Vejdi Bilgin ile Mahremiyet Üzerine

Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Vejdi Bilgin ile Mahremiyet üzerine konuştuk. İstifadenize. İNSİCAM Mahremiyeti nasıl tanımlamamalıyız? Mahremiyet ne değildir? Mahremiyet, Arapça bir kökten dilimize aldığımız ancak Öz Türkçe arayışları içerisinde tam olarak karşılığını bulamadığımız bir kavram. Gizlilik olarak tercüme ediliyor veyahut daha sosyolojik bir tanımla, özel alanla ilgili olan hususlara karşılık geliyor. Kavramı anlamak için aynı kökten türeyen semantik kümeye bakmak gerekir. Bu küme içinde yer alan “haram”, yapılması yasak olan eylemdir, aynı zamanda “haram” dokunulması veya saygısızlık edilmesine izin verilmeyen kutsal demektir. “Harem” Mekke gibi yabancıların girmesine izin verilmeyen bir yerdir. Buna “harîm” de denilir. Harem, aynı zamanda evde kadınlara ayrılan…

Okumaya devam edin Vejdi Bilgin ile Mahremiyet Üzerine

Cihan Aktaş ile Mahremiyeti Konuştuk

"Öteki cinsi bir insan gibi görmeyi, ona saygıyla yaklaşmayı başaranlar için mahremiyet, bir mahrumiyet meselesi olmaktan çıkacaktır." Cihan AKTAŞ Mimar, gazeteci ve yazar Cihan Aktaş ile "Mahremiyet" üzerine konuştuk. İstifadenize. İNSİCAM Muhafazakârlık ve mahremiyet kavramları arasında bir ilişki var mı? Mahrem olan korunması makul olan mıdır yoksa korunması zaruri olan mıdır? Mahremiyet, öncelikle bir ölçü bildirimi gibi gelir bana, özel hayatta değil sadece kamusal alanda da ölçüleriniz vardır. Hatta özel olan zaten belli ki özeldir, daha hassas olan, kamusal alandaki mahremiyet ölçüleridir. Korunması zaruri olanla makul olan, yani haysiyetli; kişinin kendisini geliştirmesine açık bir yönde ilerlemesini sağlayan bir ölçüler sistemi özdeş geliyor bana. Mahremiyet talebi…

Okumaya devam edin Cihan Aktaş ile Mahremiyeti Konuştuk

Ar damarı Çatlarsa!

Bedenimizin mahremiyetiyle birlikte lisanımızın mahremiyeti de cemiyet hayatımızda çok önemli bir yer teşkil etmektedir. İnsanları köleleştirerek kendilerine hizmet ettirmek isteyen 'küresel seçkinler' tüm dünyada yalnızca bedenimizin değil lisanımızın da mahremiyetini ortadan kaldırmak için her türlü imkanlarını seferber etmiş durumdalar. Mucahid YILDIZ Utanma duygusu, Cenab-ı Hak tarafından bize yaratılışımızda bahşedilen en büyük nimetlerden biridir. Haya hissi olarak da ifade ettiğimiz utanma duygumuz sayesinde mahremiyete dikkat ederiz. Ninelerimiz, dedelerimiz ar damarı çatlarsa kişi ne Allah'tan korkar ne kuldan utanır, derlerdi. Ebeveynin, çocukların fıtraten mevcut olan haya hislerini kaybetmemeleri için onları terbiyede çok dikkat etmeleri gerekiyor. Zira terbiye esnasında yapılan hatalar, haya hislerinin kaybolmasına neden olunca, artık mahremiyetten…

Okumaya devam edin Ar damarı Çatlarsa!

