Sosyolojileri Değiştiren Tarihî Örnekler ve Bu Bağlamda Gazze’nin Geleceğe Açtığı Pencere -II-

Müslümanların egemen oldukları topraklarda belli bir güvenlik ve rahatlık içinde olsalar da Avrupa’da lanetli muamelesi görmüş ve dışlanmışlardır. Çok yakın dönemlere kadar yüzlerce yıl Avrupa ülkelerinde ‘parya’, ‘yabancı’ ve ‘tehlikeli unsur’ gibi hor görücü ve dışlayıcı sıfatlarla anılmaları ve yer yer daha sert nefret söylemlerine konu edilmeleri nadir görülen bir şey değildi. Müslümanların yansıra 15. yüzyıl sonlarında (1492) Yahudilerin de İspanya’dan kovuluşları yeni bir göç sebebi olur. Yusuf YAZAR                                                                                                                      Yazının birinci bölümünün giriş kısmında, sosyolojik yapı ve tutumlarda değişimleri oluşturan bir olgu olarak toplumun, özellikle ekonomik boyutlu büyük, zenginleşme olarak ifade edilebilecek bir sıçrama yapmasına vesile olacak, fark oluşturucu ve oyun değiştirici bir…

Okumaya devam edin Sosyolojileri Değiştiren Tarihî Örnekler ve Bu Bağlamda Gazze’nin Geleceğe Açtığı Pencere -II-

Sosyolojileri Değiştiren Tarihî Örnekler ve Bu Bağlamda Gazze’nin Geleceğe Açtığı Pencere -I

Yüzyıllarca sürmüş olan sömürgecilik, Batılıların kendi vicdanlarında uç veren rahatsızlığı bastırıp rahatlatmak için kullandığı ve “gelişmemiş” doğuluyu kendisine rağmen medenîleştirme misyonunu üstlendiği imasını içeren “beyaz adamın yükü” yaklaşımı da Batılı toplumlarda o yıllardan itibaren görülmeye başlanan sosyoloji farklılaşmasının işareti olmuştur. Yusuf Yazar Bir toplumun ya da geniş bir coğrafyada bulunan toplumların sosyolojik yapı ve durumları (hayata, kendilerine, içinde bulundukları coğrafyaya ya da uzak çevrelere ve dünyaya bakışları, toplumsal yapıları, genel tutum ve davranışları –hayat tarzları–), o coğrafyada tezahür etmiş bazı büyük etkilerle belli bir süreçte bir şekilde farklılaşıp değişebilir ve bu farklılaşma ile değişme, giderek dalga dalga diğer coğrafyalara da yayılabilir. Sözünü etmiş olduğumuz bu…

Okumaya devam edin Sosyolojileri Değiştiren Tarihî Örnekler ve Bu Bağlamda Gazze’nin Geleceğe Açtığı Pencere -I

Eski Zamanlarda Hac: 1814 Yılı Haccına Katılmış İsviçreli Seyyah J. Lewis Burckhardt’ın Hicaz ve Hac Gözlemleri

J. L. Burchardt, 18. yüzyıldan itibaren yıldızı iyiden iyiye parlamaya başlayan Batı dünyası adına, genelde Doğu’yu, özelde ise İslam toplumunu ve bu toplumun üzerine dağılmış olduğu toprakları Müslüman kimliği ve kılığıyla dolaşarak keşfetmek ve anlamak isteyen bir seyyahlar grubunun öncülerinden biridir ve bence en ilginç hayat hikâyesine sahip olandır. Yusuf YAZAR Yusuf Yazar, Ortadoğu –Değişen Dengeler- (1991), Enerji İlişkileri Bağlamında Türkiye ve Orta Asya Ülkeleri (2011); Ortadoğu’nun Son Yüzyılı (1901-2017) –Ateş Sarmalında Kaosun Yükselişi- (2017); ve Başlangıcından Bugüne Ortadoğu –Önemli Dönüm Noktaları Üzerinden- (2020) kitaplarının yazarıdır. 1784 Lozan’da (İsviçre) doğmuş ve iyi eğitim almış bir genç olarak John Lewis Burckhardt’ın iş arayışıyla gittiği Londra’daki bekleyişi uzun sürmez. İlanını görmüş olduğu Londra…

Okumaya devam edin Eski Zamanlarda Hac: 1814 Yılı Haccına Katılmış İsviçreli Seyyah J. Lewis Burckhardt’ın Hicaz ve Hac Gözlemleri

Trump Liderliğindeki ABD Politikalarının Ortadoğu Odaklı Muhtemel Jeopolitik Yansımaları*

