Rasim Özdenören Anlaşıldı mı?

1990’lardan sonra en çok konuştuğumuz edebiyatçılardan ikisi Özdenören ve Kutlu idi. Bunu sonuna kadar hak ettiler. Ancak seçkin bir izler çevrenin hayranlığından ötesine geçerek, kitleler tarafından okunmak acaba hangisine nasip oldu? Abdullah HARMANCI Rasim Özdenören Prof. Dr. Naci Bostan ile, Üsküp, 2010. Rasim Özdenören, 1940 doğumludur. Edebiyata bir okur ve yazar olarak uyanmaya başladığında ülkemizde –en azından kurmaca alanında- iki önemli eğilim vardı. Toplumcu anlayışla verilmiş kurmaca eserler ve 1950 Kuşağı diye bildiğimiz çizgi. Toplumcu anlayışla kotarılmış kurmaca eserlerin mahiyetlerinin nasıl olduğunu sanırım detaylı olarak sunmaya ihtiyaç yok. Sınıfsal çatışmayı, ekonomik sömürüyü dile getirmeyi ön plana alan, sistemin nasıl değişebileceğine kafa yoran metinlerdi bunlar. 50…

Okumaya devam edin Rasim Özdenören Anlaşıldı mı?

Nehri Yıkayan Adam II*

Son yüzyılın en önemli mütefekkirleri arasında Necip Fazıl, Sezai Karakoç ve Rasim Özdenören yer alır. Üçünün de devlet eliyle oluşan baskıcı akışa karşı yürümeleri, onları rejim ve onun korumasında şekillenen fikir sanat çevrelerince büyük oranda görmezden gelinmelerine neden oldu. Ahmet MERCAN Son yüzyılın en önemli mütefekkirleri arasında Necip Fazıl, Sezai Karakoç ve Rasim Özdenören yer alır. Üçünün de devlet eliyle oluşan baskıcı akışa karşı yürümeleri, onları rejim ve onun korumasında şekillenen fikir sanat çevrelerince büyük oranda görmezden gelinmelerine neden oldu. Buna rağmen yolları belli oranda kesişen ve birbirlerine güç veren bu isimlerin duruşu, mücadelesi hiç kesilmedi. Dahası bu karşı oluşların kendi üslup ve eylemleriyle geleceğe…

Okumaya devam edin Nehri Yıkayan Adam II*

Düşünce ve Sanatıyla Rasim Özdenören

Bana sorarsanız, yine de öncelikle hikayecidir o. Türk Edebiyatı’na asıl büyük katkısını hikayeci olarak yapmıştır. Anlaşılsın diye şöyle söyleyeyim: Türk hikâye dili ve dünyası içinde oynadığı rol, birinci sınıf bir roldür. Daha ilk hikâye kitabı Hastalar ve Işıklar ile getirdiği “diriliş ruhu”, onu dönem hikayecilerinden ayırır. Dr. Âlim KAHRAMAN O, 1940 Maraş doğumlu. Fen Memuru olan babası Hakkı Bey aslen İstanbul Eyüplü. Görevde bulunduğu sırada Maraş’ta evleniyor ve bir bakıma oraya yerleşiyor. Annesi Nezahat Hanım, uzaktan Necip Fazıl ile akrabadır. Aile bireyleri Eyüp Sultan Kabristanı’nda medfundur. Kendisi de ölümünün (23 Temmuz 1922) ardından uzun yıllar yaşadığı Ankara’dan getirilerek Eyüp Kabristanı’nda toprağa verilmiştir. Maraş Lisesi’nde okuduğu…

Okumaya devam edin Düşünce ve Sanatıyla Rasim Özdenören

Rasim Özdenören Soruyor: Kanunları Bilmemek Neden Mazeret Olmasın?

