Yeşilay’ın geliştirdiği TBM, ülke çapında en geniş kapsamlı bağımlılık önleme programıdır. Bu programın temel amacı; çocukları, gençleri, aileleri ve eğitimcileri bağımlılık konusunda bilinçlendirmek, sağlıklı yaşam becerilerini artırmak ve riskli davranışlara karşı dayanıklılık geliştirmektir. TBM, modüler, yaşa uygun ve bilimsel temelli eğitim materyallerine sahiptir ve eğitim sistemi ile entegre edilmiştir.
Mehmet DİNÇ
Doç. Dr., Yeşilay Genel Başkanı

Bağımlılık çoğu zaman bireyin iradesi, tercihi ya da zayıflığı üzerinden ele alınmaktadır. Oysa bilimsel veriler açıkça göstermektedir ki bağımlılık; bireysel sınırları aşan, çok boyutlu, toplumsal maliyetleri yüksek bir halk sağlığı ve sosyal politika sorunudur.
Bağımlılığın bedeli yalnızca bağımlı birey tarafından ödenmez. Bu bedel;
- aileler,
- sağlık sistemi,
- eğitim kurumları,
- iş gücü piyasası,
- adalet ve güvenlik mekanizmaları üzerinden toplumun tamamına yayılır.
Bu nedenle bağımlılıkla mücadele, yalnızca tedavi politikası değil; önleyici, koruyucu ve bütüncül bir kamu politikası olarak ele alınmalıdır.
Bireysel Maliyet: Sağlık Kaybı, İşlev Kaybı ve Erken Ölüm
Uluslararası araştırmalar bağımlılığın birey üzerindeki etkisini net biçimde ortaya koymaktadır:
- Dünya Sağlık Örgütü’ne göre alkol ve madde kullanımı, dünya genelinde erken ölümlerin önde gelen nedenleri arasındadır.
- Bağımlılık, depresyon ve anksiyete bozukluklarıyla güçlü biçimde ilişkilidir; birlikte görülme oranları bazı çalışmalarda %50’nin üzerine çıkmaktadır.
- Uzun süreli madde kullanımı, beynin karar verme, dürtü kontrolü ve ödül sistemlerini kalıcı biçimde etkileyerek işlevsel kapasiteyi düşürmektedir.
Bu tablo yalnızca bir sağlık kaybı değildir.
Bağımlı bireyler:
- eğitim süreçlerinden kopmakta,
- iş gücüne katılımda zorlanmakta,
- sosyal hayattan çekilmekte,
- üretkenliklerini kaybetmektedir.
Bu durum, bireyin hayatı kadar ülkenin beşeri sermayesini de zayıflatmaktadır.
Aile ve Kuşaklar Arası Maliyet: Sessiz ve Kalıcı Hasar
Bağımlılığın en ağır ama en görünmez maliyetlerinden biri aile yapısı üzerindeki etkisidir.
Araştırmalar göstermektedir ki:
- Bağımlı bireylerin ailelerinde boşanma oranları daha yüksektir.
- Çocuklar; ihmal, duygusal yoksunluk ve akademik başarısızlık riskiyle daha sık karşılaşmaktadır.
- Aile üyelerinde kronik stres, tükenmişlik ve ruhsal sorunlar yaygındır.
Burada kritik olan nokta şudur:
Bağımlılık kuşaklar arası bir risk üretmektedir.
Bağımlı bir ebeveynle büyüyen çocukların ileriki yaşamlarında bağımlılık geliştirme riski anlamlı düzeyde artmaktadır.
Dolayısıyla bağımlılık, sadece bugünün değil, yarının da sosyal maliyetidir.
Ekonomik Maliyet: Kamu Kaynaklarına Binen Yük
Bağımlılığın toplumsal maliyeti en somut biçimde ekonomide görünür.
Uluslararası veriler:
- Bağımlılıkların (alkol, madde, tütün, kumar) ülkelere maliyetinin, GSYH’nin %1–3’ü arasında değiştiğini göstermektedir.
- ABD’de alkol ve madde bağımlılığının yıllık toplam maliyeti 700 milyar doların üzerindedir.
- Avrupa ülkelerinde alkol ve madde kullanımına bağlı maliyetlerin büyük bölümü sağlık ve adalet sistemleri üzerinden oluşmaktadır.
Bu maliyetler üç ana başlıkta toplanmaktadır:
1. Sağlık harcamaları:
Acil servis başvuruları, kronik hastalıklar, ruh sağlığı hizmetleri ve rehabilitasyon giderleri.
