Rasim Özdenören’in Kadına Bakış Açısı

Yaşadığımız çağ, “kadın meselesi” deyince aklımıza “feminizm” kavramının gelmesini mecbur kılıyor. Halbuki feminizm dediğimiz kavram, 18. yüzyıl Avrupası’nda çıkan ve bugünkü anlamından çok farklı şeyler ifade eden bir kavram. Selinay KELEŞ  “Üstünlük yalnızca takvadadır”[1] diyerek İslâm’ın en temel prensiplerinden biri olan âyet-i kerîmeyi zikretmekle söze başlayalım. Bu âyet, her zaman ve her yerde “amasız” bir şekilde bizim ön kabulümüz olsun. Yaşadığımız çağ, “kadın meselesi” deyince aklımıza “feminizm” kavramının gelmesini mecbur kılıyor. Halbuki feminizm dediğimiz kavram, 18. yüzyıl Avrupası’nda çıkan ve bugünkü anlamından çok farklı şeyler ifade eden bir kavram. İnsanın aklına “kadın” deyince henüz iki yüzyıllık bir kavramın gelmesi, bizi istenilen noktaya taşıdıklarını gösteriyor aslında.…

Okumaya devam edin Rasim Özdenören’in Kadına Bakış Açısı

Rasim Özdenören Hikayelerinde Tasavvufun İzleri

Tasavvufta toplumdan ayrılma, inziva, uzlet, halvet önemli bir yer tutmaktadır. Kişi toplumdan uzaklaşarak adeta Allah’a yaklaşır. Rasim Özdenören “Gül Yetiştiren Adam”da adeta baştan sona bu konuyu işler. Osman BULUT Tasavvuf, düşünce tarihimizi derinden etkilemiş bir düşünme ve yaşama biçimidir. Tasavvufun düşünce tarihimizi derinden etkilediğini söylemek bir yana onun düşünce tarihimizdeki birincil belirleyici unsur olduğunu kabul etmek durumundayız. Bu gerçeği teslim etmek, ilmin hakkıdır. Tasavvufun düşünce hayatımızın en başında dahi var olduğunu kısa bir incelemeyle görebiliriz. Türklerin müslüman olmalarında, İslam’ı bir yaşam biçimi olarak kabul etmelerinde ve onu özümsemelerinde etkili olan şahsiyetler, onlara İslam’ı tasavvuf üzerinden anlattılar. Daha sonra oluşan ilim geleneği, kurulan devletler, medreseler, yazılan…

Okumaya devam edin Rasim Özdenören Hikayelerinde Tasavvufun İzleri

Rasim Özdenören’in Hece Dergisi Önyazıları

Rasim Özdenören’in Hece’de genel yayın yönetmenliğine başladığı Şubat 2015 sayısındaki ilk Önyazı’sının başlığı “Dolgu Yılları, Dolgu Şairleri ve Avangart Olan” dır. Yazar bu ilk yazısında edebiyat dünyasında avangart olanın akım/yazar/şairin ortaya çıkması için inşaatta harcın gördüğü işlev gibi dolgu yılları ve şairlerinin olması gerektiğini belirterek Hece’nin de dolgu işlevi görerek avangart işlere imza atması temennisinde bulunur. Âtıf Bedir 1997 yılı Ocak ayında yayımlanmaya başlayan Hece dergisinin yayın yönetimi, 2015 yılının Şubat ayına gelindiğinde bir nöbet değişimine tanık oldu. Derginin başlangıcından beri yayın yönetmenliğini yürüten Hüseyin Su, Eylül 2014 tarihinde görevinden ayrılmıştı. Hece’nin 218. sayısıyla genel yayın yönetmenliğini Rasim Özdenören üstlendi. Rasim Özdenören, Temmuz 2022’deki vefatına…