Elinden, Dilinden Emin Olunan Sağlık Çalışanı

Hasta mahremiyeti tıp etiği açısından hastanın sahip olduğu mahremiyet hakkının korunması için oluşturulmuş bir ilkedir. Hasta mahremiyeti; mekânsal mahremiyet, fiziksel (beden) mahremiyet, kararsal (zihin) mahremiyet, bilgisel (veri) mahremiyet, mülki (imaj) mahremiyet olmak üzere alt başlıklar altında ele alınabilir. Serra AĞIRMAN YILMAZ Medipol Üni. Tıp Tarihi ve Etik Ana Bilim Dalı Doktora Öğrencisi Mahremiyet ve mahremin farklı tanımlamaları vardır. Arapça haram kökünden türemiş mahremiyet kavramı; genel olarak kişinin seçici özeli yani seçtiği kişiler dışında söylemek istemediği sözler, duygular, bilgiler ve göstermek istemediği beden bölümlerini, yaşam alanını ifade etmek için kullanılır. Kişiler normal şartlar altında bu mahremlerini sadece seçtikleri kişilerle paylaşırlar. Hastalık ise normal olmayan şartları ve…

Okumaya devam edin Elinden, Dilinden Emin Olunan Sağlık Çalışanı

Sınır Öğretimiyle Çocuğu Korumak: Kollarını İki Yana Aç!

“Kollarını İki Yana Aç” sınırların çocuklar için oyunlaştırarak öğretilmesi için geliştirilmiş bir metottur. Saha çalışmalarının başlangıcında, gönüllü çocuklar toplanır ve kollarını iki yana açmaları söylenir. Kollarını iki yana açan çocuk, kendi etrafında tam tur döndüğünde tüm bedenini saran bir hayali çizgi çizmiş olur. İşte bu çizgi çocuğun kişisel sınırlardır. Melike ÇAĞLIYAN Bir Küçük Mucize Derneği Yönetim Kurulu Başkanı - Sivil Toplum Uzmanı Giriş niyetiyle düstur edinmek: Meselelere yakından bakmak Son yıllarda gündemimizi belirleyen önemli meselelerden biri de çocukların korunması meselesi. Yüzlerce, binlerce farklı çözüm önerisi sunulan fakat asla somut bir adım atılmayan, hepimizi derinden sarsan malum konu… Peki, bu konuda somut bir çözüm üretmek mümkün…

Okumaya devam edin Sınır Öğretimiyle Çocuğu Korumak: Kollarını İki Yana Aç!

Mahremiyet Mahrumiyet İlişkisi Üzerine Sırlı Mülâhaza

Evlenmenin yasak olduğu akrabanız yoksa sarılacak kudretli kollardan mahrumsunuz, mahremiyet ile mahrumiyetin bağı bu sebeple kuvvetli. Mesela; yarası babası olan kız çocukları iyileşmez! Bir gram sevgi görebilmek uğruna her şeyi yapabilecek çocuklardır onlar, siz nereden bileceksiniz? Çocukluğundaki yaraların sarılması için her şeyi kabul edebilir veya her şeyi reddedebilirler. Mahremden mahrumiyet tehlikesi diyorum! Zehra TUNÇ İMH Genel Sekreter Yrd. Mahrem; haram olma durumu. Mahrum; yoksunluk. Mahremin yoksa mahrumsun, bu kadar net. Helal olmayan, yasaklanan şey manasındaki mahrem kelimesi hepimizin bildiği gibi, kendileriyle evlenilmesi dinen yasaklanmış olan belli derecedeki akrabalar; yani kadın için baba, ağabey, amca... vs. Bu durumda evlenilmesi yasaklanmış kimselerle kız çocuklarının sarılması gayet mümkün.…

Okumaya devam edin Mahremiyet Mahrumiyet İlişkisi Üzerine Sırlı Mülâhaza

Kutsalın Mahremiyeti

İnsanı marifet ehli kılacak her türden kutsal, bilinçli bir mahremiyet eylemi gerektirir. Esasında korunması gereken cisme, bedene, zaman ve mekâna sığmayan fikirdir, inançtır. Şehnaz FINDIK Göbeklitepe’de bundan tam 12 bin yıl öncesine uzanan, bilinen en eski kült merkezi keşfedildi. Keşfedildiği andan itibaren insana ve tarihe dair ne varsa yeniden tartışmaya açtı. Çünkü bilinen tarihin aksine insanoğlu, oldukça erken yıllarda toplu yaşamaya başlamıştı. Bunun yanında araç gereç kullanmayı, tarımı, gündelik yaşam bilgisini, ahlaki değerleri, Tanrısal gücü ve ona saygı duymayı da biliyordu. Avcı toplayıcı olması beklenen sözde ilkel insan, organize bir şekilde ileri bilgi ve kabiliyet gerektiren mimari bir yapı ortaya koymuştu. Üstelik bereketi, toprağı, ölümü…