Rasim Özdenören’e göre Roma hukuku, hasis ve itimatsız köylülerin eseri olduğu kadar aynı zamanda bir tedbirler külliyatıdır. Batı hukukunu esas aldığımız için bizim şu andaki yürürlükte olan hukukumuzun temeli de Roma hukuku olduğuna göre bu hasis ve tedbirler külliyatı hukuk bizim cari hukukumuz için de geçerli olacak demektir. Dursun Ali TÖKEL Prof. Dr., FSMVÜ Edebiyat Fak. Lise üçüncü sınıftaydım. O zamana kadar doktora gitmek için okul idaresinden bir defa bile izin istememiştim, bir gün bile olsun devamsızlığım yoktu. O gün kendimi hiç iyi hissetmemiştim, müdür yardımcısına giderek hasta olduğumu, doktora görünmek istediğimi söyledim. Bana şöyle bir baktı ve dedi ki: “Hasta filan değilsin, numara yapıyorsun,…

Okumaya devam edin Rasim Özdenören Soruyor: Kanunları Bilmemek Neden Mazeret Olmasın?

Rasim Özdenören’e Göre Edebiyatın İşlevi

Rasim Özdenören, edebiyat ile meşguliyetin pasif bir faaliyet alanı olduğunu kabul etmez. Yazar, söz ya da edebiyatın insanlığın en eski devirlerinden kalma bir olgu olduğunu savunur. Mahmut BABACAN Dr., Marmara Üni. Edebiyat Fak. Edebiyat Nedir? İnsan, her şeyden önce düşünen, yorumlayan ve yeni şeyler ortaya koyan bir varlıktır. Sanat, hem kişinin yaratıcı gücünü geliştirmek hem de insanlık niteliklerini yüceltmek için güçlü bir araçtır. Güzel sanatların önemli bir kolunu teşkil eden edebiyat, yazılı veya sözlü eserler aracılığıyla insanın duygu ve düşünce yönünden olgunlaşmasını, gelişip ilerlemesini, hayat ve olaylara karşı vicdanî kanaatler çerçevesinde isabetli kararlar vermesini sağlar. Sanatçı da duyarlılığı, düşünüşü ve yorumlayışı ile dikkati çeker ve…

Okumaya devam edin Rasim Özdenören’e Göre Edebiyatın İşlevi

Amentü’nün Teri

Acı, ruhun cesede hâkim olma mücadelesinden neşet etmektedir. Dini ve tasavvufi bir imge olarak üstadın neredeyse bütün eserlerinde bunu görmek mümkündür. Hikâyelerin yoğunluklu konularını teşkil eden pişmanlık, tövbe ve arayış gibi temalarda bu acının farklı boyutları işlenir. Hüseyin AKIN Şair-Yazar  “Ve bir şeyi daha öğrendim, insan acı duyan bir varlıktır. Acı konuşmayı önler. Acı insanın kendi içine yönelmesi demektir. Bu ruhun acısıdır. İnsan ruhunun, insanın kendi beninin acısıdır. İnsanın kendi amentüsünün terinden boşalan bir acıdır bu.”  Eyüpsultan’da gerçekleşen IV. Haliç Genç Edebiyat Günleri Ustalara Saygı programına konuk olan Rasim Özdenören söyleşisinin moderatörlüğü şahsıma tevdi edilmişti. Konuşma öncesi hazırlanan kitapçıkta usta hikâyecimizin hikâye anlayışının temel taşlarını…

Okumaya devam edin Amentü’nün Teri

Kök Metin(ler) Yorumcusu Olarak Rasim Özdenören

Modern edebiyatımızda içlerinde Rasim Özdenören’in yer aldığı ve Nuri Pakdil’in adlandırmasıyla “yerli düşünceye bağlı” olan bir edebiyat aurası vardır. Bu auradan yukarıda kısaca söz etmiştik. Bu auraya bağlı olarak ifade edecek olursak, Türkiye’de son yıllarda yeni bir Müslüman aydın/yazar tipinin ortaya çıktığını söyleyebiliriz. Şaban SAĞLIK Prof. Dr., FSMVÜ Eğitim Fak. Mesele, eski masalları iyi okumakta. Ahmet Hamdi Tanpınar ‘Okuma’nın Arkeolojisi[2] “Okuma” kavramı, çok gösterileni olan bir göstergedir. Bu kavram sadece belirli bir zemin (kâğıt, ekran, duvar vs.) üzerindeki bir yazıyı mekanik olarak seslendirmek anlamına gelmez. Öncelikle zemin üzerine yazılan yazıyı görmek; sonra anlamını kavramak, yani yazıdaki mesajı algılamak, “okuma” kavramının ilk akla gelen anlamıdır. Bu…

