Bütün bu sıkıntılara karşı elbette bizim yapmamız gereken çok şeyler mevcuttur. Hususen genç anne babaların, çocuklarını bu kötülüklerin pençesine düşmekten muhafaza etmeleri şarttır. Çocuklarımızın kimlerle arkadaş olduğu, nelerle oynadığı ne öğrendikleri ve ne öğrenmedikleri çok mühimdir. Bugün neslimizin bozulmasını isteyen art niyetliler, maalesef bazı gençlerimize çocuklarını hür bırakmak gerektiği fikrini dayatmaktadırlar.
Mucahid Yıldız

(Çizgi: Hilal ÖZDER)
Bir zamanlar bağımlılık demiyorduk biz. Müptela olmaktan bahsederdik ve hep güzellikler gelirdi aklımıza. Hem maddi hem manevi bir tiryakilik mevzu bahis olurdu. Mesela merhum dedemin her sabah namazından sonra küçük tenceresinde kaynatılan tarhana çorbasını merhum ninemle birlikte afiyetle yemesi. İkindi sonrası içtiği demli çayı, akşamları bir küçük fincandan içtiği yorgunluk kahvesi.
Bu ve bunun gibi Kur’an ve Sünnet dairesi içinde helal olan alışkanlıklar insana her bakımdan zarardan çok fayda verir elbette. Günümüzde bağımlılık olarak ifade edilen kötü alışkanlıklar ise yalnızca sahibine değil, aynı zamanda tüm cemiyete büyük zararlar vermektedir.
İnsanın şuurunu gidererek kendinden geçiren uyuşturucu, alkol gibi madde bağımlılıkları yalnızca bir insanın hayatını mahvetmekle kalmıyor. Gençlerin ebeveynlerine, eş-dost çevresine, evli olanların ailesine, çocuklarına büyük zararlar veriyor.
Batıda uyuşturucu konusunda büyük hassasiyet gösterilmekle birlikte, aynı derecede zararları ihtiva eden alkollü içki bağımlılığı onun kadar çok ciddiye alınmıyor. Uyuşturucu müptelası olanlar daha çabuk hayatını mahvederken, alkol bağımlılığı tüketim nispetinde daha yavaş insan vücuduna tesir ediyor. Yani yavaş yavaş öldürüyor. Kullananların çevresine verdikleri zarar bakımından değerlendirildiğinde farklı neticeler ortaya çıkabilir.
Batının en tipik ülkelerinden ve bizim de içinde yaşadığımız Almanya’daki durum yukarıda zikredilenden farklı değildir. Alkollü içki kullanmak, uyuşturucu kadar tehlikeli görülmemektedir.
Fakat Federal İstatistik Dairesinin alkol bağımlılığı raporunda, ekonominin ve sosyal sistemin bundan çok büyük maddi zararlar gördüğü açıkça belirtilmektedir. Ayrıca bağımlılığın sağlığa büyük zarar verdiği, ferdi olarak insanların büyük ekonomik sıkıntılara maruz kaldığı ifade edilmektedir.
Raporda alkol kullananların yaşadıkları çevreye de ağır trafik kazaları ile, aile ve toplum içinde şiddet eylemleriyle büyük zarar verdikleri bildirilmektedir. Her ne kadar Almanya’da, Dünya Sağlık Örgütü rakamlarına göre alkol tüketimi gerilemiş olsa da 2022 yılında 15 yaşından itibaren kişi başına içilen alkol miktarı 11,2 litre saf alkol olarak tespit edilmiş. Ayrıca alkollü içki fiyatlarının Almanya’da çok düşük olması, insanların daha kolay elde etmesine yol açıyor.
Maalesef uyuşturucu kullananlar ile ilgili açıklanan istatistik rakamları da bu belanın toplumu sarıp sarmaladığını, her geçen gün bağımlı sayısının arttığını göstermekte. Araştırmalara göre Almanya yetişkin nüfusunun yüzde 35’i uyuşturucu tecrübesine sahip bulunmakta. Yani en az bir kere kullanmış. Bu rakam yaşları 18 ile 25 olan gençler arasında ise her iki kişiden biri olarak daha vahim bir durum ortaya koyuyor.
Dünyanın neredeyse her yerinde alışkanlıklar olarak en yaygın olanı sigaradır. Almanya’da 1980’den sonra sigara içenlerin sayısı dikkat çekici bir şekilde geriledi. 2023 yılı araştırmalarına göre 18 yaşından itibaren sigara içenlerin oranı toplam nüfusun yüzde 20,1’i olarak belirlendi. Ancak 18 yaşından küçük olduğu halde sigara içen gençlerin, hatta çocuk yaştakilerin de sayısının az olmadığı kanaatindeyim. Zira burada okullardan dağılan gençlerin ve çocuk yaştakilerin birçoğunun ellerinde sigara görüyoruz.
Yukarıda mevzubahis ettiğimiz bağımlılıklar bedeni alışkanlıklardır. Günümüzün en büyük meselelerinden biri haline gelen bedeni-zihni bağımlılık, kurtuluşu çok daha zor olduğundan daha kötü alışkanlıklardır. Mesela kumar, fuhuş, pornografi ve çocuk istismarı gibi sapkınlıklar.
Önceleri bu bağımlılıklar için gerekli imkanlar daha sınırlıydı. Maalesef günümüzde internet aracılığıyla bu kötülüklere erişim çok daha kolay hale gelmiştir. Çok masum gibi gördüğümüz sanal oyunlar dahi insanları kendilerine bağımlı hale getiriyor. Böylece daha elzem yapmaları gereken işleri ihmal edebiliyorlar.
Bütün bu sıkıntılara karşı elbette bizim yapmamız gereken çok şeyler mevcuttur. Hususen genç anne babaların, çocuklarını bu kötülüklerin pençesine düşmekten muhafaza etmeleri şarttır. Çocuklarımızın kimlerle arkadaş olduğu, nelerle oynadığı ne öğrendikleri ve ne öğrenmedikleri çok mühimdir. Bugün neslimizin bozulmasını isteyen art niyetliler, maalesef bazı gençlerimize çocuklarını hür bırakmak gerektiği fikrini dayatmaktadırlar.
Sözde çağdaş (asri) metotlardan dem vurulmaktadır. Halbuki biz Müslümanların örnek almaları gereken her mevzuda olduğu gibi bu konuda da Hz. Peygamber efendimizin nasıl bir tavırla hareket ettiğidir. Şayet Kur’an ve Sünnet dairesi içinde bulamadığımız bir konu varsa bu hususta erbabına müracaat ederek, yine helal ve haram dairesi içinde hareket edilmelidir.
