Mezarlıkta Saklanbaç

Çocuklar için yazarken hiçbir zaman kendisi olmaktan çekinmez. Robert De Niro’nun oyunculuğunu andıran bir yazarlığı vardır. Neyi oynarsa oynasın daima kendisi olmayı başarmıştır. Ne yazarsa yazsın, Mevlâna, hep sırtını koltuğuna yaslamış, sessizce gülümseyen bir adamdır. Muzip. Asil. Derin. Düşünceli. Ağır.

Abdullah HARMANCI

Mevlâna İdris’in çocuk edebiyatı metinlerini okurken tuttuğum notlar:

1. İnancını gizlemez. İnancını ulu orta, yerli yersiz, angaje bir üslupla vara yoğa dile getirmez. Ama metinlerinden dünyanın neresinde durduğunu anla-ma-mamız için bir çaba da sarf etmez. Estetize edilmiş bir inanç dili bulmuştur kendisine.

2. Çocuğa mı, yetişkine mi, size mi, bize mi, anneye mi, babaya mı, büyüğe mi, küçüğe mi hitap ettiği anlaşılmaz. Herkese seslenir. Herkesin alacağı bir pay vardır. Çocuk şiirlerinde, doğrudan çocuğa değilse de, yetişkinlerin içindeki çocuğa seslendiği düşünülebilir.  

3. Tatlı bir ironi, sizi adım adım izler. Oyun peşindedir. Eğlendirir. Aslında kendisi eğlenmek için kalemi eline almıştır da, biz de onun mahremine girmişizdir; bizde böyle bir izlenim bırakır.

4. Modernleşmeden ziyade modernite eleştirisi yapar. Gözünü dünyaya dikmiştir. Yani ulusal olandan ziyade evrensel olan, onun gözlemlerinin malzemesidir. Ülkemizdeki yenileşme, değişme sorunlarının değil, bunun temel kaynağının peşine düşer ve dünya milletlerine yapılan büyük haksızlığın altını çizer.

5. Çocuklar için yazarken hiçbir zaman kendisi olmaktan çekinmez. Robert De Niro’nun oyunculuğunu andıran bir yazarlığı vardır. Neyi oynarsa oynasın daima kendisi olmayı başarmıştır. Ne yazarsa yazsın, Mevlâna, hep sırtını koltuğuna yaslamış, sessizce gülümseyen bir adamdır. Muzip. Asil. Derin. Düşünceli. Ağır.

6. Buluşçudur. Şaşırtmayı sever. “Final” adamıdır. Final fikrine ulaşınca harekete geçer. Gardınızı almalısınız. Her an satır aralarında dolanan mizahın veya ironinin oyunlarından birini kaçırabilirsiniz.

7. Dünya edebiyatından pek bilinmeyen/bilmediğimiz kaynakları vardır. Ansızın bir isimle, bir kitapla çıkar karşımıza. Kaleminin köklerini derinlere salmıştır. Hangi esin alanlarına göndermeler yaptığını anlamak için işçilik gerekir. Sırrını gizler. 

8. Mezarlıkta oyun oynayan çocukların, ölüleri güldürmek için çaba sarf ettiklerini görürüz. Ama başarısız olurlar. Dokunulmamış noktalara dokunur. Tedirgin eder. Cüretkârdır. “Bu kadar da mı…” duygusu yaratır.

9. Protesttir. Çocuklara itaatsizliği telkin eder. Allah’a karşı muti ama dünyanın zalim sistemlerine karşı asi olmayı telkin eder. Pedagogların, psikologların yüreğini hoplatır. Elinde cetvel olan “akıllı” adamların onu anlaması mümkün olmaz. Sanatın çizgisi cetvelle çekilmez. “Okula başladım, yalana başladım,” diyen çocuk edebiyatı yazarı kim midir? Kimdir acaba?

10. Politik mesajlar vermekten çekinmez. Dünyanın zalimlerine, hainlerine, dünyanın hakimlerine, ince ince saldırır. İnancını gizlemez. Ama bu tavrı bir “güdümlü edebiyat” diline ulaşmaz. Çünkü şiirin/kurmacanın doğal akışını bozmaz.

11. Toplumsal akışa başkaldıran ve kendine özgü bir mantıkla hayat sürmek isteyen çocuklar -gene de- cezalandırılır. Şair bunu temenni etmez ama hayatın doğal gerçekleridir bunlar. Bunu yazmaktan çekinmez.

12. Absürdizmden yararlanır. Bunu çocuk bakışıyla birleştirir. Aslında olmayan bir asker, aslında olmayan bir ceylanı olmayan bir tüfeğin olmayan mermisiyle vurur. Böylelikle absürdizm işler. Mizah, ironi, çocuk bakışı işler.

13. Lirizm, onun metinlerini çaydaki şeker gibi sarmıştır. Eline kalem aldığında, mürekkeple birlikte lirizm de akmaya başlar. Aynı doğal işleyişin içinde ironi de söz konusudur. Lirik ve ironik, otomatik bir biçimde çalışır. Çocuklara olduğu kadar, yetişkinlerin içinde gizlenen çocuklara seslenmeyi hedefler. Mizaha ulaştığında, muzip olana ve oyuna da ulaşır.

14. Zaman zaman Ezop zaman zaman birçok kadim metin çıkıverir karşımıza. Ama Mevlâna İdris, köklerini gizlemeyi başarır. “Yeniden yazım” konusunda çok incelmiş bir ustalığı vardır. Ancak erbabı bağlantıları anlayabilir.

15. Bir final sorusu: Çeyrek asırlık süreçte, bunca imkânın ve iktidarın içinde, Mevlâna İdris, Türk çocuklarının ellerinde dolaşan, olağan bir klasik yazar haline neden getirilememiştir? İşte size ironik değil ama dramatik bir soru. Vesselam.