Alîm olanın adıyla.

Bilgi, insanı diğer canlılardan ayıran en temel özellik. Akıl, zihin, zekâ, hafıza gibi nimetler, bu bağlamda, olmazsa olmaz bir yer tutuyor. Bunlar onun okumasına, öğrenmesine, anlamasına, kavramasına, algılamasına yardımcı olan melekeler.

İtikadımıza göre insanın yaratılmasıyla bilgi sahibi olması, öğrenme sürecine başlaması eşzamanlıdır. İnsanın, bırakın hayvanları ve bitkileri, meleklerden bile üstün olması, bilgi elde edebilir ve bilgi üretebilir olması hasebiyledir. Bu durum, Bakara suresinin 30-33. ayetlerinde, gayet açık ve net bir şekilde görülmektedir.

Yine itikadımıza göre bilginin yegâne kaynağı Allah’tır, vahiydir. Peygamberler sadece ibadetleri, ahlakı, haramı helali değil, toprağın nasıl kullanılacağını, madenin nasıl işleneceğini, ondan nasıl eşya elde edileceğini vs. hususları da öğretmişlerdir insanlara. Bu hususta Hz. Nuh’a geminin yapılmasının, Davud peygambere demirin işlenilmesinin ve ondan savaş aletlerinin nasıl yapılacağının öğretilmesini örnek olarak verebiliriz. Kur’an-ı Kerim’de zikredilen örnekler, bilginin ve teknolojinin kaynağının Allah, yani vahiy olduğunu net olarak ifade etmektedir.

İnsanlar zamanla vahiyden beslenerek ve tecrübe ile gözlemlerinden yararlanarak hem bilgi araçları hem de bilgi çeşitleri bakımından sürekli olarak kendilerini geliştirmişlerdir. Ulaşım ve iletişim kanallarının çeşitlenmesi, hızlanması, yaygınlaşması insanlığı başta bilgi olmak üzere değişik alanlarda geleceği öngöremez noktaya getirmiştir. Geçmişi 50, 60 yıl olan bilgisayar, internet gibi araç ve ortamlar yapay zekâyı doğurmuştur. Geldiğimiz noktada yapay zekâsız bir hayat düşünülememektedir. Yapay zekâ eğitimden sanayiye, bilimden dine, sanattan tarıma her geçen gün alanını genişletmekte, geleneksel ve yerleşik öğrenim, üretim ve ilişki biçimlerini alt üst etmektedir. Bireysel ve toplumsal hayatımızı doğrudan ve çok yönlü olarak etkilemektedir.

Bu ve benzeri sebeplerden dolayı İnsicam’ın eylül sayısının dosya konusunu, “Yapay Zekâ” olarak belirledik. Konu halk nezdinde daha çok sonuçları ve faydaları itibariyle ele alınmaktadır. Oysa asıl üzerinde durulması gereken nokta, insanı ve toplumu psikolojik, sosyolojik, beden ve ruh sağlığı gibi onun insani yönüne yapacağı negatif tesirlerdir. Yüzeysel olarak bakıldığında hayatı kolaylaştıran yönü öne çıkmaktadır. Ama mahremiyet, ahlak, insani değerler gibi insanın varoluşsallığıyla doğrudan alakalı mevzular es geçilmekte, önemsenmemektedir. İnsanın insanlıktan çıktığı bir ortamda, neyin bir değer ve anlamı olabilir ki!

Gazze.

Yüz yılı aşkın bir süredir Filistin coğrafyası, kan ağlamaktadır. Batının yahudi göçünü, İslam’ın üçüncü kutsal şehri Kudüs’ü de içinde barındıran Filistin’e değişik şekillerde gerçekleştirdiği iyi bilinen bir husustur. 7 Ekim 2023 Cumartesi gününden beri, siyonazilerin daha sofistike, daha çaplı, daha kapsamlı bir şekilde yürüttüğü soykırım ve katliam, her geçen gün çok daha vahim bir veçheye bürünmektedir. Hayatın bu dünyadan ibaret olmadığını, buranın bir de ötesinin olduğuna iman edenler olarak zalimlerin bir gün mutlaka yaptıklarının karşılığını göreceklerine yürekten inanıyoruz. İnşallah o günü hep birlikte, en yakın zamanda görürüz.

Ekim sayımızda buluşmak dileğiyle, siz kıymetli okuyucularımızı Alîm olana emanet ederiz.

Mustafa ÖZEL

GENEL YAYIN YÖNETMENİ