Kudüs’ün Sahih Haberleri ve Manası

Müslümanlar Kudüs hakkında Kur’an’ı, hadisleri, sahabe ve tabiinin nakillerini, İslam ulemasının görüşlerini esas alırlar. Bunlardan gelen haberlerin ve bilgilerin dışında ayrıca malumata da itibar etmek isterlerse muharref Tevrat ve İncil’den İslamî bilgilerle çelişmeyen ama belli oranda ayrıntı içeren malumatı da kullanabilirler. Ömer LEKESİZ Osmanlı Askerleri ve Devlet Adamları Kudüs'te. Kudüs ad olarak Tevrat’ta geçmediği gibi Kur’an’da da geçmez. Ancak müfessirler Kur’anda İsra suresi’nin 1. ayetinde Kudüs’e açık olarak işaret edildiği görüşünde hemfikir olup, diğer ilgili ayetlerde ise ondan sembolik ifadelerle, ima ve işaretlerle birçok atıfta bulunulduğuna hükmetmişlerdir. Örneğin Celalüddin el-Mahallî – Celalüddin es-Suyutî, Celaleyn Tefsiri’nde (Trc.: Orhan Ençakar – Abdülkadir Yılmaz, Yasin Yayınları, İstanbul 2021)…

Okumaya devam edin Kudüs’ün Sahih Haberleri ve Manası

Mescid-i Aksa’nın Bugünkü Statüsünü Osmanlı Devleti Belirledi

Sadece Mescid-i Aksa’nın değil, Kudüs’teki Hristiyanlara ait kutsal mekânların statüsünün de büyük oranda Osmanlı Devleti tarafından belirlendiğini ve bugün hâlâ bunun korunduğunu hatırlatmakta fayda var. Turgut Alp BOYRAZ AA Ortadoğu Haberleri Editörü Filistinlilerin "Nekbe" yani “büyük felaket” ismini verdiği İsrail’in kuruluş günü (15 Mayıs, 1948), Filistin ve İsrail toplumlarının zihninde taban tabana zıt şekilde algılanıyor. İsrailliler için "bir devletin kuruluş" günü olan 15 Mayıs, Filistinliler için ise nüfuslarının yüzde 67'sine tekabül eden 957 bin kişinin vatanlarından zorla çıkarılması, kültürel ve sosyal dokunun yok edilmesiyle başlayan ve günümüze kadar devam eden felaketler silsilesi anlamına geliyor. O tarihten bu yana nüfus artışıyla birlikte Filistinli mültecilerin sayısı dünya…

Okumaya devam edin Mescid-i Aksa’nın Bugünkü Statüsünü Osmanlı Devleti Belirledi

Kudüs: İşgal, Zulüm ve Hukuksuzluk

Mescid-i Aksa ve Kubbetü’s-Sahra var olduğu sürece Kudüs’ün İslami kimliğinden soyutlanamayacağını bilen İsrail için öncelikli tehdit bu yapılardır. İsrail, yıktığı Müslüman yerleşimlerin yerine inşa edilmek üzere, “Davut Sitesi”, “Tevrat Parkı” ve “Hoşgörü Müzesi” gibi kendi kitlesi açısından sempati toplayan projeler geliştirerek yıkım siyasetine destek almaktadır. Ahmet Emin DAĞ Dr., İNSAMER Başkanı             Siyonist rejim, Filistin’de işgale başladığı günden bu yana sürekli bir genişleme politikası izlemektedir. Yerleşik uluslararası hukuka aykırı biçimde yürütülen bu ilhak siyasetinin en önemli destek ve dayanağını da ironik biçimde bu uluslararası hukuku yazmış olan Batılı ülkeler oluşturmaktadır. Küresel sistemden yana eli rahat görünen İsrail, kendi yerleşimcilerine yaşam alanı açmak üzere ilhak politikalarını…

