Gençlik Faslına Bir Kelam Arası

Öyleyse bu hedefe koşmak hepimizin ortak gâyesi. Evet, fazla zaman yok, ama adımlarımız kavî olmak zorunda!

Zehra TUNÇ

İMH Genel Sekreter Yardımcısı

Es-selâm, gabl’el-kelâm; yine ve daimâ biiznillâh!
Bu kez yazmaya bir dua ile başlasak…

Allah’ım kalbimi hakikatine yuva, gönlümü rikkatine ev sahibi ve aklımı tüm bunlara razı kıl! Kıl ki, insan-ı kâmilliğe kapı aralamak nasîb olsun.

Kâmil insan olmaklığın cevap anahtarı yüce kitabımızın ayetleriyle sunuluyor dimağlarımıza aslında. (Biraz bundan ve buna nispeten eksikliğim, acizliğim ve dolayısıyla tüm oruçlarımı açarken ettiğim duamı da sizinle paylaşmış oluyorum.)
Allah kâmil insanı yarattığında ona bilmediği her şeyi öğretmiş, mertebesini meleklerine tarif etmiş, hatta ona secde etmelerini buyurmuş, yeryüzünde kendisinin halîfesi olduğunu bildirmiş, yarattığı her şeyi istifâdesine ve emrine sunmuştur. Allah âlemdeki hükmünü kâmil insan ile görünür kılmıştır. Yâni kâmil sıfatı ancak O’nun inâyeti, ihsânı ve kulunun da gayretiyle, ‘insan’a has kılınmış, sadece erkek veya sadece kadına değil! Genç veya yaşlıya da değil!

Öyleyse bu hedefe koşmak hepimizin ortak gâyesi. Evet, fazla zaman yok, ama adımlarımız kavî olmak zorunda!

Bakara Sûresinin otuzuncu ayetinde Âdem’in halifeliğine vurgu yapılmasını, otuz birinci ayetinde ise ona Esmâ’nın öğretildiğini okuyoruz. Bununla birlikte Ahzab Sûresinin yirmi birinci ayetinden peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)’ in tüm insanlığa güzel örnek ve Enbiya Sûresinin 107. ayetinden de âlemlere rahmet olarak gönderildiğini biliyoruz. Rabbimiz Tîn Sûresinde ilgimizi, insanı ‘Ahsen-i Takvîm’ üzere yarattığına ve bu mesâbede kalabilmek için de Kehf Sûresinin muhtelif ayetlerinde bu mevkiin kıymetini bilenleri kendisine dost seçtiğine çeker ve bize âdeta bir bir sıralar yüce kitabında sorularımızın cevaplarını.
Ve şu zayıf aklımı tartıya koyduğumda işaret edilen; tüm güzel hasletlere ancak bu kavramları hayatıma yansıttığım ölçüde erişebileceğim gerçeği! Kabul, fert fert…

Oysa topyekûn aynı zamanda… Ama bu bizi Esmâ’sıyla bir araya getirmeyecekse, hâlâ eksik, hâlâ kâmil değil!

Düşünüp düşünüp işin içinden çıkamadığımda kendimi O’nun güzel isimlerine teslim ettiğim doğru. Ama değil mi ki insanı halîfesi kıldı. Esmâ’sını bilmezsem, nasıl kâmil olmak mümkün, kendimi nasıl bileceğim? (Babamın sarmadığı o şefkatli kolların arasında buluyorum kendimi O’nun güzel isimlerini okurken, bunu anlayamazsınız!)
Evet, nerde kaldım, es-Selâm dedim ilkin, selâmette kılsın beni ve başkalarına da beni selâm eylesin.
         

Bilginin değeri, bilinenin değerine nispetledir ve bilinenlerin en şereflisi de Allah’tır. O halde İzzet, Allah’ı bilmekledir ve Âlim ancak O’nu bilmekle âlim. Bilmeden kâmil olmak mümkün mü? Tembeliz, nitekim. Beşeriz ve af dilemekliğe sığınıyoruz; tüm kusurlarımızın karşısına “ama O et-Tevvâb, O el-Afuvv'”ü koyuyoruz. Bizi kendisine kul yarattı ve kul olarak da kabul etsin niyâzımız.
         

Madem aciziz o zaman zaten Allah’a en güzel kulluğu da biz yaparız! Kulluk bütünüyle edilgen olmaktır. Zira Enfâl Suresi’nin 17. ayetinde bana öğrettiği gibi; attığımda ‘ben atmadım Allah attı’ diyebilmektir meselâ, o kadar teslim! Ve Allah’a karşı acziyetinin farkında olanlar en çok da kadınlardır, hep el-Vekîl’dir bize zîrâ, belki tam da bu sebeple Hz. Meryem’den beri el-Kâdir ismi, kadınlar üzerinde mütecellîdir. Susmak kudretli bir haslettir dostlar! O er-Rezzâk’ın rızıklandırdığıdır. İyi hesap yapar el-hasîbin tesellisiyle el-velî’yi velî ediniriz kendimize… (toplumsal cinsiyet eşitliği, ayrımcılık vs. bahislerine girip boyumu aşmayacağım, yok hayır! Nereden geldik buralara, kendi zihni muhasebeme dâhil ettim sizleri.) Oysa ben genç insana iki kelâm edip ayrılacaktım, biraz Filistin’deki genç kızlarımızdan, kadınların ne kadar da cesurca meydanlarda olduğundan, işgalcilere gösterdikleri zarif ve bir o kadar anlamlı ve onların gözüne korku salan karşı duruşlarını ne kadar kıymetli ve hikmetli bulduğumdan bahsedecektim. Ki, Şeyh Cerrah’ta işgalcilerin tehcir planına yılmadan direnen kadınlar… Olmadı.
         

Allah insanlığımızı da yazdıklarımızı da katında kâmil kılsın, duamız olsun.