Trump yönetimi, dünyadaki çok kutupluluğa/merkezliliğe evrilme sürecini yeniden ABD merkezli bir tek kutupluluğa evrilme sürecine dönüştürmeyi arzulamaktadır. Hedeflenen bu dönüşüm, zamanlama itibarıyla ABD açısından haklı görülebilecek şekilde, ABD’nin dünya egemenliğini tartışılamaz ve rakipsiz hâle getirecek olan bir dönüşümdür Yusuf YAZAR Yusuf Yazar, Ortadoğu –Değişen Dengeler- (1991), Enerji İlişkileri Bağlamında Türkiye ve Orta Asya Ülkeleri (2011); Ortadoğu’nun Son Yüzyılı (1901-2017) –Ateş Sarmalında Kaosun Yükselişi- (2017); ve Başlangıcından Bugüne Ortadoğu –Önemli Dönüm Noktaları Üzerinden- (2020) kitaplarının yazarıdır.  (ABD – Türkiye ilişkilerini, ağırlıklı olarak ABD’nin Ortadoğu politikalarının yansımaları paralelinde değerlendirdiğimiz bu yazının, 2000’li yıllara kadar olan dönemi kapsayan  birinci kısmı İnsicam’ın Şubat-2005 sayısında yer almıştı. Yazının bu kısmı ise ağırlıklı olarak Trump yönetimindeki ABD’nin,…

Okumaya devam edin Trump Liderliğindeki ABD Politikalarının Ortadoğu Odaklı Muhtemel Jeopolitik Yansımaları*

ABD ile İlişkiler Paralelinde Türkiye

Ortadoğu İlişkileri ve ABD’nin Trump’ın Liderliğinde Beklenen Yönelişlerinin ve Suriye Devrim Sürecinin  Ortadoğu Odaklı Jeopolitik Yansımaları -I- Türkiye’nin Ortadoğu’daki Arap ülkeleriyle olan ilişkilerinde yeni bir dönemin kapıları açılır. O sırada koalisyon hükümetinde Başbakan Yardımcısı pozisyonunda olan Necmettin Erbakan’ın Arap ülkeleri yöneticilerine hitapta kullandığı önde gelen motif ise, doğal olarak “İslâm kardeşliği” motifidir. Yusuf Yazar Yusuf Yazar, Ortadoğu –Değişen Dengeler- (1991), Enerji İlişkileri Bağlamında Türkiye ve Orta Asya Ülkeleri (2011); Ortadoğu’nun Son Yüzyılı (1901-2017) –Ateş Sarmalında Kaosun Yükselişi- (2017); ve Başlangıcından Bugüne Ortadoğu –Önemli Dönüm Noktaları Üzerinden- (2020) kitaplarının yazarıdır.              Birinci Dünya Savaşı sonrasında,  Osmanlı hükümranlığı altında görünen Ortadoğu[1] toprakları, savaşın  galipleri tarafından belirlenen  sunî…

Okumaya devam edin ABD ile İlişkiler Paralelinde Türkiye

Suriye: Dönen Hesaplar, Beklentiler ve Sahadaki Gerçeklik

ABD kendini “büyük güç” olarak görebilir ve kendi perspektifinden her yaptığı eylemi haklı ve doğru kabul edebilir; zira, büyük güçler için “mümkün olan meşrudur” ve geri kalan sadece detaydır. Yusuf YAZAR (Ortadoğu –Değişen Dengeler- (1991), Ortadoğu’nun Son Yüzyılı (1901-2017) –Ateş Sarmalında Kaosun Yükselişi- (2017) ve Başlangıcından Bugüne Ortadoğu –Önemli Dönüm Noktaları Üzerinden- (2020) kitaplarının yazarıdır.)             Türkiye dışında, dünyada olup bitenlere dair bir dikkati ve hassasiyeti bulunan, “zulüm ile âbâd olunamayacağı” gerçeğine inanan kesimler, Suriye’ye dair görüşlerini -eğer daha öncesinde değilse - 1982 Şubatındaki Hama katliamı ile netleştirmiştir. Bu kesimler, azınlık desteğine sahip Esed rejiminin uzun süre pâyidâr kalamayacağı ve kalmaması gerektiği kanaatine çok önceden…

Okumaya devam edin Suriye: Dönen Hesaplar, Beklentiler ve Sahadaki Gerçeklik

Antisemitizmin Ana Yurdu, Endülüslü Bir Hahamın Seyahatnamesi ve Siyonizmin Bir Kefaret Olarak Desteklenişi