Okumaya devam edin Rasim Özdenören’in Hece Dergisi Önyazıları

Türk Öykücülüğünde Rasim Özdenören

Edebiyatın bir dil olayı olduğu gerçeğinden hareket eden Özdenören, öykülerinde titiz bir dil işçiliği sergiler. Hikâyenin ihtiyacı olan atmosferi yaratmak, karakterin olabildiğince doğal ve bizatihi kendisi olması için, yerli yerine oturan kelimelerle oluşturur öykülerini. İdeolojik kampların yürüttüğü kısır dil tartışmalarının dışında ama bir dil bilinci içinde davranır. Necip TOSUN             Öykülerinde, modern öykünün yoğunluk, biçim sıklığı, akışkanlık özelliklerini bilinçle uygulayan Rasim Özdenören (1940–2022), dünya görüşü farklı olmasına karşın, 1950 kuşağının yenilikçi çıkışıyla paralel bir öykü anlayışını benimser. Öykülerinde dili simgesel, soyut bir kullanım alanında değerlendirirken, çok katmanlı, çağrışıma, metaforlara yaslanan bir anlatımı tercih eder. Yabancılaşmayı, ailedeki çözülmeyi öykülerinde ana izlek olarak işleyen Özdenören, 1950 kuşağının…

Okumaya devam edin Türk Öykücülüğünde Rasim Özdenören

Rasim Özdenören’i Okumaya Nereden Başlamalı?

Rasim Özdenören içinde yaşanılan toplumun, önlerine her ne kadar sınırları zorlayıcı engeller çıkarsa da Müslümanların her şeye rağmen bu toplumun içinde kendi inançlarını yaşayabilecekleri tezini savunur.   Şakir KURTULMUŞ Rasim Özdenören’in düşünce dünyasının temeli İslâm’a, onun evrensel söylemine yaslıdır. Daha ilk cümlede böyle kesin ifadelerle düşünce dünyasının sınırlarını net olarak çizebiliyorsak bu netlik doğrudan doğruya Özdenören’in kendi tutumu ile ilgilidir. Bu netliği sağlayan kendisidir, kendi çabaları, yazıları onu bu net çizgilerle belirlenmiş alanda görmemize imkân sağlıyor. Temel hareket noktası ‘Müslümanca düşünmek ve yaşamak’ olan bu sınırların bilinçli olarak çizildiği ve alanın korunduğu, ilk kitaplardan bu yana süren yazı hayatına bakıldığında çok açık olarak görülecektir. Rasim…

Okumaya devam edin Rasim Özdenören’i Okumaya Nereden Başlamalı?

Yazma Aşkı ve İlk Hikayeler

Özdenören’in yazı ve sohbetlerindeki muazzam hafızasına hayran olmamak mümkün değil. Hikayelerinde karşılaştığı her insanı, her anı ve mekanla ilgili detayları, zihninde yıllarca saklayıp, vakti saati gelince hızla ortaya nasıl çıkardığını izleyebiliyoruz. Yıldız RAMAZANOĞLU Rasim Özdenören, kelimelerin gücünü çok genç yaşlarda fark etmiş bir yazar. İlkokulda okumayı öğrenirken harften başlayıp, hece, kelime ve cümleye geçmenin heyecanını bir çocuk gibi içinde taşıyordu hâlâ. Yazmak ise yazdıklarını göstermek için onun da yazmasını şart koşan bir arkadaşının teşvikiyle olmuş. Halit Ziya Uşaklıgil, Sait Faik, Memduh Şevket Esendal, Sabahattin Ali, Ömer Seyfettin neredeyse bütün külliyatlarını okuduğu yazarlar. Fakat sohbetlerimizde kendi yazdıklarının hiçbirine benzemediğini söylerdi. Lise birde yazdığı ilk öykü; akranı…

Okumaya devam edin Yazma Aşkı ve İlk Hikayeler

Rasim Özdenören’in Hadis Şerhleri

Rasim Özdenören hadis şerh ederse “Ey insanlar! Her kimin sırtına vurduysam, işte sırtım gelsin vursun, kısas uygulasın. Kimin malını almış isem, işte malım, gelsin alsın. Sizden herhangi birinizin ırzına sövmüş isem, işte ırzım, gelsin intikamını alsın.” hadisini şerh eder.  Muhammet Sani Adıgüzel Doç. Dr., Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üni. Eğitim Fak. Rasim Özdenören hadis şerh ederse “Ey insanlar! Her kimin sırtına vurduysam, işte sırtım gelsin vursun, kısas uygulasın. Kimin malını almış isem, işte malım, gelsin alsın. Sizden herhangi birinizin ırzına sövmüş isem, işte ırzım, gelsin intikamını alsın.” hadisini şerh eder.  Çünkü Özdenören’e göre Hz. Muhammed (s.a.v.) “gaye insan, ufuk peygamber”dir, kul hakkına en çok riayet…

