Müntakım olanın adıyla.

Hamdolsun, kritik bir seçim dönemini sağ salim atlattık. Dozu yüksek bir seçim süreci yaşadık. Milletimiz, sağduyusuyla kendisini korumayı seçti. Vatandaş kendine düşeni yaptı, 21 yıldır kendisine hizmet eden yönetime güvenini gösterdi. Halkımız gördüğü eksikleri, benimsemediği uygulama ve politikaları, rahatsız olduğu yöneticileri sandıkta, paranteze alarak doğru bir tercih yaptı, fotoğrafın büyük kısmına baktı.

Bu seçimde, hem Türkiye hem dünya için bir ilk gerçekleşti. İki aşamada yapılan seçimin sonucu, Türkiye dışında eşi benzeri olmayan bir sevinç yarattı. Bir ülkede yapılan seçimin, dünyanın birçok ülkesinde bu kadar sevince yol açması, görülmüş duyulmuş bir hadise değildir. Bu açıdan 14 Mayıs ve 28 Mayıs seçimleri, tarihî bir nitelik kazanmıştır. Bu durum, seçilenlere daha fazla bir sorumluluk yüklemiştir.

Bazı yerler, bazı insanlar, bazı kurumlar vardır onlarsız hayat anlamsızdır. Onlar olmazsa hayatın değeri, anlamı, amacı kaybolur. O yerlerden biri, önde gelenlerinden biri Kuds-ü Şerif’tir; Kudüs’ün merkezi olan, nefs-i Kudüs olan Mescid-i Aksâ’dır. Hz. Ömer’in fethedip bir İslam şehri yaptığı Kudüs, o günden beri müslümanların kalplerinin attığı, yüreklerinin çarptığı bir merkezdir.

Patrik Sophronius’un Kudüs’ü Halife Ömer b. Hattâb’a teslim etmesinden sonra, hıristiyan dünyası hep Kudüs’ü geri alma arzusuyla yaşadı. Bu arzularına 15 Temmuz 1099’da, I. Haçlı Savaşları’nda ulaştılar. Selahaddin Eyyûbî, 2 Ekim 1187’de Haçlıların seksen sekiz yıl süren hâkimiyetine son verdi. 9 Aralık 1917’de Osmanlının Filistin bölgesinden çekilmesiyle, asırlarca huzur içinde yaşayan Kudüslüler için acı günler başladı. 14 Mayıs 1948’de İsrail’in kurulması, acılara acı kattı. O acılar bugüne dek arttı, çoğaldı, derinleşti, yaygınlaştı.

Kudüs, o günden beri İslam Âlemi’nin en önemli gündem maddesidir. Kudüs, bizim çok önemsediğimiz, ama o oranda da bilmediğimiz bir konudur. Hassasiyetimizle bilgimiz, ters orantılıdır. Dergimiz İnsicam, haziran sayısının dosya konusunu, Kudüs’e ayırdı. Gücümüz ve imkânımız nisbetinde bir dosya hazırlamaya gayret ettik. Söyleşiler, değerlendirmeler ve yorumlarla dolu bir dosya oldu. İlgiyle okuyacağınızı umuyoruz.

Bu ay sonunda Kurban Bayramımızı idrak edeceğiz. Kurbanlarımızın Rabbimize yakınlaşmaya vesile olması niyazıyla bayramınızı tebrik ederiz.

“Herkese hak ettiği cezayı veren”, Müntakım olan Hak Teâlâ Filistin’e, Kudüs’e, Mescid-i Aksâ’ya acı çektirenlere, hak ettiklerini en kısa zamanda versin inşallah.

Temmuz sayımızda buluşmak niyazıyla, Müntakım olana emanet olunuz.

Mustafa ÖZEL

Genel Yayın Yönetmeni