2. İş gücü ve üretkenlik kaybı:
Devamsızlık, düşük performans, işsizlik ve erken emeklilik.
3. Adalet ve güvenlik harcamaları:
Suç, cezaevi giderleri, denetimli serbestlik ve güvenlik hizmetleri.
Bu tablo, bağımlılığın yalnızca bireysel bir tercih değil; kamu bütçesini doğrudan etkileyen bir mesele olduğunu açıkça göstermektedir.
Sosyal Maliyet: Güven, Dayanışma ve Toplumsal Huzur
Bağımlılığın yaygın olduğu toplumlarda:
- suç oranları yükselmekte,
- toplumsal güven zayıflamakta,
- mahalle ve okul gibi koruyucu sosyal alanlar işlev kaybetmektedir.
Ayrıca damgalanma ve dışlanma, bağımlı bireylerin tedaviye erişimini zorlaştırmakta; bu da sorunun kronikleşmesine yol açmaktadır.
Toplum, bağımlılıkla mücadelede yalnızca cezalandırıcı reflekslerle hareket ettiğinde, maliyeti düşürmek yerine artırmaktadır.
Bağımlılıkla Mücadelede Rasyonel Politikalar, Etkili Uygulamalar ve Toplumsal Katkılar
Yeşilay (Türkiye Yeşilay Cemiyeti), 1920’den bu yana bağımlılıkla mücadele eden Türkiye’nin en köklü sivil toplum kuruluşlarından biridir. Bağımlılığın bireysel trajedilerden öte toplumsal bir yük olduğunu kabul eden Yeşilay, bu yükü azaltmak için önleme, erken müdahale, rehabilitasyon, rehabilitasyondan sonrası destek ve toplumsal farkındalık alanlarında sistematik ve bilimsel çalışmalara imza atmaktadır.
1. Önleme: Farkındalık ve Eğitim Programları
Bağımlılığın maliyetini düşürmenin en etkili yollarından biri, henüz bağımlılık oluşmadan önce riskleri önlemektir. Bu nedenle Yeşilay’ın önleme odaklı çalışmalarının kapsamı çok geniştir:
Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Eğitim Programı (TBM)
Yeşilay’ın geliştirdiği TBM, ülke çapında en geniş kapsamlı bağımlılık önleme programıdır. Bu programın temel amacı; çocukları, gençleri, aileleri ve eğitimcileri bağımlılık konusunda bilinçlendirmek, sağlıklı yaşam becerilerini artırmak ve riskli davranışlara karşı dayanıklılık geliştirmektir. TBM, modüler, yaşa uygun ve bilimsel temelli eğitim materyallerine sahiptir ve eğitim sistemi ile entegre edilmiştir.
TBM sadece içerik geliştirmekle kalmaz; aynı zamanda eğitici eğitimi programları ile okul ve toplum tabanlı bir farkındalık ağı oluşturur, öğretmenleri, sağlık çalışanlarını ve gönüllüleri bağımlılık önleme konusunda donatır.
Eğitim ve Ulaşım Ölçeği
Yeşilay’ın önleyici eğitim çalışmaları büyük bir yaygınlığa ulaşmıştır. Örneğin, yıllar içinde on milyonlarca öğrenci ve yetişkin bu eğitimlerden geçmiştir — bu, bağımlılık riskini azaltmak için yüz binlerce öğretmenin, profesyonelin ve aile üyesinin bilinç düzeyini artırmıştır.
2. Yaşam Becerileri Eğitimi
Önleyici eğitim, sadece bilgi aktarmakla sınırlı kalmamalıdır. Bağımlılık riskleriyle baş edebilmek için bireylerin “yaşam becerileri” kazanması hayati önemdedir. Yeşilay’ın Yaşam Becerileri Eğitim Programı, katılımcılara:
- stres yönetimi,
- etkili karar verme,
- eleştirel düşünme,
- olumsuz sosyal etkilere karşı direnme gibi temel becerileri öğreterek onları bağımlılık risklerine karşı daha dirençli hale getirir.
3. Erken Müdahale: Okul Tabanlı Programlar
Yeşilay’ın önleyici çalışmalarının yanında, erken müdahale programları da vardır:
Okulda Bağımlılığa Müdahale Programı (OBM)
Bu program, özellikle risk altındaki öğrencileri belirlemeye ve okul ortamında destek sağlamaya odaklanır. OBM, Türkiye’de geliştirilen ilk ve tek okul bazlı bağımlılık müdahale programıdır.
