Evvel ve Âhir Olanın Adıyla

Bahara adım attığımız günlerdeyiz. Bahar, hayatın, doğumun, sevincin rahmidir. Güz ve ardından gelen kış ile durağanlaşan, alttan alta enerji biriktiren hayat ve toprak; cemrelerin ardından gelen baharla coşar, insanları da coşturur. Elbette hayvanlar da bundan nasiplerini alırlar. Dirilmenin ve diriltmenin, canlanmanın ve canlandırmanın, doğmanın ve doğurmanın, temizlenmenin, arınmanın, hafiflemenin, uçmanın, göklere yükselmenin mevsimidir bahar. Bahar günlerinin ümmet-i Muhammed’in, bütün insanlık âleminin baharı olması, gönlümüzün en büyük dileğidir.

Mayıs, yakın tarihimizin önemli simalarının vefat ettiği bir ay. Bunların başında üstad Necip Fazıl Kısakürek (26 Mayıs 1904-25 Mayıs 1983) geliyor. Bu bağlamda muhitimize tesir eden, yön veren iki isim Bahattin Yıldız (1956-17 Mayıs 2010) ile Âkif Emre’dir (2 Mart 1957-23 Mayıs 2017).

Bu sayımızda, basın yayın sahasında, televizyonculuk ve medyada mühim işlere imza atan; duruşuyla, bakışıyla, gayretiyle ve eserleriyle derin ve kalıcı bir iz bırakan merhum Âkif Emre’yi dosya konusu yaptık. Emre’yi tanıyan, onunla çalışan ve iş yapan, sohbet meclislerinde bulunan, eserlerini okuyan arkadaşlarımız, dostlarımız kendisi hakkında yazılar kaleme aldılar. Değişen şartlarda ve kaypaklaşan zeminlerde ayakta durmanın zorlaştığı şu günlerde, onun tavrını, fikrini, yorumunu hatırlayalım istedik. Bu arada Âkif Emre’nin vefatının ardından birçok yazının kaleme alındığını; MMG’nin (Mimar ve Mühendisler Grubu) yayın organı olan Mimar ve Mühendis dergisinin bir özel sayı hazırladığını belirtelim (sayı: 99, Ocak-Şubat 2018). Merhûm hakkında Muhit dergisi de geniş bir dosya yapmıştı (sayı: 5, Mayıs 2020).

Geçtiğimiz ay, İslam dünyasının önemli entelektüel, mütefekkir ve ilim adamlarından biri olan Pakistanlı Hurşid Ahmed (23 Mart 1932-13 Nisan 2025), bâkî âleme göçtü. Onu da bu sayımızda andık. Nisan sonuna doğru, bir vefat haberi de İzmir’den geldi. Müslüman camiada saygın bir yeri olan Prof. Dr. Ahmet Tahir Satoğlu (1929-21 Nisan 2025) da emaneti sahibine teslim etti. Hepsine Rabbimizden rahmet ve mağfiret niyaz ediyoruz.

Ve Filistin. Ve Gazze. Dinmeyen gözyaşının, bitmeyen acının, görülmek istenmeyen insafsızlığın her geçen gün arttığı topraklar. Her şeye rağmen umudumuzu muhafaza ediyoruz. Çünkü Rabbimiz var, O’na iman ediyoruz. O, kendisine iman edenleri asla terk etmez. O gözyaşları, o acılar, o insafsızlık mutlaka sona erecek. Mutlaka.

Sizleri Evvel ve Âhir olana emanet ediyor, bir sonraki sayımızda buluşmayı niyaz ediyoruz.  

Mustafa ÖZEL

Genel Yayın Yönetmeni