Dünya sistemindeki işlemeyiş ya da yanlış işleyişlere dair itirazları olan, özellikle de bulunduğu bölgedeki gelişmeler karşısında sessiz kalmayıp oyun bozucu ya da oyun kurucu bir rol üstlenmekten geri durmayacağını göstermiş olan Türkiye’nin bu son direniş düzlüğünde sözünü ettiğimiz vicdan uyanışına öncü bir duruşla önemli bir katkı yaptığıysa tartışma götürmez bir gerçektir. Yusuf YAZAR Tarihçilerin birçoğu gibi J. M. Roberts da Oxford Yayınları tarafından yayınlanmış olan Dünya Tarihi isimli eserinde, Yahudi olanlara zulüm ve Yahudi düşmanlığı anlamında antisemitik tutum ve uygulamaların Avrupa ülkelerinde Ortaçağ boyunca çok yaygın bir biçimde yer almış olduğunu belirtir. Antisemitizm yakın dönemde ise özellikle Birinci Dünya Savaşı öncesinde Çarlık Rusya’sında ve Romanya’da…

Okumaya devam edin Antisemitizmin Ana Yurdu, Endülüslü Bir Hahamın Seyahatnamesi ve Siyonizmin Bir Kefaret Olarak Desteklenişi

Kudüs’ün Gönlü Kimdedir?

Müslümanlar, Hz. Ömer’in hilafeti sırasında 636 yılında Kudüs’ü fethedip kontrolleri altına aldıklarında Yahudilerin Kudüs’te yaşama yasağını kaldırırlar. Bundan sonra Kudüs ve çevresindeki Yahudi nüfusu daha önce göç etmiş oldukları yerlerden geri gelişlerle yavaş yavaş da olsa artar. Yusuf YAZAR Ortadoğu’yu arzın sadrı hâline getiren üç aidiyet ve irtibat mahallinden birisidir Kudüs; Musevîler ve İsevîler kadar biz Muhammedîler için de belli bir öneme ve vazgeçilmezliğe sahiptir. Kudüs’ün İsevîler ve Musevîler için de en az biz Muhammedîler için söz konusu olan kadar güçlü bağlar arz etmekte olduğu göz ardı edilemez bir gerçektir. Bir manevî miras ortaklığı söz konusudur; çünkü Hz. İbrahim’den Hz. Davud’a, Hz. Süleyman’a ve Hz.…

Okumaya devam edin Kudüs’ün Gönlü Kimdedir?

Günümüze Yansıyan İz ve Etkileriyle Sömürgecilik ve Afrika -II-

Bağımsızlık sonrası dönemde öğrenim görme ve iş arama gibi nedenlerle gerçekleşmiş olan, sömürgeci ana ülkeye olan göçler ilişkileri daha da karmaşıklaştırmış ve derinleştirmiştir. Yusuf YAZAR 2. Siyasî Bağımsızlık Kazanma Sonrasında Sömürge Ülkelerinin ve Sömürgeciliğin Durumu[1] İnsicam’ın geçen sayısında yayınlanmış olan yazının ilk bölümünün sonunda vurgulamaya çalışmış olduğumuz, “sömürge ülkelerin siyasal bağımsızlık kazanması, onların sömürgeci ‘ana’ ülkeyle ilişkilerini hemen ve tamamen kesmeleri anlamına gelmemiştir; zaten pratikte bu pek mümkün ya da istenen bir şey de olmamıştır” şeklinde ifade edilebilecek değerlendirme, önemi dolayısıyla biraz derinleştirilmeyi hak etmektedir. Bağımsızlık sonrası[2] yıllara özgü yeni ortaya çıkmış olan ‘sömürge ülkelerden sömürgeci ülkelere büyük bir nüfus göçünün yaşanması’ durumu[3] bu yapılmış…

Okumaya devam edin Günümüze Yansıyan İz ve Etkileriyle Sömürgecilik ve Afrika -II-

Günümüze Yansıyan İz ve Etkileriyle Sömürgecilik ve Afrika -I-

Sömürgecilik, emperyalizmin önceki yüzyıllardaki sert ve vahşi formudur. O dönemlerde Batı’nın (Avrupalı devletlerin) hegemonik hedefleri büyük ölçüde ‘sömürgecilik’ olarak tezahür etmiştir. Yusuf YAZAR Fotoğraf: Şükrü Dinçer Batılılarca yazılmış ya da Batı düşünce atmosferinin etki ya da yönlendirmesi altında yazılmış kitapların büyük bölümünde (okullarda okutulan ders kitapları da dâhil), Avrupa Rönesans dönemini destekleyen unsurlar ön planda tutularak coğrafî keşiflerden “ilerleme” ve “gelişme”nin önemli adımları ya da safhaları olarak söz edilir. Coğrafî keşifler için daha önce cesaret edilememiş deniz yolculuklarına teşebbüs edilişi üzerinden (15. yüzyıl sonlarından itibaren) yıllar geçtikçe, bu ‘ilerleme’ ve ‘gelişme’nin yeryüzü coğrafyasında Avrupalıların kontrol ve nüfuzunu artışıyla özdeşleştiği, yeni ulaşılan yerlerde Avrupalıların menfaatlerine hizmet…

Okumaya devam edin Günümüze Yansıyan İz ve Etkileriyle Sömürgecilik ve Afrika -I-