Program, öğretmenlere ve psikolojik danışmanlara bağımlılık risklerini tanıma, risk altındaki öğrenciyle iletişim kurma, aile ile etkili bir destek ağı oluşturma gibi konularda eğitim verir ve okul çevresini sağlıklı bir ortam olarak güçlendirmeyi amaçlar.
4. Danışma Hizmetleri: YEDAM
Yeşilay Danışmanlık Merkezi — YEDAM — bağımlılık sorunu yaşayan bireylere ücretsiz psikososyal destek sağlayan önemli bir uygulamadır.
Bu merkezler, bağımlılık yaşayan bireylere ve ailelerine:
- bireysel psikolojik danışmanlık,
- aile desteği,
- sosyal hizmet yönlendirmesi sunmaktadır. Özellikle ulusal çapta yaygınlaşan YEDAM merkezleri sayesinde yüz binlerce kişi doğrudan yardıma erişim imkânı bulmuştur.
5. Rehabilitasyon ve Yeniden Topluma Kazandırma
Bağımlılığın tedavi ve rehabilitasyon boyutu, maliyeti azaltmanın en zor fakat en kritik aşamasıdır. Yeşilay, bu alanda şu yaklaşımları benimser:
Yeşilay Rehabilitasyon Merkezleri (REHAB)
Yeşilay’ın Rehabilitasyon Merkezleri, bağımlılık sürecini sona erdirmek için kapsamlı tedavi hizmetleri sunar. Bu merkezler, Türkiye’ye özgü rehabilitasyon modelleriyle:
- fiziksel arındırma,
- psikolojik tedavi,
- sosyal entegrasyon gibi aşamaları birlikte yürütür.
Merkezler, deneyimli uzman kadrosuyla bağımlı bireyleri tedavi ederken tedavi sonrası toplumsal entegrasyon ve yaşam becerilerinin gelişimi üzerinde de çalışır.
6. Toplumsal Farkındalık ve Kültürel Etkinlikler
Yeşilay, yalnızca eğitim ve tedaviyle sınırlı kalmayıp toplumsal farkındalığı artırmak için kültürel ve yaratıcı projelere de ağırlık verir:
- Uluslararası Yeşilay Karikatür Yarışması gibi etkinliklerle bağımlılığın küresel etkileri üzerine farkındalık oluşturulur.
- Sanat, spor ve medya aracılığıyla sağlıklı yaşam temaları geniş kitlelere taşınır.
Bu tür etkinlikler, bağımlılığın sadece bir “sorun” değil, toplumun ortak gündemi olduğunu vurgular.
7. Uluslararası İşbirlikleri ve Kapasite Geliştirme
Yeşilay, uluslararası örgütlerle işbirliği yaparak Türkiye’deki ve dünyadaki bağımlılık politikalarının geliştirilmesine katkı sağlar. Örneğin, Yeşilay’ın ev sahipliğinde düzenlenen uluslararası toplantılar; WHO, UNODC gibi küresel kuruluşlarla ortak stratejiler geliştirmeyi hedefler.
Yeşilay’ın bağımlılıkla mücadelede yürüttüğü çalışmalar, bireysel sağlığı korumayı, riskleri azaltmayı ve toplumsal maliyeti düşürmeyi hedefleyen kapsamlı bir strateji üzerine kurulmuştur. Bu strateji;
- Önleyici eğitimlerle bağımlılık risklerini azaltır,
- Yaşam becerileri ile bireyleri güçlendirir,
- Erken müdahale ile sorunları büyümeden ele alır,
- Danışmanlık hizmetleriyle bireylere destek olur,
- Rehabilitasyonla yeniden topluma kazanmayı destekler,
- Farkındalık çalışmalarını artırarak toplumsal tutumu dönüştürür,
- Uluslararası işbirlikleriyle bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendirir.
Bu bütüncül yaklaşım, bağımlılığın birey ve toplum açısından yarattığı mali, sosyal ve psikolojik yükü azaltmayı; aynı zamanda sağlıklı, güçlü ve bağımsız bireyler yetiştirmeyi amaçlar.
Sonsöz: Bağımlılıkla Mücadele Bir Harcama Değil, Yatırımdır
Bağımlılık, bireyin hayatını daraltırken toplumun kaynaklarını tüketir.
Ancak doğru politikalarla ele alındığında, bu maliyet azaltılabilir, hatta önlenebilir.
Bağımlılıkla mücadele;
- sağlığa,
- aileye,
- gençliğe,
- toplumsal huzura yapılan bir yatırımdır.
Ve en önemlisi şudur:
Bağımlılıkla mücadele etmek, bağımlı bireyle değil; onu bağımlılığa iten şartlarla mücadele etmektir.