Okumaya devam edin Kutsalın Mahremiyeti

Mahremiyetin Şairi: Ziya Osman Saba

İnsanın ruhu gibi evlerin de bir ruhu vardır. Mahremiyet evin içi ile dışı arasındaki mesafenin adıdır. Bununla beraber evi, mutluluğun olduğu kadar mahremiyetin kaynağı olarak gören şairlerimize de kulak vermek gerekir.   Hüseyin AKIN Şair-Yazar Modern hayat, gizli ve korunaklı olan şeylere karşı bayrak açar. Teşhir etmek, vitrine sunmak gibi göze hitap eden unsurları mümkün mertebe çağdaş hayatın alamet-i farikası sayar. Annelerimizin ve ninelerimizin gelinlik sandıklarından şimdinin gösteri unsuru vitrinlerine doğru evrilen süreç birdenbire oluşan bir süreç değil elbette. Önce kültür ve medeniyetimize özgü kavramlar değiştirildi, sonra da bu kavramlara yönelik hassasiyetler. Mahremiyetin omurgasını teşkil eden “haram” kavramı dünyamızdan çekilince “harem” kelimesi de müzelik oryantal…

Okumaya devam edin Mahremiyetin Şairi: Ziya Osman Saba

Mahremiyet: Hayatın Sırları ve Sınırları

Zamanımızda gerek dijital dünya gerek sosyal ve psikolojik faktörler gerekse hâkim olan kültür sebebiyle toplumda mahremiyetin sınırlarını insanın kendisinin belirleyeceği algısı oluşturuldu. Tüm dünyayı etkisi altına alan bu algıdan ülke insanımız da payını aldı. Nihal PAKIRDAŞI  “Hayâ Allah’ın kapısının anahtarı Gerçi kapısının açılışı gizlidir Onu acarsan aydınlık veren bir ışık görürsün Güzel göz onunla aydınlanır, yukarısı nur ve parlak Gecenin karanlığında bakarsan ona Adeta sabah ve aydınlık gibi görünür”* Kökeninde rahmani bir iz taşıyan mahremiyet kavramının ne denli mühim bir mesele olduğunu ve aşındırıldığı takdirde insan ve toplumun nasıl bir çöküntüye maruz kalacağını sezinlemek güç olmasa gerek. Zira her bir toplumun kendi düşüncesini, davranışlarını şekillendiren…

Okumaya devam edin Mahremiyet: Hayatın Sırları ve Sınırları

7/24 İzlenmek İster Miydiniz? Mahremiyet: Dijital Toplumda Özel Hayat

Dijital mahremiyetin korunması sadece bugünün değil yarının ve sonraki günlerin de meselesi olacak gibi görünüyor. Ve anlaşılan o ki birlikte ses çıkarılmadıkça dijital mahremiyetimizin ihlali son bulmayacak. Elif Nuran ÖZGÜN ALBOSHI Bugün hepimiz için su gibi, ekmek gibi hayatın doğal bir parçası haline gelen internet ile tanışıklığımızın tarihi çok eskilere dayanmıyor. İnterneti sadece sosyalleşme veya haberleşme amacıyla değil, bir vatandaş olarak vergi ödemekten tutun da hastaneye gitmeye kadar pek çok amaçla kullanıyoruz. Yani bir kimse sosyal medyayı kullanmama kararı alsa dahi E-Devlet, E-Nabız ve benzeri birçok sistemi kullanarak internet ile bağlarını sürdürmek durumunda kalıyor. Bu sistemlerin yanında evimizde kullandığımız birçok eşyanın da artık internete bağlı…

Okumaya devam edin 7/24 İzlenmek İster Miydiniz? Mahremiyet: Dijital Toplumda Özel Hayat