Okumaya devam edin Kök Metin(ler) Yorumcusu Olarak Rasim Özdenören

Rasim Özdenören’in Rasyonalizm, Pozitivizm ve Hürriyet Üzerine Düşündükleri

Özdenören, her devrin kendisine ait bir cahiliye döneminin olduğunu düşünür. Bu açıdan cahiliyeye isabet eden ve cahiliye zihniyetinden neşet eden kavramların kiminin tarihe gömülmesi, kimisinin değiştirilip dönüştürülmesi, dahası bu karanlığı bertaraf etmek için yeni ihya edici kavramlar meydana getirmenin son derece kıymetli olduğuna işaret eder. Muhammed Enes KALA Doç. Dr., Ankara Yıldırım Beyazıt Üni. İnsan ve Toplum Bilimleri Fak. Rasim Özdenören, düşünürken düşündüren güzel insan. Onu dikkatlice okuyan, aklı Olimpos’ta gezdirirken, Hira’da teslim olmanın değerini ve güzelliğini idrak edişine gıpta eder. Mukallit olmaktan sakınıp, muhakkik olmanın önemine vurgu yapışına dikkat kesilir. Ona göre ezelî bir hikmet vardır ve bu hikmetin hürmetine zihni, coğrafya ve tarih…

Okumaya devam edin Rasim Özdenören’in Rasyonalizm, Pozitivizm ve Hürriyet Üzerine Düşündükleri

Düş Gören Atların Ölümü

Mehmet Akif İnan, Cahit Zarifoğlu, Erdem Bayazıt, Rasim Özdenören, Nuri Pakdil, Sezai Karakoç, Hasan Seyithanoğlu, Bahri Zengin, Zübeyir Yetik ve daha nice atsız adları da saymak gerekir bu koşunun içinde…  Koşanlar koştular veya koşuyorlar hâlâ kendi kulvarlarında bıkmadan usanmadan. Arif ALTUNBAŞ Atların, tarihte ilk önce Orta Asya bozkırlarında ehlileştirilerek binek ve savaş aracı olarak kullanıldığı bilinir. Onun için gerek günlük yaşantımızda gerekse kültür ve edebiyatımızda atlar her zaman insanla birlikte anılagelmiştir. Ruh ve düşünce dünyamızın çağlar boyu sürekli koşan, yarışan ve savaşan atları vardır. Dünya, o koşan atlar ve atlılar için dardır. Evimizde, yurdumuzda, ordumuzda ve medeniyetimizde atların insanımızla birlikte iç içe yaşadığını, hayatımızın bir…

Okumaya devam edin Düş Gören Atların Ölümü

Rasim Özdenören’de Sinema

İnsanı anlamaya çalışan, insanı anlatmaya çalışan, çağa ve topluma dönük bir meselesi olan Özdenören, kendi ifadesiyle sinema delisi bir sinemaseverdi. Onun bu tutkusu, sinemanın karşı konulmaz bir icat oluşundan çok edebi görüşünün ve düşünme biçiminin sinemada neşvünema bulması olarak görülmelidir. Aşkın YILDIZ Düşüncenin, fikriyatın yok olmaya yüz tutmuş izlerini; anlamlarını yitirmek üzere olan mekânları, nostaljiye karışmış kıymetli zamanları ve özünden uzaklaşmakta olan insanı kelimeleriyle hece hece işleyerek bir araya getirmeye çalışan düşünür ve usta bir yazardır Özdenören. Hikâyeleri ve denemeleriyle insanı türlü halleriyle ele alabilen, çok farklı açılar ve bakışlar sunan çağdaş Türk hikâyeciliğinin önde gelen isimlerinden olan Özdenören sadece insanı değil, insanla beraber zamanı,…

Okumaya devam edin Rasim Özdenören’de Sinema