Okumaya devam edin Kudüs: İşgal, Zulüm ve Hukuksuzluk

Filistin’in Kalbi

Kudüs aşkı, Aksâ tutkusu, tüm Filistinlilerin kalbinde muhkem bir yer tutar. Tüm Ortadoğu’ya savrulan milyonlarca Filistinlinin kalbi, aynı duygularla atmaktadır. Filistin, biraz da kalbinin sesini dinleyenlerin yurdu değil midir? Süleyman CERAN Minyatür: KurşunSanatçı: Mükerrem Mert                                                                                                                                “Şakırdın sanki konuşurken.”                                                                                                                                                     Mahmud Derviş Kalp sever. Kudüs’ün çocukları ne tatlıdır. Mescid-i Aksa içinde, külliyenin her yerinde koşturur, evlerinde gibi rahat hareket ederler. Budayri sebilinden su içer, birbirlerine su ile şaka yaparlar. Her Filistinli çocuğun sahip çıktığı bir Aksâ taşı vardır; üzerinde yemek yedikleri, muhabbet ettikleri, namaz kıldıkları yahut siper aldıkları yerlerdir oralar. Cümle çocuklar Ke’es şadırvanı etrafında yakalamaca oynayıp, sıcaklar bastırınca batı revaklarının gölgesine sığınır; güney…

Okumaya devam edin Filistin’in Kalbi

KUDÜS: Acziyetimizin Tescillendiği Mukaddes Emanet

Gönlü kırık, gözü yaşlı ama onurlu bir millet, ümitle bu emaneti beklemekte. Yüzyıldır bitmeyen bir çileye rağmen dimdik; bir gün emaneti kendisine tekrar teslim edeceği fatihi gözlemekte. Mülayim Sadık Kul      Kudüs Bilinci: Kudüs İmtihanımız      Kudüs… Tadı damağımda kalmakla birlikte her hatırlayışımda kalbime ince bir sızı, bitmeyen bir hüzün bırakan hatıra. Zira o, Müslümanların parçalanmışlığının, yeniden ümmet olamayışının acı sonuçlarından, Müslüman olarak her aklımıza düştüğünde yüzümüzü yere eğdiren ayıplarımızdan biri. Kudüs bu ümmetin dinmeyen gözyaşı, bitmeyen hasretidir. “Deş yarayı kabuk bağlamasın!” derler. Bazı acılar vardır ki bunların unutulmayıp hep taze kalması gerekir; ta ki bu acıya sebebiyet veren nedenler ortadan kalkıncaya dek. Bizimki de…

Okumaya devam edin KUDÜS: Acziyetimizin Tescillendiği Mukaddes Emanet

Kudüs Bir Daha Gelir mi?

Kudüs, Birinci Dünya Savaşı’nın sonuna kadar yaklaşık 400 yıl Osmanlı İmparatorluğu yönetiminde kaldı. 1918 yılının sonlarına doğru yani Osmanlı’nın savaşı kaybettiği günlerde İngiltere’nin ilan ettiği Balfour Deklarasyonu’yla Filistin topraklarında bir Yahudi devleti kurulmasına karar verildi. Bu tarihten Milletler Cemiyeti’nin taksim planını kabul ettiği 1947 yılına kadar yeni bir devletin altyapısı hazırlandı. Metin MUTANOĞLU İsrail ile Filistin arasında çözülemeyen dört temel sorun var. Bunlar; sınır sorunu ve durmaksızın genişleyen Yahudi yerleşim alanları, Kudüs’ün statüsü meselesi ve diasporadaki Filistinlilerin geri dönüş hakkı. İsrail’in resmi ilanından yani 1948’den bu yana çözülemeyen ve hiçbir uluslararası barış girişiminde çözüme dair en ufak umut görülmeyen dört temel konu, işte bunlar. Her…

Okumaya devam edin Kudüs Bir Daha Gelir mi?

Filistin Meselesi Anlatı Değil; Gerçeğin Ta Kendisi!

Yahudi sorununa çözüm iddiasında bulunan ve bu şekilde nüfuz kazanmaya başlayan Siyonizm, bugün ayakta kalabilmek ve taraftar toplamak adına Yahudi sorununu kendi eliyle üretir hale geldi. Hem dış politikada hem de Filistin topraklarında saldırgan tutumun arkasındaki bu gerçeklik; Siyonizmin yarının dünyasında barışın (!) değil, kriz sarmalının devamlılığına tekabül etmesidir. Ahmet Faruk ASA 2023 yılı itibariyle Nekbe’nin üzerinden 75 sene geçti. Aradan geçen onlarca sene, işgal gerçekliğinin azalmanın aksine artarak devam ettiğini gözler önüne sermiştir. Serencamın bütününü ele almadan yalnızca son birkaç ayda yaşananlara bakmamız dahi, Filistin’deki Siyonist tehlikenin özünü ortaya koymaya yetecektir. İlk kıblemiz ve miracımız olan Kudüs, bu sene de Ramazan ayında İsrail saldırılarının…

Okumaya devam edin Filistin Meselesi Anlatı Değil; Gerçeğin Ta Kendisi!

