Fettâh, Cebbâr ve Müntakım olanın adıyla.
Bütün dünya bir yıldır her sabah güne yeni bir acıyla başladı. İnsanlık tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir vahşet, an be an ekranlara yansıtıldı. Yaşananları ifade etmek için seçilen bütün kelimeler yetersiz kaldı. Siyonazilerin esiri ve kölesi olan devletlerin ve yöneticilerinin ne kadar vicdansız, ne kadar hissiz, ne kadar kalpsiz olduğunu görmekten gözlerimiz yoruldu.
7 Ekim 2023 Cumartesi günü başlayan Aksâ Tufanı, siyonistlerin yüz yıldır Filistin topraklarında işledikleri cinayetlere, yaptıkları gasplara, yakıp yıktıkları evlere, telef ettikleri hayvanlara karşı gösterilen nefs-i müdafaadan başka bir şey değildir.
Ekonomik güç yanında basın yayın, medya ve iletişim sahalarındaki güç ve imkânlarını sonuna kadar kullanan işgalci devlet, bu kez tökezledi. HAMAS daha önceki eylemlerden çok iyi dersler çıkarmış, herkesi şaşırtacak derecede hazırlanmıştı. İşgalciler, katiller ve arkalarındaki güçler, hiç beklemedikleri bir direnişle karşılaşmışlardı. Kısa bir zamanda Gazze’nin altından girip üstünden çıkacaklarını sanıyorlardı. Ama evdeki hesap çarşıya uymamıştı. HAMAS, başta İzzeddin Kassâm Tugayları olmak üzere bütün birim ve organlarıyla olağanüstü bir mücadele ortaya koydu. Dünyanın önde gelen devletleri katillerin yanında saf tutarken halklar Gazzelilerin, Filistinlilerin yanında yer aldı. Dünya boydan boya ikiye ayrıldı: Vicdanlılar ve vicdansızlar.
Dergimiz İnsicam, Aksâ Tufanı’nın başlangıcından beri vicdansızların karşısında, vicdanlılarla beraber oldu. Bu bağlamda siyonizm, soykırım gibi konularda dosyalar hazırladık. Hemen hemen her sayımızda Gazze ve Filistin’de cereyan eden vahşeti gündemde tutmaya gayret ettik. Birkaç ay önce Ekim 2024 sayımızı, Gazze Özel Sayısı olarak hazırlamaya karar verdik. Elimizden geldiğince muhtevası dolgun bir sayı olması için çalıştık. Özel sayımıza katkıda bulunan bütün dostlarımıza teşekkür ediyoruz. İyi ki varlar!
Siz, dergimizin özel sayısını okurken Aksâ Tufanı bir yılını doldurmuş olacak. Gazzeli mücahidlerin başarısı, azmi, gayreti, fedakârlığı, cesareti, metaneti bütün dünyayı şaşırttı. Bu durum onlar için büyük bir zafer, işgalciler içinse büyük bir hezimet sayılmalıdır. İnsanlık âlemi olarak imanın ne büyük bir güç ve imkân olduğunu, yakinen müşahede ettik. Müşahede etmeye de devam ediyoruz.
Dualarımız Gazzeli kardeşlerimiz için. Kalplerimiz Gazzeli kardeşlerimizle. Gazze diyorsak, siz bunu bütün Filistin olarak anlayın. Aksâ Tufanı hepimiz için çok iyi bir okul, çok iyi bir öğretmen oldu. Hiç kuşku yok ki bundan sonra tarih, Aksâ Tufanı’ndan önce Aksâ Tufanı’ndan sonra diye ayrılacak.
Şehîdlerimizi rahmetle anıyor, gazilerimize şifa niyaz ediyor, mücahidlerimize gönül dolusu selam gönderiyoruz.
Mescid-i Aksâ’nın, Kudüs’ün, Ramallah’ın, Nablus’un, el-Halîl’in, Gazze’nin bir gün mutlaka işgalcilerden temizleneceğine can-ı gönülden inanıyoruz. Rabbimizden o günü hepimize göstermesini niyaz ediyoruz.
Siz okuyucularımızı, zalimlere hak ettiği cezaları adaletle verecek olan Fettâh, Cebbâr ve Müntakım olana emanet ediyoruz.
Kasım sayımızda buluşmak üzere.
