Allah'ın adını sevgi, ihlas ve acziyet ile daima dilde ve gönülde hazır edip yakin gelinceye, yani ölüm gelinceye kadar havf ve reca (korku ve ümit) halinde ve ihsan (Allah’ın daima bizi gördüğü) bilinciyle kulluk yapmaktır. Mustafa ÖZSARAY Dr.,, FSMVÜ İslami İlimler Fakültesi İslami ilimler arasında tarifi en çok yapılan ilim dalı tasavvuftur dersek hatalı olmaz. Çünkü sûfîler tasavvuf hakkında farklı farklı tarifler yapmışlardır. Aynı sûfinin birden çok tarif yaptığı da görülmektedir. Bu sebeple tabakat ve tezkire türü tasavvufî kitaplarda yüzlerce tasavvuf tarifine rastlamak mümkündür. Bunlardan birkaçı şöyledir:             “Tasavvuf bir arınmadır. Allah’tan başkasından…

Okumaya devam edin Tasavvuf: Vuslat Yolculuğu

İmam Gazâlî’nin Tasavvuf Anlayışı

Tasavvufta silsilenin ve bir önceki gönül halkasına dâhil olmanın ne kadar kıymetli olduğunu ehli bilir. Birileri hüdâ-i nâbit gibi ortaya çıkıp şeyhlik ve mürebbilik iddiasında bulunamazlar! Bulunsalar da ehli katında itibar edilmezler. Her ciddi meselenin bir kuralı olduğu gibi ilim ve irfan mektepleri de kendilerini böyle bir ilim ağının dinamizmi ve bütünlüğü içinde konumlandırmışlardır. Mülayim Sadık Kul Besmele, hamdele ve salveleden sonra, Mustafa kardeşim, İnsicam dergisinin temmuz sayısı için İmam Gazâlî’nin tasavvuf anlayışını yazmamı istedi. Bu vazife bu konuda doktora yapmış birisi için aslında bir açıdan çok kolay gözükmekle birlikte, diğer taraftan konunun genişliği ve ihtiva ettiği konular açısından müşkül bir durumdu. Günlerdir nasıl bir…

Okumaya devam edin İmam Gazâlî’nin Tasavvuf Anlayışı

Tasavvuf Yaşadığımız Çağa Ne Vaad Ediyor veya Plazada Tasavvufun Tatbiki Mümkün mü?

Mesela kapitalist sistemde ticaret yapmaya çalışan, işçi çalıştıran namazında niyazında Müslüman bir iş verenin, işçisinin hakkını, büyük ölçüde işçiyi sömürmek üzere çerçevesi tayin edilen kanunlara göre değil de hesap günü Allah’ın bundan sual edeceği hakikatini göz önüne alarak vermesini kim, hangi surette sağlayacak? Abdurrahman Mıhçıoğlu Araş. Gör. Dr. FSMVÜ İslami İlimler Fak. Tasavvufun geçmişte kaldığı, modern hayatta yeri olmadığı ve bu sebeple de günümüz insanının dertlerine şifa olmayacağı birtakım çevreler tarafından dillendiriliyor ve şu soru soruluyor: “Tasavvuf yaşadığımız çağa ne vaad ediyor veya plazalarda tasavvuf mümkün mü?” Aslında bu soru, “İslâm’ın bugün bize söyleyebileceği bir şey var mı?” veya “Günümüz tüccarının/iş adamının ve tüketicisinin Müslüman…

Okumaya devam edin Tasavvuf Yaşadığımız Çağa Ne Vaad Ediyor veya Plazada Tasavvufun Tatbiki Mümkün mü?

Prof. Dr. Hasan Kâmil Yılmaz ile Tasavvuf Üzerine

İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hasan Kâmil Yılmaz ile tasavvuf konusunda merak edilenleri konuştuk. İstifadenize. İNSİCAM Kıymetli hocam isterseniz evvela tasavvufun doğuşuna yol açan sebeplerden bahsedelim. Müslümanlar neler yaşadılar ki bugün adına tasavvuf, tarikat denilen müessese ve uygulamalar doğmuştur? Tasavvufun adı, muhtevası, İslamîliği meselesi baştan beri tartışılan meseleler arasında yer almaktadır. Bunun temel sebeplerinden biri de tasavvufun adıyla alakalıdır. Adı itibariyle Asr-ı Saadet’te bulunmadığı zehabının oluşturduğu kanaattir. Hâlbuki III. asır sûfilerinden Ebu’l Hasan Busenci’nin çok güzel bir sözü var. Diyor ki, “Tasavvuf, Asrı- Saadet’te adı konmayan, şimdi adı konulan ama kendisi olmayan bir ilim ve hayat biçimidir.” Evet, Asr-ı Saadet’te…