Okumaya devam edin Rasim Özdenören’in Hadis Şerhleri

Rasim Özdenören’in “Kafa Karıştıran Kelimeler”i Üzerine

Yine onun amacı, geçmişinde İslâmî yaşantıya sahip olan ve Türkçe konuşulan bir ülkede, Batılılaşma süreciyle anlam kaymalarına maruz kalan kavramların, kafa karıştırıcı niteliklerine değinerek onları İslâmî düşünce veya bakış açısında irdelemektir. İbrahim EMİROĞLU Prof. Dr., DEÜ İlahiyat Fak. İlahiyat Fak. Merhum Rasim Özdenören’in Türkiye’de İslâmî bilincin yeşermesinde diliyle, kalbiyle, kalemiyle emeği geçmiş yedi güzel adamdan biri olduğunu biliriz. O, entelektüel duruşu, çağı sorgulayışı, doğu-batı analizleri, İslâmî düşünüş ve yaşayışı, güçlü ifade tarzıyla dikkatimizi çeken sayılı düşünce ve eylem adamlarından biridir. Biz de bu yazımızda, bir mantıkçı olarak onun, özellikle çarpıtılmış kavramları dile getirmesi, haliyle kavram karmaşasını işlemesiyle dikkatimizi çeken bu Kafa Karıştıran Kelimeler[1] adlı kitabını…

Okumaya devam edin Rasim Özdenören’in “Kafa Karıştıran Kelimeler”i Üzerine

Acemi Yolcu: Rasim Özdenören

Özdenören, kesintisiz sürdürülebilecek bir yolculukla, ancak hayatı ifade etmiş olabilir. Acemi yolcu da zaten kesin olarak bir otobüsle bir yerden yola çıkıp bir menzile ulaşma çabası göstermez. Dr. Mehmet KAHRAMAN Yazı hayatına hikâyeleriyle başlar Rasim Özdenören. Hikâyeleri, ilk başlarda daha çok Anadolu’nun kasabalarında yaşamakta olan insanları anlatır. Bu insanlar, ‘köylü’ sayılmayacak derecede bilgilidir hatta biraz da ariftir. Henüz büyük şehirlerin bulvarlarında kaybolmamış, yani Anadolulu kimliğini yitirmemiş insanlardır. Anadolu’nun ruhuna sahiptirler. İlişkileri son derece içten ve dostça, çalışmaları özverili, duyguları safiyanedir. Daha özgün bir ifadeyle has Anadolu insanlarıdır. Aynı dönemlerde kaleme aldığı Gül Yetiştiren Adam romanı da kimliğini yitirmemek için direnen, bu uğurda evinin bahçe duvarları…

Okumaya devam edin Acemi Yolcu: Rasim Özdenören

Bir Yürüyüş Denemesi ya da Kuyu’dan Arınarak Çıkmak

Herkesin içinde bir kuyu vardır ya da herkes bir kuyudadır. Kuyu bazen bir kıstırılışın adı, bazen de bir yolculuğa çıkışın, yeşeren bir güzelliğin başlangıcıdır. Bu kuyu içinde var olabilmek, tutunabilmek, oradan bir şekilde çıkabilmeyi başarmak tarifsiz bir güzelliğe büründürür insanı; bir güç verir, bir zindeliğe ulaştırır; kısacası, arınarak çıkılır yeryüzündeki aydınlığa oradan. Adem TURAN Herkesin içinde bir kuyu vardır ya da herkes bir kuyudadır. Kuyu bazen bir kıstırılışın adı, bazen de bir yolculuğa çıkışın, yeşeren bir güzelliğin başlangıcıdır. Bu kuyu içinde var olabilmek, tutunabilmek, oradan bir şekilde çıkabilmeyi başarmak tarifsiz bir güzelliğe büründürür insanı; bir güç verir, bir zindeliğe ulaştırır; kısacası, arınarak çıkılır yeryüzündeki aydınlığa…

Okumaya devam edin Bir Yürüyüş Denemesi ya da Kuyu’dan Arınarak Çıkmak