Taha Kılınç ile Filistin Üzerine “Önce ‘Hangi Filistin?’ Sorusunu Cevaplamalı”

"Günümüzde, Kudüs ve Filistin’in yerli Hristiyanları, işgale karşı direniş ve Siyonist çizgiye bakış noktasında Filistinli Müslümanlara yakın durmaktadır. Ama elbette devletler bazında baktığımızda, Kudüs’te Hristiyanların karşılaştığı baskı ve ayrımcılığı İsrail nezdinde protesto edecek bir muhatap da görünmüyor." Gazeteci-Yazar Taha Kılınç'a Filistin'i sorduk. İNSİCAM S- İsrail’in ihdas edilmesinden sonra Filistin’de yaşanan hep, “Filistin sorunu” olarak lanse edildi. Bölgede dün yaşanan, bugün de yaşanmakta olan sorunu, siz nasıl adlandırıyorsunuz? C- Ben daha çok “Filistin meselesi” demeyi tercih ediyorum. “Sorun” kelimesini Filistin’le birleştirdiğimizde, sanki problemin kaynağı Filistin’miş gibi anlaşılabiliyor zira. Oysa problem, tümüyle ve baştan sona Siyonist işgalden kaynaklanmaktadır. Araplar, Filistin meselesini izah sadedinde “kadiyye” (dava) kelimesini kullanır.…

Okumaya devam edin Taha Kılınç ile Filistin Üzerine “Önce ‘Hangi Filistin?’ Sorusunu Cevaplamalı”

Mescid-i Aksa Baskınları ve Ribat

Bugüne kadar İsrail’in baskı ve engellemelerine Filistin ve tüm dünyadan kuvvetli bir direniş gösterilmiştir. 2021 yılında gerçekleştirilen “Kudüs Kılıcı” savaşında sosyal medyadan, Türkiye’den, Müslüman ülkelerden, BM’den İsrail’e gösterilen tepkiler İsrail’in dünya kamuoyuna rezil olmasına ve geri adım atmasına sebep olmuştur. Dilek KOÇ Kudüs’e “Aliya[1]” adı verilen Yahudi göçleri 1860’lı yıllarda başlamıştı. Yahudilere bir vatan kurma ideali ile Filistin topraklarına göçen siyonist yahudiler tarih sahnesine “halksız bir vatana, vatansız bir halk” sloganı ile çıkmıştı. Dünyanın çeşitli yerlerinden Filistin topraklarına göç eden siyonist Yahudiler, halksız bir vatan derken Filistin topraklarını, vatansız bir halk ifadesiyle kendi ideallerini kast ediyorlardı. Peki Filistin topraklarında yaşayan Müslümanlar hangi konumdaydı? Üstenci bir…

Okumaya devam edin Mescid-i Aksa Baskınları ve Ribat

İlk Kıblegâhımız Olarak Kudüs ve Serencamı -I-

Osmanlı Devleti, Kudüs’ü yönetimi altına aldıktan kısa bir süre sonra ona atfettiği özel önemi gösterir icraatlara başladı. Özellikle Kanûnî Sultan Süleyman döneminde büyük imar faaliyetleri gerçekleştirildi. Kubbetü’s-Sahra’nın restorasyonuyla başlayan çalışmalar bugün hâlâ ayakta olan surların inşasıyla sürdü. Yapımı beş yılda tamamlanan, uzunluğu 3 kilometreyi, yüksekliği 12 metreyi aşan surların otuz dört kulesi ve yedi kapısı vardır. Hüseyin YÜRÜK Hukukçu-Yazar Zeytin Dağı'ndan Kudüs'e Bakış Coğrafya ve Tarihçe Kudüs, üç ilâhî dinde de önemli bir yere sahip olan ve kutsal sayılan şehir olup Lut gölünün bulunduğu çukur alanın batısında ve bu alandan fay diklikleri ile ayrılmış olan Yahudiye platosunun dalgalı yüzeyi üzerinde kurulmuştur. Lut gölüne 24, Akdeniz…

Okumaya devam edin İlk Kıblegâhımız Olarak Kudüs ve Serencamı -I-