Okumaya devam edin Prof. Dr. Hasan Kâmil Yılmaz ile Tasavvuf Üzerine

Kültürümüzde Tasavvufun Yeri

Cemiyetimizde din, bireysel ve toplumsal bakımdan en etkili dinamiklerden birisidir. Din, kültürümüzün temel ve belirleyici esaslarının başında gelir. Modern çağlarda dîne ihtiyaç olmayacağı düşüncesi modası geçmiş bir yanılgıdır. İslâmiyet bin yıldan beri kültür ve düşünce hayatımız bakımından genlerimize kök salmış durumdadır. Mehmet DEMİRCİ Prof. Dr., Dokuz Eylül Üni. İlahiyat Fak. Emekli Öğretim Üyesi Kültürün başlıca tariflerinden biri, “Bir milletin inanç, fikir, sanat, âdet ve geleneklerinin, maddî ve mânevî değerlerinin bütünü” şeklinde ifade edilir. Aynı sözlükte tasavvuf ise şöyle tanımlanmış: “İnsanın, Allah’ın birliğinin zevkini bütün benliğinde hissederek kendi iç âleminin derinliklerine ve dış âlemin sırlarına ermek için tâkip ettiği düşünce ve amel sistemi; yaratılış, bu âlem…

Okumaya devam edin Kültürümüzde Tasavvufun Yeri

Tarikat Üzerine Kısa Bir Bahis

Geçtiğimiz 23 Haziran gecesinde vefatı ile müridanını hüzne boğan Mahmut Ustaosmanoğlu Hocaefendi’nin cenaze namazına iştirak eden milyonlarca Müslüman’ın ehli tarik olsun yahut olmasın seccadesini koltuğunun altına alıp Fatih Camii’ne koşması bambaşka... Yavuz Addâs Bugün Türkiye’de maslahat gereği ahaliye iyiliğin ve güzelliğin, şeriat ve takvanın her yönden tebliğ edilmesi ve toplumun da buna yönelik ihtiyaçlarının tespit edilmesi işini kimler yapıyor? Ehlü’l Hâl ve’l Akd dediğimiz devletin ve devlet adamlarının da üzerinde bir ulema heyeti var mı? Peki, avamın İslami hassasiyet ve ilmini artıracak hem apolitik hem de kapsayıcı bir cemiyet var mı? Ya devletin resmi ideolojisi içerisinde hareket etmeyen, hem geleneksel hem de çağdaş normları denetleyen…

Okumaya devam edin Tarikat Üzerine Kısa Bir Bahis

Gazâlî Öncesi Tasavvuf

Gönül tecrübesini ifade etmekten aciz kalan sûfîler bu problemi temsili bir dil kullanarak aşmaya çalışmışlardır.     Mülayim Sadık Kul Gazâlî’nin tasavvufu sadece İslamî ilimlerden biri olarak görmekle kalmayıp aynı zamanda her mümin için farz-ı ayn mertebesinde bir hâl ve bilgi olarak nitelediği bilinmektedir.  Bunun nedenlerini ve dayanaklarını önceki yazılarımızda kısmen de olsa ele almaya çalıştık. Bu denememizde ise ağırlıklı olarak tasavvufun menşei ve tarihi gelişimini genel hatlarıyla mercek altına almak niyetindeyiz. İmam Gazâlî’nin 450/1058’de Horasan bölgesinin önemli ilim, sanat ve kültür merkezlerinden Tus’ta dünyaya gözlerini açtığını biliyoruz. Eğitimi için önce Cürcan’a ve daha sonra ölümüne kadar yanından ayrılmadığı hocası İmam-ı Harameyn lakaplı Abdülmelik el-Cüveynî’nin yanına Nişabur’a…

Okumaya devam edin Gazâlî Öncesi Tasavvuf